İçinde FEN geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "fen" olan, toplam 206 tane kelime bulunuyor. İçerisinde fen bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu fen ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında fen olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

16 harfli kelimeler

KLOROFENİLALANİN

15 harfli kelimeler

DERMOSFENOTİKUM, DİHİDROMORFENON, PİREFENDİDERESİ

14 harfli kelimeler

HANIMEFENDİLİK, FENİLKETONURYA, KLORFENOKSAMİN, OKSİFENBUTAZON, ORBİTOSFENOYİT

13 harfli kelimeler

FENALAŞTIRMAK, FENOMENOLOJİK, EFENDİBABACIK, ALİEFENDİOĞLU, EFENDİKÖPRÜSÜ, FENİLETİLAMİN, FENİLKETONÜRİ, FENOLFİTALEİN, KLORAMFENİKOL, KLORFENİRAMİN

12 harfli kelimeler

BAŞEFENDİLİK, BEYEFENDİLİK, FENALAŞTIRMA, FENOMENOLOJİ, HARFENDAZLIK, KIRMIZIFENER, ASETAMİNOFEN, BAZİSFENOYİT, DİFENİLMETAN, DİFENOKSİLAT, EFENDİCESİNE, FENESTRASYON, FENGERLENMEK, FENOLFTALEİN, MEFENOKSALON, OKSİFENONİUM, PARASFENOYİT, RUMELİFENERİ, TİYAMFENİKOL

11 harfli kelimeler

GELİNFENERİ, GÜVEYFENERİ, HANIMEFENDİ, FENDELLEMEK, FENGERLEMEK, FENİKTİRMEK, FENİLALANİN, FENOTİYAZİN, FERFENDELİK, GAFUREFENDİ, GUAİFENEZİN, HASANEFENDİ, KADINEFENDİ, MOLLAFENERİ, PRESFENOYİT, PROPOKSİFEN, ŞAHİNEFENDİ, YUNUSEFENDİ, YÜSÜFEFENDİ

10 harfli kelimeler

DİFENBAHYA, EFENDİBABA, FENALAŞMAK, FENOMENİZM, KEFENLEMEK, MÜTEFENNİN, FENAFİLLAH, DİKLOROFEN, EFENÇUKURU, EMİNEFENDİ, EPİFENOMEN, FENERCİLİK, FENERLİLER, FENİKLEMEK, FENİKSEMEK, FENOMENİST, FENVALERAT, İDODİFENİL, İSFENDİYAR, İSKERFENDİ, KEFENCİLİK, KEFENLEYİŞ, KETOPROFEN, ORFENADRİN, PERFENEZİN, SFENOİDEUS, TERFENADİN

9 harfli kelimeler

BAŞEFENDİ, BEYEFENDİ, EFENDİLİK, FENALAŞMA, FENLENMEK, FENOLOJİK, FENOMENAL, HARFENDAZ, KEFENLEME, TESADÜFEN, ALİEFENDİ, BİFENTRİN, EFENDİCİK, EFENDİKÖY, FENİLAMİN, FENİYHMEK, KEFENİMSİ, KETOTİFEN, PİRPROFEN, PİZOTİFEN, SELENOFEN, SİNİFENER, TOREMİFEN

8 harfli kelimeler

EFENDİCE, FENERSİZ, FENLENME, FENOLOJİ, İSFENDAN, KEFENLİK, KEFENSİZ, MELFUFEN, MEVKUFEN, BAĞFENDİ, BAKLOFEN, BEFENYUM, DEFENSİN, EFENDİLİ, FENEKMEK, FENERKÖY, FENERLİK, FENESTRA, FENİHMEK, FENİKMEK, FENOKOPİ, HEZARFEN, KEFENLOH, KLOMİFEN, LOKOMFEN, ÖFENDİRE, ÜFENTİRE

7 harfli kelimeler

ALFENİT, EFENDİM, FENALIK, FENERCİ, FENERLİ, FENOMEN, KEFENCİ, KEFENLİ, TEFENNİ, FELFENE, FENEKİR, FENGERE, FENGİRE, FENİDON, FENNİYE, FENOKOP, FENOTİP, FERFENE, HAFENEK, HERFENE, HÖRFENE, KEFENGİ, KEYFENİ

6 harfli kelimeler

EFENDİ, LÜTFEN, METFEN, SFENKS, EFENEK, ELFENE, ERFENE, FELFEN, FENDAK, FENESE, FENKUR, FENNOS, FENNUS, FENNÜS, KEFENE, KEFENK, KÖFENE, KÜLFEN, NEFENE, PROFEN, SAFENA, SİFENİ, TÜFENG, TÜFENİ, TÜFENK

5 harfli kelimeler

ATFEN, FENCİ, FENER, FENİK, FENOL, KEFEN, EFENG, EFENK, ERFEN, ETFEN, EYFEN, FENEK, FENNİ, FENOS, FENÜS, LÜFEN, SEFEN, ŞİFEN

4 harfli kelimeler

FENA, FENT, EFEN, FENC, FENE

3 harfli kelimeler

FEN

Bazı kelimelerin anlamları

FEN

Fizik, kimya, matematik ve biyolojiye verilen ortak ad. Fizik, kimya, matematik ve biyolojiden elde edilen verileri iş ve yapım alanında uygulama, teknik. Hile, hilekârlık. Bilim, bilgi.

PİREFENDİDERESİ

Sinop kenti, Boyabat ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

OKSİFENBUTAZON

Fenilbutazondaki N-1-fenil halkasına parahidroksi grubunun getirilmesiyle hazırlanan ve yangı önleyici, ateş düşürücü, ağrı kesici olarak kullanılan bir ilaç.

KLOROFENİLALANİN

Merkezi sinir sistemi ve periferdeki hücrelerde triptofan hidroksilaz enzimini baskılayarak üretimini azaltıp dokudaki konsantrasyonunu düşüren ilaç.

KLORFENOKSAMİN

Etanolaminler grubundan antihistaminik ilaç.

DERMOSFENOTİKUM

Balıklarda yan çizgi sisteminin baştaki kanallarını taşıyan ve baş kaslarını koruyan kemiklerin altıncısı.

FENALAŞTIRMAK

Fenalaşmasına sebep olmak, fena duruma getirmek.

FENOMENOLOJİK

Görüngü bilimsel. Olay bilimsel.

FENİLETİLAMİN

Fenilalaninin parçalanmasıyla oluşan amin.

EFENDİKÖPRÜSÜ

Kütahya şehrinde, Çavdarhisar belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

HANIMEFENDİLİK

Hanımefendi olma durumu ve özelliği.

DİHİDROMORFENON

Ağrı kesici etkinliği morfinin 5-6 katı olan narkotik ağrı kesici bir ilaç.

FENİLKETONURYA

Fenilalanin hidroksilaz enziminin yokluğu sebebiyle doğuştan metabolizma hatası olarak vücut sıvısında fenilalaninin toplanmasına ve zihinsel gerilemeye yol açan ve tedavi edilmezse erken ölüm görülen hastalık. Fenilketonüri.

EFENDİBABACIK

Efendibaba sözünün sevgiyle dolu söylenen biçimi.

ORBİTOSFENOYİT

Ahn kemiği ile presfenoyit kemik arasında bulunan çift kafatası elemanı.

ALİEFENDİOĞLU

İçel şehrinde, Tarsus ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer.

  -   -   -  

Anlamında FEN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde FEN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

CENAZE

Kefenlenip tabuta konmuş, gömülmeye hazırlanmış insan ölüsü. Cenaze töreni. Ölü, ölmüş kimse.

ASKI

Üzerine herhangi bir şey asmaya yarar nesne. Elbise, gömlek, tişört, ceket gibi elbiselerin kırışmadan düzgün bir biçimde elbise dolabına asılması için insan omzu biçiminde tasarlanmış, bazılarının altında pantolon asmak için düz bir çıta, bazılarının her iki kenarında etek asmak için çengel bulunan alet, elbise askısı. Saz şairleri arasında yapılmış olan deyiş yarışında üstün gelene verilmek için duvara asılan kumaş, tabanca vb. ödül. İpek böceğinin kozasını sarması için yanına konulan çalı çırpı. Düğünlerde geline yakınları tarafından takılan hediye. Artırma, eksiltme vb. resmî iş ilanlarının ilgili daire duvarında belli bir zaman süresince asılı durması. Kadınların kullandığı altın dizisi veya zincirli mücevherat. Hastanelerde kırık kol veya bacakların asılarak tutturulduğu araç. Gelinin odasına asılan süs. Yeni yapılmış olan yapıların çatısına, ev sahibi tarafından usta için veya düğün arabalarına düğün sahibi tarafından arabacı için armağan olarak asılan kumaş. Pantolon veya giysilerin düşmesini önlemek için omuzdan aşırılan bağ. Çay, kahve taşımaya yarar kahveci tepsisi, fener. Saklanmak için tavana asılmış dizi veya hevenk.

FENERCİ

Fener yapan veya satan kimse. Deniz feneri bekçisi. Sokak fenerlerini yakan kimse.

EFENDİLİK

Efendiye yakışır özellik, efendice davranış.

FENALAŞTIRMA

Fenalaştırmak işi.

BAKALİT

Formaldehit ile bir fenolün yoğunlaşması sonucu elde edilen yapay reçine.

EH

"Olur, peki veya fena değil" anlamlarında kullanılan bir söz. Bezginlik anlatan bir söz.

AĞIRLAŞMAK

Ağır duruma gelmek. Sıkıcı ve bunaltıcı bir durum almak. Güçleşmek, zorlaşmak. Gökyüzü bulutlu ve karanlık, iç karartıcı bir hâl almak. Ağırbaşlı olmak. Yavaşlamak. Yiyecek bozulmaya yüz tutmak. Gebe kadın doğurması yaklaşmak. Hasta tehlikeli duruma gelmek, fenalaşmak. Organ görevini yapamaz duruma gelmek.

ÇAKAR

Denizde, açığa veya kıyılara yerleştirilen, düzenli aralıklarla ve sürekli belirli aralıklarla yanıp sönen küçük fener, şimşekli fener. Genişliği on, uzunluğu yaklaşık iki yüz elli kulaç olan balık ağı.

CARİYE

Yabancı ülkelerden kaçırılıp özgürlükten yoksun bırakılan, alınıp satılabilen, her konuda efendisinin isteklerine bağlı bulunan genç kadın, halayık.

EFENDİCE

Efendi gibi. (efendi'ce) Efendiye yaraşır bir biçimde, efendicesine.

FENERLİ

Feneri olan.

BEYEFENDİLİK

Beyefendi olma durumu.

FENCİ

Fenle uğraşan kimse. Fen konularında ders veren öğretmen.

FENALAŞMA

Fenalaşmak işi.

AKÇAAĞAÇ

Akçaağaçgillerden, süs ağacı olarak da dikilen, tahtası hafif ve sağlam bir ağaç, isfendan (Acer).

BAŞEFENDİLİK

Başefendi olma durumu.

BİTİK

Yorgunluk veya hastalıktan gücü kalmamış. Kötü, fena. Yapışık, dolaşık, ekli.

FANUS

Süslü, ayaklı fener. Genellikle silindir biçiminde olan mum, gaz lambası vb. aydınlatma araçlarının çevresini kapatarak rüzgârdan koruyan cam. Saat, mikroskop vb. araçları tozdan korumak için üzerlerine kapatılan, yarım küre biçiminde cam kap.

DÜŞMEK

Yer çekiminin etkisiyle boşlukta, yukarıdan aşağıya inmek. Fırsat çıkmak. Bazı deyimlerde "yürümek, birlikte gelmek" anlamlarında kullanılan bir fiil. Aşırı ilgi ya da sevgi göstermek. Vurmak, değmek, rastlamak. Bulunmak. Hızı, gücü, değeri azalmak. Yakışmak, uygun gelmek. Düşkünleşmek. Kötü bir sebeple istenmeden bir yerde bulunmak. Vücuda bol gelen giysi aşağı kaymak. Uğramak, kapılmak. Hava taşıtları kaza sonucu hızla yere inerek çarpmak. Yere devrilmek, yere serilmek. Atlanmak, aradan çıkmak, eksik kalmak. Eksilmek. Olmak, olumsuz bir duruma girmek. Bir yere ansızın gelmek, damlamak, tesadüfen gelmek. Telefon, sanal ağ vb. alanlarda bağlantı kurmak. Alışmak, müptela olmak. Belirli zamana rastlamak. Bayağılaşmak. Isı, basınç, ateş vb. eksilmek, azalmak. Bir bölüşme sonunda payına ayrılmak. İşbaşından uzaklaşmak. Yakışık almak. Vakti gelmeden ölü doğmak. Kötü yola girmek. Ödevi veya yetkisi içinde bulunmak. Savaşta savunulmaz duruma gelerek teslim olmak. Biriyle yaşama, çalışma, birlikte olma durumunda kalmak. Durduğu, bulunduğu, tutunduğu yerden ayrılarak veya dayanağını, dengesini yitirerek yukarıdan aşağıya inmek. Yağmak.