FER ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "fer" olan, toplam 210 adet kelime bulunmaktadır. fer ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu fer ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde fer olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

FERAHLAYIVERMEK, FERRİHEMOGLOBİN, FERROMAGNETİZMA

14 harfli kelimeler

FERAHLANDIRMAK, FERAHLAYIVERME, FERAHNAKAŞİRAN

13 harfli kelimeler

FERAHLANDIRMA, FERASETSİZLİK, FERDİYETÇİLİK, FERRANİACOLOR, FERROMOLİBDEN, FERTİLİZASYON

12 harfli kelimeler

FERİYHDİRMEK, FERMANTASYON, FERMENECİLİK, FERMUARCILIK, FERROPROTEİN, FERSİZLEŞMEK

11 harfli kelimeler

FERAHLANMAK, FERAHLATMAK, FERFELLEMEK, FERFENDELİK, FERFERLEMEK, FERFİLLEMEK, FERFÜLLEMEK, FERİHDİRMEK, FERROKSİDAZ, FERROMANGAN, FERROTERAPİ, FERSİZLEŞME

10 harfli kelimeler

FERAHLAMAK, FERAHLANMA, FERAHLATMA, FERASETSİZ, FERDİYETÇİ, FERFİLEMEK, FERFİLİŞLİ, FERHADANLI, FERİKLEMEK, FERRONİKEL, FERRUGİNÖZ

9 harfli kelimeler

FERACELİK, FERACESİZ, FERAGATLİ, FERAHFEZA, FERAHLAMA, FERAHNİSA, FERAHNÜMA, FERASETLİ, FERDANİYE, FERGETMEK, FERHADİYE, FERHATTİN, FERİYHMEK, FERKETMEK, FERMANİYE, FERMANTER, FERMENECİ, FERMENELİ, FERMENTER, FERMUARCI, FERROKROM, FERROSKOP, FERSAHLIK, FERSİZLİK, FERTİLİTE

8 harfli kelimeler

FERACELİ, FERAHLIK, FERAHNAK, FERAHNUR, FERDİLİK, FERDİYET, FERETİKO, FERFEREK, FERFORJE, FERHATLI, FERHUNDE, FERİHMEK, FERİKLİK, FERİKMEK, FERİŞTAH, FERİTKAN, FERİZLER, FERKİNTİ, FERMANLI, FERMEJÜP, FERMİYUM, FERRİTİN

7 harfli kelimeler

FERAGAT, FERAHET, FERAHRU, FERAMEK, FERAMUŞ, FERAMUZ, FERASET, FERDASI, FERDİYE, FERECİK, FERESET, FERFANA, FERFANE, FERFENE, FERFERE, FERFİNE, FERHANE, FERİBOT, FERİCAN, FERİCEK, FERİDUN, FERİMEK, FERİSER, FERİSTE, FERİŞTE, FERİYAT, FERİZLİ, FERMANA, FERMANE, FERMANİ, Devamını Oku »»

6 harfli kelimeler

FERACE, FERAHİ, FERCAN, FERDAL, FERDAR, FERENK, FERFİT, FERGÜN, FERHAN, FERHAT, FERHUN, FERİBE, FERİDE, FERİHA, FERİKE, FERKAN, FERKEY, FERMAN, FERMEN, FERNEZ, FERNUR, FERNUS, FERNUZ, FERRİK, FERRİT, FERRUH, FERSAH, FERSAN, FERSEK, FERSİZ, Devamını Oku »»

5 harfli kelimeler

FERAĞ, FERAH, FERAK, FERAS, FERAT, FERAY, FERDA, FERDE, FERDİ, FEREC, FEREÇ, FEREK, FEREN, FEREZ, FERGE, FERİÇ, FERİH, FERİK, FERİT, FERİZ, FERLİ, FERMA, FERME, FERMİ, FERUZ, FERÜK, FERVE

4 harfli kelimeler

FERÇ, FERE, FERG, FERİ, FERK, FERS, FERT, FERZ

3 harfli kelimeler

FER

Bazı kelimelerin anlamları

FER

Parlaklık, aydınlık. Canlılık. Güç, kuvvet.

FERRANİACOLOR

İtalya'da Agfacolor'dan geliştirilerek 1953'te piyasaya sürülen, daha sonra evrilir çeşidi de yapılan, negatif-pozitif tek kuşak renkli film işlemi.

FERAHLAYIVERME

Ferahlayıvermek durumu.

FERAHLAYIVERMEK

Çabucak ferahlamak.

FERROMOLİBDEN

Yaklaşık %2 molibden içeren, 1325 derecede eriyen ve yüksek hızlı tornaların imalinde kullanılan bir tür çelik.

FERRİHEMOGLOBİN

Methemoglobin.

FERMENECİLİK

Fermenecinin yaptığı iş.

FERAHLANDIRMA

Ferahlandırmak işi veya durumu.

FERAHNAKAŞİRAN

Klasik Türk müziğinde bir makam.

FERİYHDİRMEK

Kaçırtmak; karşılığı periyhdirmek.

FERMANTASYON

Mayalanma.

FERAHLANDIRMAK

Ferahlamasını sağlamak.

FERTİLİZASYON

Döllenme.

FERROMAGNETİZMA

Bazı maddelerin (özellikle Fe, Co ve Ni) sürekli mıknatıs oluşturabilme özelliği; atomların magnetik momentleri bölgecikleri şeklinde yönlenmiş olup, magnetik alan içinde bu bölgecikler sürekli mıknatıs vermek üzere yönlenirler.

FERASETSİZLİK

Ferasetsiz olma durumu.

FERDİYETÇİLİK

Bireycilik.

  -   -   -  

Anlamında FER bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde FER geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BAŞVURU

Başvurma işi, müracaat. Bilgi sahibi olmak için bir kaynağı kullanma, bilgiye ulaşma, referans.

BİREY

Kendine özgü nitelikleri yitirmeden bölünemeyen tek varlık, fert. Bir türün kapsamı içine giren somut varlık. Doğa bilgisinde türü oluşturan tek varlıklardan her biri. Toplumları oluşturan ve düşünsel, duygusal, iradeyle ilgili nitelikleri toplum içinde belirlenen insanların her biri, fert. İnsan topluluklarını oluşturan, insanların benzer yanlarını kendinde taşımakla birlikte, kendine özgü ayırıcı özellikleri de bulunan tek can, fert.

ANLAYIŞ

Anlama işi, telakki. Anlama yeteneği, feraset, izan, zekâ. Benzerlerinden ayıran özellik, konsept. Hoş görme, hâlden anlama. Bir toplum veya topluluktaki bireylerde görüş ve inanış etmenlerinin etkisiyle beliren düşünme yolu, düşünüş biçimi, zihniyet, mantalite.

ATMOSFERİK

Atmosferle ilgili, cevvi.

AÇMAK

Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.

AYRILAŞMA

Ayrılaşmak durumu, teferrüt.

ARSENİK

Atom numarası 33, atom ağırlığı 74,91, yoğunluğu 5,7 olan, atmosfer basıncı altında 450 °C'de süblimleşen, maden filizlerinde çok yaygın bulunan, metal görünümünde basit element, sıçanotu, zırnık (simgesi As).

ANLAYIŞSIZ

Anlayışı kıt olan, kafasız, kavrayışsız, vurdumduymaz, kalın kafalı, izansız, ferasetsiz, gabi. Hoşgörüsüz.

ANGUT

Ördekgillerden, tüyleri kiremit renginde, evcilleştirilebilen bir yaban kuşu (Casarca ferruginea). Ahmak, kaba saba.

AKTARMA

Aktarmak işi. Bir yolcunun gideceği yere birkaç araç değiştirerek ulaşması. Bir kimsenin herhangi bir hakkını bir başkasına geçirmesini sağlayan iş, transfer. Alıntı. Bir oyuncunun topu kendi takımından bir başka oyuncuya göndermesi. Bir taşıttan başka bir taşıta geçme. Sürülmemiş tarlayı ilk veya ikinci kez sürme. Para aktarımı. Arıları bir kovandan ötekine geçirme.

ANTİSİKLON

Yüksek basınçlı atmosfer kütlesi.

BALON

Isıtılmış hava veya havadan daha hafif bir gazla doldurulan, atmosferde uçabilen, küre biçiminde araç. Aslı olmayan, palavra şey. Karikatürde içi sözle doldurulan yuvarlak. Karnı yuvarlak ve şişkin, boynu dar cam kap. Hava veya gazla doldurulmuş, kauçuktan yapılmış olan çocuk oyuncağı. Geriden gelen rüzgârdan yararlanmak amacıyla yatın ana direği üzerine çekilen üç köşeli, hafif yelken.

ANLAYIŞLI

Anlayışı olan, ferasetli, izanlı, zeki. Hoşgörülü bir biçimde. Hoşgörülü.

AÇILMAK

Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.

BİREYCİ

Kişi haklarını savunan (kimse), individüalist. Bireycilikten yana olan, ferdiyetçi, individüalist.

AYRILAŞMAK

Benzerleri arasında ayrı bir yeri ve önemi olmak, teferrüt etmek.

BALTACI

Balta yapan ya da satan kimse. Yangın söndürme kuruluşlarında balta kullanan er, baltalı. Önceleri sefer sırasında çalılık ve ormanlık yerleri temizlemek, yol açmak, çadırları kurup kaldırmak, yükleri bindirip indirmekle, sonraları kızlar ağasına bağlı olarak sarayı korumak ve sarayın dış hizmetlerini yapmakla görevli kimse, baltalı. Odun kırıcı.

AYRINTI

Bir bütünün önemce ikinci derecede olan ögelerinden her biri, teferruat, tafsilat, detay. Edebiyat veya sanat eserlerinde bir bütünün ögelerinden her biri, teferruat, tafsilat. Bir tiyatro eserinde ana düşünceye yardımcı olan kelime, cümle veya eşya.

AYRINTILI

Ayrıntısı olan, teferruatlı, tafsilatlı, detaylı, mufassal, ince, uzun. Ayrıntılara girerek.

ALMA

Almak işi, ahiz, derç, ittihaz, kabız. Bir iş adamının veya profesyonel sporcunun para karşılığı başka bir işe veya kulübe geçmesi, transfer.