Kelimeler arşivinde; içinde "fer" olan, toplam 461 tane kelime bulunuyor. İçerisinde fer bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu fer ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında fer olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ASETİLTRANSFERAZ
AMİNOTRANSFERAZ, DİFERENSİYASYON, FERAHLAYIVERMEK, FERRİHEMOGLOBİN, FERROMAGNETİZMA, MÜTEFERRİKABAŞI, SİRKUMFERENSİYA, ZAFERTEPEÇALKÖY
FERAHLANDIRMAK, İNTERFEROMETRE, İNTERFEROMETRİ, KONFERANSÇILIK, FERAHNAKAŞİRAN, AÇİLTRANSFERAZ, ASİLTRANSFERAZ, DEFERENTEKTOMİ, FERAHLAYIVERME, FORAMİNİFERLER, HİPERFERRİSEMİ, KALORİFERCİLİK, MİYOSFERÜLOZİS, VESTİBULİFERİA
FERASETSİZLİK, FERDİYETÇİLİK, NİLÜFERGİLLER, TAHAMMÜLFERSA, TELEKONFERANS, DEFERROKSAMİN, ESKİFERHADİYE, FERAHLANDIRMA, FERRANİACOLOR, FERROMOLİBDEN, FERTİLİZASYON, FİERASFERİDAE, İSODİASFERLER, PROLİFERASYON, SEFERBEYLİYİN
DİFERANSİYEL, FERMANTASYON, FERSİZLEŞMEK, MUZAFFERİYET, TEFERRUATSIZ, DEFERENTİTİS, DİFERENSİYEL, FERİYHDİRMEK, FERMENECİLİK, FERMUARCILIK, FERROPROTEİN, FORAMİNİFERA, HİPERFERREMİ, KALORİFERSİZ, SEFERIŞIKLAR, SEFERİBİLLİK, SEFERİBİRLİK, SFEROPROTEİN, TRİŞİNİFERÖZ, ZAFERNAMEHAN
FERAHLANMAK, FERAHLATMAK, FERSİZLEŞME, KALORİFERCİ, KONFERANSÇI, LÜFERGİLLER, MUZAFFERANE, MÜTEFERRİKA, SEFERBERLİK, SEFERİHİSAR, TEFERRUATLI, APOFERRİTİN, CONİFERALES, FERFELLEMEK, FERFENDELİK, FERFERLEMEK, FERFİLLEMEK, FERFÜLLEMEK, FERİHDİRMEK, FERROKSİDAZ, FERROMANGAN, FERROTERAPİ, HEMİSFERYUM, HİPOFERREMİ, İNDİFFERENS, İNFERTİLİTE, İNTERFERANS, İNTERFERENS, KALORİFERLİ, LAKTOFERRİN, Devamını Oku »»
ATMOSFERİK, FERAHLAMAK, FERASETSİZ, FERDİYETÇİ, HÜKÜMFERMA, MÜNFERİDEN, MÜTEFERRİK, REFERANDUM, SEYRÜSEFER, STRATOSFER, ŞİMENDİFER, ABDÜLFERİT, FERAHLANMA, FERAHLATMA, FERFİLEMEK, FERFİLİŞLİ, FERHADANLI, FERİKLEMEK, FERRONİKEL, FERRUGİNÖZ, İNTERFERON, KARBONİFER, KEFERETSİZ, LORİCİFERA, LÜFERCİLİK, MOLBİFERİN, MONOGİLFER, MUZAFFERCE, ROTİFERLER, SEFERUŞAĞI, Devamını Oku »»
CAFERİLİK, FERACELİK, FERAGATLİ, FERAHFEZA, FERAHLAMA, FERAHNÜMA, FERASETLİ, FERMENECİ, FERMENELİ, FERSAHLIK, FERSİZLİK, HİDROSFER, KALORİFER, KONFERANS, KROMOSFER, OZONOSFER, TEFERRUAT, TELEFERİK, TERMOSFER, TROPOSFER, CANFERLİK, CEFERLİYH, FERACESİZ, FERAHNİSA, FERDANİYE, FERGETMEK, FERHADİYE, FERHATTİN, FERİYHMEK, FERKETMEK, Devamını Oku »»
ATMOSFER, BARİSFER, BATİSFER, BİYOSFER, FERACELİ, FERAHLIK, FERAHNAK, FERDİYET, FERFORJE, FERİKLİK, FERİŞTAH, FERMANLI, FERMEJÜP, FERMİYUM, FOTOSFER, LİTOSFER, MEZOSFER, MUZAFFER, MÜFERRİH, MÜNFERİT, PİROSFER, REFERANS, SEFERBER, SEFERLİK, TEFERRÜÇ, TEFERRÜT, TRANSFER, AFFERENT, CAFERBEY, CAFERİYE, Devamını Oku »»
AFERİST, FERAGAT, FERASET, FERHANE, FERİBOT, FERİŞTE, FERİZLİ, FERMENE, FERMENT, FERMUAR, FERSUDE, LÜFERCİ, NİLÜFER, SEFERLİ, ANFERİM, AYFERİM, AYNIFER, BİLİFER, CAFERAN, CAFERLİ, EKOSFER, FELFERS, FERAHET, FERAHRU, FERAMEK, FERAMUŞ, FERAMUZ, FERDASI, FERDİYE, FERECİK, Devamını Oku »»
AFERİN, CAFERİ, FERACE, FERAHİ, FERMAN, FERNEZ, FERSAH, FERSİZ, FERTİK, FERYAT, KEFERE, MİĞFER, OOSFER, AFERİM, AFERUM, AFFERE, AYFERİ, CANFER, EFERİM, EFFERE, FERCAN, FERDAL, FERDAR, FERENK, FERFİT, FERGÜN, FERHAN, FERHAT, FERHUN, FERİBE, Devamını Oku »»
FERAĞ, FERAH, FERDA, FERİH, FERİK, FERLİ, FERMA, LÜFER, NEFER, SAFER, SEFER, ZAFER, ASFER, AYFER, CAFER, CÖFER, CÜFER, FERAK, FERAS, FERAT, FERAY, FERDE, FERDİ, FEREC, FEREÇ, FEREK, FEREN, FEREZ, FERGE, FERİÇ, Devamını Oku »»
FERÇ, FERT, FERZ, AFER, FERE, FERG, FERİ, FERK, FERS
FER
FER
Parlaklık, aydınlık. Canlılık. Güç, kuvvet.
ASETİLTRANSFERAZ
Genellikle asetil koenzim A' dan asetil gruplarının taşınmasını katalizleyen enzim grubundan bir enzim. Genellikle asetil koenzim A'dan asetil gruplarının taşınmasını katalizleyen transferaz grubundan bir enzim.
SİRKUMFERENSİYA
Çevre, çember, bir şeyin etrafında dönme.
FERAHLAYIVERMEK
Çabucak ferahlamak.
DİFERENSİYASYON
Hücre farklılaşması.
KONFERANSÇILIK
Konuşmacılık.
FERAHLANDIRMAK
Ferahlamasını sağlamak.
ZAFERTEPEÇALKÖY
Kütahya ili, Altıntaş belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
MÜTEFERRİKABAŞI
Saray müteferrikalarının başı.
İNTERFEROMETRİ
Girişim ölçme.
AMİNOTRANSFERAZ
Transaminaz. Amino gruplarının alfa-amino asitlerden alfa-keto asitlere transferini katalize eden enzim, transaminaz.
AÇİLTRANSFERAZ
Asiltransferaz.
FERAHNAKAŞİRAN
Klasik Türk müziğinde bir makam.
FERROMAGNETİZMA
Bazı maddelerin (özellikle Fe, Co ve Ni) sürekli mıknatıs oluşturabilme özelliği; atomların magnetik momentleri bölgecikleri şeklinde yönlenmiş olup, magnetik alan içinde bu bölgecikler sürekli mıknatıs vermek üzere yönlenirler.
İNTERFEROMETRE
Girişimölçer.
FERRİHEMOGLOBİN
Methemoglobin.
Bu bölümde tanımı içerisinde FER geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ANTİSİKLON
Yüksek basınçlı atmosfer kütlesi.
AKTARMA
Aktarmak işi. Bir yolcunun gideceği yere birkaç araç değiştirerek ulaşması. Bir kimsenin herhangi bir hakkını bir başkasına geçirmesini sağlayan iş, transfer. Alıntı. Bir oyuncunun topu kendi takımından bir başka oyuncuya göndermesi. Bir taşıttan başka bir taşıta geçme. Sürülmemiş tarlayı ilk veya ikinci kez sürme. Para aktarımı. Arıları bir kovandan ötekine geçirme.
BALON
Isıtılmış hava veya havadan daha hafif bir gazla doldurulan, atmosferde uçabilen, küre biçiminde araç. Aslı olmayan, palavra şey. Karikatürde içi sözle doldurulan yuvarlak. Karnı yuvarlak ve şişkin, boynu dar cam kap. Hava veya gazla doldurulmuş, kauçuktan yapılmış olan çocuk oyuncağı. Geriden gelen rüzgârdan yararlanmak amacıyla yatın ana direği üzerine çekilen üç köşeli, hafif yelken.
AÇILMAK
Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.
ATMOSFERİK
Atmosferle ilgili, cevvi.
ANLAYIŞLI
Anlayışı olan, ferasetli, izanlı, zeki. Hoşgörülü bir biçimde. Hoşgörülü.
AYRINTI
Bir bütünün önemce ikinci derecede olan ögelerinden her biri, teferruat, tafsilat, detay. Edebiyat veya sanat eserlerinde bir bütünün ögelerinden her biri, teferruat, tafsilat. Bir tiyatro eserinde ana düşünceye yardımcı olan kelime, cümle veya eşya.
ANGUT
Ördekgillerden, tüyleri kiremit renginde, evcilleştirilebilen bir yaban kuşu (Casarca ferruginea). Ahmak, kaba saba.
ALMA
Almak işi, ahiz, derç, ittihaz, kabız. Bir iş adamının veya profesyonel sporcunun para karşılığı başka bir işe veya kulübe geçmesi, transfer.
AÇMAK
Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.
ANLAYIŞ
Anlama işi, telakki. Anlama yeteneği, feraset, izan, zekâ. Benzerlerinden ayıran özellik, konsept. Hoş görme, hâlden anlama. Bir toplum veya topluluktaki bireylerde görüş ve inanış etmenlerinin etkisiyle beliren düşünme yolu, düşünüş biçimi, zihniyet, mantalite.
ANLAYIŞSIZ
Anlayışı kıt olan, kafasız, kavrayışsız, vurdumduymaz, kalın kafalı, izansız, ferasetsiz, gabi. Hoşgörüsüz.
AYRINTILI
Ayrıntısı olan, teferruatlı, tafsilatlı, detaylı, mufassal, ince, uzun. Ayrıntılara girerek.
BALTACI
Balta yapan ya da satan kimse. Yangın söndürme kuruluşlarında balta kullanan er, baltalı. Önceleri sefer sırasında çalılık ve ormanlık yerleri temizlemek, yol açmak, çadırları kurup kaldırmak, yükleri bindirip indirmekle, sonraları kızlar ağasına bağlı olarak sarayı korumak ve sarayın dış hizmetlerini yapmakla görevli kimse, baltalı. Odun kırıcı.
AYRILAŞMA
Ayrılaşmak durumu, teferrüt.
ARSENİK
Atom numarası 33, atom ağırlığı 74,91, yoğunluğu 5,7 olan, atmosfer basıncı altında 450 °C'de süblimleşen, maden filizlerinde çok yaygın bulunan, metal görünümünde basit element, sıçanotu, zırnık (simgesi As).
BAŞVURU
Başvurma işi, müracaat. Bilgi sahibi olmak için bir kaynağı kullanma, bilgiye ulaşma, referans.
BİREY
Kendine özgü nitelikleri yitirmeden bölünemeyen tek varlık, fert. Bir türün kapsamı içine giren somut varlık. Doğa bilgisinde türü oluşturan tek varlıklardan her biri. Toplumları oluşturan ve düşünsel, duygusal, iradeyle ilgili nitelikleri toplum içinde belirlenen insanların her biri, fert. İnsan topluluklarını oluşturan, insanların benzer yanlarını kendinde taşımakla birlikte, kendine özgü ayırıcı özellikleri de bulunan tek can, fert.
AYRILAŞMAK
Benzerleri arasında ayrı bir yeri ve önemi olmak, teferrüt etmek.
BİREYCİ
Kişi haklarını savunan (kimse), individüalist. Bireycilikten yana olan, ferdiyetçi, individüalist.