Kelimeler arşivi içinde; sonunda "fes" olan, toplam 17 adet kelime bulunmaktadır. Sonu fes ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında fes olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde fes olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KÜÇÜKNEFES
TENKNEFES, KARAKAFES
TEKNEFES, TIKNEFES
DALFES, MAHFES, FELFES, CANFES
NEFES, GAFES, KEFES, KÖFES, KAFES, ENFES, YAFES
FES
FES
Şapka yerine kullanılan, kırmızı, kalın çuhadan yapılmış, tepesinde püskülü olan, silindir biçiminde başlık.
NEFES
Soluk. Şifa amacıyla hastaya okunan dua. Bektaşi ve Alevilerin görüş ve düşüncelerini belirtmek için yazılmış şiir. Sigara, pipo içilirken içe çekilen duman. Canlılık, hayat belirtisi.
MAHFES
Kadınların başlarına örttükleri örtü, yazma.
CANFES
Üzerinde desen bulunmayan, ince dokunmuş, parlak, tok, ipekli kumaş. Bu kumaştan yapılmış.
KAFES
Hayvanlar için aralıklı tel, metal veya ağaç çubuklardan yapılmış taşınabilir bölme. Çapraz çubuklarla ve aralıklı olarak yapılmış, pencerelere takılan siper. Şimşirlik. Vahşi hayvanlar için demir çubuklarla yapılmış taşınabilir bölme. Hapishane. Cami, tekke vb. yerlerde kadınlara ayrılan yer. Ahşap yapıların direk ve çatmalardan oluşan kaplama tahtaları dışında kalan iskeleti.
KÜÇÜKNEFES
Yozgat ili, Yerköy ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
GAFES
Kafes. Kavas, gardiyan.
ENFES
Çok güzel, en güzel.
KEFES
Elbisenin kol ve göğüs kısmı.
TIKNEFES
Herhangi bir sebeple solunum sıkıntısı olan, güçlükle, kesik kesik nefes alan.
KARAKAFES
Sığırdiligillerden, çiçekleri beyaz ve menekşeye çalan kırmızı renkte, eczacılıkta kullanılan bir bitki, eşekkulağı (Symphytum).
FELFES
İşe yara maz, eski, köhne, çürük. Beceriksizce, baştan savma, üstünkörü yapılan işler. Dikkatsizlik, düzensizlik, tertipsizlik. Şüphe, işgil.
TEKNEFES
Çabuk yorulan ve solunum sıkıntısı çeken.
DALFES
Üstünde sarık bulunmayan fes.
KÖFES
Verimli toprak.
TENKNEFES
Astım hastalığı.
Bu bölümde tanımı içerisinde FES geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ARABOZANLIK
Arabozanın işi, ara bozuculuk, ordubozanlık, fesatlık, fesatçılık, fitçilik, nifakçılık, münafıklık, müzevirlik, müfsitlik.
AKCİĞER
Göğüs kafesinin büyük bir bölümünü içten kaplayan, kanı temizleyen, sağlı sollu iki parçadan oluşan solunum organı. Bronşçukların son bölümü.
BİLGELİK
Bilge olma durumu ve niteliği. İlk Çağ felsefesinde kendini tanımanın bilgisi, vukuf. Bilgi, hikmet.
ARABOZAN
İki kişinin arasındaki dostluğu veya geçimi bozan (kimse), ara bozucu, ordubozan, fesatçı, fitçi, nifakçı, münafık, müfsit, müzevir.
ALMA
Almak işi, ahiz, derç, ittihaz, kabız. Bir iş adamının veya profesyonel sporcunun para karşılığı başka bir işe veya kulübe geçmesi, transfer.
BALIK
Omurgalılardan, suda yaşayan, solungaçla nefes alan ve yumurtadan üreyen hayvanların genel adı. Zodyak üzerinde Kova ile Koç arasında yer alan takımyıldızın adı.
BÖLÜCÜ
Bölme işini yapan, bölen. Bir topluluğu, birliği parçalama, bölme amacında olan, fesatçı, münafık.
BALTRAP
Atıcılıkta hedef vazifesi gören plakaları havaya fırlatan yaylı alet.
BİLİŞMEK
Birbirini tanımak, muarefesi olmak. Öğrenmek.
BİLGİCİLİK
Antik Yunan felsefesinde eleştiri akımı, sofizm. Başkasını yanıltmak için doğru olmadığı bilinerek yapılmış olan uslamlama ve çıkarsama, safsatacılık.
CUMBA
Yapıların üst katlarında, ana duvarların dışına, sokağa doğru çıkıntı yapmış balkon. Eski evlerde pencere hizasından sokağa doğru çıkıntısı olan kafesli bölüm.
ÇIĞIRTMA
Çığırtmak işi. Basit, küçük, nefesli bir çalgı.
ARİSTOTELESÇİLİK
Yunan filozoflarından derslerini öğrencileriyle birlikte gezinerek veren Aristoteles'in felsefesi, gezimcilik, Aristoculuk, peripatetizm. Bu felsefeyi benimsemiş olma durumu.
AZİZİYE
Sultan Abdülaziz'in ve devlet adamlarının giydiği fes. Erzurum iline bağlı ilçelerden biri.
ASTIM
Bronşların daralmasından ileri gelen nefes darlığı.
BOMBARDON
Bandoda en kalın sesi veren, pistonlu, nefesli çalgı.
AĞIZLIK
Bir ucuna sigara takılan, öbür ucundan nefes çekilen çubuk biçimindeki araç. Hayvanın ısırmasına, zararlı bir şey yemesine engel olmak için ağzına takılan tel, deri vb. kafes. Nefesli çalgılarda ağza gelen yer. Kuyu bileziği. Su tesisatında su alıp vermeye yarayan vanalı uç. Yemiş küfelerinin üzerine yapraklı dallarla yapılmış olan kapak. Telefon vb. cihazlarda ağza yaklaştırılan bölüm. Huni. Bir şeyin başladığı yer. Dokumacılıkta çözgünün açılıp kapandığı ve içinde mekiğin geçtiği yer.
AĞ
İplik, sicim, tel vb. ince şeylerden kafes biçiminde yapılmış örgü. Ulaşım ve iletişim gibi alanlarda ülkenin her yerine yaygınlaştırılmış şebeke. Örümcek vb. hayvanların salgılarıyla oluşturdukları örgü. Çaprazlama örgü ile yapılmış olan ve kale direkleri arkasına gerilen örgü, file. Pantolon veya külotun apış arasına gelen yeri, apışlık. Tuzak. Oyun alanını ortadan ikiye bölen iple yapılmış örgü, file.
BİLDİRİ
Resmî bir makam, kurum veya resmî olmayan bir örgüt, topluluk tarafından herhangi bir durumu ilgililere duyurmak için yazılan yazı, tebliğ, deklarasyon, manifesto. Bilimsel bir konuyu ele alan ve bilimsel bir toplantıda okunup tartışılan yazı, tebliğ.
AMATÖR
Bir işi para kazanmak için değil, yalnız zevki için yapan, hevesli, meraklı (kimse), özengen, profesyonel karşıtı. Bir işi meslek veya alan uzmanı olmadan yapan. Beceriksiz. Acemi.