İçinde EZA geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "eza" olan, toplam 143 tane kelime bulunuyor. İçerisinde eza bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu eza ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında eza olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

CEZALANDIRABİLMEK

16 harfli kelimeler

CEZALANDIRABİLME

15 harfli kelimeler

CEZALANDIRILMAK, DEZARTİKÜLASYON

14 harfli kelimeler

CEZALANDIRILMA

13 harfli kelimeler

CEZALANDIRMAK, NEZAKETSİZLİK, TEZAURİSMOZİS

12 harfli kelimeler

CEZALANDIRMA, NEZAKETLİLİK, PREZANTASYON, NEZAKETSİZCE

11 harfli kelimeler

HEMŞİREZADE, NEZARETHANE, LEPPEZAŞIĞI, MADENMEZARI, MAHZENMEZAR, YÜRÜKMEZARI

10 harfli kelimeler

CEZALANMAK, CEZASIZLIK, DEZAVANTAJ, EMPREZARYO, MEZARCILIK, MEZARİSTAN, NEZAKETSİZ, NEZARETSİZ, PREZANTABL, SEZARYENLİ, EZANSIZLIK, KLONEZAPAM, NEZAHATTİN, ŞEVKETFEZA, TEZAUROZİS

9 harfli kelimeler

BENDEZADE, CEZALANMA, CEZAYİRLİ, FERAHFEZA, MÜTEZAYİT, NEZAKETEN, NEZAKETLİ, NEZARETLİ, TEYZEZADE, TEZAHÜRAT, CEZASIZCA, MEZARTAŞI, NEZAKETLE, SÖNMEZALP, VEZAMİKOL

8 harfli kelimeler

MEZARLIK, MÜSTEZAT, PEMBEZAR, PREZANTE, SEZARYEN, BEZANMAK, EZALAMAK, GERDEZAN, HEZARFEN, HEZARŞAH, MEZAKSON, ÖLMEZANA, PEKMEZAL, SADHEZAR, SÖNMEZAY, TEKMEZAR

7 harfli kelimeler

CANFEZA, CEZAEVİ, CEZASIZ, EZANSIZ, FEYEZAN, HEZAREN, KEZALİK, LALEZAR, MEZALİM, MEZAMİR, MEZARCI, MEZATÇI, MUKTEZA, NEZAFET, NEZAHET, NEZAKET, NEZARET, REZALET, TEZAHÜR, TEZATLI, TEZAYÜT, VEZARET, AKMEZAR, BEZAMEK, CEZALET, CEZAYİR, DİLFEZA, FEZAHAN, FEZANUR, GEZARGİ, Devamını Oku »»

6 harfli kelimeler

CEZALI, EZANCI, HAKEZA, ABEZAN, GEREZA, GEZARA, MEZAKA, MEZAKE, TEZALP, TEZANA, TEZANE

5 harfli kelimeler

CEZAİ, EZANİ, LEZAR, MEZAR, MEZAT, TEZAT, BEZAZ, FEZAİ, HEZAN, HEZAR, KEZAN, REZAN, SEZAİ, SEZAL, SEZAN, SEZAY, TEZAL, TEZAY, YEZAR

4 harfli kelimeler

CEZA, EZAN, FEZA, KEZA, SEZA, BEZA, DEZA, GEZA, ŞEZA

3 harfli kelimeler

EZA

Bazı kelimelerin anlamları

EZA

Üzme, sıkıntı verme, üzgü.

CEZALANDIRMAK

Bir kimseye veya varlığa ceza vermek.

CEZALANDIRABİLMEK

Cezalandırma imkânı veya olasılığı bulunmak.

PREZANTASYON

Tanıtma.

NEZAKETSİZCE

Nezaketsiz bir biçimde.

CEZALANDIRMA

Cezalandırmak işi.

NEZARETHANE

Gözaltına alınan kimselerin karakolda konulduğu yer, nezaret.

NEZAKETSİZLİK

İnce ve nazik olmama durumu, kabalık.

NEZAKETLİLİK

Nezaketli olma durumu.

CEZALANDIRILMA

Cezalandırılmak işi.

LEPPEZAŞIĞI

Yüzsüz, arsız, her yere sokulan kişi.

CEZALANDIRILMAK

Cezaya çarptırılmak, ceza verilmek, tecziye edilmek.

HEMŞİREZADE

Kız kardeşin çocuğu.

TEZAURİSMOZİS

Depo hastalığı.

DEZARTİKÜLASYON

Kol ve bacakların eklemden kesilmesi işlemi, disartikülasyon.

CEZALANDIRABİLME

Cezalandırabilmek işi.

  -   -   -  

Anlamında EZA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde EZA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AZAP

Büyük sıkıntı, eziyet, ezinç. Yeniçeriler zamanında gerektikçe sancaklardaki gençlerden toplanıp ordu ve donanmaya katılan asker. İslam inanışına göre dünyada günah işlemiş olanlara ahirette verilecek ceza. Anadolu'nun birçok bölgesinde çiftlik uşağı.

BELA

İçinden çıkılması güç, sakıncalı durum. Hak edilen ceza. Büyük zarar ve sıkıntıya yol açan olay veya kimse.

BUKAĞI

Ağır cezalıların ayaklarına takılıp ucuna pranga bağlanan demir halka. Kaçmaması için hayvanların ayağına takılan zincir, demir köstek.

BULMAK

Arayarak veya aramadan bir şeyle, bir kimse ile karşılaşmak. Cezaya uğramak. Kaybedilen bir şeyi yeniden ele geçirmek. Bir şeyi elde etmek. İstenilen şeye kavuşmak, nail olmak. Varlığı bilinmeyen bir şeyi ortaya çıkarmak, keşfetmek. Bir yere, bir noktaya erişmek, ulaşmak. İlk kez yeni bir şey yaratmak, icat etmek. Hatırlamak. Sağlamak, temin etmek. Seçmek. Herhangi bir görüşe, bir yargıya varmak.

BÖYLE

Bunun gibi, buna benzer. Bu yolda, bu biçimde, hakeza. İçinde "ne, nasıl" vb. sorular bulunan cümlelerin sonuna geldiğinde o cümlede anlatılan şeyin hoş karşılanmadığını veya ona şaşıldığını anlatan bir söz. Bu derece.

BELİRMEK

Önce belli veya görünür olmayan bir şey ortaya çıkmak, tezahür etmek. İyice görünür ve anlaşılır bir durum almak, tebarüz etmek. Bir düşünce veya durum kesin bir biçim almak, tebellür etmek.

BEREKET

Bolluk, gürlük, ongunluk, feyiz, feyezan. İyi ki, neyse ki, iyi bir rastlantı sonucunda. Yağmur.

AFOROZ

Hristiyanlıkta kilise tarafından verilen cemaatten kovma cezası. Darılıp biriyle konuşmama, ilgiyi kesip kendinden uzaklaştırma, toplum dışılama.

CELLAT

Ölüm cezasına çarptırılanları öldürmekle görevli olan kimse. Acımasız, katı yürekli, kolaylıkla suç işleyen, zalim.

CEHENNEM

Dinî inanışlara göre, dünyada günah işleyenlerin öldükten sonra ceza görecekleri yer, tamu. Çok sıkıntılı yer.

BALBAL

Eski Türklerde kişinin anılması için mezarının veya bazı kurganların etrafına dikilen taş.

ANTAGONİZMA

Tezat.

BAMBU

Buğdaygillerden, sıcak ülkelerde yetişen, boyu 25 metre kadar olabilen, mobilya, merdiven, baston vb. birçok eşyanın yapımında kullanılan bir tür kamış, Hint kamışı, hezaren (Bambusa vulgaris). Bu kamıştan yapılan.

BAĞIŞLAMAK

Bir mal veya hakkı karşılık beklemeden birine vermek, teberru etmek. Hoşgörmek. Herhangi bir kötü davranış için ceza vermekten vazgeçmek, affetmek. Görevden çekmek, almak.

CEMİYET

Dernek. Yüksek sosyete. Toplum. Birbirine uygun veya zıt anlamlı kelimeleri tenasüp, tezat sanatları yoluyla bir araya getirme. Düğün. Bir olayı veya kişiyi kutlamak amacıyla bir araya gelen topluluk.

BABIALİ

Osmanlı Devleti'nde İstanbul'da sadaret (Başbakanlık), dâhiliye ve hariciye nezaretleri (İçişleri ve Dışişleri bakanlıkları) ile Şûrayıdevlet (Danıştay) dairelerinin bulunduğu yapı. Osmanlı hükûmeti. İstanbul'da bu çevredeki basın.

BAMYATARLASI

Mezarlık.

BERBERİ

Kuzey Afrika'daki Cezayir bölgesinde Berberistan halkından veya bu halkın soyundan olan kimse.

BAKANLIK

Bakan olma durumu, vekillik, nezaret, vekâlet, nazırlık. Bakanın yönetimi altındaki kuruluşların bütünü, nezaret, vekâlet, nazırlık. Bu kuruluşların bulunduğu yer.

ANITKABİR

Atatürk'ün mezarının bulunduğu anıtsal yapı.