Kelimeler arşivinde; içinde "eze" olan, toplam 405 tane kelime bulunuyor. İçerisinde eze bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu eze ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında eze olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
TELEREZEKTOSKOPİ
DEZENFESTASYON, DEZENFORMASYON, HİPERMAGNEZEMİ
DEZENFEKSİYON, HİPOMAGNEZEMİ, İNTUMEZENSİYA
GEVEZELENMEK, UYURGEZERLİK, BEZENEBİLMEK, DEZENFLASYON, DİZLERMEZECİ, KARBAMEZEPİN, MEZENSEFALON, MEZENTERİTİS, MOTORLUGEZER
BEZEMECİLİK, DEZENFEKTAN, GEVEZELENME, MUAHEZENAME, PEZEVENKLİK, PREZERVATİF, REZERVASYON, BEZEKLENMEK, BEZENEBİLME, DEZENFEKTÖR, MEZENTERYUM, SEZERLENMEK, YABANTEZEĞİ
BEZEKLEMEK, ÇEMİŞGEZEK, DARÜLACEZE, DEZENFEKTE, FREZECİLİK, FREZELEMEK, REZEKSİYON, YERDEGEZEN, YÜZERGEZER, BEZEBİLMEK, BEZEKÇİLİK, BEZELLEMEK, BEZENEGAŞİ, BEZENİLMEK, DAĞDAGEZEN, EZERCESİNE, GEZEBİLMEK, GEZELETMEK, GEZENNEMEK, GÖLEZERİĞİ, HEZETLEMEK, İNEZELEMEK, KALLEGEZEN, KOMŞUGEZEN, MEZELENMEK, MEZELLEMEK, MEZENTERON, ÖNEZELEMEK, SEZEBİLMEK, SEZEKLEMEK, Devamını Oku »»
BEZEKLEME, BEZELEMEK, CERBEZELİ, ELEZERLİK, FREZELEME, GEVEZELİK, GEZELEMEK, MEZECİLİK, ÖZEZERLİK, REZELEMEK, REZERVUAR, UYURGEZER, ABDÜLEZEL, BEZEBİLME, BEZENEREK, BEZETLEME, DEMİREZEN, DEREGEZEN, DİLBEZEĞİ, EBEZEMZEM, EZEBİLMEK, GEZEBİLME, GEZEĞENLE, GEZELLEME, GEZENGEVİ, HEZERTERE, HEZERTERİ, KALAGEZEN, KORUKEZEN, KURUDEZEN, Devamını Oku »»
BEZELEME, BEZEMECİ, BEZEMELİ, BEZENMEK, BEZETMEK, BEZEYİCİ, GEZELEME, MEZELLET, MÜBAREZE, MÜPTEZEL, PEZEVENK, REZELEME, TEZEKKÜR, TEZELDEN, TEZELLÜL, TEZELZÜL, TEZEVVÜÇ, ALABEZEK, BEZEKÇİL, BEZERLİK, BEZERMEK, BEZERMİŞ, ÇEZENMEK, DAYREZEN, DEZEMGİL, DİLBEZEK, DÖNMEZER, EZEBİLME, EZELEMEK, EZELTERE, Devamını Oku »»
BEZEKÇİ, BEZEKLİ, BEZELYE, BEZEMEK, BEZENİŞ, BEZENME, BEZETME, BEZEYİŞ, CERBEZE, CEZERYE, FREZECİ, GEZEGEN, GEZENTİ, HEZEYAN, MEZELİK, MUAHEZE, MÜFREZE, BELEZEK, BEZEĞEN, BEZEKCİ, BEZEKLÜ, BEZEMAH, BEZEMCİ, BEZENDİ, BEZENEK, BEZERİK, BEZERME, BİLEZER, BİLMEZE, CEBREZE, Devamını Oku »»
BEZELİ, BEZEME, ELEZER, GEVEZE, MEZECİ, ÖZEZER, REZEDE, REZENE, REZERV, TEZENE, ABEZEK, BEZEHY, BEZELE, BEZENÇ, BEZENE, BEZENK, BEZEVU, BEZEYH, CENEZE, ÇEZEKE, ÇÖPEZE, ELPEZE, EMEZEK, ENDEZE, ETMEZE, EZEYER, FİREZE, GENEZE, GEZEEN, GEZEKİ, Devamını Oku »»
ACEZE, BEZEK, BEZEN, FREZE, HEZEL, ÖNEZE, TEZEK, BEZEE, BEZEH, BEZEM, BEZER, ÇEZEK, EEZEN, EGEZE, EĞEZE, EKEZE, EMEZE, ENEZE, EREZE, EZELİ, FEZER, GEZEB, GEZEF, GEZEK, GEZEL, GEZEM, GEZEN, GEZER, GEZEY, GÖEZE, Devamını Oku »»
BEZE, EZEL, MEZE, REZE, CEZE, DEZE, EZEN, GEZE, HEZE, KEZE, TEZE, VEZE, ZEZE
EZE
EZE
Kibrit. Başsağlığı dileme. Teyze. Hala. Zayıf. Kapsülün patlayıcı kısmı. Tırnakların dibindeki deri. Avuç ortası, aya. Vücut. Çok pişmiş. Eski türkçe eze: Teyze.
UYURGEZERLİK
Uyurgezer olma durumu, somnambulizm.
İNTUMEZENSİYA
Şişkinlik. Kalınlık.
DİZLERMEZECİ
Bartın şehri, Kurucaşile ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.
DEZENFESTASYON
Enfestasyona neden olan böcek veya hayvansal asalakları öldürme.
MEZENSEFALON
Orta beyin.
HİPOMAGNEZEMİ
Kanda magnezyum düzeyinin normalin altına inmesi. Kanda magnezyum düzeyinin normalin altına düşmesi.
DEZENFLASYON
Enflasyonist bir ortamda toplam istemdeki gerilemeden kaynaklanan enflasyon oranındaki düşüş süreci. Enflasyon oranının düşmesi.
DEZENFORMASYON
Bilgi çarpıtma.
HİPERMAGNEZEMİ
Kanda yüksek miktarda magnezyum bulunması, magnezemi. Kanda magnezyum düzeyinin normalin üzerinde olması, magnezemi.
DEZENFEKSİYON
Cansız yüzeylerdeki hastalık yapma özelliği olan bakteri, virüs, parazit gibi mikroorganizmaların kimyasal maddeler kullanılarak sayıca, türce azaltılması veya yok edilmesi işlemi.
TELEREZEKTOSKOPİ
Meme başı kanalında bulunan üremelerin endoskopik yöntemle tedavisi.
BEZENEBİLMEK
Bezenme imkânı veya olasılığı bulunmak.
GEVEZELENMEK
Gevezelik etmek, zevzeklenmek.
KARBAMEZEPİN
Iminostilben türevi olan, beyinde birincil odaklardaki deşarjları ortadan kaldırarak çırpınmaları önleyen ilaç.
MEZENTERİTİS
Bağırsak askısının yangısı.
Bu bölümde tanımı içerisinde EZE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AYLAK
İşsiz, boş gezen, avare (kimse).
AYIRTMA
Ayırtmak işi. Otel, gazino, lokanta vb. yerlerle uçak, tren, otobüs gibi taşıtlarda yer ayırma işi, rezervasyon.
AYRIKLIK
Ayrıklı olma durumu, ayrı tutma, ayrı tutulma. Kaplamları birbirinden ayrı olmakla birlikte aynı yakın cinsin kaplamına giren kavramlar arasındaki bağlantı. Elips, daire, parabol, hiperbol vb. bir konik üzerinde hareket eden cismi, odağa veya merkeze birleştiren doğrunun büyük eksen ile yaptığı açı. Önermelerin birbirine bağlanması işleminde ya . ya . ve ya da ile gösterilen ilişki. Kural dışılık. Genel kuraldan ayrılma, derogasyon.
BASKI
Bir eserin basılış biçimi veya durumu. Bası sayısı. Belirli ruhsal etkinlik ve süreçleri, kişinin isteği dışında bilinçaltına itmesi veya bu itilenlerin bilince çıkmasını önleme durumu. Giysinin içine kıvrılıp dikilen kenarı. Bir maddeyi sıkıp ezen alet, pres. Top oyunlarında karşı takım oyuncusunun hareketini ve sonuç almasını engellemek amacıyla uygulanan yakın savunma durumu, pres. Bir eserin tekrarlanarak yapılmış olan baskı işlemlerinden her biri, edisyon. Hak ve özgürlükleri kısıtlayarak zor altında bulundurma durumu, tahakküm.
ARABESK
Arap müziğini andıran, genellikle karamsarlığı konu edinen bir müzik türü. Girişik bezeme.
BADIÇ
Bakla, fasulye, bezelye vb. taze sebzelerde, içinde tohumların sıralanmış bulunduğu kabuk, baklamsı meyve.
BEZEKLİ
Bezeği olan, süslü, süslenmiş.
BEYLİK
Bey olma durumu. Bir tür küçük ve ince asker battaniyesi. Hükûmet. Devletle ilgili, devlete özgü olan, devlet malı olan, mirî. Rahat yaşama. Merkeze tam bağlı olmayarak bir beyin yönetimi altındaki ülke, emîrlik, emaret, mirlik. Basmakalıp. Herkesin kullandığı, herkesin bildiği.
BEZELEME
Bezelemek işi.
BEZEMECİ
Bezeme yapan oymacı veya nakkaş.
BEZELİ
Bezesi olan. Bezeği olan, bezekli.
BEZEKLEME
Bezeklemek işi.
ATAK
Düşüncesizce her işe atılan, cüretkâr. Saldırı, saldırış, hücum, hamle, akın. Gol atmak veya sayı kazanmak amacıyla yapılmış olan akın, ofans. Çevik, hareketli. Atılım. Geveze. Aniden başlayan hastalık nöbeti.
BASMA
Basmak işi. Gazete, dergi, kitap vb. bası ile hazırlanmış yazılı şeyler, matbua. İskambil kâğıdı ile oynanan bir oyun. Gübre, tezek. Basılmış, matbu. Üzerinde bası ile yapılmış renkli biçimler bulunan pamuklu kumaş. Yerin alçalmasıyla bu yeri örten deniz sularının yükselmesi, çekilme karşıtı. Bu kumaştan yapılan.
ALÇALMA
Alçalmak işi, inme. Gelgitte denizin alçalması, cezir. Düşkünlük, zül, mezellet. Toprağın çöküp oturması.
ARAKA
İri taneli bezelye.
AMFİBİ
İki yaşamlılar. Yüzergezer.
AŞAĞILANMA
Aşağılanmak durumu, tezellül.
ASTİK
Pezevenk.
ANLAMAK
Bir şeyin ne demek olduğunu, neye işaret ettiğini kavramak. Sorup öğrenmek. Yarar sağlamak. Birinin duygularını, istek ve düşüncelerini sezebilmek. Yeni bilgileri eskileriyle bir araya getirerek sonuç niteliğinde başka bir bilgi edinmek. Bir şey hakkında bilgisi bulunmak. Doğru ve yerinde bulmak.