Kelimeler arşivinde; içinde "ezi" olan, toplam 487 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ezi bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu ezi ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ezi olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ADEMİMERKEZİYETÇİ
GONİYODİSGENEZİS, MERKEZİLEŞTİRMEK, STARLİNGHİPOTEZİ, VEZİKÜLOKAVERNÖZ, VEZİKÜLOPÜSTÜLAR, VEZİKÜLOTİMPANİK, VEZİKÜLOVİRÜSLER
ADEMİMERKEZİYET, ANESTEZİYOLOJİK, MERKEZİYETÇİLİK, DİSOSTEOGENEZİS, FOLİKÜLOGENEZİS, GLİKONEOJENEZİS, LÖKODİYAPEDEZİS, MERKEZİLEŞTİRME, PİGMENTOGENEZİS, SEZİNLEYEBİLMEK, VEZİKÜLOPAPÜLAR
ANESTEZİYOLOJİ, AKONDROGENEZİS, ASİDOREZİSTANS, EMBRİYOGENEZİS, GALAKTOGENEZİS, KERATOSENTEZİS, MALASSEZİYAZİS, PARTENOGENEZİS, PROONTOGENEZİS, RADYOREZİSTANS, SEZİNLEYEBİLME, SEZİRGENDİRMEK, TERMAKOGENEZİS, TIRPANBİLEZİĞİ
İNFİNİTEZİMAL, ANESTEZİYOLOG, BLASTOGENEZİS, GALAKTOPOEZİS, GONADOGENEZİS, HELMİNTEMEZİS, HİDRODİÜREZİS, MERKEZİLEŞMEK, MEZİYETSİZLİK, MİYELİNOGEZİS, PİRETOJENEZİS, PLÖROSENTEZİS, TERATOJENEZİS, TROMBOGENEZİS, TROMBOKİNEZİS
MERKEZİYETÇİ, VEZİRPARMAĞI, AGAMOGENEZİS, AKSONOTMEZİS, ANTİREZİSTAN, BEZİLEBİLMEK, BEZİRGANBAŞI, DİREZİÇUBUĞU, ENEZİKLENMEK, ESTEZİYOLOJİ, GEZİNEBİLMEK, GLİKOGENEZİS, HİDROPOYEZİS, İLEZİKLÜŞLİK, İRİDENKLEZİS, KARABEZİRGAN, KORYOGENEZİS, LAKTOGENEZİS, MAMMOGENEZİS, MERKEZİLEŞME, MİKROVEZİKÜL, MONİEZİYOZİS, OSTEOGENEZİS, PARASENTEZİS, PARLATMABEZİ, PREANESTEZİK, PSÖDOPAREZİS, SEZİLEBİLMEK, TERMOJENEZİS, VEZİKOKLİZİS, Devamını Oku »»
REZİLLEŞMEK, SEZİNDİRMEK, BAŞVEZİRLİK, ALİBEZİRGAN, ANTİPİREZİS, BEZİLEBİLME, BEZİRGANLAR, BEZİRGANLIK, BEZİRYANAŞİ, BİLEZİKLEME, DESMOPREZİN, EZİLEBİLMEK, EZİLİVERMEK, GEZİNEBİLME, GUAİFENEZİN, HELETİNEZİR, HİPERALJEZİ, HİPERESTEZİ, HİPERKİNEZİ, İLEZİRLEMEK, KETOGENEZİS, LAKTOPOEZİS, LÖKOPEDEZİS, MALASSEZİYA, MELENEMEZİS, MONOPOYEZİS, MÜLTEZİMLİK, NÖROTEMEZİS, PEDOGENEZİS, POLİPAREZİS, Devamını Oku »»
ABDÜLLEZİZ, ANESTEZİST, BEZİRLEMEK, EZİLMİŞLİK, FOTOKİNEZİ, GEZİMCİLİK, MERKEZİYET, SEZİNDİRME, SEZİNLEMEK, SEZİNLEYİŞ, TELEKİNEZİ, VEZİRİAZAM, VEZİRKÖPRÜ, BREZİLYALI, BUPROFEZİN, DENEZİRMEK, DİNEZİRMEK, DİSGENEZİS, EZİLEBİLME, EZİLİVERME, EZİNEPAZAR, EZİRGENMEK, HEMATOŞEZİ, HEMİPAREZİ, HEZİKLEMEK, HİDROŞEZİS, HİPOESTEZİ, HİSTEREZİS, HOŞBİLEZİK, KELEZİDMEK, Devamını Oku »»
ANALJEZİK, BEZİRLEME, BİLEZİKLİ, CEBELLEZİ, EZİYETSİZ, FANTEZİST, GEZİCİLİK, KİNESTEZİ, MEZİYETLİ, PREZİDYUM, REZİSTANS, SEZİNLEME, SİNESTEZİ, YEZİDİLİK, ADEZİNLER, AMNALJEZİ, ANESTEZİK, BEZİLEMEK, BEZİRHANA, BEZİRHANE, BEZİRLİYH, BEZİRYAĞI, BILMEZİYE, BİLMEZİYE, CENİKVEZİ, ÇATIRBEZİ, DENEZİMEK, DİNEZİMEK, DİREZİLİK, DİSKİNEZİ, Devamını Oku »»
ANALJEZİ, ANAMNEZİ, ANESTEZİ, BEZİLMEK, EZİCİLİK, EZİYETLİ, GEZİLMEK, GEZİNMEK, MANYEZİT, MÜLTEZİM, MÜNHEZİM, REZİDANS, REZİLLİK, SEZİLMEK, VEZİNSİZ, VEZİRLİK, YEZİTLİK, METCEZİR, BAŞVEZİR, BEZİRGAN, AGENEZİS, AREBBEZİ, BEZİKMEK, BEZİLEME, BEZİNYAĞ, BEZİRANA, CEZİNMEK, ÇEZİLMEK, ÇEZİNMEK, DİÜREZİS, Devamını Oku »»
ANDEZİT, BEZİLME, BİLEZİK, EZİKLİK, EZİLGEN, EZİLMEK, EZİLMİŞ, EZİMEVİ, FANTEZİ, GEZİLİŞ, GEZİLME, GEZİNİŞ, GEZİNME, GEZİNTİ, HEZİMET, JEODEZİ, MANYEZİ, MEZİYET, MUKTEZİ, OBEZİTE, REZİLCE, SEZİLME, VEZİKÜL, VEZİNLİ, BAŞBEZİ, BAYEZİT, BEZİMBE, BEZİRCİ, BEZİRME, BİRCEZİ, Devamını Oku »»
AMNEZİ, BREZİL, CEZİRE, DREZİN, EZİLİŞ, EZİLME, EZİNTİ, EZİYET, GEZİCİ, ÖNSEZİ, YEZİDİ, ATREZİ, BEZİME, BEZİSİ, DEZİNE, DİREZİ, ELEZİZ, EMEZİS, EREZİL, EZİLER, GEZİNE, GÖĞEZİ, GÖNEZİ, GÖVEZİ, GÜVEZİ, HEZİNE, HEZİYH, İBEZİN, İLEZİK, İMEZİK, Devamını Oku »»
BEZİK, BEZİR, CEZİR, EZİCİ, EZİNÇ, EZİNE, GEZİŞ, LEZİZ, NEZİF, NEZİH, NEZİR, REZİL, SEZİŞ, VEZİN, VEZİR, YEZİT, AZEZİ, BEZİL, BEZİŞ, CEZİM, ENEZİ, EREZİ, EZİYH, GEZİK, GEZİL, GEZİM, GEZİN, HEZİK, HEZİM, HEZİN, Devamını Oku »»
EZİK, GEZİ, SEZİ, BEZİ, EZİM, EZİZ, KEZİ, MEZİ, PEZİ, TEZİ, VEZİ
EZİ
EZİ
Köşe. El ayasındaki sert ve nasırlı kısım. Baltanın çelik ile demir kısmının birleştiği yer. Şeytantırnağı: Bütün ellerimin ezileri kalktı.
MERKEZİLEŞTİRMEK
Otoriteyi ve işi bir merkezde toplamak.
ADEMİMERKEZİYETÇİ
Yerinden yönetimci.
ANESTEZİYOLOJİK
Anestezi bilimsel.
MERKEZİYETÇİLİK
Otoritenin ve işin tek bir merkezde toplanmasını amaçlayan görüş, merkeziyet, merkezcilik. Bu görüşe dayanan yönetim biçimi.
GONİYODİSGENEZİS
İridokorneal açıyı dolduran mezenkimin atrofisi veya ligamentum pektinatumu oluşturan ipliklerdeki yoğunlaşma yetersizliğinden kaynaklanan gözün filtrasyon açısının yapılış bozukluğu. Kimi köpek ırklarında baskın, kalıtsal ailevi bir bozukluk olarak görülür.
ADEMİMERKEZİYET
Yerinden yönetim.
VEZİKÜLOPÜSTÜLAR
Vezikül ve püstüllerle belirgin değişiklik.
VEZİKÜLOTİMPANİK
Hem veziküllü hem de timpanik olan.
LÖKODİYAPEDEZİS
Hücre eksudasyonu.
GLİKONEOJENEZİS
Glikoneojenez.
DİSOSTEOGENEZİS
Kusurlu kemikleşme.
STARLİNGHİPOTEZİ
Starling yasası.
FOLİKÜLOGENEZİS
Yumurtalıklardaki primordial foliküllerin gelişme süreci.
VEZİKÜLOVİRÜSLER
Rhabdoviridae ailesinde bulunan bir virüs cinsi.
VEZİKÜLOKAVERNÖZ
Hem veziküllü hem de kavernöz olan.
Bu bölümde tanımı içerisinde EZİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ADIMLAMAK
Adımla ölçmek. Bir yerde ileri geri gezinmek.
ARİSTOTELESÇİLİK
Yunan filozoflarından derslerini öğrencileriyle birlikte gezinerek veren Aristoteles'in felsefesi, gezimcilik, Aristoculuk, peripatetizm. Bu felsefeyi benimsemiş olma durumu.
AYAKÇI
Ayak işlerinde kullanılan kimse. Bir iş süresince tutulan hizmetçi. Otobüs terminallerinde yolcuyu kendi şirketinden bilet almaya yönlendiren kimse. Gezici satıcı, çerçi.
BASMAK
Vücudun ağırlığını verecek bir biçimde ayak tabanını bir yere veya bir şeyin üzerine koymak. Bir şeyi, üzerine kuvvet vererek itmek. Basınç yaparak sıvı ve gazları itmek. Sıkıştırarak yerleştirmek. Kümes hayvanları kuluçkaya yatmak. Bir kimse bir yaşa girmek. Örtmek, bürümek, kaplamak. Bir şey üzerinde kalıp, mühür vb.yle iz yapmak. Uygunsuz vaziyette yakalamak. Baskın yapmak. Bası işi yapmak, tabetmek. Küçük çocuklar ayakta durabilmek. Duman, sis vb. çevreyi kaplamak, çökmek. Bir şeyin etkisinde kalıp eziklik, üzüntü ve ağırlık duymak.
AZAP
Büyük sıkıntı, eziyet, ezinç. Yeniçeriler zamanında gerektikçe sancaklardaki gençlerden toplanıp ordu ve donanmaya katılan asker. İslam inanışına göre dünyada günah işlemiş olanlara ahirette verilecek ceza. Anadolu'nun birçok bölgesinde çiftlik uşağı.
ALÇALMA
Alçalmak işi, inme. Gelgitte denizin alçalması, cezir. Düşkünlük, zül, mezellet. Toprağın çöküp oturması.
ADA
Deniz veya göl suları ile çevrilmiş küçük kara parçası, cezire. Tali yoldan ana yola güvenli çıkışı sağlamak için tali yolun sağ tarafına yapılan, çizgilerle ayrılmış bölüm. Çevresi yollarla belirlenmiş olan arsa ve böyle bir arsayı kaplayan yapılar topluluğu. Kavşaklarda trafiği düzenleyici, yönlendirici veya ayırıcı olmak üzere bordürle sınırlandırılmış veya yer çizgileriyle belirlenmiş alan.
ANESTEZİYOLOJİ
Anestezi bilimi.
ADENİT
Ak kan bezi yangısı.
ANESTEZİST
Anestezi uzmanı.
ADAK
Adanılan şey, nezir.
BAŞKENT
Bir devletin yönetim merkezi olan şehir, hükûmet merkezi, başşehir.
AĞIZLIK
Bir ucuna sigara takılan, öbür ucundan nefes çekilen çubuk biçimindeki araç. Hayvanın ısırmasına, zararlı bir şey yemesine engel olmak için ağzına takılan tel, deri vb. kafes. Nefesli çalgılarda ağza gelen yer. Kuyu bileziği. Su tesisatında su alıp vermeye yarayan vanalı uç. Yemiş küfelerinin üzerine yapraklı dallarla yapılmış olan kapak. Telefon vb. cihazlarda ağza yaklaştırılan bölüm. Huni. Bir şeyin başladığı yer. Dokumacılıkta çözgünün açılıp kapandığı ve içinde mekiğin geçtiği yer.
BAYMAK
Yiyecek baygınlık vermek, mideyi bulandırmak, midede ezinti yapmak. Can sıkıntısı vermek, sıkmak, bunaltmak. Aldatmak, kandırmak, etki altında bırakmak.
BASİRET
Gerçekleri yanılmadan görebilme yeteneği, uzağı görüş, seziş, anlayış, kavrayış, sağgörü, vizyon.
ARİSTOTELESÇİ
Aristotelesçilik yanlısı olan, Aristocu, gezimci, peripatetist.
AKITMA
Akıtmak işi, isale. Enli bilezik. Un, süt, yağ, yumurta, şeker veya pekmezle yoğrularak cıvık bir duruma getirilen hamurun kızgın sac üzerinde pişirilmesiyle yapılmış olan bir tatlı türü. Hayvanların, özellikle atların alınlarında bulunan ve burunlarına doğru uzanan beyaz leke.
ATABEY
Eski Türk devletlerinde, özellikle Selçuklularda şehzadelerin eğitimi veya bağımsız olarak bir eyaletin yönetimi ile görevli vezir. Isparta iline bağlı ilçelerden biri.
BAHİR
Deniz. Aruzdaki vezin takımlarından her biri. Mevlidin bölümlerinden her biri.
ALÇAK
Yerden uzaklığı az olan, yüksek karşıtı. Kısa (boy). Bile bile en kötü, en ahlaksızca davranışlarda bulunan, aşağılık, soysuz, namert, rezil, hain. Aşağıda olan, yüksek olmayan (yer).