Kelimeler arşivi içinde; başında "eze" olan, toplam 19 adet kelime bulunmaktadır. eze ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu eze ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde eze olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
EZERCESİNE
EZEBİLMEK
EZEBİLME, EZERTERE, EZELEMEK, EZERTENE, EZELTERE, EZENTELE, EZENTERE
EZEBAĞI, EZELDEN, EZELĞİT, EZELHAN, EZENMEK
EZEYER
EZELİ
EZEN, EZEL
EZE
EZE
Kibrit. Başsağlığı dileme. Teyze. Hala. Zayıf. Kapsülün patlayıcı kısmı. Tırnakların dibindeki deri. Avuç ortası, aya. Vücut. Çok pişmiş. Eski türkçe eze: Teyze.
EZENMEK
Durmak: Satılmış beni görünce hemen ezendi.
EZERCESİNE
Ezer bir biçimde.
EZENTERE
Anason. Sivas şehri, Ulaş ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
EZEBAĞI
Tokat şehri, Kozlu bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
EZERTENE
Anason.
EZEYER
Sazlık yer.
EZELĞİT
Saban okunu ey efe tutturan çivi.
EZELEMEK
Ezmek.
EZELTERE
Anason. Giresun ilinde, Bulancak belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
EZEBİLMEK
Ezme imkânı veya olasılığı bulunmak.
EZEBİLME
Ezebilmek işi.
EZENTELE
Yenilebilen yabani bir bitki.
EZELHAN
Başlangıcı, öncesi olmayan geçmiş zaman hükümdarı.
EZERTERE
Anason.
EZELDEN
Ezelden, çok eskiden.
Bu bölümde tanımı içerisinde EZE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BEZELEME
Bezelemek işi.
AYLAK
İşsiz, boş gezen, avare (kimse).
BASMA
Basmak işi. Gazete, dergi, kitap vb. bası ile hazırlanmış yazılı şeyler, matbua. İskambil kâğıdı ile oynanan bir oyun. Gübre, tezek. Basılmış, matbu. Üzerinde bası ile yapılmış renkli biçimler bulunan pamuklu kumaş. Yerin alçalmasıyla bu yeri örten deniz sularının yükselmesi, çekilme karşıtı. Bu kumaştan yapılan.
BADIÇ
Bakla, fasulye, bezelye vb. taze sebzelerde, içinde tohumların sıralanmış bulunduğu kabuk, baklamsı meyve.
ARAKA
İri taneli bezelye.
ARABESK
Arap müziğini andıran, genellikle karamsarlığı konu edinen bir müzik türü. Girişik bezeme.
BEYLİK
Bey olma durumu. Bir tür küçük ve ince asker battaniyesi. Hükûmet. Devletle ilgili, devlete özgü olan, devlet malı olan, mirî. Rahat yaşama. Merkeze tam bağlı olmayarak bir beyin yönetimi altındaki ülke, emîrlik, emaret, mirlik. Basmakalıp. Herkesin kullandığı, herkesin bildiği.
AMFİBİ
İki yaşamlılar. Yüzergezer.
ATAK
Düşüncesizce her işe atılan, cüretkâr. Saldırı, saldırış, hücum, hamle, akın. Gol atmak veya sayı kazanmak amacıyla yapılmış olan akın, ofans. Çevik, hareketli. Atılım. Geveze. Aniden başlayan hastalık nöbeti.
AŞAĞILANMA
Aşağılanmak durumu, tezellül.
ANLAMAK
Bir şeyin ne demek olduğunu, neye işaret ettiğini kavramak. Sorup öğrenmek. Yarar sağlamak. Birinin duygularını, istek ve düşüncelerini sezebilmek. Yeni bilgileri eskileriyle bir araya getirerek sonuç niteliğinde başka bir bilgi edinmek. Bir şey hakkında bilgisi bulunmak. Doğru ve yerinde bulmak.
BEZEKLİ
Bezeği olan, süslü, süslenmiş.
AYRIKLIK
Ayrıklı olma durumu, ayrı tutma, ayrı tutulma. Kaplamları birbirinden ayrı olmakla birlikte aynı yakın cinsin kaplamına giren kavramlar arasındaki bağlantı. Elips, daire, parabol, hiperbol vb. bir konik üzerinde hareket eden cismi, odağa veya merkeze birleştiren doğrunun büyük eksen ile yaptığı açı. Önermelerin birbirine bağlanması işleminde ya . ya . ve ya da ile gösterilen ilişki. Kural dışılık. Genel kuraldan ayrılma, derogasyon.
BASKI
Bir eserin basılış biçimi veya durumu. Bası sayısı. Belirli ruhsal etkinlik ve süreçleri, kişinin isteği dışında bilinçaltına itmesi veya bu itilenlerin bilince çıkmasını önleme durumu. Giysinin içine kıvrılıp dikilen kenarı. Bir maddeyi sıkıp ezen alet, pres. Top oyunlarında karşı takım oyuncusunun hareketini ve sonuç almasını engellemek amacıyla uygulanan yakın savunma durumu, pres. Bir eserin tekrarlanarak yapılmış olan baskı işlemlerinden her biri, edisyon. Hak ve özgürlükleri kısıtlayarak zor altında bulundurma durumu, tahakküm.
ASTİK
Pezevenk.
BEZEKLEME
Bezeklemek işi.
ALÇALMA
Alçalmak işi, inme. Gelgitte denizin alçalması, cezir. Düşkünlük, zül, mezellet. Toprağın çöküp oturması.
BEZEMECİ
Bezeme yapan oymacı veya nakkaş.
AYIRTMA
Ayırtmak işi. Otel, gazino, lokanta vb. yerlerle uçak, tren, otobüs gibi taşıtlarda yer ayırma işi, rezervasyon.
BEZELİ
Bezesi olan. Bezeği olan, bezekli.