EZE ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "eze" olan, toplam 19 adet kelime bulunmaktadır. eze ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu eze ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde eze olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

EZERCESİNE

9 harfli kelimeler

EZEBİLMEK

8 harfli kelimeler

EZEBİLME, EZERTERE, EZELEMEK, EZERTENE, EZELTERE, EZENTELE, EZENTERE

7 harfli kelimeler

EZEBAĞI, EZELDEN, EZELĞİT, EZELHAN, EZENMEK

6 harfli kelimeler

EZEYER

5 harfli kelimeler

EZELİ

4 harfli kelimeler

EZEN, EZEL

3 harfli kelimeler

EZE

Bazı kelimelerin anlamları

EZE

Kibrit. Başsağlığı dileme. Teyze. Hala. Zayıf. Kapsülün patlayıcı kısmı. Tırnakların dibindeki deri. Avuç ortası, aya. Vücut. Çok pişmiş. Eski türkçe eze: Teyze.

EZENMEK

Durmak: Satılmış beni görünce hemen ezendi.

EZERCESİNE

Ezer bir biçimde.

EZENTERE

Anason. Sivas şehri, Ulaş ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

EZEBAĞI

Tokat şehri, Kozlu bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

EZERTENE

Anason.

EZEYER

Sazlık yer.

EZELĞİT

Saban okunu ey efe tutturan çivi.

EZELEMEK

Ezmek.

EZELTERE

Anason. Giresun ilinde, Bulancak belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

EZEBİLMEK

Ezme imkânı veya olasılığı bulunmak.

EZEBİLME

Ezebilmek işi.

EZENTELE

Yenilebilen yabani bir bitki.

EZELHAN

Başlangıcı, öncesi olmayan geçmiş zaman hükümdarı.

EZERTERE

Anason.

EZELDEN

Ezelden, çok eskiden.

  -   -   -  

Anlamında EZE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde EZE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BEZELEME

Bezelemek işi.

AYLAK

İşsiz, boş gezen, avare (kimse).

BASMA

Basmak işi. Gazete, dergi, kitap vb. bası ile hazırlanmış yazılı şeyler, matbua. İskambil kâğıdı ile oynanan bir oyun. Gübre, tezek. Basılmış, matbu. Üzerinde bası ile yapılmış renkli biçimler bulunan pamuklu kumaş. Yerin alçalmasıyla bu yeri örten deniz sularının yükselmesi, çekilme karşıtı. Bu kumaştan yapılan.

BADIÇ

Bakla, fasulye, bezelye vb. taze sebzelerde, içinde tohumların sıralanmış bulunduğu kabuk, baklamsı meyve.

ARAKA

İri taneli bezelye.

ARABESK

Arap müziğini andıran, genellikle karamsarlığı konu edinen bir müzik türü. Girişik bezeme.

BEYLİK

Bey olma durumu. Bir tür küçük ve ince asker battaniyesi. Hükûmet. Devletle ilgili, devlete özgü olan, devlet malı olan, mirî. Rahat yaşama. Merkeze tam bağlı olmayarak bir beyin yönetimi altındaki ülke, emîrlik, emaret, mirlik. Basmakalıp. Herkesin kullandığı, herkesin bildiği.

AMFİBİ

İki yaşamlılar. Yüzergezer.

ATAK

Düşüncesizce her işe atılan, cüretkâr. Saldırı, saldırış, hücum, hamle, akın. Gol atmak veya sayı kazanmak amacıyla yapılmış olan akın, ofans. Çevik, hareketli. Atılım. Geveze. Aniden başlayan hastalık nöbeti.

AŞAĞILANMA

Aşağılanmak durumu, tezellül.

ANLAMAK

Bir şeyin ne demek olduğunu, neye işaret ettiğini kavramak. Sorup öğrenmek. Yarar sağlamak. Birinin duygularını, istek ve düşüncelerini sezebilmek. Yeni bilgileri eskileriyle bir araya getirerek sonuç niteliğinde başka bir bilgi edinmek. Bir şey hakkında bilgisi bulunmak. Doğru ve yerinde bulmak.

BEZEKLİ

Bezeği olan, süslü, süslenmiş.

AYRIKLIK

Ayrıklı olma durumu, ayrı tutma, ayrı tutulma. Kaplamları birbirinden ayrı olmakla birlikte aynı yakın cinsin kaplamına giren kavramlar arasındaki bağlantı. Elips, daire, parabol, hiperbol vb. bir konik üzerinde hareket eden cismi, odağa veya merkeze birleştiren doğrunun büyük eksen ile yaptığı açı. Önermelerin birbirine bağlanması işleminde ya . ya . ve ya da ile gösterilen ilişki. Kural dışılık. Genel kuraldan ayrılma, derogasyon.

BASKI

Bir eserin basılış biçimi veya durumu. Bası sayısı. Belirli ruhsal etkinlik ve süreçleri, kişinin isteği dışında bilinçaltına itmesi veya bu itilenlerin bilince çıkmasını önleme durumu. Giysinin içine kıvrılıp dikilen kenarı. Bir maddeyi sıkıp ezen alet, pres. Top oyunlarında karşı takım oyuncusunun hareketini ve sonuç almasını engellemek amacıyla uygulanan yakın savunma durumu, pres. Bir eserin tekrarlanarak yapılmış olan baskı işlemlerinden her biri, edisyon. Hak ve özgürlükleri kısıtlayarak zor altında bulundurma durumu, tahakküm.

ASTİK

Pezevenk.

BEZEKLEME

Bezeklemek işi.

ALÇALMA

Alçalmak işi, inme. Gelgitte denizin alçalması, cezir. Düşkünlük, zül, mezellet. Toprağın çöküp oturması.

BEZEMECİ

Bezeme yapan oymacı veya nakkaş.

AYIRTMA

Ayırtmak işi. Otel, gazino, lokanta vb. yerlerle uçak, tren, otobüs gibi taşıtlarda yer ayırma işi, rezervasyon.

BEZELİ

Bezesi olan. Bezeği olan, bezekli.