Kelimeler arşivinde; içinde "do" olan, toplam 2070 tane kelime bulunuyor. İçerisinde do bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu do ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında do olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
DOĞURGANLAŞTIRMAK, DOKUZALTMIŞBEŞLİK, BAŞÖRENDOĞANCILAR, MİKROKOTİLEDONLAR, NÖROENDOKRİNOLOJİ, OKSİDOREDÜKTAZLAR
DOĞURGANLAŞTIRMA, DOĞANLIKARAHASAN, DOĞRUSALLAŞTIRMA, ENDOPERİKARDİTİS, KONDROENDOTELYOM, MANGALİTSADOMUZU, MİYOENDOKARDİTİS, PSÖDOHİPERTROFİK, PSÖDOPİTYALİSMUS, PSÖDOPOLİGLOBULİ, RABDOMİYOBLASTOM, SİFONAPTERİDOZİS, STRONGİLOYİDOZİS
ANDROMETODOKSİN, AŞAĞIDOĞANCILAR, AŞIRIDOLDURTICU, BERKSHİREDOMUZU, BİFİDOBACTERİUM, DOĞANBEYPAYAMLI, DOĞULULAŞTIRMAK, DOLANDIRABİLMEK, DOLAŞTIRABİLMEK, DOLGUNLAŞTIRMAK, DOMUZELİNİNKÖRÜ, ENDOKRİNOLOJİST, ENDOKRİNOTERAPİ, ENDOPERİTONİTİS, ENDOPTERİGOTLAR, ENDOSALPİNGİTİS, GANGLİYOSİDOZİS, GONADOTROPİNLER, HAMPSHİREDOMUZU, HİPPOBOSKİDOZİS, İRİDOSİKLEKTOMİ, KREPİDOSTOMİYAZ, LABİRENTODONLAR, OESOPHAGODONTUS, PSEUDOPHYLLİDEA, PSEUDOTERRANOVA, PSÖDOHEMOPTİZİS, PSÖDOHİPERTROFİ, PSÖDOOLİGODONTİ, PSÖDOPOLİODONTİ, Devamını Oku »»
DOGMALAŞTIRMAK, DOĞALLAŞTIRMAK, DOĞURGANLAŞMAK, DOLANDIRICILIK, DONDURULMUŞLUK, DONUKLAŞTIRMAK, ASİDOREZİSTANS, BAYATDOĞANŞALI, DENGİLDOMBALAK, DİRİLDOĞABİLİM, DOĞULULAŞTIRMA, DOLANDIRABİLME, DOLAŞTIRABİLME, DOLGUNLAŞTIRMA, DOMANİÇKARAKÖY, DOMANİÇKOZLUCA, ENDOKRİNOLOJİK, ENDOMETRİYOZİS, ENDOPOLİPLOİDİ, ENDOTOKSİKOZİS, FLEBOTOMİDOZİS, İMİDOPEPTİDÜRİ, İNTRAABDOMİNAL, KOÇARDOĞANŞALI, KORDOEPİTELYOM, KORUDOĞURLIYAN, KUNEKUNEDOMUZU, ODONTODİSTROFİ, OKSİDOREDÜKTAZ, PODODERMATİTİS, Devamını Oku »»
DOĞURGANLAŞMA, DOĞUŞTANCILIK, DOKUNULMAZLIK, DOKÜMANTASYON, DOLANDIRILMAK, DOLAŞTIRILMAK, DONDURMACILIK, ENDOKRİNOLOJİ, MANTARDOĞURAN, ABDOMİNOSKOPİ, ADOLFAKTORYUM, ALDOSTERONİZM, ALDOSTERONÜRİ, ANOPLURİDOZİS, AŞAĞIDOLAYLAR, AŞIRIDOLDURMA, CNİDOSPORİDİA, ÇOKDOLAMLILAR, DOĞALLAŞTIRMA, DOĞAÜSTÜCÜLÜK, DOĞRAYABİLMEK, DOĞUBELENÖREN, DOĞUKESMEKAYA, DOĞURTABİLMEK, DOKUZDEĞİRMEN, DOLMADEĞİRMEN, DOMANİÇERİKLİ, DOMUZAĞIRŞAĞI, DOMUZBITIRAĞI, DOMUZLAHANASİ, Devamını Oku »»
BODOSLAMADAN, DOĞASEVERLİK, DOĞRAMACILIK, DOKUNAKLILIK, DOKUZUNCULUK, DOLANDIRILIŞ, DOLANDIRILMA, DOLAŞTIRILMA, DOLGUNLAŞMAK, DOMUZTIRNAĞI, DOYGUNLAŞMAK, METRDOTELLİK, ONDOKUZMAYIS, ÖKSÜZDOYURAN, DOLDURBOŞALT, AKDOĞANTEKKE, ALKALOİDOZİS, ARSLANDOĞMUŞ, ASCARİDOİDEA, AŞAĞIDONURLU, AŞAĞIDORUKLU, AZİDOTİMİDİN, BAŞDOKTORLUK, BİLARDOCULUK, BÜYÜKDOĞANCA, CARATHEODORY, CHİLODONELLA, CLADOSPORİUM, DARMADOLAŞIK, DOĞRAYABİLME, Devamını Oku »»
ACCELERANDO, BORDOMTIRAK, DOĞALLAŞMAK, DOĞRULANMAK, DOĞUBEYAZIT, DOĞURGANLIK, DOKUMACILIK, DOKUNDURMAK, DOKUNMABANA, DOKUYUCULUK, DOLAMBAÇSIZ, DOLANDIRICI, DOLANDIRMAK, DOLAŞTIRMAK, DOLAYISIYLA, DOLDURULMAK, DOLGUNLAŞMA, DOLİKOSEFAL, DOLMUŞÇULUK, DOMUZGİLLER, DOMUZLAŞMAK, DONATTIRMAK, DONDURULMAK, DONDURULMUŞ, DONKİŞOTLUK, DONUKLAŞMAK, DOPİNGLEMEK, DOSYALANMAK, DOYUMSUZLUK, DOYURUCULUK, Devamını Oku »»
ADDOLUNMAK, ARMADORLUK, BELLADONNA, BODOSLAMAK, ÇAKIRDOĞAN, DİMİNUENDO, DOGMACILIK, DOĞAÇLAMAK, DOĞALLIKLA, DOĞANHİSAR, DOĞANŞEHİR, DOĞAÜSTÜCÜ, DOĞRUCULUK, DOĞRULAMAK, DOĞRULTMAÇ, DOĞRULTMAK, DOĞRULTMAN, DOĞURANLAR, DOKSANINCI, DOKTORASIZ, DOKUMAHANE, DOKUNCASIZ, DOKUNDURMA, DOKUNULMAK, DOKUNULMAZ, DOKÜMANTER, DOLAPÇILIK, DOLAŞIKLIK, DOLAŞIKSIZ, DOLAŞILMAK, Devamını Oku »»
ADDOLUNMA, ANADOLULU, BODOSLAMA, BOMBARDON, BUZDOLABI, DEODORANT, DOÇENTLİK, DOGMATİZM, DOĞACILIK, DOĞAÇLAMA, DOĞANKENT, DOĞANYURT, DOĞASEVER, DOĞDURMAK, DOĞRAMACI, DOĞRANMAK, DOĞRATMAK, DOĞRULAMA, DOĞRULMAK, DOĞRULTMA, DOĞUMHANE, DOĞURTMAK, DOKSANLIK, DOKTORALI, DOKTORLUK, DOKUNAKLI, DOKUNCALI, DOKUNULMA, DOKUZUNCU, DOLAŞILMA, Devamını Oku »»
ABANDONE, BOZDOĞAN, BULDOZER, DOGMATİK, DOĞAÇTAN, DOĞALLIK, DOĞANŞAR, DOĞANYOL, DOĞAÜSTÜ, DOĞDURMA, DOĞRAMAK, DOĞRANMA, DOĞRATMA, DOĞRAYIŞ, DOĞRUDAN, DOĞRULMA, DOĞRULTU, DOĞRULUK, DOĞRULUM, DOĞRUSAL, DOĞRUSUZ, DOĞUMEVİ, DOĞUMSAL, DOĞURGAN, DOĞURMAK, DOĞURTMA, DOĞURUCU, DOĞUŞTAN, DOKSANAR, DOKUMACI, Devamını Oku »»
AKDOĞAN, ANADOLU, ANEKDOT, ANTİDOT, ARMADOR, AVOKADO, AYANDON, BANDOCU, BİDONCU, BİLARDO, DODURGA, DOGMACI, DOĞALCI, DOĞANCI, DOĞMACA, DOĞRAMA, DOĞRUCA, DOĞRUCU, DOĞRULU, DOĞRUSU, DOĞUMLU, DOĞURGU, DOĞURMA, DOĞURUŞ, DOKTORA, DOKTRİN, DOKUMAK, DOKUNAÇ, DOKUNCA, DOKUNMA, Devamını Oku »»
BULDOK, DİDONA, DOÇENT, DOĞACI, DOĞMAK, DOĞRAM, DOKSAN, DOKTOR, DOKUMA, DOLAMA, DOLAYI, DOLGUN, DOLMAK, DOLMEN, DOLMUŞ, DOLUSU, DOMBAY, DOMDOM, DOMİNO, DONAMA, DONATI, DONMAK, DONSUZ, DOPİNG, DOSTÇA, DOYGUN, DOYMAK, DOYMAZ, DOYMUŞ, GONDOL, Devamını Oku »»
BALDO, BANDO, BARDO, BİDON, BORDO, DİDON, DOBRA, DOGMA, DOĞAÇ, DOĞAL, DOĞAN, DOĞRU, DOĞUM, DOĞUŞ, DOKUZ, DOLAK, DOLAM, DOLAP, DOLAR, DOLAY, DOLGU, DOLMA, DOLUM, DOLUŞ, DOMUR, DOMUZ, DONAM, DONLU, DONMA, DONRA, Devamını Oku »»
DOĞA, DOĞU, DOKU, DOLU, DONE, DORU, DOST, İDOL, JUDO, VİDO, ADOL, ADOS, ANDO, DOAN, DOAR, DOBİ, DOCA, DOĞO, DOHA, DOLI, DOLİ, DOMA, DOMU, DONK, DONO, DONU, DOOM, DOPA, DORA, DORE, Devamını Oku »»
DOK, DON, DOZ, DOA, DOC, DOH, DOL, DOM, DOO, DOR, DOS, DOŞ, DOT, DOU, DOY, EDO
DO
DO
Gam (II) dizisinde "si" ile "re" arasındaki ses. Bu sesi gösteren nota işareti.
DOĞRUSALLAŞTIRMA
Doğrusal olmayan problemlerin çözümünü benzer doğrusal problemlerin çözümüne indirgeyen yöntem.
MANGALİTSADOMUZU
Ana vatanı Macaristan olan, son yıllarda Avrupa'da da bulunan, domuz eti ve domuz yağı üreticileri için oldukça fazla tercih edilen, strese ve hastalılara karşı dayanıklı, sağlıklı yapıda, güçlü bacak ve toynakları bulunan, deri yapısı kalın ve tüylü bu sayede hava koşullarından korunması kolay olan, çeşitli renk varyetelerine sahip (sarımsı-beyaz veya kırmızı) domuz ırkı.
DOĞANLIKARAHASAN
Kahramanmaraş ili, Narlı nahiyesine bağlı bir bölge.
DOĞURGANLAŞTIRMA
Doğurganlaştırmak işi.
PSÖDOHİPERTROFİK
Psödohipertrofiyle ilgili olan.
DOĞURGANLAŞTIRMAK
Doğurgan duruma getirmek.
DOKUZALTMIŞBEŞLİK
Namlusu 9,65 milimetre çapında olan bir tabanca türü.
KONDROENDOTELYOM
Endotel ve kıkırdak doku elemanları içeren iyicil bağ doku tümörü.
ENDOPERİKARDİTİS
Endokart ve perikartın yangısı.
MİKROKOTİLEDONLAR
Kısrakta fetüs gelişiminde koryon kesesinin endometriyumla birlikte yaptığı mikroplasentomlar.
MİYOENDOKARDİTİS
Miyokart ve endokardın birlikte yangısı.
OKSİDOREDÜKTAZLAR
Bir bileşiğin indirgenmesiyle diğer bileşiğin oksidasyonunu katalizleyen herhangi bir enzim sınıfı. Dehidrojenazlar, katalazlar, oksidazlar, redüktazlar, peroksidazlar gibi. Oksidasyon redüksiyon enzimleri.
PSÖDOPİTYALİSMUS
Siyalore.
NÖROENDOKRİNOLOJİ
Sinir sistemiyle iç salgı bezleri arasındaki ilişkileri konu alan bilim dalı.
BAŞÖRENDOĞANCILAR
Zonguldak ilinde, Ormanlı nahiyesine bağlı bir bölge.
Bu bölümde tanımı içerisinde DO geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ABLAK
Yayvan ve dolgun (yüz).
AÇGÖZLÜ
Mala, yiyeceğe ve içeceğe doymak bilmeyen, açgöz, gözü aç, doymaz, gözü doymaz, tamahkâr, haris, hırslı, tokgözlü karşıtı.
ABRAŞ
Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).
AÇ
Yemek yemesi gereken, tok karşıtı. Karnı doymamış olarak. Yiyecek bulamayan. Çok istekli, hevesli. Gözü doymaz, haris.
ABAJUR
Işığı bir yere toplamak, doğrudan doğruya gözlere vurmasını önlemek için kullanılan, kâğıt, kumaş, maden veya renkli camdan yapılmış lamba siperi. Genellikle üzeri siperli masa lambası veya ayaklı lamba.
AÇELYA
Kokusuz, güzel renkli çiçekler açan bir bitki (Rhododendron).
ACILAŞMAK
Tadı bozulmak, acı olmak. Konuşma sert bir durum almak, kırıcılaşmak. Dokunaklı duruma gelmek. Yemlerde genellikle yağ asitlerinin oksidasyonu ve hidroliz sonucu uygun olmayan koku ve tat meydana gelmek.
AÇGÖZLÜLÜK
Açgözlü olma durumu, doymazlık, gözü doymazlık, harislik, tamahkârlık, tamah.
ABDAL
Gezgin derviş. Tasavvufta manevi üst bir rütbe. Safeviler devrinde İran'da yaşayan Türk oymaklarından biri. Dilenci kılıklı, üstü başı perişan kimse. Anadolu'da yaşayan oymaklardan bazısı.
ACI
Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.
ADIMSAYAR
Yürüme sırasında gerçek sonuçlara varabilmek için geçilen yerin uzunluğunu anlayabilmek amacıyla ayağa veya bele takılan alet, pedometre.
ADALET
Yasalarla sahip olunan hakların herkes tarafından kullanılmasının sağlanması, türe. Herkese kendine uygun düşeni, kendi hakkı olanı verme, doğruluk. Bu işi uygulayan, yerine getiren devlet kuruluşları. Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme.
ACYO
Herhangi bir paranın gerçek değeriyle sürüm değeri arasında veya bir ticaret senedinin üzerinde yazılı miktar ile indirimden sonraki tutarı arasında doğan fark. Bankaların senetli kredi işlemlerinde yaptıkları tahsilat. Bir ticaret senedinin yenilenmesinde alınan komisyon.
ACYOCU
Borsa veya piyasada tahvil için çeşitli hileler uygulayan, dolaplar çeviren kimse.
ACILIK
Acı olma durumu. Dokunaklılık, kederlilik, yaslılık.
AÇIORTAY
Bir açıyı, ölçüleri birbirine eşit olan iki açısal bölgeye ayıran doğru parçası.
ACIMSI
Acıyı andıran, acıya benzeyen, acı gibi, acımtırak. Dokunaklı.
AÇMAK
Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.
ACIKLI
Acındıracak, acı verecek nitelikte olan, dokunaklı, üzücü, koygun. Acı görmüş, yaslı, kederli.
ADIYAMAN
Türkiye'nin Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.