DÜ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "" olan, toplam 988 adet kelime bulunmaktadır. dü ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu dü ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde dü olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

16 harfli kelimeler

DÜŞÜNCELLEŞTİRME

15 harfli kelimeler

DÜĞÜMLEYEBİLMEK, DÜŞMANLAŞTIRMAK, DÜŞÜNDÜREBİLMEK, DÜZELTİLEBİLMEK, DÜZENLENEBİLMEK, DÜZENLETEBİLMEK, DÜZENLEYEBİLMEK

14 harfli kelimeler

DÜĞÜMLEYEBİLME, DÜĞÜRCÜKLENMEK, DÜŞMANLAŞTIRMA, DÜŞÜNDÜREBİLME, DÜŞÜNDÜRÜCÜLÜK, DÜŞÜNÜLEBİLMEK, DÜZELTİLEBİLME, DÜZENLEMECİLİK, DÜZENLENEBİLME, DÜZENLETEBİLME, DÜZENLETTİRMEK, DÜZENLEYEBİLME, DÜZENLEYİCİLİK

13 harfli kelimeler

DÜĞÜCÜKLENMEK, DÜMBELEKÇİLİK, DÜMSÜYHLEMEYH, DÜMÜKDÜRÜLMEK, DÜŞLEYEBİLMEK, DÜŞÜNCESİZLİK, DÜŞÜNDÜRMELİK, DÜŞÜNÜLEBİLME, DÜZELTEBİLMEK, DÜZELTMECİLİK, DÜZENLEŞTİRME, DÜZENLETTİRME, DÜZGÜNGİNELİK, DÜZKANATLILAR, DÜZMEBAZİLİKA, DÜZMEDİPTEROS

12 harfli kelimeler

DÜMBÜRDETMEK, DÜMREKULUKÖY, DÜNÜRBAŞILIK, DÜRTMEKLEMEK, DÜRTMELEMEYH, DÜRTÜŞTÜRMEK, DÜŞKÜNLEREVİ, DÜŞKÜNLEŞMEK, DÜŞLEMSELLİK, DÜŞLEMSİZLİK, DÜŞLEYEBİLME, DÜŞMANCASINA, DÜŞMANLAŞMAK, DÜŞÜNCELİLİK, DÜŞÜNCESİZCE, DÜŞÜNDÜRTMEK, DÜŞÜNEBİLMEK, DÜŞÜNÜVERMEK, DÜŞÜREBİLMEK, DÜŞÜRTTÜRMEK, DÜŞÜRÜVERMEK, DÜZAKÇAŞEHİR, DÜZANLATIŞLI, DÜZDEĞİŞMECE, DÜZELEBİLMEK, DÜZELTEBİLME, DÜZELTİCİLİK, DÜZELTTİRMEK, DÜZGENLEYİCİ, DÜZGÜNLENMEK, Devamını Oku »»

11 harfli kelimeler

DÜBRELLEMEK, DÜELLOCULUK, DÜĞMELENMEK, DÜĞMÜKLEMEK, DÜĞÜMÇÖZMEK, DÜĞÜMÇÖZÜCÜ, DÜĞÜMLENMEK, DÜĞÜNCÜBAŞI, DÜĞÜRLEŞMEK, DÜKKANCILIK, DÜMBÜLDEMEK, DÜMBÜRDÜDÜK, DÜMSÜKLEMEK, DÜMÜKDÜRMEK, DÜRRÜŞEHVAR, DÜRTEKLEMEK, DÜRTÜKLEMEK, DÜRTÜŞLEMEK, DÜRTÜŞTÜRME, DÜŞGÜNNEMEK, DÜŞKÜNLEŞME, DÜŞLEMLİLİK, DÜŞMANLAŞMA, DÜŞÜNCELLİK, DÜŞÜNCEMELİ, DÜŞÜNDEŞLİK, DÜŞÜNDÜRMEK, DÜŞÜNDÜRTME, DÜŞÜNDÜRÜCÜ, DÜŞÜNEBİLME, Devamını Oku »»

10 harfli kelimeler

DÜBBÜASGAR, DÜBBÜEKBER, DÜDÜKÇÜLÜK, DÜDÜKLEMEK, DÜGENSÜRÜK, DÜĞDÜLEMEK, DÜĞENCİLİK, DÜĞENDÜRÜZ, DÜĞENSELİK, DÜĞENSIRTI, DÜĞENSİLİK, DÜĞENSÜRÜK, DÜĞMECİLER, DÜĞMECİLİK, DÜĞMELEMEK, DÜĞMELENME, DÜĞNELEMEK, DÜĞÜMLEMEK, DÜĞÜMLENME, DÜĞÜNCELİK, DÜĞÜNCÜLER, DÜĞÜNCÜLÜK, DÜĞÜNLÜKÇÜ, DÜĞÜNYURDU, DÜĞÜRLEMEK, DÜKENLEMEK, DÜLGEROĞLU, DÜLLÜDÜDÜK, DÜMBELEKÇİ, DÜMENCİLİK, Devamını Oku »»

9 harfli kelimeler

DÜDÜKLEME, DÜDÜMEMMİ, DÜGENSÜRÜ, DÜGÜRCÜYH, DÜĞDÜRMEK, DÜĞELEMEK, DÜĞENCİLİ, DÜĞENSÜRÜ, DÜĞESİMEK, DÜĞLENMEK, DÜĞMELEME, DÜĞMELİOT, DÜĞÜLEMEK, DÜĞÜMLEME, DÜĞÜNCÜLÜ, DÜĞÜNTEPE, DÜĞÜNYAZI, DÜKELCÜĞÜ, DÜLEKKAZI, DÜLGERLER, DÜLGERLİK, DÜLLENMEK, DÜMBELEYH, DÜMBÜKLÜK, DÜMBÜLDEK, DÜMBÜRDEK, DÜMÜLEMEK, DÜNBELDEK, DÜNDARALP, DÜNDARCIK, Devamını Oku »»

8 harfli kelimeler

DÜDENKÖY, DÜDENLİK, DÜDÜKLÜK, DÜDÜLLÜK, DÜELLOCU, DÜGÜLCÜK, DÜGÜRCEK, DÜGÜRCÜH, DÜGÜRÇÜK, DÜGÜŞMEK, DÜĞENSÜR, DÜĞLEMEK, DÜĞMECİK, DÜĞMESİZ, DÜĞNEMEK, DÜĞRÜMEK, DÜĞÜLCEK, DÜĞÜLCÜK, DÜĞÜLMEK, DÜĞÜMCÜK, DÜĞÜMLÜK, DÜĞÜMSÜZ, DÜĞÜNCÜK, DÜĞÜNEVİ, DÜĞÜNLÜK, DÜĞÜNSÜZ, DÜĞÜRCEK, DÜĞÜRCİK, DÜĞÜRCÜK, DÜĞÜRMEK, Devamını Oku »»

7 harfli kelimeler

DÜALİST, DÜALİZM, DÜBELİK, DÜBENDİ, DÜBÜDÜZ, DÜDÜKÇÜ, DÜDÜKLÜ, DÜDÜLLÜ, DÜFÜMEK, DÜGELEK, DÜGÜLEK, DÜGÜNÇİ, DÜGÜRCÜ, DÜGÜRÇİ, DÜĞDÜĞÜ, DÜĞELEK, DÜĞENCİ, DÜĞMECİ, DÜĞMELİ, DÜĞÜCEK, DÜĞÜCÜK, DÜĞÜLCE, DÜĞÜLEK, DÜĞÜLŞÜ, DÜĞÜMCÜ, DÜĞÜMLÜ, DÜĞÜNCÜ, DÜĞÜNÇÜ, DÜĞÜRCÜ, DÜĞÜRÇÜ, Devamını Oku »»

6 harfli kelimeler

DÜBDÜZ, DÜBEYT, DÜDEYH, DÜDÜLA, DÜELLO, DÜGELİ, DÜGLEK, DÜGMAÇ, DÜGMEÇ, DÜĞCEK, DÜĞDÜÇ, DÜĞDÜŞ, DÜĞDÜZ, DÜĞESE, DÜĞGÜN, DÜĞLEK, DÜĞLEN, DÜĞLET, DÜĞMAÇ, DÜĞMEÇ, DÜĞMEK, DÜĞMÜK, DÜĞNEK, DÜĞÜRK, DÜĞÜŞE, DÜĞÜŞÜ, DÜHENK, DÜKELİ, DÜKGEN, DÜKKAÇ, Devamını Oku »»

5 harfli kelimeler

DÜBBE, DÜBEG, DÜBEH, DÜBEK, DÜBEL, DÜBER, DÜBEŞ, DÜBÜR, DÜBÜŞ, DÜCÜK, DÜÇAR, DÜDEK, DÜDEN, DÜDUK, DÜDÜÇ, DÜDÜK, DÜDÜL, DÜDÜŞ, DÜFEG, DÜGAH, DÜGAN, DÜGDİ, DÜGDÜ, DÜGEN, DÜGER, DÜGİN, DÜGÜL, DÜGÜN, DÜGÜR, DÜĞDİ, Devamını Oku »»

4 harfli kelimeler

DÜBE, DÜDÜ, DÜET, DÜFA, DÜFE, DÜGA, DÜGE, DÜGİ, DÜGÜ, DÜĞE, DÜĞÜ, DÜKE, DÜMA, DÜME, DÜNA, DÜNE, DÜÖD, DÜÖT, DÜRE, DÜRİ, DÜRR, DÜRÜ, DÜSE, DÜUN, DÜÜN, DÜVA, DÜVE, DÜVÜ, DÜYE, DÜYÜ, Devamını Oku »»

3 harfli kelimeler

DÜĞ, DÜH, DÜK, DÜM, DÜN, DÜP, DÜR, DÜŞ, DÜT, DÜZ

2 harfli kelimeler

Bazı kelimelerin anlamları

İki. Duman. Diyor.

DÜZENLENEBİLMEK

Düzenlenme imkânı veya olasılığı bulunmak.

DÜŞÜNDÜREBİLMEK

Düşündürme imkânı veya olasılığı bulunmak.

DÜŞÜNÜLEBİLMEK

Düşünülme imkânı veya olasılığı bulunmak.

DÜŞÜNDÜREBİLME

Düşündürebilmek işi.

DÜZENLEYEBİLMEK

Düzenleme imkânı veya olasılığı bulunmak.

DÜŞÜNCELLEŞTİRME

Kimi olguların en belirgin örneklerine dayalı bir bilimsel çözümleme aracı ve kuram yapma temeli.

DÜZENLETEBİLMEK

Düzenletme imkânı veya olasılığı bulunmak.

DÜŞÜNDÜRÜCÜLÜK

Düşündürücü olma durumu.

DÜŞMANLAŞTIRMAK

Düşmanlaşmasına yol açmak.

DÜZELTİLEBİLMEK

Düzeltilme imkânı veya olasılığı bulunmak.

DÜZELTİLEBİLME

Düzeltilebilmek işi.

DÜĞÜRCÜKLENMEK

Hamur yoğrulurken, çorba, mahallebi ve benzerleri yiyecekler pişerken, un iyice karışmayarak topak topak olmak.

DÜŞMANLAŞTIRMA

Düşmanlaştırmak işi.

DÜĞÜMLEYEBİLMEK

Düğümleme imkânı veya olasılığı bulunmak.

DÜĞÜMLEYEBİLME

Düğümleyebilmek işi.

  -   -   -  

Anlamında DÜ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DÜ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ABRAŞ

Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).

AÇIKÇASI

Açık söylemek gerekirse, Türkçesi. Düpedüz.

AÇILMAK

Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.

ABDEST

Müslümanların, belli ibadetleri yapabilmek için bir düzen içerisinde bazı organları yıkayıp bazılarını mesh etme yoluyla yaptıkları arınma.

AÇILMA

Açılmak işi. Bir grupta, sıraların jimnastik alıştırmaları için dağınık düzene girmesi. Bir film çekiminde karanlıkta başlayıp gittikçe aydınlanarak görüntülerin belirmesine dayanan noktalama. Çatlama.

ABONE

Süreli yayınları, parasını önceden ödeyerek alma işi. Bir şeyi sürekli olarak kullanmak için hizmeti verenle sözleşme yapan kimse, sürdürümcü. Bir yere gitmeyi alışkanlık hâline getiren (kimse).

ACUN

Dünya.

ADA

Deniz veya göl suları ile çevrilmiş küçük kara parçası, cezire. Tali yoldan ana yola güvenli çıkışı sağlamak için tali yolun sağ tarafına yapılan, çizgilerle ayrılmış bölüm. Çevresi yollarla belirlenmiş olan arsa ve böyle bir arsayı kaplayan yapılar topluluğu. Kavşaklarda trafiği düzenleyici, yönlendirici veya ayırıcı olmak üzere bordürle sınırlandırılmış veya yer çizgileriyle belirlenmiş alan.

AÇKI

Bir cismin yüzeyi üzerinde sert bir madde veya bir araç sürterek onu düzleştirip parlatma, perdah. Her türlü açma aracı. Anahtar. Demircilikte delik büyütmekte kullanılan araç.

AÇIK

Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.

AÇIKLIK

Açık olma durumu, aleniyet. Uzaklık, mesafe. Bitki örtüsü olmayan, çıplak yer. Gerçeği olduğu gibi yansıtma durumu. Boş ve geniş yer, meydanlık. Bir söz veya yazıda maksadın açık olması özelliği, duruluk, vuzuh. Dürbün, fotoğraf makinesi vb. optik araçlarda ağız çapı, ışığın girebildiği delik.

ADAPTÖR

Bir aletin çapları birbirinden farklı olan parçalarından birini ötekine geçirebilmek için yararlanılan bağlayıcı. Aygıtın kullanabileceği düzeye göre elektrik akımını ayarlayan alet, uyarlayıcı.

ABANDONE

Boks sporunda dövüşemeyecek duruma gelen boksörün karşılaşmayı yarıda bırakması. Herhangi bir olay karşısında çaresiz duruma düşme.

ADALETSİZ

Adalete aykırı düşen (şey). Adaleti olmayan (kimse).

AD

Bir kimseyi, bir şeyi anlatmaya, tanımlamaya, açıklamaya, bildirmeye yarayan söz, isim, nam. Canlı ve cansız varlıkları, duygu ve düşünceleri, çeşitli durumları bildiren kelime, isim. Sayma. Sayılma. Herkesçe tanınmış veya işitilmiş olma durumu.

ADALET

Yasalarla sahip olunan hakların herkes tarafından kullanılmasının sağlanması, türe. Herkese kendine uygun düşeni, kendi hakkı olanı verme, doğruluk. Bu işi uygulayan, yerine getiren devlet kuruluşları. Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme.

AÇILIM

Açılma işi. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapma. Yeni bir bakış açısı getirme. Sağ açıklık. Bir kısaltma veya formülün açık biçimi.

AÇMAK

Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.

AÇINIM

Açınma işi, inkişaf. Bir cismin yüzeylerinin açılıp bir düzlem üzerine yayılması, inkişaf.

ABONMAN

Bir satıcı veya kamu kuruluşu ile alıcılar arasında yapılmış olan anlaşma, sürdürüm. Abone olma durumunu gösteren belge. Kent içinde ulaşımı sağlayan otobüslerde para yerine geçen bilet veya kart.