Kelimeler arşivi içinde; başında "dü" olan, toplam 988 adet kelime bulunmaktadır. dü ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu dü ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde dü olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
DÜŞÜNCELLEŞTİRME
DÜĞÜMLEYEBİLMEK, DÜŞMANLAŞTIRMAK, DÜŞÜNDÜREBİLMEK, DÜZELTİLEBİLMEK, DÜZENLENEBİLMEK, DÜZENLETEBİLMEK, DÜZENLEYEBİLMEK
DÜĞÜMLEYEBİLME, DÜĞÜRCÜKLENMEK, DÜŞMANLAŞTIRMA, DÜŞÜNDÜREBİLME, DÜŞÜNDÜRÜCÜLÜK, DÜŞÜNÜLEBİLMEK, DÜZELTİLEBİLME, DÜZENLEMECİLİK, DÜZENLENEBİLME, DÜZENLETEBİLME, DÜZENLETTİRMEK, DÜZENLEYEBİLME, DÜZENLEYİCİLİK
DÜĞÜCÜKLENMEK, DÜMBELEKÇİLİK, DÜMSÜYHLEMEYH, DÜMÜKDÜRÜLMEK, DÜŞLEYEBİLMEK, DÜŞÜNCESİZLİK, DÜŞÜNDÜRMELİK, DÜŞÜNÜLEBİLME, DÜZELTEBİLMEK, DÜZELTMECİLİK, DÜZENLEŞTİRME, DÜZENLETTİRME, DÜZGÜNGİNELİK, DÜZKANATLILAR, DÜZMEBAZİLİKA, DÜZMEDİPTEROS
DÜMBÜRDETMEK, DÜMREKULUKÖY, DÜNÜRBAŞILIK, DÜRTMEKLEMEK, DÜRTMELEMEYH, DÜRTÜŞTÜRMEK, DÜŞKÜNLEREVİ, DÜŞKÜNLEŞMEK, DÜŞLEMSELLİK, DÜŞLEMSİZLİK, DÜŞLEYEBİLME, DÜŞMANCASINA, DÜŞMANLAŞMAK, DÜŞÜNCELİLİK, DÜŞÜNCESİZCE, DÜŞÜNDÜRTMEK, DÜŞÜNEBİLMEK, DÜŞÜNÜVERMEK, DÜŞÜREBİLMEK, DÜŞÜRTTÜRMEK, DÜŞÜRÜVERMEK, DÜZAKÇAŞEHİR, DÜZANLATIŞLI, DÜZDEĞİŞMECE, DÜZELEBİLMEK, DÜZELTEBİLME, DÜZELTİCİLİK, DÜZELTTİRMEK, DÜZGENLEYİCİ, DÜZGÜNLENMEK, Devamını Oku »»
DÜBRELLEMEK, DÜELLOCULUK, DÜĞMELENMEK, DÜĞMÜKLEMEK, DÜĞÜMÇÖZMEK, DÜĞÜMÇÖZÜCÜ, DÜĞÜMLENMEK, DÜĞÜNCÜBAŞI, DÜĞÜRLEŞMEK, DÜKKANCILIK, DÜMBÜLDEMEK, DÜMBÜRDÜDÜK, DÜMSÜKLEMEK, DÜMÜKDÜRMEK, DÜRRÜŞEHVAR, DÜRTEKLEMEK, DÜRTÜKLEMEK, DÜRTÜŞLEMEK, DÜRTÜŞTÜRME, DÜŞGÜNNEMEK, DÜŞKÜNLEŞME, DÜŞLEMLİLİK, DÜŞMANLAŞMA, DÜŞÜNCELLİK, DÜŞÜNCEMELİ, DÜŞÜNDEŞLİK, DÜŞÜNDÜRMEK, DÜŞÜNDÜRTME, DÜŞÜNDÜRÜCÜ, DÜŞÜNEBİLME, Devamını Oku »»
DÜBBÜASGAR, DÜBBÜEKBER, DÜDÜKÇÜLÜK, DÜDÜKLEMEK, DÜGENSÜRÜK, DÜĞDÜLEMEK, DÜĞENCİLİK, DÜĞENDÜRÜZ, DÜĞENSELİK, DÜĞENSIRTI, DÜĞENSİLİK, DÜĞENSÜRÜK, DÜĞMECİLER, DÜĞMECİLİK, DÜĞMELEMEK, DÜĞMELENME, DÜĞNELEMEK, DÜĞÜMLEMEK, DÜĞÜMLENME, DÜĞÜNCELİK, DÜĞÜNCÜLER, DÜĞÜNCÜLÜK, DÜĞÜNLÜKÇÜ, DÜĞÜNYURDU, DÜĞÜRLEMEK, DÜKENLEMEK, DÜLGEROĞLU, DÜLLÜDÜDÜK, DÜMBELEKÇİ, DÜMENCİLİK, Devamını Oku »»
DÜDÜKLEME, DÜDÜMEMMİ, DÜGENSÜRÜ, DÜGÜRCÜYH, DÜĞDÜRMEK, DÜĞELEMEK, DÜĞENCİLİ, DÜĞENSÜRÜ, DÜĞESİMEK, DÜĞLENMEK, DÜĞMELEME, DÜĞMELİOT, DÜĞÜLEMEK, DÜĞÜMLEME, DÜĞÜNCÜLÜ, DÜĞÜNTEPE, DÜĞÜNYAZI, DÜKELCÜĞÜ, DÜLEKKAZI, DÜLGERLER, DÜLGERLİK, DÜLLENMEK, DÜMBELEYH, DÜMBÜKLÜK, DÜMBÜLDEK, DÜMBÜRDEK, DÜMÜLEMEK, DÜNBELDEK, DÜNDARALP, DÜNDARCIK, Devamını Oku »»
DÜDENKÖY, DÜDENLİK, DÜDÜKLÜK, DÜDÜLLÜK, DÜELLOCU, DÜGÜLCÜK, DÜGÜRCEK, DÜGÜRCÜH, DÜGÜRÇÜK, DÜGÜŞMEK, DÜĞENSÜR, DÜĞLEMEK, DÜĞMECİK, DÜĞMESİZ, DÜĞNEMEK, DÜĞRÜMEK, DÜĞÜLCEK, DÜĞÜLCÜK, DÜĞÜLMEK, DÜĞÜMCÜK, DÜĞÜMLÜK, DÜĞÜMSÜZ, DÜĞÜNCÜK, DÜĞÜNEVİ, DÜĞÜNLÜK, DÜĞÜNSÜZ, DÜĞÜRCEK, DÜĞÜRCİK, DÜĞÜRCÜK, DÜĞÜRMEK, Devamını Oku »»
DÜALİST, DÜALİZM, DÜBELİK, DÜBENDİ, DÜBÜDÜZ, DÜDÜKÇÜ, DÜDÜKLÜ, DÜDÜLLÜ, DÜFÜMEK, DÜGELEK, DÜGÜLEK, DÜGÜNÇİ, DÜGÜRCÜ, DÜGÜRÇİ, DÜĞDÜĞÜ, DÜĞELEK, DÜĞENCİ, DÜĞMECİ, DÜĞMELİ, DÜĞÜCEK, DÜĞÜCÜK, DÜĞÜLCE, DÜĞÜLEK, DÜĞÜLŞÜ, DÜĞÜMCÜ, DÜĞÜMLÜ, DÜĞÜNCÜ, DÜĞÜNÇÜ, DÜĞÜRCÜ, DÜĞÜRÇÜ, Devamını Oku »»
DÜBDÜZ, DÜBEYT, DÜDEYH, DÜDÜLA, DÜELLO, DÜGELİ, DÜGLEK, DÜGMAÇ, DÜGMEÇ, DÜĞCEK, DÜĞDÜÇ, DÜĞDÜŞ, DÜĞDÜZ, DÜĞESE, DÜĞGÜN, DÜĞLEK, DÜĞLEN, DÜĞLET, DÜĞMAÇ, DÜĞMEÇ, DÜĞMEK, DÜĞMÜK, DÜĞNEK, DÜĞÜRK, DÜĞÜŞE, DÜĞÜŞÜ, DÜHENK, DÜKELİ, DÜKGEN, DÜKKAÇ, Devamını Oku »»
DÜBBE, DÜBEG, DÜBEH, DÜBEK, DÜBEL, DÜBER, DÜBEŞ, DÜBÜR, DÜBÜŞ, DÜCÜK, DÜÇAR, DÜDEK, DÜDEN, DÜDUK, DÜDÜÇ, DÜDÜK, DÜDÜL, DÜDÜŞ, DÜFEG, DÜGAH, DÜGAN, DÜGDİ, DÜGDÜ, DÜGEN, DÜGER, DÜGİN, DÜGÜL, DÜGÜN, DÜGÜR, DÜĞDİ, Devamını Oku »»
DÜBE, DÜDÜ, DÜET, DÜFA, DÜFE, DÜGA, DÜGE, DÜGİ, DÜGÜ, DÜĞE, DÜĞÜ, DÜKE, DÜMA, DÜME, DÜNA, DÜNE, DÜÖD, DÜÖT, DÜRE, DÜRİ, DÜRR, DÜRÜ, DÜSE, DÜUN, DÜÜN, DÜVA, DÜVE, DÜVÜ, DÜYE, DÜYÜ, Devamını Oku »»
DÜĞ, DÜH, DÜK, DÜM, DÜN, DÜP, DÜR, DÜŞ, DÜT, DÜZ
DÜ
DÜ
İki. Duman. Diyor.
DÜŞÜNDÜREBİLME
Düşündürebilmek işi.
DÜĞÜMLEYEBİLMEK
Düğümleme imkânı veya olasılığı bulunmak.
DÜZENLEYEBİLMEK
Düzenleme imkânı veya olasılığı bulunmak.
DÜZENLENEBİLMEK
Düzenlenme imkânı veya olasılığı bulunmak.
DÜŞMANLAŞTIRMA
Düşmanlaştırmak işi.
DÜZENLETEBİLMEK
Düzenletme imkânı veya olasılığı bulunmak.
DÜZELTİLEBİLME
Düzeltilebilmek işi.
DÜŞÜNDÜREBİLMEK
Düşündürme imkânı veya olasılığı bulunmak.
DÜŞÜNDÜRÜCÜLÜK
Düşündürücü olma durumu.
DÜŞÜNÜLEBİLMEK
Düşünülme imkânı veya olasılığı bulunmak.
DÜŞÜNCELLEŞTİRME
Kimi olguların en belirgin örneklerine dayalı bir bilimsel çözümleme aracı ve kuram yapma temeli.
DÜŞMANLAŞTIRMAK
Düşmanlaşmasına yol açmak.
DÜZELTİLEBİLMEK
Düzeltilme imkânı veya olasılığı bulunmak.
DÜĞÜRCÜKLENMEK
Hamur yoğrulurken, çorba, mahallebi ve benzerleri yiyecekler pişerken, un iyice karışmayarak topak topak olmak.
DÜĞÜMLEYEBİLME
Düğümleyebilmek işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde DÜ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AD
Bir kimseyi, bir şeyi anlatmaya, tanımlamaya, açıklamaya, bildirmeye yarayan söz, isim, nam. Canlı ve cansız varlıkları, duygu ve düşünceleri, çeşitli durumları bildiren kelime, isim. Sayma. Sayılma. Herkesçe tanınmış veya işitilmiş olma durumu.
AÇIKLIK
Açık olma durumu, aleniyet. Uzaklık, mesafe. Bitki örtüsü olmayan, çıplak yer. Gerçeği olduğu gibi yansıtma durumu. Boş ve geniş yer, meydanlık. Bir söz veya yazıda maksadın açık olması özelliği, duruluk, vuzuh. Dürbün, fotoğraf makinesi vb. optik araçlarda ağız çapı, ışığın girebildiği delik.
ACUN
Dünya.
ADAPTÖR
Bir aletin çapları birbirinden farklı olan parçalarından birini ötekine geçirebilmek için yararlanılan bağlayıcı. Aygıtın kullanabileceği düzeye göre elektrik akımını ayarlayan alet, uyarlayıcı.
ADALETSİZ
Adalete aykırı düşen (şey). Adaleti olmayan (kimse).
ABDEST
Müslümanların, belli ibadetleri yapabilmek için bir düzen içerisinde bazı organları yıkayıp bazılarını mesh etme yoluyla yaptıkları arınma.
AÇILIM
Açılma işi. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapma. Yeni bir bakış açısı getirme. Sağ açıklık. Bir kısaltma veya formülün açık biçimi.
ABONE
Süreli yayınları, parasını önceden ödeyerek alma işi. Bir şeyi sürekli olarak kullanmak için hizmeti verenle sözleşme yapan kimse, sürdürümcü. Bir yere gitmeyi alışkanlık hâline getiren (kimse).
ADALET
Yasalarla sahip olunan hakların herkes tarafından kullanılmasının sağlanması, türe. Herkese kendine uygun düşeni, kendi hakkı olanı verme, doğruluk. Bu işi uygulayan, yerine getiren devlet kuruluşları. Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme.
AÇMAK
Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.
ABRAŞ
Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).
AÇINIM
Açınma işi, inkişaf. Bir cismin yüzeylerinin açılıp bir düzlem üzerine yayılması, inkişaf.
AÇIKÇASI
Açık söylemek gerekirse, Türkçesi. Düpedüz.
ADA
Deniz veya göl suları ile çevrilmiş küçük kara parçası, cezire. Tali yoldan ana yola güvenli çıkışı sağlamak için tali yolun sağ tarafına yapılan, çizgilerle ayrılmış bölüm. Çevresi yollarla belirlenmiş olan arsa ve böyle bir arsayı kaplayan yapılar topluluğu. Kavşaklarda trafiği düzenleyici, yönlendirici veya ayırıcı olmak üzere bordürle sınırlandırılmış veya yer çizgileriyle belirlenmiş alan.
AÇIK
Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.
AÇILMA
Açılmak işi. Bir grupta, sıraların jimnastik alıştırmaları için dağınık düzene girmesi. Bir film çekiminde karanlıkta başlayıp gittikçe aydınlanarak görüntülerin belirmesine dayanan noktalama. Çatlama.
AÇILMAK
Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.
ABANDONE
Boks sporunda dövüşemeyecek duruma gelen boksörün karşılaşmayı yarıda bırakması. Herhangi bir olay karşısında çaresiz duruma düşme.
AÇKI
Bir cismin yüzeyi üzerinde sert bir madde veya bir araç sürterek onu düzleştirip parlatma, perdah. Her türlü açma aracı. Anahtar. Demircilikte delik büyütmekte kullanılan araç.
ABONMAN
Bir satıcı veya kamu kuruluşu ile alıcılar arasında yapılmış olan anlaşma, sürdürüm. Abone olma durumunu gösteren belge. Kent içinde ulaşımı sağlayan otobüslerde para yerine geçen bilet veya kart.