İçinde DEF geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "def" olan, toplam 119 tane kelime bulunuyor. İçerisinde def bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu def ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında def olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

DEFOSFORİLASYON, HEDEFLEYEBİLMEK

14 harfli kelimeler

DEFEDİLEBİLMEK, DEFERENTEKTOMİ, HEDEFLEYEBİLME

13 harfli kelimeler

DEFTERİHAKANİ, DEFEDİLEBİLME, DEFERROKSAMİN, DEFİBRİNASYON

12 harfli kelimeler

DEFNEYAPRAĞI, DEFTERDARLIK, DEFTERİKEBİR, BAŞDEFTERDAR, DEFEDEBİLMEK, DEFEDİVERMEK, DEFERENTİTİS

11 harfli kelimeler

ÇAYIRSEDEFİ, DEFİNECİLİK, DEFNEDİLMEK, DEFNEGİLLER, DEFNOLUNMAK, DEFORMASYON, DEFTERCİLİK, HEDEFLENMEK, DUVARSEDEFİ, DEFEATLERCE, DEFEDEBİLME, DEFEDİVERME, DEFTEREMİNİ

10 harfli kelimeler

DEFİBRATÖR, DEFNEDİLME, DEFTERHANE, HEDEFLEMEK, SEDEFÇİLİK, KEÇİSEDEFİ, DEDEFAKILI, DEFDEĞİRMİ, DEFEDİLMEK, DEFEKASYON, DEFELENMEK, DEFNEDİLİŞ, DEFNOLUNMA, HEDEFLENME

9 harfli kelimeler

DEFALARCA, DEFLASYON, DEFNETMEK, DEFROSTER, DEFTERDAR, HEDEFLEME, SEDEFİMSİ, DEFİHACET, DEDEFİLLİ, DEFEDİLİŞ, DEFEDİLME, DEFOLİANT, DEFORMİTE, DEFTERDER, EFİNDEFİN, SEDEFTEPE

8 harfli kelimeler

DEFETMEK, DEFİNECİ, DEFLEMEK, DEFNETME, DEFOLMAK, DEFTERCİ, DEFİBELA, DEFAATLE, DEFANSİF, DEFEKTİF, DEFEKTUS, DEFENSİN, DEFERENS, DEFLATÖR, DEFLEYİŞ, DEFNEDİŞ, SEDEFKAR, SEDEFOTU

7 harfli kelimeler

DEFATEN, DEFETME, DEFLEME, DEFOLMA, DEFORME, DEFOSUZ, İDEFİKS, SEDEFÇİ, SEDEFLİ, SEDEFSİ, DEFİGAM, BEYDEFA, DEFAKTO, DEFEDİŞ, DEFOLUŞ

6 harfli kelimeler

DEFANS, DEFİLE, DEFİNE, DEFOLU, DEFTER, DEFAAT, DEFDER, DEFEKT, DEFELÜ, MÜDEFA

5 harfli kelimeler

DEFİN, DEFNE, HEDEF, SEDEF, DEFAR, DEFÇİ, DEFEM, DEFLİ, DEFOL, GADEF, ZEDEF

4 harfli kelimeler

DEFA, DEFİ, DEFO, DEFE, DEFN

3 harfli kelimeler

DEF

Bazı kelimelerin anlamları

DEF

Savma.

DEFEDİLEBİLMEK

Defedilme imkânı veya olasılığı bulunmak.

DEFTERİHAKANİ

Osmanlı Devleti'nde Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü.

DEFNEYAPRAĞI

Kemikli balıklar takımının, hanigiller familyasından lüferin küçük boylularına verilen özel bir ad (Pomatomus saltatrix).

DEFERROKSAMİN

Streptococcus pilosus' dan demirli şelat hâlinde elde edilen, sonradan demiri uzaklaştırılarak demirle zehirlenmelerde demirin sindirim kanalında çöktürülmesi ve emiliminin engellenmesi amacıyla sistemik antidot olarak kullanılan madde.

DEFERENTEKTOMİ

Sperma kanalının cerrahi işlemle çıkarılmasıyla yapılan kısırlaştırma.

HEDEFLEYEBİLME

Hedefleyebilmek işi.

DEFEDİLEBİLME

Defedilebilmek işi.

DEFEDİVERMEK

Çabucak defetmek.

DEFTERDARLIK

Defterdar olma durumu. Defterdarın makamı. Defterdarın çalıştığı yapı. Defterdarın görevi.

BAŞDEFTERDAR

Osmanlılarda Tanzimat dönemine dek Rumeli'deki illerin maliye işlerine bakan en yüksek görevli.

DEFOSFORİLASYON

Proteine bağlanarak aktifleşmesini sağlayan fosfat molekülünün, fosfataz enzimi ile koparılması olayı.

DEFTERİKEBİR

Büyük defter.

HEDEFLEYEBİLMEK

Hedefleme imkânı veya olasılığı bulunmak.

DEFEDEBİLMEK

Defetme imkânı veya olasılığı bulunmak.

DEFİBRİNASYON

Fibrinsizleşme.

  -   -   -  

Anlamında DEF bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DEF geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BOMBALAMAK

Belli bir hedefe bomba atmak.

AJANDA

Gerekli notların unutulmaması için yazıldığı takvimli defter, andaç.

BALİSTİK

Ateşli silahlarda barut gazının basıncı ile fırlayıp hedefe varıncaya kadar merminin havadaki hareketini inceleyen bilim. Mermi çekirdeği üzerindeki fiziksel değişimleri inceleyerek merminin çıktığı silahın tanımlanmasını sağlayan işlem.

ATMAK

Bir cismi bir yöne doğru fırlatmak. Örtmek. Kurşun, gülle, ok vb. şeyleri hedefe fırlatmak. Bir yerden başka bir yere taşımak. Sıkıntı dolayısıyla giyilen bir şeyi çıkarmak. Söylemek. Bir kimsenin ilişiğini kesmek. Uzatmak. Yay ve tokmakla ditmek, kabartmak. Yapılmış kötü bir işi birine yüklemek. Yırtılmak. Bilmeden, kestirerek söylemek. Yalan ya da abartmalı söz söylemek. Yapışık olduğu yerden ayrılmak. Koymak. Bir şeyi yere doğru bırakmak. Geri bırakmak, ertelemek. Kovmak, dışarıya çıkarmak, ilgisini kesip uzaklaştırmak. Terk etmek. Değerini eksiltmek. Götürmek. Çıkarmak, dışarıya vermek. Top, tüfek vb. silahları patlatmak. İçki içmek. İstenilmeyen bir şeyi kendi malı olmaktan çıkarmak. Rastgele bir kenara koymak. Kalp, nabız vurmak, çarpmak. Kullanılması gelenek hâline gelmiş bir şeyi kullanmaktan vazgeçmek. Patlayıcı maddelerle havaya uçurup yıkmak. Yazılı veya banda alınmış bir metinden bazı bölümleri çıkarmak. Göndermek, yollamak. Çatlamak. Sille, tokat vurmak.

BLOKNOT

Yaprakları kolayca çıkartılabilecek bir biçimde yapılmış not defteri.

ADRES

Bir kimsenin oturduğu yer, bulunak. Hedef gösterilen yer. Bir kimsenin sık olarak gittiği yer. Kurum ya da kuruluşun bulunduğu yer.

BALTRAP

Atıcılıkta hedef vazifesi gören plakaları havaya fırlatan yaylı alet.

BEŞER

İnsanoğlu, insan. Beş sayısının üleştirme sayı sıfatı. Her birine beş, her defasında beşi bir arada.

ALTIŞAR

Altı sayısının üleştirme sayı sıfatı. Her defasında altısı bir arada olan, her birine altı.

BULUŞ

Bulma işi. İlk defa yeni bir şey yaratma, icat. Konu, duygu, düşünce ve hayalde başkalarının etkisinden sıyrılarak bunların işlenişinde yeni bir yol tutma. Bilinen bilgilerden yararlanarak daha önce bilinmeyen yeni bir bulguya ulaşma veya yöntem geliştirme, icat.

BONCUK

Cam, taş, sedef, tahta, plastik vb. maddelerden yapılan, ortası delik, çoğu yuvarlak ve renkli süs tanesi.

ANSIZIN

Hatıra gelmeyen bir sırada, ani, anide, aniden, ansız, apansız, apansızın, birden, birdenbire, dangadak, defaten, durup dururken, fücceten, gürpedek, larp, larpadak, patadak, pattadak, rappadak, şakkadak, şapadanak, şappadak, şırakkadak, bedaheten, fücceten, nagehan, vehleten.

ALBÜM

Fotoğraf, pul vb.ni dizip saklamaya yarayan bir defter türü. Herhangi bir konu ile ilgili kısa açıklamalar verilerek resimler basılmış olan kitap. Uzunçalar.

BOMBA

Canlı ya da cansız hedeflere atılan, içi yakıcı ve yıkıcı maddelerle doldurulmuş, türlü büyüklükte patlayıcı, ateşli silah. Yan yelkenlerin alt yakasını gerip açmak için kullanılan yatay seren. Büyük fıçı veya varil. Çekiciliği olan çok güzel kadın veya kız. Uyuşturucu hap.

AMAÇ

Ulaşmak istenilen sonuç, maksat. Gaye. Hedef. Bir kimseye veya bir kurula verilen özel amaçlı görev, misyon.

ALTMIŞAR

Altmış sıfatının üleştirme sayı sıfatı. Her birine altmış, her defasında altmışı bir arada olan.

BİNER

Bin sayısının üleştirme sayı sıfatı. Her birine bin, her defasında bini bir arada olan.

BİRDEN

Bir defada. Birlikte, beraberce, hepsi bir arada. Ansızın.

CERİDE

Gazete. Tutanak, kayıt defteri. Süvari kolu.

ARPACIK

Göz kapağının kenarında çıkan küçük çıban, it dirseği. Tüfek, tabanca vb. ateşli silahlarda namlunun en ileri bölümünde bulunan ve nişan alırken gezle birlikte göz ile hedef arasında aynı çizgi üzerine getirilen küçük çıkıntı.