Kelimeler arşivi içinde; başında "deh" olan, toplam 47 adet kelime bulunmaktadır. deh ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu deh ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde deh olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
DEHİDROJENASYON
DEHALOJENASYON
DEHİDRATASYON
DEHŞETLENMEK, DEHİDROJENAZ
DEHŞETLENME, DEHİDRASYON
DEHİDRATAZ, DEHDİLEMEK, DEHETLEMEK, DEHEKLEMEK, DEHETDEMEK
DEHLETMEK, DEHDÜŞMEK, DEHLENMEK
DEHLENGH, DEHLEMEK, DEHLEMEG, DEHLENME, DEHLETME, DEHŞETLİ, DEHETMEK, DEHŞETLE, DEHDÜDÜK
DEHLEME, DEHALET
DEHHAŞ, DEHREM, DEHŞET, DEHDEH, DEHLİZ, DEHNEK, DEHMEN
DEHRİ, DEHRE, DEHİL, DEHNE, DEHNA, DEHME, DEHLE, DEHHA, DEHGE, DEHCİ, DEHAN
DEHE, DEHA
DEH
DEH
Binek veya koşum hayvanlarını yürütmek için söylenen bir söz, dah.
DEHALOJENASYON
Bir bileşikten ilaç metabolizmasında halojen madde kaybı.
DEHİDRATASYON
Dehidrasyon.
DEHLENMEK
Dehleme işi yapılmak.
DEHŞETLENME
Dehşetlenmek işi.
DEHETLEMEK
Gözetlemek, gözlemek, dikkatle bakmak, takip etmek.
DEHDİLEMEK
Haddini bildirmek, ağzının payını vermek.
DEHİDRASYON
Bir doku, organ ya da maddeden suyun çıkarılması, uzaklaştırılması. Su kaybı; su kaybetmiş bir cam elektrot pH'yı hatalı olarak ölçer. Su kaybı, bir maddenin suyunu kaybetmesi. Vücudun aşırı su kaybetmesi sonucu oluşan durum. Vücuttan aşırı sıvı kaybedilmesi durumu. İçme suyunun azlığı, su içmeyi engelleyen hastalık hâlleri, şiddetli akut ishaller, yeni doğanların salgın akut ishalleri, aşırı kusma, şeker hastalığında olduğu gibi çok işeme hâli, dehidratasyon, hipohidrasyon. Aşırı terleme, aşırı kan kaybı ve kimi böbrek hastalıkları gibi nedenlerden kaynaklanır. Bir doku, organ, madde veya molekülden suyun uzaklaştırılması.
DEHEKLEMEK
Gözetlemek, gözlemek, dikkatle bakmak, takip etmek.
DEHETDEMEK
Gözetlemek, gözlemek, dikkatle bakmak, takip etmek.
DEHİDROJENASYON
Bir substrattan hidrojen iyonlarının kaybı. Komşu karbon atomlarından birer tane hidrojen atomunu uzaklaştırarak karbon atomları arasında ikili veya üçlü bağlar oluşturma. Bir substrattan hidrojen iyonlarının ayrılması.
DEHLETMEK
Aşağılamak, hor görmek.
DEHDÜŞMEK
Dikkat etmek.
DEHİDROJENAZ
Bir substrattan hidrojen iyonlarının ayrılmasını katalize eden oksidoredüktaz sınıfından herhangi bir enzim.
DEHŞETLENMEK
Dehşete kapılmak.
DEHİDRATAZ
Organik bileşiklerden su ayrılmasını katalize eden liyaz sınıfından bir enzim.
Bu bölümde tanımı içerisinde DEH geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KADEHÇİK
Meşe, fındık, gürgen vb. ağaçlarda, meyve sapının genişlemesiyle oluşan ve meyveyi ortasına kadar içine alan küçük kadeh biçimindeki oluşum.
DİKMEK
Bir cismi dik olarak durdurmak. Top vb.ni oyun alanında belirli bir yere koymak. Beklemek için birini bir şeyin başına getirmek. Bardak, kadeh, testi vb. kapların içindekini bir çırpıda, bir solukta içmek. Top, taş vb.ni dikine havaya atmak. Yapı kurmak, inşa etmek. Yetiştirmek için bir bitkiyi toprağa yerleştirmek. Biçilmiş veya yırtılmış kumaş, deri, yara vb.ni iğneye geçirilmiş iplikle tutturmak.
KATAKOMP
İlk Hristiyanların kayaları oyarak veya yer altını kazarak uzun dehlizler biçiminde yaptıkları, ölülerini gömdükleri veya tapınak olarak kullandıkları mezarlık.
LALE
Zambakgillerden, yaprakları uzun ve sivri, çiçekleri kadeh biçiminde, türlü renkte bir süs bitkisi (Tulipa gesneriana). Ağır hapis mahkûmlarının boynuna geçirilen demir halka. Meyve koparmak için ucuna üçlü veya dörtlü bir çatal geçirilmiş sırık.
HAYDAMAK
Çifte koşulan hayvanı sürmek, dehlemek. Kovmak, defetmek.
FORMOL
Formaldehitin % 40'lık sulu çözeltisi.
BAKALİT
Formaldehit ile bir fenolün yoğunlaşması sonucu elde edilen yapay reçine.
CAM
Soda veya potas katılmış silisli kumun ateşte eritilmesiyle yapılmış olan sert, saydam ve çabuk kırılır cisim. Tümü veya bir bölümü bu maddeden yapılmış, sırça. Kadeh, içki. Pencere.
DEHHAŞ
Aşırı korku verici, dehşet saçıcı.
BAĞCI
Bağ yetiştirip ürününü satan kimse. Bağlayan veya soğuk haddehaneden çıkan metal şerit bobinlere bant yapıştıran kimse.
CINCIK
Bardak, kadeh, tabak vb. sırçadan veya porselenden yapılmış olan şeyler, züccaciye. Bilye.
KAYINGİLLER
İki çeneklilerden, palamut diye adlandırılan, meyveleri yüksüksü bir kadehçik içinde duran, kayın, meşe, kestane vb. kerestelik orman ağaçlarını içine alan bir familya, palamutlular.
DEHLEME
Dehlemek işi.
KADEHDAŞLIK
Kadehdaş olma durumu.
FORMALDEHİT
Doymuş aldehitlerin ilk üyesi olan, renksiz, keskin ve yakıcı kokulu, mukozaları aşırı tahriş eden, kolayca alevlenen bir gaz.
KORKMAK
Korku duymak, ürkmek, dehşete kapılmak. Yapamamak, cesaret edememek. Çekinmek, sakınmak, saygı duymak. Kaygı duymak, endişe etmek.
DEHLEMEK
Hayvanı "deh" diyerek yürütmek. Kovmak.
DEHLENME
Dehlenmek işi.
KORKUNÇ
Çok korkulu, korku veren, dehşete düşüren, müthiş. Herhangi bir özelliğiyle şaşkınlık veren. Çok aşırı, pek çok, güçlü, şiddetli.
HAYDALANMAK
Defedilmek, dehlenmek.