Sonu DEK ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "dek" olan, toplam 281 adet kelime bulunmaktadır. Sonu dek ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında dek olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde dek olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

KARAKASPENDEK

12 harfli kelimeler

ZERZEMBİLDEK

11 harfli kelimeler

HÖLHÖPÜRDEK, TEKÇEKİRDEK, YUKARIÖZDEK

10 harfli kelimeler

BOYARÖZDEK, CEBABENDEK, EŞÇEKİRDEK, GÜLDÜREDEK, KÜLDÜRTDEK, SELLİMEDEK

9 harfli kelimeler

DİNGİLDEK, FİNGİRDEK, BEZMELDEK, BÖNGÜLDEK, BÜNGÜLDEK, DÖMBÜLDEK, DÖMBÜRDEK, DÖNĞÜLDEK, DÖŞMELDEK, DÜMBÜLDEK, DÜMBÜRDEK, DÜNBELDEK, GENGİLDEK, GENGÜLDEK, GÖMBELDEK, GÜLDÜRDEK, GÜMBÜLDEK, GÜMBÜRDEK, GÜPÜREDEK, HERKİLDEK, HÖTTÜLDEK, KESKELDEK, KILDIRDEK, KÜLDÜRDEK, KÜTÜREDEK, KÜTÜRTDEK, LÖMBÜRDEK, LÖNGÜRDEK, LÖNĞÜRDEK, MEJGELDEK, Devamını Oku »»

8 harfli kelimeler

BOZÖRDEK, ÇEKİRDEK, GÜMBEDEK, GÜRPEDEK, KEMİRDEK, KÜTTEDEK, BEBİLDEK, BÖBÜRDEK, BÜBÜRDEK, BÜCÜLDEK, CAKKADEK, CİBİLDEK, CİRPEDEK, CİVİLDEK, CİVİRDEK, ÇAĞİRDEK, ÇEĞİRDEK, ÇEKERDEK, ÇEKİLDEK, ÇEPİLDEK, ÇEPİRDEK, ÇİĞİRDEK, ÇİPİLDEK, ÇİYİRDEK, ÇİZİLDEK, DEPİLDEK, DİNGEDEK, DİVİLDEK, DÖBÜLDEK, DÖBÜRDEK, Devamını Oku »»

7 harfli kelimeler

BÜKÜDEK, BÜZÜDEK, CİPİDEK, ÇEKİDEK, EŞÖZDEK, EYİRDEK, GEBEDEK, GÖBEDEK, GÜRÜDEK, HEMİDEK, HEPEDEK, HEVÜDEK, HÖBÜDEK, KÜTEDEK, LEPEDEK, LİPİDEK, LÖPÜDEK, LÜPEDEK, MESEDEK, ÖMÜRDEK, SÖRÜDEK, ŞIPIDEK, ŞİPİDEK, TEKEDEK, TÜMEDEK, ÜÇERDEK, ÜÇÜRDEK, YUVUDEK, ZÖREDEK, ZÖVEDEK

6 harfli kelimeler

ÇÖRDEK, GERDEK, GÖRDEK, HENDEK, BELDEK, BİDDEK, BÜRDEK, BÜZDEK, CEDDEK, CÜRDEK, ÇENDEK, ÇERDEK, ÇİLDEK, ÇİRDEK, ÇÖLDEK, DELDEK, DERDEK, GADDEK, GELDEK, GİRDEK, GÖYDEK, GUNDEK, GURDEK, GÜDDEK, GÜNDEK, GÜRDEK, GÜZDEK, HANDEK, HİNDEK, İŞİDEK, Devamını Oku »»

5 harfli kelimeler

ERDEK, GÜDEK, ÖRDEK, ÖZDEK, YEDEK, BEDEK, BİDEK, BÖDEK, ÇEDEK, DEDEK, DİDEK, DÜDEK, ELDEK, ENDEK, GADEK, GEDEK, GİDEK, GODEK, GÖDEK, GUDEK, HADEK, HEDEK, HÖDEK, KADEK, KEDEK, KÖDEK, MADEK, MEDEK, NEDEK, NİDEK, Devamını Oku »»

4 harfli kelimeler

EDEK, ODEK, ÖDEK

3 harfli kelimeler

DEK

Bazı kelimelerin anlamları

DEK

Bir işin, bir durumun sona erdiği zaman veya yer, kadar, değin. Düzen, hile, entrika. Belirtilen zamanı, yeri vb.ni içine almayacak bir biçimde, kadar, değin. Tokuşma, çatışma. Sağlam.

YUKARIÖZDEK

Ağrı şehri, Tutak ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

BOYARÖZDEK

Çeşitli gereçleri, bir çözelti içinde boyamak için kullanılan, doğal ya da yapay renk veren özdek.

BEZMELDEK

Bir çeşit av kuşu.

FİNGİRDEK

Aşırı derecede oynak ve kırıtkan, cilveli (kadın).

CEBABENDEK

Başıboş, kimsesiz. Çırılçıplak.

SELLİMEDEK

Yatağını ıslatan çocuk.

EŞÇEKİRDEK

E, F doğru-uzaysıları ve doğrusal dönüşümü için, F/f (E) bölüm doğru-uzaysısı.

TEKÇEKİRDEK

Az çekirdekli, iri taneli bir çeşit ak üzüm.

KARAKASPENDEK

Zor kullanarak.

GÜLDÜREDEK

Duvar ve benzerleri şeylerin ansızın yıkılmasını anlatır.

KÜLDÜRTDEK

Ansızın, birdenbire (düşme, yuvarlanma için).

HÖLHÖPÜRDEK

Düzensiz bir şekilde, saygısızca.

ZERZEMBİLDEK

Habersiz, eli boş (çıkagelme için).

BÖNGÜLDEK

Bataklık. Kaynak, pınar.

DİNGİLDEK

Tabanı üzerinde hareketsiz duramayıp sallanan, oynak. Dengesi bozuk. Sözüne güvenilmez, kaypak.

  -   -   -  

Anlamında DEK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DEK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AKMAK

Sıvı maddeler veya çok ince taneli katı maddeler bir yerden başka bir yere doğru gitmek. Kumaş yıpranıp iplikleri erimeye başlamak. Çabucak savuşmak, ortadan kaybolmak. Bir kap veya bir yer, içindeki veya üstündeki sıvıyı sızdırmak. Boya birbirine karışmak. Art arda ve toplu olarak gitmek. Karışmak, katılmak. Sıvı bir madde bir yerden çıkmak. Sıvı maddeler aşağıya yönelmek. Zaman çabuk geçmek. Sürüp gitmek.

AKROMATİN

Hücre çekirdeği içindeki ince iplikçiklerden yapılmış, kromatin ile boyanmamış kromozomları oluşturan bölüm.

AHİRET

Dinî inanışa göre, insanın öldükten sonra dirilip sonsuza dek kalacağı ve Tanrı'ya hesap vereceği yer, öbür dünya, öteki dünya.

AĞIL

Evcil küçükbaş hayvanların barındığı çit veya duvarla çevrili yer, arkaç. Hale. Bazı görüntülerdeki çok ışıklı cisimleri çevreleyen ışıklı teker.

ALDATMAK

Beklenmedik bir davranışla yanıltmak. Oyalamak, avutmak. Ayartmak, kötü yola sürüklemek, baştan çıkarmak, iğfal etmek. Karşısındakinin dikkatsizliğinden, ilgisizliğinden yararlanarak onun üzerinden kazanç sağlamak. Karı ve kocadan biri eşine sadakatsizlik etmek, ihanet etmek. Yalan söylemek. Bir şeyin görünürdeki durumu, o şeyin niteliği bakımından yanlış bir kanı vermek. Birine verilen sözü tutmamak.

ALGILAYICI

Algı yetisi olan (kimse). Dedektör.

AKORDİYON

Üstündeki düğmelere veya tuşlara basarak metal dilcikleri titretme yolu ile çalınan körüklü, elde taşınabilir bir çalgı, akordeon, armonika. Kumaşlarda makine ile yapılmış kırma.

ALEV

Yanan maddelerin veya gazların türlü biçimlerdeki ışıklı uzantısı, yalım, yalaz, alaz, şule. Kıvılcım. Aşk ateşi. Sıcaklık. Mızrak uçlarına takılan küçük bayrak, flama.

AÇIKLAYICI

Bir sorunu gerekli açıklığa kavuşturan. Kendinden önce gelen kelimeyi belirten, açıklayan (kelime veya kelimeler): "Atatürk, yeni Türkiye'nin kurucusu, daima saygı ile anılacaktır" cümlesindeki 'yeni Türkiye'nin kurucusu' sözü Atatürk adının açıklayıcısıdır.

AİLE

Evlilik ve kan bağına dayanan, karı, koca, çocuklar, kardeşler arasındaki ilişkilerin oluşturduğu toplum içindeki en küçük birlik. Eş, karı. Aynı gaye üzerinde anlaşan ve birlikte çalışan kimselerin bütünü. Temel niteliği bir olan dil, hayvan veya bitki topluluğu, familya. Aynı soydan gelen veya aralarında akrabalık ilişkileri bulunan kimselerin tümü. Birlikte oturan hısım ve yakınların tümü.

AKYUVAR

Kan, lenf vb. vücut sıvılarında bulunan çekirdekli, yuvarlak hücre, lökosit.

AKSİYON

Bir kuvvetin, maddi bir etkenin, bir düşüncenin ortaya çıkması. Bir oyuncunun sahne üzerindeki hareketi. Oyunun temasını geliştiren başlıca olay, hikâye, gelişim. Sermayenin belirli bir bölümü. Hisse senedi. Hareket, iş. İnsan etkinliğinin veya iradesinin açığa çıkması.

AĞIRLIK

Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.

AHLAT

Gülgillerden, kendi kendine yetişen, üzerine armut aşılanan ağaç, yaban armudu, dağ armudu (Pirus piraster). Beden yapısının temelini oluşturan ögeler. Kaba adam, yol iz bilmez kimse. Bitlis iline bağlı ilçelerden biri. Bu ağacın, armuda benzeyen, iyice olgunlaştıktan sonra yenilebilen yemişi. Bir karışım içindeki parçalar, ögeler.

AĞIZLIK

Bir ucuna sigara takılan, öbür ucundan nefes çekilen çubuk biçimindeki araç. Hayvanın ısırmasına, zararlı bir şey yemesine engel olmak için ağzına takılan tel, deri vb. kafes. Nefesli çalgılarda ağza gelen yer. Kuyu bileziği. Su tesisatında su alıp vermeye yarayan vanalı uç. Yemiş küfelerinin üzerine yapraklı dallarla yapılmış olan kapak. Telefon vb. cihazlarda ağza yaklaştırılan bölüm. Huni. Bir şeyin başladığı yer. Dokumacılıkta çözgünün açılıp kapandığı ve içinde mekiğin geçtiği yer.

ALEGORİ

Bir görüntü, bir yaşantı veya bir davranışın daha iyi kavranmasını sağlamak için göz önünde canlandırıp dile getirme, yerine koyma. Bir sanat eserindeki ögelerin gerçek hayattan bir şeyleri temsil etmesi durumu.

AĞCIK

Palmiyelerde çiçeklerin dibinin çevresindeki telli kın.

AĞIM

Ayağın üstündeki tümsek yer.

AKSESUAR

Bir aletin, bir makinenin işlevine katılmayan ancak kendine özgü ayrı bir yararı bulunan alet, araç veya nesne. Konunun gerektirdiği ölçüde kullanılan, bir sahne içinde yer alan veya oyuncunun dekor gereği kullandığı çeşitli eşya. Giysiyi bütünleyen çanta, kemer, şapka, eldiven, mücevher vb. eşya.

AHLATIERBAA

İnsanın kişiliğini oluşturduğuna inanılan bedendeki balgam, kan, safra ve sevda ögeleri.