Kelimeler arşivi içinde; sonunda "deh" olan, toplam 11 adet kelime bulunmaktadır. Sonu deh ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında deh olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde deh olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ZARLENGADEH
KUSLUKEDEH, PUSLUKADEH
DEHDEH, ÇİRDEH, KARDEH
KADEH, GADEH, GEDEH, MEDEH
DEH
DEH
Binek veya koşum hayvanlarını yürütmek için söylenen bir söz, dah.
KARDEH
Patates.
KADEH
Genelde içki içmeye yarayan ama dileyenin her türlü içeceği rahatlıkla tüketebileceği bir tür ayaklı bardak. Bu bardağın alabileceği miktarda olan.
DEHDEH
Çocuk dilinde at.
ZARLENGADEH
Nergis.
GADEH
Kadeh.
KUSLUKEDEH
Gökkuşağı.
ÇİRDEH
Topraktan yapılan ve yandan kulplu olan genişçe ağızlı su kabı.
GEDEH
Gocih'den bir yaş küçük, süt emen manda yavrusu. Arapça kökenli kadeh: kadeh.
PUSLUKADEH
Gökkuşağı.
MEDEH
Dişi manda.
Bu bölümde tanımı içerisinde DEH geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KATAKOMP
İlk Hristiyanların kayaları oyarak veya yer altını kazarak uzun dehlizler biçiminde yaptıkları, ölülerini gömdükleri veya tapınak olarak kullandıkları mezarlık.
HAYDALANMAK
Defedilmek, dehlenmek.
DEHHAŞ
Aşırı korku verici, dehşet saçıcı.
KADEHDAŞLIK
Kadehdaş olma durumu.
DEHŞETLENMEK
Dehşete kapılmak.
HAYDAMAK
Çifte koşulan hayvanı sürmek, dehlemek. Kovmak, defetmek.
KAYINGİLLER
İki çeneklilerden, palamut diye adlandırılan, meyveleri yüksüksü bir kadehçik içinde duran, kayın, meşe, kestane vb. kerestelik orman ağaçlarını içine alan bir familya, palamutlular.
KADEHÇİK
Meşe, fındık, gürgen vb. ağaçlarda, meyve sapının genişlemesiyle oluşan ve meyveyi ortasına kadar içine alan küçük kadeh biçimindeki oluşum.
DEHLEMEK
Hayvanı "deh" diyerek yürütmek. Kovmak.
CINCIK
Bardak, kadeh, tabak vb. sırçadan veya porselenden yapılmış olan şeyler, züccaciye. Bilye.
DEHLENMEK
Dehleme işi yapılmak.
DEHŞETLENME
Dehşetlenmek işi.
CAM
Soda veya potas katılmış silisli kumun ateşte eritilmesiyle yapılmış olan sert, saydam ve çabuk kırılır cisim. Tümü veya bir bölümü bu maddeden yapılmış, sırça. Kadeh, içki. Pencere.
DEHLEME
Dehlemek işi.
DİKMEK
Bir cismi dik olarak durdurmak. Top vb.ni oyun alanında belirli bir yere koymak. Beklemek için birini bir şeyin başına getirmek. Bardak, kadeh, testi vb. kapların içindekini bir çırpıda, bir solukta içmek. Top, taş vb.ni dikine havaya atmak. Yapı kurmak, inşa etmek. Yetiştirmek için bir bitkiyi toprağa yerleştirmek. Biçilmiş veya yırtılmış kumaş, deri, yara vb.ni iğneye geçirilmiş iplikle tutturmak.
FORMALDEHİT
Doymuş aldehitlerin ilk üyesi olan, renksiz, keskin ve yakıcı kokulu, mukozaları aşırı tahriş eden, kolayca alevlenen bir gaz.
DEHLENME
Dehlenmek işi.
BAKALİT
Formaldehit ile bir fenolün yoğunlaşması sonucu elde edilen yapay reçine.
BAĞCI
Bağ yetiştirip ürününü satan kimse. Bağlayan veya soğuk haddehaneden çıkan metal şerit bobinlere bant yapıştıran kimse.
FORMOL
Formaldehitin % 40'lık sulu çözeltisi.