Kelimeler arşivi içinde; başında "deg" olan, toplam 35 adet kelime bulunmaktadır. deg ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu deg ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde deg olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
DEGRANÜLASYON
DEGİRMENYOLU, DEGİŞİLİNMEK
DEGREGASYON, DEGİRMENLİK, DEGRADASYON
DEGİŞTUMEK
DEGDİRMEK, DEGDÜRMEK, DEGGESİNE
DEGİRMAN, DEGİŞMEK, DEGAJMAN
DEGİŞME, DEGİŞİK, DEGİRMİ, DEGİYGE, DEGÜŞÜK, DEGERNİ, DEGENEK, DEGENEH
DEGAJE, DEGNEK, DEGMEK
DEGİL, DEGAJ, DEGRE, DEGAN, DEGME, DEGEK, DEGEL, DEGEN, DEGER, DEGİN
DEG
Eski türkçe tegmek: Meyvelerin olgunlaşması.
DEGİRMENYOLU
Ankara ilinde, Şereflikoçhisar ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
DEGİŞİK
Yedek (iç çamaşırı, giyecek).
DEGİŞİLİNMEK
Değişmek.
DEGDİRMEK
Ulaştırmak: Hasan'ın verdiğini yerine degdirdim.
DEGİRMENLİK
Öğütülmek için değirmene gönderilecek tahıl.
DEGİŞTUMEK
Değiştirmek// elbise degiştumek: tebdili kıyafet etmek.
DEGGESİNE
Anında.
DEGRADASYON
Yıkılma. Bir bileşiğin kendisini oluşturan daha basit parçalara ayrılması. Bozulma.
DEGİRMAN
Değirmen. Eski türkçe teg-ir-men: Öğütme yeri veya aracı (Erzincan Merkez).
DEGİŞMEK
Değişmek. Mübadele etmek.
DEGREGASYON
Disintegrasyonun granüllerden ufak partiküller durumuna geçişle ilgili ikinci fazı.
DEGRANÜLASYON
Yerel iltihaplanmalarda ya da bazı alerjik durumlarda mast hücreleri, bazofil lökositler vb.nin sitoplâzmasında bulunan granüllerin hücre dışına bırakılması. Yerel iltihaplanmalarda veya bazı alerjik durumlarda mast hücreleri, bazofil lökositler gibi hücrelerin sitoplazmasında bulunan granüllerin hücre dışına bırakılması. Yerel yangılarda veya kimi alerjik durumlarda mast hücreleri, bazofil lökositler ve benzerleri hücrelerin sitoplazmasında bulunan granüllerin hücre dışına bırakılarak kaybedilmesi.
DEGDÜRMEK
Batırmak, saplamak.
DEGİŞME
Aldatarak oynanan kar topu oyunu: Arkadaşlarla degişme oyunu oynadık.
DEGAJMAN
Degaj.
Bu bölümde tanımı içerisinde DEG geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ORANLAYICI
Herhangi bir özdegi değerlendiren kişi. Taşınır ve durağan mal değerlerini sayışımlama, oranlama için seçilen yetkili kişi.
YILAN
Sürüngenlerden, ayaksız, ince ve uzun olanların genel adı, yerdegezen, uzun hayvan. Sinsi ve hain.
DEGMEK
Dokunmak, hasta etmek: Çocuğa yemek degmiş. Vurmak, çarpmak: Ali'ye güneş degmiş. Miras kalmak. Olmak, olgunlaşmak. Değmek, dokunmak. Değmek, dokunmak, olgunlaşmak. Dokunmak, değmek.
İĞDE
İğdegillerden, kokulu, sarı çiçekleri olan, çalı biçiminde bir ağaç (Elaeagnus). Bu ağacın zeytin biçiminde, kabuğu kırmızıya çalan sarı renkte, beyaz unlu, tadı mayhoş yemişi.
DEGAJ
Futbolda kalecinin topu sert bir ayak vuruşuyla uzağa atması, degajman.
DEGİRMİ
Kare şekilli yüzey: Bana degirmili bir mendil yapıver. Yuvarlak: Degirmi yüzlü kıza bak. Yuvarlak. Yuvarlak, değirmi. Eni boyu aynı olan. Yuvarlak, toparlak.
TİTRASYON
Çözelti içindeki bir maddenin derişimini bulmak için, onunla tepkime verebilen derişimi bilinen bir çözeltiden belirli hacimlerde ekleyip, tepkimenin bitim noktasını çözeltinin bazı özelliklerindeki (renk degişimi, çökme, iletkenlik v.b) değişimi gözleyerek gerçekleştirilen bir analiz yöntemi. Bir solüsyonun belli bir ölçüye göre ayarlanması. Konsantrasyonu bilinen bir çözeltiyle bilinmeyen bir çözeltinin eşdeğerlik noktasına kadar karışımını sağlayarak harcanan standart çözelti miktarından konsantrasyonu bilinmeyen çözeltinin konsantrasyonunun bulunması yöntemi. Belirli bir miktar örnekteki etkenin sayısını belirlemek için gerçekleştirilen deney.
SOYLULUK
Soylu olma durumu, asillik, asilzadelik, zadegânlık, asalet, asaletlilik, necabet.