Kelimeler arşivinde; içinde "dan" olan, toplam 1047 tane kelime bulunuyor. İçerisinde dan bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu dan ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında dan olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
CÜZDANBOŞALTTIRAN, KAFADANBACAKLILAR
GERDANİYEBUSELİK, PROVİDANSİYALİZM, TRANSANDANTALİZM, PROVİDANSİYALİST, SIRADANLAŞTIRMAK, TRANSANDANTALİST
KARINDANKONUŞAN, LAKTODANSİMETRE, MIRILDANABİLMEK, SIRADANLAŞTIRMA, VİCDANSIZCASINA, YUKARIDANİŞMENT, YUKARIDÜZMEYDAN
BAŞDANIŞMANLIK, BAŞKUMANDANLIK, GERGEDANGİLLER, MAYDANOZGİLLER, DENİZGERGEDANI, AHMETDANİŞMEND, AŞAĞIDANİŞMENT, AŞAĞIDÜZMEYDAN, DABANMISIRDANI, DANGALAKLAŞMAK, DANIŞILABİLMEK, GERGEDANBÖCEĞİ, HOBANDANİŞMENT, KUMANDANSIZLIK, MIRILDANABİLME, ŞAHMERDANCILIK
TRANSANDANTAL, BOĞAZDANLAŞMA, BÜYÜKDAVDANLI, DANGALAFISDİT, DANGALAFISTIK, DANGALAFISTİK, DANGALAKLAŞMA, DANIŞILABİLME, DANLAYADÜŞMEK, DANOFLOKSASİN, DORUMBAĞIRDAN, ESKİDANİŞMENT, HACIDANİŞMENT, IŞILIŞILDANIM, IŞIMIŞILDANIM, MİKROSPORİDAN, SARIDANİŞMENT, SIRADANLAŞMAK, YENİDANİŞMENT, YUKARIHEMEDAN
BADANALANMAK, BADANALATMAK, BODOSLAMADAN, KARARLAMADAN, MERDANELEMEK, SIRADANLAŞMA, VİCDANSIZLIK, AHMAĞISLADAN, ALDANABİLMEK, ALDANIVERMEK, ANSIZLAMADAN, ANTİOKSİDANT, AŞAĞIHEMEDAN, BADANASIZLIK, BARANLAMADAN, BAYDANLANMAK, DADANABİLMEK, DANABAĞIRDAN, DANABÖĞÜRTEN, DANAKALDIRAN, DANDİKLEŞMEK, DANGALAFIŞTI, DANGILIKIRMA, DANIŞABİLMEK, DANIŞMENTLER, DANİŞMENTLER, DANSİTOMETRE, ERBABİDESDAN, KASDANCIKTAN, KAZANAĞARDAN, Devamını Oku »»
ANTİOKSİDAN, BADANACILIK, BADANALAMAK, BADANALANMA, BADANALATMA, BAŞDANIŞMAN, BAŞKUMANDAN, ÇAKTIRMADAN, DADANDIRMAK, DANGALAKLIK, DANGIRDAMAK, DANIŞMANLIK, DANİMARKALI, FIRILDANMAK, FISILDANMAK, HODANGİLLER, HOMURDANMAK, İRREDANTİZM, KIMILDANMAK, KONDANSATÖR, KUMANDANLIK, KUMANDANSIZ, MERDANELEME, MEYDANCILIK, MIRILDANMAK, MIZILDANMAK, MIZIRDANMAK, NÜKTEDANLIK, SIZILDANMAK, ŞAHMERDANCI, Devamını Oku »»
BAKIMINDAN, DANGALAKÇA, DANIŞILMAK, DANSİMETRE, DEKADANLIK, DIRAMUDANA, HANEDANLIK, İSTİDANAME, KIMILDANMA, KUMANDANLI, MIRILDANIŞ, MIRILDANMA, MIZILDANMA, MIZIRDANMA, SIRADANLIK, SIZILDANMA, VAHDANİYET, VIZILDANMA, ABILDANMAK, ADANALILIK, ARDALAYDAN, ARDARANDAN, AŞAĞIAVDAN, AYDANALMAK, BADANALAMA, BALLIBADAN, BITDANGILI, BOSDANACAN, CAYIRTDANA, CIRTDANGAZ, Devamını Oku »»
ANAFORDAN, ANDANTİNO, AVADANLIK, AVANTADAN, BADANASIZ, BEDAVADAN, CAMADANLI, CANDANLIK, ÇAYDANLIK, DANAAYAĞI, DANABURNU, DANIŞIKLI, DANIŞILMA, DANİŞMENT, DANSÖRLÜK, DANSÖZLÜK, GERDANİYE, GERDANLIK, KÜRDANLIK, LEVENDANE, MEYDANCIK, MEYDANLIK, PANDANTİF, ŞAHMERDAN, ŞAPADANAK, VİCDANSIZ, YAĞDANLIK, YUKARIDAN, ABAHANDAN, AMADANDAN, Devamını Oku »»
AKŞAMDAN, ALDANGIÇ, ALDANMAK, AVADANCI, AYVADANA, BADANACI, BADANALI, BİRAZDAN, BUDANMAK, BUHURDAN, CARTADAN, DADANMAK, DALFİDAN, DANADİLİ, DANGADAK, DANGALAK, DANIŞMAK, DANIŞMAN, DANTELLİ, DEDANTÖR, DOĞRUDAN, DURMADAN, FİDANCIK, FİDANLIK, GERGEDAN, GÜLABDAN, İSFENDAN, KOKURDAN, KUMANDAN, LAVDANOM, Devamını Oku »»
ADANMAK, AĞIZDAN, ALDANIŞ, ALDANMA, ANDANTE, ARDANUÇ, BANDANA, BUDANIŞ, BUDANMA, BURADAN, CABADAN, CAMADAN, DADANMA, DANDİNİ, DANIŞIK, DANIŞMA, DANİSKA, DANSSIZ, DEKADAN, HANEDAN, HAVADAN, MERDANE, MEYDANİ, MUDANYA, NADANCA, RADANSA, RAFADAN, RİNDANE, SIRADAN, SUDANLI, Devamını Oku »»
ADANMA, ALDANÇ, BADANA, BARDAN, BULDAN, CANDAN, CÜZDAN, DANACI, DANDİK, DANSÇI, DANSLI, DANSÖR, DANSÖZ, DANTEL, FIKDAN, FONDAN, GERDAN, HANDAN, KÜRDAN, MEYDAN, MÜDANA, ORADAN, RIHDAN, ŞAMDAN, TOYDAN, VİCDAN, ZİNDAN, ABADAN, ABUDAN, ADANAK, Devamını Oku »»
ADANA, DANCA, DANIŞ, FİDAN, HODAN, NADAN, SUDAN, ANDAN, ASDAN, AVDAN, AYDAN, BADAN, BIDAN, BODAN, ÇODAN, DADAN, DANAK, DANAM, DANAŞ, DANCI, DANCİ, DANGA, DANGE, DANGİ, DANGO, DANGÜ, DANHA, DANIK, DANIZ, DANİŞ, Devamını Oku »»
DANA, DANE, DANG, DANS, DANĞ, DANI, DANİ, DANK, ODAN
DAN
DAN
Hayret, teaccüp. Şaşılacak şey, hayrete şayan. Sabah vakti, tan. İç donu, pantalon. İstek. Alın yazısı. Sonuç, son. Şaşma, şaşılacak şey. Yalan. Seslenme ünlemi: Dan Ali buraya gel. İle anlamında edat: Ahmetdan beraber gideriz. Ters: Bütün konuştukları dânıma gitti. Birinin kötülüğüne, arkasından.
MIRILDANABİLMEK
Mırıldanma imkânı veya olasılığı bulunmak.
TRANSANDANTALİST
Deneyüstücü.
TRANSANDANTALİZM
Deneyüstücülük.
PROVİDANSİYALİST
Kayracı.
GERDANİYEBUSELİK
Gerdaniye makamı ile buselik beşlisinden oluşan bir birleşik makam.
YUKARIDANİŞMENT
Balıkesir ili, Savaştepe belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Erzurum ilinde, Pasinler ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
LAKTODANSİMETRE
Sütün yoğunluğunu ölçen alet.
KARINDANKONUŞAN
Sesi diyaframa iterek karnından konuşma becerisi gösteren kişi.
VİCDANSIZCASINA
Vicdansızca.
KAFADANBACAKLILAR
Baş bölgesinde sert bir gagası ve bunun çevresine sıralanmış çekmenli ayakları bulunan yumuşakçalar sınıfı.
YUKARIDÜZMEYDAN
Ağrı ili, Taşlıçay ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
SIRADANLAŞTIRMA
Bayağılaştırma.
SIRADANLAŞTIRMAK
Bayağılaştırmak.
CÜZDANBOŞALTTIRAN
Yünden yapılmış kahverengi bir kadın kumaşı. (Avşar Gelendost Isparta).
PROVİDANSİYALİZM
Kayracılık.
Bu bölümde tanımı içerisinde DAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ABACI
Aba yapan ya da satan kimse. Asalak. Bedavacı. Abadan giyecek yapan veya satan kimse.
ABARTI
Bir şeyi, bir olayı olduğundan büyük veya çok gösterme, mübalağa.
ABARTISIZ
Olduğu gibi gösterilen, abartmasız, mübalağasız. Abartmadan, abartısız olarak, mübalağasız bir biçimde.
ACEMAŞİRAN
Klasik Türk müziğinde kullanılan şet makamlarından biri.
ABRAŞ
Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).
ACEMLEŞMEK
Kültür ve medeniyet bakımından İran halkını örnek almak veya etkisi altında kalmak.
ABARTMAK
Bir nesneyi veya durumu olduğundan daha önemli, daha büyük veya daha çok göstermek, mübalağa etmek. Bir iş, bir davranış vb.nde gereğinden fazlasına kaçmak, aşırıya kaçmak.
AÇIK
Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.
AÇIKÇI
Borsada fiyat dalgalanmalarından yararlanarak açıktan para kazanan kimse.
ABDESTSİZ
Abdest almamış olan (kimse). Abdesti bozulmuş olan (kimse). Abdest almadan, abdest almaksızın. Kötü adam.
AÇIKLIK
Açık olma durumu, aleniyet. Uzaklık, mesafe. Bitki örtüsü olmayan, çıplak yer. Gerçeği olduğu gibi yansıtma durumu. Boş ve geniş yer, meydanlık. Bir söz veya yazıda maksadın açık olması özelliği, duruluk, vuzuh. Dürbün, fotoğraf makinesi vb. optik araçlarda ağız çapı, ışığın girebildiği delik.
ABANMAK
Eğilerek bir şeyin, bir kimsenin üzerine kapanmak. Bir yere veya bir kimseye yaslanmak, dayanmak. Bir şeyin veya bir kimsenin üzerine çöküp çullanmak. Birine yük olarak onun sırtından geçinmeye çalışmak. Boksta karşılaşma sırasında rakibine yaslanmak. Futbolda topa olanca gücüyle vurmak.
ACIMASIZ
Acıma duygusu olmayan, katı yürekli, merhametsiz. Acıma duygusu olmadan, merhametsizce.
ABARTILI
Olduğundan fazla gösterilen, abartmalı, mübalağalı. Abartarak, abartılı olarak, mübalağalı bir biçimde.
ABAJUR
Işığı bir yere toplamak, doğrudan doğruya gözlere vurmasını önlemek için kullanılan, kâğıt, kumaş, maden veya renkli camdan yapılmış lamba siperi. Genellikle üzeri siperli masa lambası veya ayaklı lamba.
ACILAŞMAK
Tadı bozulmak, acı olmak. Konuşma sert bir durum almak, kırıcılaşmak. Dokunaklı duruma gelmek. Yemlerde genellikle yağ asitlerinin oksidasyonu ve hidroliz sonucu uygun olmayan koku ve tat meydana gelmek.
ABANOZ
Abanozgillerden, sıcak ülkelerde yetişen, kerestesinden yararlanılan birçok ağacın ortak adı. Bu tahtadan yapılmış. Bu ağacın ağır, sert ve siyah renkli tahtası. Koyu, parlak siyah. Bu renkte olan.
AÇIKGÖZ
Uyanık davranarak çıkar sağlayan, imkânlardan kurnazca yararlanmasını bilen, cingöz, uyanık, kurnaz (kimse).
ABDAL
Gezgin derviş. Tasavvufta manevi üst bir rütbe. Safeviler devrinde İran'da yaşayan Türk oymaklarından biri. Dilenci kılıklı, üstü başı perişan kimse. Anadolu'da yaşayan oymaklardan bazısı.
ABAKÜS
Sayı boncuğu. Sütun başlığının üstüne yatay olarak konan ve kenarlarından biraz dışarı taşan taş blok.