Sonu DAR ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "dar" olan, toplam 157 adet kelime bulunmaktadır. Sonu dar ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında dar olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde dar olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

SALAHİYYETDAR

12 harfli kelimeler

BAŞDEFTERDAR, CİZVEEHDİDAR

10 harfli kelimeler

SERMAYEDAR, BAŞÇUHADAR, EMİRHAYDAR

9 harfli kelimeler

CAZİBEDAR, DEFTERDAR, HAZİNEDAR, MAHSULDAR, METHALDAR, MİHMANDAR, TAHSİLDAR, TELERADAR, ALIGOPDAR, BAYRAHDAR, GİLAVADAR, MISMINDAR

8 harfli kelimeler

ALAKADAR, BERHUDAR, HABERDAR, HALELDAR, HİSSEDAR, HÜKÜMDAR, MEYVEDAR, MÜHÜRDAR, PERDEDAR, SAHİLDAR, TÜRBEDAR, VEZNEDAR, ZİMAMDAR, AKÇAVDAR, BURCUDAR, CAMANDAR, CİHANDAR, FEHİMDAR, GAMANDAR, GAMENDAR, GOSPODAR, GUMANDAR, HAZNEDAR, HEBERDAR, HÖKÜMDAR, HUKUMDAR, KARNIDAR, KEMANDAR, KİLİNDAR, MIZGIDAR, Devamını Oku »»

7 harfli kelimeler

ALEMDAR, HAVADAR, İKTİDAR, KAFADAR, KASADAR, KESEDAR, MANİDAR, PAYİDAR, ÜSKÜDAR, ZİYADAR, ALAFDAR, ANAKDAR, BAŞIDAR, BİLADAR, CAMADAR, ÇUHADAR, EHDİDAR, GOMADAR, HANEDAR, IŞILDAR, İLİMDAR, İNAHDAR, İREMDAR, YAĞADAR

6 harfli kelimeler

ÇAVDAR, DAPDAR, DİNDAR, DİZDAR, DÜMDAR, GADDAR, KİNDAR, MANDAR, MUNDAR, MURDAR, NAMDAR, PİŞDAR, SERDAR, BUYDAR, CANDAR, CUNDAR, ÇANDAR, ÇUŞDAR, DARDAR, DASDAR, DAVDAR, DİLDAR, DUNDAR, DÜNDAR, FERDAR, GANDAR, GOYDAR, HAYDAR, KADDAR, KAFDAR, Devamını Oku »»

5 harfli kelimeler

BİDAR, CİDAR, DİDAR, KADAR, MEDAR, RADAR, ASDAR, AYDAR, BADAR, BODAR, CEDAR, CIDAR, CODAR, CUDAR, ÇADAR, ÇIDAR, ETDAR, GADAR, GİDAR, HADAR, HODAR, ISDAR, İFDAR, İHDAR, İLDAR, İSDAR, İŞDAR, NADAR, PADAR, SADAR, Devamını Oku »»

4 harfli kelimeler

ADAR

3 harfli kelimeler

DAR

Bazı kelimelerin anlamları

DAR

İçine alacağı şeye oranla ölçüleri yetersiz olan, geniş ve bol karşıtı. İdam mahkûmlarını asmak için dikilen direk. Yetersiz. Yurt. Güçlükle, ucu ucuna, ancak. Genişliği az veya yetersiz olan, ensiz, mikro. Sıkıntılı. Az, elverişsiz, sınırlı. Ev.

METHALDAR

Bir işe karışmış olan, bir işte parmağı olan.

SERMAYEDAR

Sermayesi olan. Anamalcı.

DEFTERDAR

Bir ilin para işlerini yöneten en üst düzeydeki görevli. Osmanlılarda maliye işlerinin en yüksek yetkilisi veya illerde maliye işleriyle uğraşan görevli.

BAŞDEFTERDAR

Osmanlılarda Tanzimat dönemine dek Rumeli'deki illerin maliye işlerine bakan en yüksek görevli.

TAHSİLDAR

Bir kimse veya bir kuruluş adına para toplamakla görevli kimse, alımcı. Vergi toplayan görevli, alımcı, vergici.

ALIGOPDAR

Helikopter.

HAZİNEDAR

Bir hazineyi bekleyen, yöneten kimse.

CAZİBEDAR

Alımlı.

MİHMANDAR

Konukçu.

BAŞÇUHADAR

Osmanlı sarayında padişahın hizmetinde bulunan çuhadarların başı olan ve padişahın at gezilerinde atın sağında yürüyen görevli.

TELERADAR

Televizyon aracılığıyla radar görüntüsü alma işi.

SALAHİYYETDAR

yetkili.

EMİRHAYDAR

Gaziantep ilinde, Araban ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer.

MAHSULDAR

Verimli.

CİZVEEHDİDAR

Arapça kökenli ciz'i-iktidâr: cüziiktidar.

  -   -   -  

Anlamında DAR bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DAR geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AKDARI

Darı.

ADIM

Yürümek için yapılmış olan ayak atışlarının her biri. Bir yarışın belirli uzaklığı kapsayan bölümlerinden her biri, etap. Ayakta, esas duruşta, bir ayağın türlü yönlerde iki ayak boyu kadar yer değiştirmesi. Girişim, hamle. Bir ayak atışıyla alınan ve uzunluğu yaklaşık 75 santimetre olan mesafe. Bir gösterge ucunun eş olarak ayrılmış yaylardan biri boyunca aldığı yol. İki diş arasındaki aralık.

AN

Zamanın bölünemeyecek kadar kısa olan parçası, lahza, dakika. Zihin. İki tarla arasındaki sınır.

ALIMCI

Tahsildar.

ALAKARGA

Kargagillerden, iri gövdeli, ötücü, tüyleri alacalı bir tür kuş, kestane kargası (Garrulus glandarius). Saksağan.

ANCA

O kadar. Ancak. Böylece, bu biçimde.

AMANSIZ

Aman vermez, acımasız, cana kıyıcı, hoşgörüsüz, gaddar, zalim, biaman.

ANCAK

"Yalnızca" anlamında, sınırlama bildiren bir söz, bir. "Lakin, ama, fakat, yalnız" sözleri gibi bir düşünceye karşıt ikinci bir düşünceyi anlatan bir söz. "Olsa olsa, en çok, daha çok, güçlükle" anlamlarında, bir şeyin daha çoğunun, ilerisinin olmadığını gösteren bir söz, dar, gücün. En erken.

ALIMLI

Alımı olan, çekici, cazibeli, albenili, cazip, cazibedar, kişmiri.

ABRA

Dara. Angarya, yük. Bir değiş tokuşta üste verilen şey. Denge.

ANALIK

Anne olma durumu. Üvey ana. Anne yerini tutan veya anne kadar yakınlık gösteren kadın. Anaca davranış. Anne olma duygusu.

AFOROZ

Hristiyanlıkta kilise tarafından verilen cemaatten kovma cezası. Darılıp biriyle konuşmama, ilgiyi kesip kendinden uzaklaştırma, toplum dışılama.

AKSİYONER

Hisse sahibi, hissedar.

AMFORA

İki kulplu, dibi sivri, dar boyunlu, karnı geniş testi.

AMORTİ

Birden ödenerek faizinin işlemesine son verilen tahvil. Piyangoda bilet değeri kadar kazanılan ikramiye.

AÇIMLAMAK

Bir sorunu veya konuyu ele alıp en ince noktasına kadar gözden geçirerek anlatmak, şerh etmek, teşrih etmek.

ANAMALCI

Üretim araçlarını özel mülkiyetinde bulunduran kimse, anamal sahibi, sermayedar, sermayeci, kapitalist. Anamalcılık düzenini benimsemiş kimse, kapitalist.

AKTARMAK

Bir şeyi bir yerden, bir kaptan başka bir yere veya kaba geçirmek. Toprağı altı üstüne gelecek bir biçimde iyice bellemek. Alıntılamak. Bir kitabı başından sonuna kadar okumak. Bir lehçeyi başka bir lehçeye uyarlamak. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyurmak ve yaymak. Tür değişikliği yapmak. Bir şeyin yolunu, yönünü değiştirmek. Çatı kiremitlerinin kırık ve bozuk olanlarının yerlerine sağlamlarını koymak. Bir tekniğe göre biçimlendirmek, uyarlamak. Birinin başka biriyle telefonla konuşmasını sağlamak. Üretilmiş olan bir enerjiyi, başka organlara iletmek. İletmek, bildirmek.

ADRENALİN

Hekimlikte damarları daraltma, bronşları açma, kanamaları kesme vb. amaçlarla kullanılan, kan şekerinin yükselmesine yol açan böbrek üstü bezlerinin salgısı.

AKKOR

Işık saçacak beyazlığa varıncaya kadar ısıtılmış olan.