Kelimeler arşivi içinde; sonunda "das" olan, toplam 10 adet kelime bulunmaktadır. Sonu das ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında das olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde das olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KILLINADAS
BADAS, İHDAS, KUDAS, NADAS, APDAS, AVDAS, EHDAS, LADAS
DAS
DAS
Et satırı.
KUDAS
Hz. İsa'nın havarileriyle birlikte yediği son yemeği anmak için, Hristiyanların kilisede bir kap içinde ekmek ve şarabı kutsayarak yaptıkları tören, liturya.
EHDAS
Arapça kökenli ihdâs: ihdas.
APDAS
Abdest.
KILLINADAS
Zamanında yapılmayan nadas. (Hüyüklü Yalvaç Isparta).
LADAS
Bahçe.
İHDAS
Ortaya çıkarma, meydana getirme. Kurma.
BADAS
Harman kaldırıldıktan sonra yerde kalan toprak, çöp ve samanla karışık tahıl taneleri, harman döküntüsü.
AVDAS
Aptes.
NADAS
Tarlayı sürüp herhangi bir şey ekmeden dinlenmeye bırakma.
Bu bölümde tanımı içerisinde DAS geçen kelimeler listesi verilmiştir.
HERK
Sürüldükten sonra bir yıl dinlendirilen, nadasa bırakılan tarla.
GİRİTLİ
Girit adası halkından olan kimse.
ATOL
Mercan adası.
DULDALI
Duldası olan.
FAÇA
İskambil destesinin en altındaki kâğıt. Giysi. Yüz, çehre, surat. Yüklü geminin bordasındaki su düzeyi ile boş geminin bordasındaki su düzeyi arasında kalan bölüm.
DEMODE
Modası geçmiş olan.
BÜRO
Çalışma odası, yazıhane. Danışma ve yazı işlerinin yürütüldüğü iş yeri. Bölüm, şube. Yazı masası.
BESİNSİZLİK
Besinsiz olma durumu, gıdasızlık.
DÜLDÜL
Mekanik olarak çalışan oyuncak çocuk arabası. Hz. Ali'ye Hz. Muhammed tarafından armağan edilen binek hayvanının adı. Modası geçmiş araç. At. Eski otomobil.
ACILAŞMAK
Tadı bozulmak, acı olmak. Konuşma sert bir durum almak, kırıcılaşmak. Dokunaklı duruma gelmek. Yemlerde genellikle yağ asitlerinin oksidasyonu ve hidroliz sonucu uygun olmayan koku ve tat meydana gelmek.
DENETÇİ
Denetlemeyle görevli kimse, murakıp, kontrolör. Görüntülerin, sesin, rengin kusursuz olup olmadığını, çizik vb. bulunup bulunmadığını gösterim odasında filmi izleyerek inceleyen kimse.
BESİNSİZ
Besini olmayan, kendisinde besin bulunmayan. Yeterince besin alamayan, gıdasız.
DULDASIZ
Duldası olmayan.
ÇALPARA
Parmaklara takılıp çalınan zil veya buna benzer ses çıkarıcı araç. Açıklarda, kumluk alanlarda yaşayan ve ağları keserek balıkçılara zarar veren bir tür çağanoz (Portunus puber). Gemi bordasında, pis suları dışarı akıtıp deniz suyunu, içeri almayan, tulumba içindeki özel kapak.
KADASTROLAMA
Kadastrolamak işi.
ERTESİ
Bir günün, haftanın, ayın, mevsimin, yılın ardından gelen (gün, hafta, ay, mevsim, yıl), ferdası.
ÇUBUKLUK
Çubukların saklandığı yer, çubuk odası.
ASKI
Üzerine herhangi bir şey asmaya yarar nesne. Elbise, gömlek, tişört, ceket gibi elbiselerin kırışmadan düzgün bir biçimde elbise dolabına asılması için insan omzu biçiminde tasarlanmış, bazılarının altında pantolon asmak için düz bir çıta, bazılarının her iki kenarında etek asmak için çengel bulunan alet, elbise askısı. Saz şairleri arasında yapılmış olan deyiş yarışında üstün gelene verilmek için duvara asılan kumaş, tabanca vb. ödül. İpek böceğinin kozasını sarması için yanına konulan çalı çırpı. Düğünlerde geline yakınları tarafından takılan hediye. Artırma, eksiltme vb. resmî iş ilanlarının ilgili daire duvarında belli bir zaman süresince asılı durması. Kadınların kullandığı altın dizisi veya zincirli mücevherat. Hastanelerde kırık kol veya bacakların asılarak tutturulduğu araç. Gelinin odasına asılan süs. Yeni yapılmış olan yapıların çatısına, ev sahibi tarafından usta için veya düğün arabalarına düğün sahibi tarafından arabacı için armağan olarak asılan kumaş. Pantolon veya giysilerin düşmesini önlemek için omuzdan aşırılan bağ. Çay, kahve taşımaya yarar kahveci tepsisi, fener. Saklanmak için tavana asılmış dizi veya hevenk.
BLOK
Kocaman ve ağır kitle. İçine resim veya yazı kâğıtları konulan karton kap. Politik çıkarları sebebiyle birlik kuran devletler topluluğu. Voleybolda, file üstünde karşı oyuncunun topu sert vururken önünde iki veya üç kişinin elleri ile oluşturdukları perde. Yapı adası. Birden çok bölümü bir araya getirilmiş olan, bir bütün oluşturan.
DİNLENDİRMEK
Dinlenmesini sağlamak. Tarlayı nadasa bırakmak. Yanan lamba, ateş vb.ni söndürmek. Durulmaya bırakmak.