DAS ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "das" olan, toplam 18 adet kelime bulunmaktadır. das ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu das ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde das olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

DASTARLAMAK

10 harfli kelimeler

DASALATSIZ, DASDARACIK

9 harfli kelimeler

DASDAYLAK, DASDİNGİL, DASMAAYAK

7 harfli kelimeler

DASDAYI

6 harfli kelimeler

DASDAN, DASDAR, DASTAR, DASKAR, DASLAH, DASLAK, DASNİK

5 harfli kelimeler

DASİT, DASAK

4 harfli kelimeler

DAST

3 harfli kelimeler

DAS

Bazı kelimelerin anlamları

DAS

Et satırı.

DASDARACIK

Çok dar.

DASMAAYAK

Yalınayak: Dasmaayak geldi.

DASLAK

Taslak. Yuvarlak, geniş (yüz hakkında): Şu daslak yüzlü çocuğa bak.

DASİT

Kuvarslı diyorit birleşiminde olan bir sızıntı kütlesi.

DASTAR

Başörtüsü. Kışın erkeklerin baş ve kulaklarını sardıkları örtü. Kalın bez, yelken bezi. Peştemal. Battaniye. Yünden dokunmuş, ince, küçük kilim. Yünden dokunmuş ekmek kabı. Sofra bezi. Ekmeği, ekmeklik hamuru korumak için örtülen örtü. Dokuma başörtüsü. Kendir ipinden dokunmuş kilim, cicim. Kadın başörtüsü. (Ece Tefenni Burdur; Yukarıdinek, Çarıksaray, Beyköyü Şarkikaraağaç Isparta). Kilimi andıran ipten dokunmuş yaygı. (Derekuşculu Görele Giresun; Miri Fatsa Ordu). Kenarı boncuk ve püskülle bezeli çul. (Zefre Espiye Giresun).

DASALATSIZ

Beceriksiz.

DASDAYLAK

Çırılçıplak, açık saçık.

DASDAR

Çok dar. Başörtüsü. Hamur çiğnemek için çadır bezi ya da deriden bez, hamur üzerine serilen ince Bez.

DASTARLAMAK

Başı bir tülbentle bağlamak.

DASNİK

Pezevenk.

DASKAR

Vücutça iyi gelişmemiş olan.

DASDAYI

Çok iyi.

DASDİNGİL

Yapayalnız, işsiz güçsüz, başı boş. Hiç bir şeyi olmayan, bomboş: Elimizdekini avucumuzdakini aldı da bizi dasdingil koydu. Çırılçıplak, açık saçık.

DASDAN

Dağıstan.

DASLAH

Taslak.

  -   -   -  

Anlamında DAS bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DAS geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÇUBUKLUK

Çubukların saklandığı yer, çubuk odası.

BESİNSİZLİK

Besinsiz olma durumu, gıdasızlık.

DEMODE

Modası geçmiş olan.

ASKI

Üzerine herhangi bir şey asmaya yarar nesne. Elbise, gömlek, tişört, ceket gibi elbiselerin kırışmadan düzgün bir biçimde elbise dolabına asılması için insan omzu biçiminde tasarlanmış, bazılarının altında pantolon asmak için düz bir çıta, bazılarının her iki kenarında etek asmak için çengel bulunan alet, elbise askısı. Saz şairleri arasında yapılmış olan deyiş yarışında üstün gelene verilmek için duvara asılan kumaş, tabanca vb. ödül. İpek böceğinin kozasını sarması için yanına konulan çalı çırpı. Düğünlerde geline yakınları tarafından takılan hediye. Artırma, eksiltme vb. resmî iş ilanlarının ilgili daire duvarında belli bir zaman süresince asılı durması. Kadınların kullandığı altın dizisi veya zincirli mücevherat. Hastanelerde kırık kol veya bacakların asılarak tutturulduğu araç. Gelinin odasına asılan süs. Yeni yapılmış olan yapıların çatısına, ev sahibi tarafından usta için veya düğün arabalarına düğün sahibi tarafından arabacı için armağan olarak asılan kumaş. Pantolon veya giysilerin düşmesini önlemek için omuzdan aşırılan bağ. Çay, kahve taşımaya yarar kahveci tepsisi, fener. Saklanmak için tavana asılmış dizi veya hevenk.

DÜLDÜL

Mekanik olarak çalışan oyuncak çocuk arabası. Hz. Ali'ye Hz. Muhammed tarafından armağan edilen binek hayvanının adı. Modası geçmiş araç. At. Eski otomobil.

GİRİTLİ

Girit adası halkından olan kimse.

BLOK

Kocaman ve ağır kitle. İçine resim veya yazı kâğıtları konulan karton kap. Politik çıkarları sebebiyle birlik kuran devletler topluluğu. Voleybolda, file üstünde karşı oyuncunun topu sert vururken önünde iki veya üç kişinin elleri ile oluşturdukları perde. Yapı adası. Birden çok bölümü bir araya getirilmiş olan, bir bütün oluşturan.

ACILAŞMAK

Tadı bozulmak, acı olmak. Konuşma sert bir durum almak, kırıcılaşmak. Dokunaklı duruma gelmek. Yemlerde genellikle yağ asitlerinin oksidasyonu ve hidroliz sonucu uygun olmayan koku ve tat meydana gelmek.

DENETÇİ

Denetlemeyle görevli kimse, murakıp, kontrolör. Görüntülerin, sesin, rengin kusursuz olup olmadığını, çizik vb. bulunup bulunmadığını gösterim odasında filmi izleyerek inceleyen kimse.

FAÇA

İskambil destesinin en altındaki kâğıt. Giysi. Yüz, çehre, surat. Yüklü geminin bordasındaki su düzeyi ile boş geminin bordasındaki su düzeyi arasında kalan bölüm.

DULDALI

Duldası olan.

ÇALPARA

Parmaklara takılıp çalınan zil veya buna benzer ses çıkarıcı araç. Açıklarda, kumluk alanlarda yaşayan ve ağları keserek balıkçılara zarar veren bir tür çağanoz (Portunus puber). Gemi bordasında, pis suları dışarı akıtıp deniz suyunu, içeri almayan, tulumba içindeki özel kapak.

BÜRO

Çalışma odası, yazıhane. Danışma ve yazı işlerinin yürütüldüğü iş yeri. Bölüm, şube. Yazı masası.

DİNLENDİRMEK

Dinlenmesini sağlamak. Tarlayı nadasa bırakmak. Yanan lamba, ateş vb.ni söndürmek. Durulmaya bırakmak.

KADASTROLAMA

Kadastrolamak işi.

DULDASIZ

Duldası olmayan.

ERTESİ

Bir günün, haftanın, ayın, mevsimin, yılın ardından gelen (gün, hafta, ay, mevsim, yıl), ferdası.

ATOL

Mercan adası.

HERK

Sürüldükten sonra bir yıl dinlendirilen, nadasa bırakılan tarla.

BESİNSİZ

Besini olmayan, kendisinde besin bulunmayan. Yeterince besin alamayan, gıdasız.