Kelimeler arşivi içinde; başında "dar" olan, toplam 252 adet kelime bulunmaktadır. dar ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu dar ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde dar olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
DARIYERİMENGENCİK, DARLAŞTIRILABİLME
DARIYERİHASANBEY, DARIYERİYÜRÜKLER, DARLAŞTIRABİLMEK
DARIYERİBAKACAK, DARLAŞTIRABİLME, DARMADAĞINIKLIK
DARLAŞTIRILMAK
DARLAŞABİLMEK, DARLAŞTIRILMA, DARMADAĞINLIK, DARMADUMANLIK, DARMSTADTİYUM
DARBUKACILIK, DARGINLAŞMAK, DARHABALAMAK, DARILABİLMEK, DARILIVERMEK, DARLAŞABİLME, DARLAŞTIRMAK, DARMADAĞINIK, DARMADOLAŞIK, DARTIRDIRMAK, DARVANDIRMAK
DARALTILMAK, DARAZLANMAK, DARBIZLAMAK, DARCALANMAK, DARGINLAŞMA, DARILABİLME, DARILGANLIK, DARILIVERME, DARİDÜNYADA, DARLAŞTIRMA, DARLIGANMAK, DARMANTINAZ, DARTIŞIKSIZ, DARÜLBEDAYİ, DARVİNCİLİK, DARZALANMAK
DARBALAMAK, DARBECİLİK, DARBELEMEK, DARBILAMAK, DARBIMESEL, DARÇIKARIR, DARGALAMAK, DARHALAMAT, DARICABAŞI, DARICANLAR, DARIÇAYIRI, DARIÇUKURU, DARIDERESİ, DARIFÜLFÜL, DARIPINARI, DARISEKİSİ, DARMADAĞIN, DARMADANIK, DARMADUMAN, DARMAPİRAN, DARMATAŞAN, DARMATINAZ, DARTAYUMAK, DARTIBURTU, DARTINCİSİ, DARTTURMAK, DARÜLACEZE, DARÜLEYTAM, DARÜLFÜNUN, DARÜSSELAM
DARALTICI, DARALTMAK, DARBELEME, DARBETMEK, DARBUKACI, DARDINGAÇ, DARELAMET, DARGINLIK, DARĞINNIK, DARIBİŞİK, DARICILAR, DARIDÜNYA, DARIHÜYÜK, DARILMACA, DARILTMAK, DARIOVASI, DARIVEREN, DARİKİNDİ, DARLANMAK, DARLAŞMAK, DARLAŞTIR, DARLATMAK, DARSIHMAH, DARSIKMAK, DARTDUMAH, DARTILMAH, DARTILMAK, DARTINMAK, DARTINMEK, DARTIŞMAK, Devamını Oku »»
DARAĞACI, DARALMAK, DARALTMA, DARAŞLIK, DARAZMAK, DARBECİK, DARBETME, DARBOĞAZ, DARÇIKIK, DARÇIKIM, DARDAGAN, DARDAĞAN, DARDAHAN, DARDIKIZ, DARGAMAK, DARGEÇİT, DARGİLLİ, DARIBÜKÜ, DARICALI, DARIDERE, DARIHEDİ, DARIHMAH, DARIHMAK, DARIKENT, DARIKMAK, DARILCAK, DARILCAN, DARILGAN, DARILMAK, DARILTMA, Devamını Oku »»
DARABAN, DARACIK, DARALIŞ, DARALMA, DARALTI, DARASIZ, DARBAZA, DARBECİ, DARBILA, DARBUHA, DARBUKA, DARBUNA, DAREMEK, DARENDE, DAREYLİ, DARĞALA, DARHABA, DARHNAK, DARICAN, DARICIK, DARIÇAN, DARIÇAY, DARIKOL, DARIKOY, DARILIK, DARILMA, DARIMAK, DARIÖZÜ, DARİKAN, DARKALE, Devamını Oku »»
DARBIZ, DARBUZ, DARCAN, DARCIK, DARCIN, DARÇIN, DARDAN, DARDAR, DARGAM, DARGAN, DARGIL, DARGIN, DARGUN, DARICA, DARICI, DARILI, DARİYE, DARKAN, DARLAK, DARLIG, DARLIK, DARLOĞ, DARLUĞ, DARLUK, DARMAN, DARMEN, DARMIŞ, DARRAH, DARTIN, DARTIŞ, Devamını Oku »»
DARAÇ, DARAŞ, DARBE, DARCA, DARGA, DARĞA, DARHA, DARIK, DARIN, DARIŞ, DARİŞ, DARMİ, DARNI, DAROS, DARSU, DARTI, DARTU, DARUH, DARUM, DARUN, DARUS, DARZA, DARZE
DARA, DARÇ, DARE, DARI, DARİ, DARP, DARS, DARU, DARZ
DAR
DAR
İçine alacağı şeye oranla ölçüleri yetersiz olan, geniş ve bol karşıtı. İdam mahkûmlarını asmak için dikilen direk. Yetersiz. Yurt. Güçlükle, ucu ucuna, ancak. Genişliği az veya yetersiz olan, ensiz, mikro. Sıkıntılı. Az, elverişsiz, sınırlı. Ev.
DARBUKACILIK
Darbukacının işi veya mesleği.
DARLAŞTIRILMA
Darlaştırılmak işi.
DARLAŞTIRILMAK
Dar duruma getirilmek.
DARIYERİBAKACAK
Düzce şehrinde, Kaynaşlı belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
DARMSTADTİYUM
Atom numarası 110, atom ağırlığı 271 olan, 25 °C'de katı olduğu, gümüş renginde veya gri renkte olduğu tahmin edilen yapay bir element (simgesi Ds).
DARLAŞTIRABİLMEK
Darlaştırma imkânı veya olasılığı bulunmak.
DARMADUMANLIK
Darmaduman olma durumu.
DARLAŞTIRABİLME
Darlaştırabilmek işi.
DARLAŞABİLMEK
Darlaşma olasılığı bulunmak.
DARMADAĞINLIK
Darmadağın olma durumu, darmadağınlık.
DARMADAĞINIKLIK
Darmadağınlık.
DARIYERİHASANBEY
Düzce ili, Kaynaşlı ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
DARLAŞTIRILABİLME
Darlaştırılabilmek işi.
DARIYERİYÜRÜKLER
Düzce şehrinde, Kaynaşlı ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
DARIYERİMENGENCİK
Düzce şehrinde, Kaynaşlı ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
Bu bölümde tanımı içerisinde DAR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AMORTİ
Birden ödenerek faizinin işlemesine son verilen tahvil. Piyangoda bilet değeri kadar kazanılan ikramiye.
AKDARI
Darı.
AN
Zamanın bölünemeyecek kadar kısa olan parçası, lahza, dakika. Zihin. İki tarla arasındaki sınır.
AFOROZ
Hristiyanlıkta kilise tarafından verilen cemaatten kovma cezası. Darılıp biriyle konuşmama, ilgiyi kesip kendinden uzaklaştırma, toplum dışılama.
AÇIMLAMAK
Bir sorunu veya konuyu ele alıp en ince noktasına kadar gözden geçirerek anlatmak, şerh etmek, teşrih etmek.
ABRA
Dara. Angarya, yük. Bir değiş tokuşta üste verilen şey. Denge.
ANALIK
Anne olma durumu. Üvey ana. Anne yerini tutan veya anne kadar yakınlık gösteren kadın. Anaca davranış. Anne olma duygusu.
ALIMLI
Alımı olan, çekici, cazibeli, albenili, cazip, cazibedar, kişmiri.
ALIMCI
Tahsildar.
ANCAK
"Yalnızca" anlamında, sınırlama bildiren bir söz, bir. "Lakin, ama, fakat, yalnız" sözleri gibi bir düşünceye karşıt ikinci bir düşünceyi anlatan bir söz. "Olsa olsa, en çok, daha çok, güçlükle" anlamlarında, bir şeyin daha çoğunun, ilerisinin olmadığını gösteren bir söz, dar, gücün. En erken.
ANAMALCI
Üretim araçlarını özel mülkiyetinde bulunduran kimse, anamal sahibi, sermayedar, sermayeci, kapitalist. Anamalcılık düzenini benimsemiş kimse, kapitalist.
AKKOR
Işık saçacak beyazlığa varıncaya kadar ısıtılmış olan.
AKTARMAK
Bir şeyi bir yerden, bir kaptan başka bir yere veya kaba geçirmek. Toprağı altı üstüne gelecek bir biçimde iyice bellemek. Alıntılamak. Bir kitabı başından sonuna kadar okumak. Bir lehçeyi başka bir lehçeye uyarlamak. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyurmak ve yaymak. Tür değişikliği yapmak. Bir şeyin yolunu, yönünü değiştirmek. Çatı kiremitlerinin kırık ve bozuk olanlarının yerlerine sağlamlarını koymak. Bir tekniğe göre biçimlendirmek, uyarlamak. Birinin başka biriyle telefonla konuşmasını sağlamak. Üretilmiş olan bir enerjiyi, başka organlara iletmek. İletmek, bildirmek.
AMFORA
İki kulplu, dibi sivri, dar boyunlu, karnı geniş testi.
ALAKARGA
Kargagillerden, iri gövdeli, ötücü, tüyleri alacalı bir tür kuş, kestane kargası (Garrulus glandarius). Saksağan.
AMANSIZ
Aman vermez, acımasız, cana kıyıcı, hoşgörüsüz, gaddar, zalim, biaman.
ANCA
O kadar. Ancak. Böylece, bu biçimde.
AKSİYONER
Hisse sahibi, hissedar.
ADIM
Yürümek için yapılmış olan ayak atışlarının her biri. Bir yarışın belirli uzaklığı kapsayan bölümlerinden her biri, etap. Ayakta, esas duruşta, bir ayağın türlü yönlerde iki ayak boyu kadar yer değiştirmesi. Girişim, hamle. Bir ayak atışıyla alınan ve uzunluğu yaklaşık 75 santimetre olan mesafe. Bir gösterge ucunun eş olarak ayrılmış yaylardan biri boyunca aldığı yol. İki diş arasındaki aralık.
ADRENALİN
Hekimlikte damarları daraltma, bronşları açma, kanamaları kesme vb. amaçlarla kullanılan, kan şekerinin yükselmesine yol açan böbrek üstü bezlerinin salgısı.