Kelimeler arşivi içinde; sonunda "dan" olan, toplam 379 adet kelime bulunmaktadır. Sonu dan ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında dan olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde dan olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
YUKARIDÜZMEYDAN
AŞAĞIDÜZMEYDAN
DORUMBAĞIRDAN, MİKROSPORİDAN, YUKARIHEMEDAN
BODOSLAMADAN, KARARLAMADAN, AHMAĞISLADAN, ANSIZLAMADAN, AŞAĞIHEMEDAN, BARANLAMADAN, DANABAĞIRDAN, ERBABİDESDAN, KAZANAĞARDAN, UCCALIĞINDAN, USSALIĞINDAN, YAZICAMEYDAN, YUKARIKULDAN, YUKARIMEYDAN
ANTİOKSİDAN, BAŞKUMANDAN, ÇAKTIRMADAN, ARDALAMADAN, AŞAĞIKULDAN, AŞAĞIMEYDAN, DOMBURDADAN, DURMASIZDAN, GICIRTDADAN, ODUNNAMADAN, ORTAHEMEDAN, VARDUĞUNDAN
BAKIMINDAN, ARDALAYDAN, ARDARANDAN, AŞAĞIAVDAN, BALLIBADAN, DAMDAMADAN, DOMDOMADAN, GAŞGORUDAN, HAGIGADDAN, HANIHANDAN, KARSOĞUDAN, KORLAMADAN, ÖKÜZUYUDAN, TARAFINDAN, UMMAZCADAN
ANAFORDAN, AVANTADAN, BEDAVADAN, ŞAHMERDAN, YUKARIDAN, ABAHANDAN, AMADANDAN, ANSIRADAN, ARDARADAN, ARDIRADAN, ARKURIDAN, BALIHUDAN, BEDUHADAN, CIRTLADAN, CIZIRADAN, DALAYIDAN, DOKSANDAN, ELYALADAN, FAŞIRADAN, GILABADAN, GOLTUKDAN, GÖKMEYDAN, HANGIRDAN, KABALADAN, KANGURDAN, NÖYHDEDAN, SAÇUZADAN, SISKANDAN, UCUMUZDAN, UCUNUZDAN, Devamını Oku »»
AKŞAMDAN, BİRAZDAN, BUHURDAN, CARTADAN, DALFİDAN, DOĞRUDAN, DURMADAN, GERGEDAN, GÜLABDAN, İSFENDAN, KOKURDAN, KUMANDAN, NÜKTEDAN, PATTADAN, SONRADAN, SÜRMEDAN, YAKINDAN, YALANDAN, ACCIKDAN, AKARİDAN, ANCAHDAN, ANSIRDAN, ANSIZDAN, ANSUZDAN, AYCIKDAN, BAKIMDAN, BAKIRDAN, BAYAĞDAN, BAYAHDAN, BAYAKDAN, Devamını Oku »»
AĞIZDAN, BURADAN, CABADAN, CAMADAN, DEKADAN, HANEDAN, HAVADAN, RAFADAN, SIRADAN, ŞAKADAN, USULDAN, YARADAN, ACIKDAN, ALTIDAN, ARBADAN, BAYADAN, BAYIDAN, BELADAN, BİLADAN, CAŞADAN, CIVADAN, CİCİDAN, CİLADAN, CURADAN, ÇÖMEDAN, DANADAN, DIBIDAN, DOĞUDAN, FARADAN, FIRIDAN, Devamını Oku »»
BARDAN, BULDAN, CANDAN, CÜZDAN, FIKDAN, FONDAN, GERDAN, HANDAN, KÜRDAN, MEYDAN, ORADAN, RIHDAN, ŞAMDAN, TOYDAN, VİCDAN, ZİNDAN, ABADAN, ABUDAN, AMADAN, ANIDAN, ARADAN, ATADAN, AVADAN, BAĞDAN, BAŞDAN, BAYDAN, BİRDAN, BOKDAN, BOSDAN, BOYDAN, Devamını Oku »»
FİDAN, HODAN, NADAN, SUDAN, ANDAN, ASDAN, AVDAN, AYDAN, BADAN, BIDAN, BODAN, ÇODAN, DADAN, DİDAN, GADAN, GIDAN, GODAN, GUDAN, HADAN, ISDAN, İLDAN, KADAN, KIDAN, LEDAN, MADAN, ORDAN, SODAN, ŞADAN, ŞUDAN, TİDAN, Devamını Oku »»
ODAN
DAN
DAN
Hayret, teaccüp. Şaşılacak şey, hayrete şayan. Sabah vakti, tan. İç donu, pantalon. İstek. Alın yazısı. Sonuç, son. Şaşma, şaşılacak şey. Yalan. Seslenme ünlemi: Dan Ali buraya gel. İle anlamında edat: Ahmetdan beraber gideriz. Ters: Bütün konuştukları dânıma gitti. Birinin kötülüğüne, arkasından.
KAZANAĞARDAN
Kalaycı.
YUKARIHEMEDAN
Şanlıurfa ili, Payamlı nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
AHMAĞISLADAN
Hafif yağan yağmur.
ANSIZLAMADAN
Habersiz, birdenbire, ansızın.
YUKARIDÜZMEYDAN
Ağrı ili, Taşlıçay ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
UCCALIĞINDAN
Sessizce, yavaştan.
KARARLAMADAN
Kararlama yoluyla, görmeden.
ERBABİDESDAN
Destan bilen ve anlatan.
BODOSLAMADAN
Ön taraftan, baş taraftan.
AŞAĞIDÜZMEYDAN
Ağrı ili, Taşlıçay ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
DORUMBAĞIRDAN
Deve yününden yapılan kilim.
BARANLAMADAN
Ansızın: Baranlamadan geldim.
MİKROSPORİDAN
Microspora şubesinde bulunan herhangi bir protozoon. Microspora şubesine ait. Mikrosporidiyan.
AŞAĞIHEMEDAN
Şanlıurfa şehrinde, Payamlı nahiyesine bağlı bir yer.
DANABAĞIRDAN
İri karıncaya benzeyen ve ısırınca çok acıtan bir çeşit böcek. İnsanın bir yerine çarpınca çok acıtan bir hayvan, deniz yıldızı. Çalıların büyük dikenleri.
Bu bölümde tanımı içerisinde DAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ABDESTSİZ
Abdest almamış olan (kimse). Abdesti bozulmuş olan (kimse). Abdest almadan, abdest almaksızın. Kötü adam.
AÇIKÇI
Borsada fiyat dalgalanmalarından yararlanarak açıktan para kazanan kimse.
ABRAŞ
Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).
AÇIKLIK
Açık olma durumu, aleniyet. Uzaklık, mesafe. Bitki örtüsü olmayan, çıplak yer. Gerçeği olduğu gibi yansıtma durumu. Boş ve geniş yer, meydanlık. Bir söz veya yazıda maksadın açık olması özelliği, duruluk, vuzuh. Dürbün, fotoğraf makinesi vb. optik araçlarda ağız çapı, ışığın girebildiği delik.
ACEMLEŞMEK
Kültür ve medeniyet bakımından İran halkını örnek almak veya etkisi altında kalmak.
ABANOZ
Abanozgillerden, sıcak ülkelerde yetişen, kerestesinden yararlanılan birçok ağacın ortak adı. Bu tahtadan yapılmış. Bu ağacın ağır, sert ve siyah renkli tahtası. Koyu, parlak siyah. Bu renkte olan.
ACIMASIZ
Acıma duygusu olmayan, katı yürekli, merhametsiz. Acıma duygusu olmadan, merhametsizce.
ABARTI
Bir şeyi, bir olayı olduğundan büyük veya çok gösterme, mübalağa.
ACILAŞMAK
Tadı bozulmak, acı olmak. Konuşma sert bir durum almak, kırıcılaşmak. Dokunaklı duruma gelmek. Yemlerde genellikle yağ asitlerinin oksidasyonu ve hidroliz sonucu uygun olmayan koku ve tat meydana gelmek.
AÇIK
Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.
ABARTMAK
Bir nesneyi veya durumu olduğundan daha önemli, daha büyük veya daha çok göstermek, mübalağa etmek. Bir iş, bir davranış vb.nde gereğinden fazlasına kaçmak, aşırıya kaçmak.
ABDAL
Gezgin derviş. Tasavvufta manevi üst bir rütbe. Safeviler devrinde İran'da yaşayan Türk oymaklarından biri. Dilenci kılıklı, üstü başı perişan kimse. Anadolu'da yaşayan oymaklardan bazısı.
AÇIKGÖZ
Uyanık davranarak çıkar sağlayan, imkânlardan kurnazca yararlanmasını bilen, cingöz, uyanık, kurnaz (kimse).
ACEMAŞİRAN
Klasik Türk müziğinde kullanılan şet makamlarından biri.
ABAJUR
Işığı bir yere toplamak, doğrudan doğruya gözlere vurmasını önlemek için kullanılan, kâğıt, kumaş, maden veya renkli camdan yapılmış lamba siperi. Genellikle üzeri siperli masa lambası veya ayaklı lamba.
ABANMAK
Eğilerek bir şeyin, bir kimsenin üzerine kapanmak. Bir yere veya bir kimseye yaslanmak, dayanmak. Bir şeyin veya bir kimsenin üzerine çöküp çullanmak. Birine yük olarak onun sırtından geçinmeye çalışmak. Boksta karşılaşma sırasında rakibine yaslanmak. Futbolda topa olanca gücüyle vurmak.
ABAKÜS
Sayı boncuğu. Sütun başlığının üstüne yatay olarak konan ve kenarlarından biraz dışarı taşan taş blok.
ABACI
Aba yapan ya da satan kimse. Asalak. Bedavacı. Abadan giyecek yapan veya satan kimse.
ABARTISIZ
Olduğu gibi gösterilen, abartmasız, mübalağasız. Abartmadan, abartısız olarak, mübalağasız bir biçimde.
ABARTILI
Olduğundan fazla gösterilen, abartmalı, mübalağalı. Abartarak, abartılı olarak, mübalağalı bir biçimde.