Kelimeler arşivinde; içinde "alçı" olan, toplam 50 tane kelime bulunuyor. İçerisinde alçı bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu alçı ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında alçı olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
YUKARIBALÇIKLI, ALÇILAYIVERMEK, ALÇILAYABİLMEK
AŞAĞIBALÇIKLI, ALÇILAYIVERME, ALÇILAYABİLME
YALÇINLAŞMAK
MALÇILDAMAK, YALÇINLAŞMA
KARAKALÇIK, KARABALÇIK, ESKİBALÇIK, YALÇINKAYA, YENİBALÇIK, ALÇILATMAK, ALÇILANMAK
YALÇINLAR, YALÇIDİBİ, ALÇILAMAK, ALÇILANMA, ALÇILATMA, ALÇICILIK, ALÇICILAR, YALÇINKÖY
YALÇINER, BALÇIKLI, PALÇIKLI, ERYALÇIN, KALÇINCI, ALÇILAMA, ALÇITEPE, ALÇIÖREN, YALÇIMAK
ALÇINSU, ALÇILAR, ALÇIPAN
YALÇIK, ALÇICI, PALÇIH, GALÇIN, YALÇIN, KALÇIN, BALÇIK, ALÇILI
YALÇI, CALÇI, ALÇIN, ALÇIM, ALÇIK
ALÇI
ALÇI
Alçı taşının pişirilip toz durumuna getirilmesinden elde edilerek yapılarda, sanatta, mimarlıkta ve dişçilikte kullanılan madde.
YALÇINLAŞMAK
Yalçın duruma gelmek.
KARAKALÇIK
Başağı kara olan arpa.
YUKARIBALÇIKLI
Van şehrinde, Dorutay nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
YENİBALÇIK
Bursa şehrinde, Devecikonağı nahiyesine bağlı bir yer.
ALÇILATMAK
Alçı ile kapattırmak, sıvatmak.
ALÇILAYIVERME
Alçılayıvermek işi.
ALÇILAYIVERMEK
Çabucak alçılamak.
AŞAĞIBALÇIKLI
Van ilinde, Dorutay bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
MALÇILDAMAK
Yemek yerken ağız şapırdamak.
KARABALÇIK
Bingöl şehrinde, Karlıova ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Bursa ili, Demirtaş bucağına bağlı bir yer. Tokat ili, Boztepe nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
YALÇINKAYA
Sert, güçlü kimse. Ağrı ilinde, Patnos ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Şanlıurfa ilinde, Ceylânpınar ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
ALÇILAYABİLME
Alçılayabilmek işi.
ESKİBALÇIK
Bursa şehrinde, Devecikonağı bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
ALÇILAYABİLMEK
Alçılama imkânı veya olasılığı bulunmak.
YALÇINLAŞMA
Yalçınlaşmak işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde ALÇI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ALÇIPAN
Alçı levha.
ALÇILAMA
Alçılamak işi.
KALÇINCI
Kalçın yapan veya satan kimse.
KABARTMA
Kabartmak işi. Kil, alçı, taş vb. işlenebilir gereçleri girintili çıkıntılı yüzeyler durumunda biçimlendirerek yapılmış olan eser, rölyef. Bir biçimin veya bir süslemenin düz yüzey üzerindeki çıkıntısı. Kabartılarak yapılan.
JİPS
Alçı taşı.
ALÇILANMAK
Alçılama işine konu olmak.
ALÇILI
İçinde alçı bulunan. Alçı ile sarılmış olan.
ALÇILANMA
Alçılanmak işi.
ÇAMUR
Su ile karışıp bulaşır ve içine batılır duruma gelmiş toprak, balçık. Sataşkan, çevresini tedirgin eden, sulu, arsız (kimse). Yapı işlerinde kullanılan çeşitli malzemeden oluşmuş harç.
ALÇILATMA
Alçılatmak işi.
ALÜVYON
Akarsuların taşıyıp yığdıkları balçık, kil vb. çok ince taneli şeylerin kum ve çakılla karışmasıyla oluşan yığın, lığ.
HEYKEL
Taş, tunç, bakır, kil, alçı vb. maddelerden yontularak, kalıba dökülerek veya yoğrulup pişirilerek biçimlendirilen eser, yontu, statü.
BALÇIKLI
Balçığı olan.
ALÇILAMAK
Alçı ile sıvamak.
FAYANS
Duvarları kaplayıp süslemek için kullanılan, bir yüzü sırlı ve türlü desenlerle bezenmiş, pişmiş balçıktan levha.
ANHİDRİT
Genellikle kaya tuzu ve alçı taşıyla birlikte bulunan doğal, susuz kalsiyum sülfat.
ÇİNİ
Duvarları kaplayıp süslemek için kullanılan, bir yüzü sırlı ve genellikle çiçek resimleriyle bezeli, pişmiş, balçık levha, fayans. Sırlı ve süslü, pişmiş balçıktan yapılan.
ALÇICI
Alçı taşını çıkaran kimse. Tavan ve duvarların alçı ile kaplanmasında çalışan işçi.
DÖKMEK
Sıvı veya tane durumunda olan şeyleri bulundukları kaptan başka bir yere boşaltmak. Bir şeyi yok etmek için atmak. Kullanmak, harcamak, sarf etmek. Maden, mum eriyiği veya çimento, alçı vb.ni kalıba akıtarak biçim vermek, döküm yapmak. Saçmak, serpmek. Çok söylemek. Teninde kızamık, kızıl, suçiçeği hastalıklarında olduğu gibi kırmızı lekeler çıkmak. Üstünde bulunan bir şeyi düşürmek. Bir yere çokça bir şey yığmak, taşımak. Açığa vurmak, söylemek, ortaya koymak. Belli bir yere boşaltmak. Bir işte veya bir konuyu ele alış biçiminde değişiklik yapmak. Sulu hamuru kızgın yağ veya tepsinin içine akıtarak pişirmek. Çok sayıda öğrenciyi sınavda veya bir üst sınıfa geçirmede başarısız saymak. Yakmak, tutuşturmak. Salmak, bırakmak. Bol bol vermek, ödemek, sarf etmek. Akıtmak, düşürmek.
ÇÖKELGE
Bataklık, su kenarı, balçık.