ENER ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "ener" olan, toplam 8 adet kelime bulunmaktadır. ener ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu ener ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ener olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

ENERJİKLİK

7 harfli kelimeler

ENERGİD, ENERGİN, ENERJİK

6 harfli kelimeler

ENEREN, ENERJİ

5 harfli kelimeler

ENERE

4 harfli kelimeler

ENER

Bazı kelimelerin anlamları

ENER

Bağ ya da tarla işlerinde her işçinin payına düşen iş. Eğer. Eğer, şayet. En yiğit, en kahraman kişi.

ENERGİN

En olgun, çok olgun kimse.

ENERGİD

Göze zarı olan ya da olmayan herhangi bir tek çekirdekli ve canlı sitoplâzma birliği.

ENERJİ

Maddede var olan ve ısı, ışık biçiminde ortaya çıkan güç, erke. Manevi güç. Organların çalışabilmesi ve vücut ısısının sürdürülebilmesini sağlayan besin ögelerinin oluşturduğu güç.

ENERJİKLİK

Enerjik olma durumu.

ENERJİK

Enerji ile ilgili. Aldığı kararları hızlı bir biçimde uygulayan. Güçlü ve hareketli, aktif.

ENEREN

Erenlerin en üstünü, değerlisi.

ENERE

Eğer. Eğer, şayet.

  -   -   -  

Anlamında ENER bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ENER geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÇEVRİM

Devir. Elektrik enerjisinin bir başka enerjiye dönüştürülmesi. Bir elektrik akımının iletken üzerinde aldığı yol, devre.

ÇAKAR

Denizde, açığa veya kıyılara yerleştirilen, düzenli aralıklarla ve sürekli belirli aralıklarla yanıp sönen küçük fener, şimşekli fener. Genişliği on, uzunluğu yaklaşık iki yüz elli kulaç olan balık ağı.

BİYOENERJİ

Biyokütlenin kimyasal dönüşümüyle elde edilen enerji.

AYDINLIKÖLÇER

Birim zamanda bir yüzeyin birim alanına düşen ışık enerjisini ölçmekte kullanılan aygıt, lüksmetre.

ASKI

Üzerine herhangi bir şey asmaya yarar nesne. Elbise, gömlek, tişört, ceket gibi elbiselerin kırışmadan düzgün bir biçimde elbise dolabına asılması için insan omzu biçiminde tasarlanmış, bazılarının altında pantolon asmak için düz bir çıta, bazılarının her iki kenarında etek asmak için çengel bulunan alet, elbise askısı. Saz şairleri arasında yapılmış olan deyiş yarışında üstün gelene verilmek için duvara asılan kumaş, tabanca vb. ödül. İpek böceğinin kozasını sarması için yanına konulan çalı çırpı. Düğünlerde geline yakınları tarafından takılan hediye. Artırma, eksiltme vb. resmî iş ilanlarının ilgili daire duvarında belli bir zaman süresince asılı durması. Kadınların kullandığı altın dizisi veya zincirli mücevherat. Hastanelerde kırık kol veya bacakların asılarak tutturulduğu araç. Gelinin odasına asılan süs. Yeni yapılmış olan yapıların çatısına, ev sahibi tarafından usta için veya düğün arabalarına düğün sahibi tarafından arabacı için armağan olarak asılan kumaş. Pantolon veya giysilerin düşmesini önlemek için omuzdan aşırılan bağ. Çay, kahve taşımaya yarar kahveci tepsisi, fener. Saklanmak için tavana asılmış dizi veya hevenk.

ACAR

Atılgan. Güçlü ve becerikli, çevik, enerjik. Yeni. Güneybatı Kafkasya'nın Türkiye sınırına yakın bölgesinde yaşayan bir halk, Acara.

BAHANE

Bir şeyin gerçek sebebi gizlenerek ileri sürülen uydurma sebep.

ASKER

Orduda görev yapan erden generale kadar herkes. Askerlik görevi ya da ödevi. Er. Topluluk düzenine saygısı olan, disiplinli. Yurdunu iyi koruyan, kahraman özelliği taşıyan.

ÇAMÇAK

Ağaçtan oyularak yapılmış kulplu su kabı, çapçak. Köpüklenerek akma.

AKÜMÜLATÖR

Elektrik enerjisini kimyasal enerji olarak depolayan, istenildiğinde bunu elektrik enerjisi olarak veren cihaz, akımtoplar, akü.

AKTARMAK

Bir şeyi bir yerden, bir kaptan başka bir yere veya kaba geçirmek. Toprağı altı üstüne gelecek bir biçimde iyice bellemek. Alıntılamak. Bir kitabı başından sonuna kadar okumak. Bir lehçeyi başka bir lehçeye uyarlamak. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyurmak ve yaymak. Tür değişikliği yapmak. Bir şeyin yolunu, yönünü değiştirmek. Çatı kiremitlerinin kırık ve bozuk olanlarının yerlerine sağlamlarını koymak. Bir tekniğe göre biçimlendirmek, uyarlamak. Birinin başka biriyle telefonla konuşmasını sağlamak. Üretilmiş olan bir enerjiyi, başka organlara iletmek. İletmek, bildirmek.

CEZERYE

Ezilmiş havuç içine fındık veya ceviz parçaları eklenerek yapılmış olan bir tatlı türü.

ALBAY

Rütbesi yarbay ile tuğgeneral arasında bulunan ve asıl görevi alay komutanlığı olan üstsubay, miralay.

BAŞPEHLİVAN

Birçok pehlivanı yenerek gücünü kabul ettirmiş pehlivan.

BİLYE

Çocukların oynamak için kullandığı taş, maden, toprak, cam vb.nden yapılmış küçük yuvarlak nesne, misket, cıncık, zıpzıp. Motorlu taşıtlarda dönme veya sürtünme etkilerini azaltmak, aşınmayı ve enerji yitimini önlemek için göbeklerdeki yataklara yerleştirilen, çoğunlukla çelikten, küçük yuvarlak.

BANGIRDAMAK

Öfkelenerek yüksek sesle bağırıp çağırmak, bangır bangır bağırmak.

AMORTİ

Birden ödenerek faizinin işlemesine son verilen tahvil. Piyangoda bilet değeri kadar kazanılan ikramiye.

AMİRAL

Rütbesi general ile aynı olan deniz subayı.

BÜYÜKLÜK

Büyük olma durumu. Ululuk. Depremde oluşan enerjinin düzeyini belirten ölçü. Büyüklere yaraşır bağışlayıcı davranış.

ALINDILI

Postaya ek ücret ödenerek alındı karşılığında verilen ve alıcısına ulaştırılması üstlenilmiş olan (mektup, paket vb.), taahhütlü.