Kelimeler arşivinde; içinde "enes" olan, toplam 24 tane kelime bulunuyor. İçerisinde enes bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu enes ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında enes olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
MUVAZENESİZLİK
VENESEKSİYON, FENESTRASYON
ETENESİZLER, MUVAZENESİZ, ALCALİGENES
TENTENESİZ, TENESİRMEK
ETENESİZ, TENESMUS, MENESFER, FENESTRA, BEĞENESİ, BEENESİZ
GECENES, MAKENES, SENESKİ, ÇENESİZ
FENESE, FRENES
ENESİ, KENES, PENES
ENES
ENES
Soylu Arap atı, küheylan.
BEĞENESİ
Beğeneceği.
VENESEKSİYON
Toplardamardan kan alma.
MENESFER
Saç, kaş ve kirpiği sarı olan kişi.
ETENESİZLER
Etenesi bulunmayan basit yapılı memeli hayvanlar.
ALCALİGENES
Çoğunlukla toprak, su, gübre ve omurgalıların bağırsak florasında bulunan, Gram negatif, mutlak aerob oksidaz ve katalaz pozitif, hareketli kokobasil veya çubuk biçimindeki bakteri cinsi.
FENESTRA
Pencere.
TENESMUS
Ağrılı ıkınma.
MUVAZENESİZLİK
Dengesizlik, ölçüsüzlük.
MUVAZENESİZ
Dengesiz, ölçüsüz. Ne yaptığını bilmeyen, bir sözü bir sözünü, bir davranışı bir başka davranışını tutmayan.
BEENESİZ
Üstü başı düzgün olmayan, kılıksız.
TENESİRMEK
Yorgunluktan ya da sıcaktan bayılacak gibi olmak.
ETENESİZ
Etenesi olmayan.
FENESTRASYON
Delik açma, disk fıtkı ameliyatlarında ameliyatla açılan delik.
TENTENESİZ
Dantelsiz.
GECENES
Çamur kazımaya yarayan, övendirenin alt ucundaki demir araç.
Bu bölümde tanımı içerisinde ENES geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KİLİT
Anahtar, düğme gibi takılıp çıkarılabilen bir parça yardımıyla çalışan kapatma aleti. Bir yanı değirmi, öbür yanına demir çubuk geçirilmiş olan yarım halka. Atların alnından alt çenesine uzanan beyazlık.
FERMENELİ
Fermenesi olan.
MUAYENE
Bir kimsenin hasta olup olmadığını veya hastalığın ne olduğunu araştırma, sağlık muayenesi. Gözden geçirme, araştırma, yoklama, kontrol.
ÇENELİ
Çenesi olan. Çenebaz.
DENİZİBİĞİ
Deniz rezenesi.
ŞAKIMAK
Ötücü kuşlar ezgili ses çıkarmak, ötmek, şakramak, terennüm etmek. Çok konuşmak, çenesi düşmek. Güzel şarkı söylemek veya şiir okumak.
BULDOK
Köpekgillerden, burnu basık, alt çenesi üsttekinden uzun, iri ve güçlü bir tür köpek (Canis familiaris molosus hibernicus).
GEVEZE
Çok konuşan, çenesi düşük, gevşek ağızlı, lafçı, lafazan, zevzek, lakırtı ebesi, ağız kavafı, lakırtı kavafı, çene kavafı, cır cır, çaçaron. Sır saklamayan, boşboğaz, ayran ağızlı.
RADYOSKOPİ
Bir organ veya cismin her türlü açıdan biçiminin ve hareketlerinin ışınlar altında incelenmesini sağlayan muayenesi.
OTURAK
Oturulacak yer ya da şey. Bacaklarında veya başka bir yerinde, gezmesine engel olacak bir özrü olduğundan hep evde oturan (kimse), kötürüm. Bir şeyin yere gelen tarafı, taban. İçkili, çalgılı ve kadınlı eğlenti. Kürekli teknelerde kürekçilerin oturduğu enli tahta. Alçak iskemle. Boru mengenesinin tezgâha oturduğu ve vidalandığı bölüm. Ördek.
ÇENESİZ
Çenesi olmayan. Yerinde ve düzgün konuşmasını bilmeyen. Çok konuşan.
ETENELİ
Etenesi olan.
SİNİZM
İnsanın erdem ve mutluluğa, hiçbir değere bağlı olmadan bütün gereksinmelerden sıyrılarak kendi kendine erişebileceğini savunan Antisthenes'in öğretisi, kinizm.
ÇALÇENE
Durup dinlenmeden konuşan, çenesi düşük (kimse), geveze.
KLİNİK
Hastanın bakıldığı, muayene edildiği yer. Vücut muayenesinde görülen (hastalık belirtisi). Hekim olacak öğrencilerin hasta başında uygulamalı olarak ders gördükleri hasta koğuşu.
SEDİMANTASYON
Tortu oluşması, çökelme. Tortulaşma. Pıhtılaşması önlenmiş kanda, alyuvarların dibe çökme hızının ölçülmesiyle yapılmış olan bir tür kan muayenesi.
DENGESİZ
Dengesi olmayan, muvazenesiz. Tutum ve davranışlarında uyum olmayan (kimse), istikrarsız, kararsız.
ÇENEBAZ
Çok konuşan, çenesi kuvvetli, çeneli.
KÖPEKKUYRUĞU
Yağlı güreşte rakibinin sırtını yere getirmek için onu çenesinden, alnından veya gırtlağından elle çekip sırtını yere getirmeye çalışma.
ENDOSKOPİ
İnsan vücudunda, organ veya kovuk içlerinin endoskopla muayenesi, iç görüm.