Kelimeler arşivinde; içinde "enet" olan, toplam 125 tane kelime bulunuyor. İçerisinde enet bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu enet ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında enet olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
DENETLENEBİLMEK, DENETLETEBİLMEK, DENETLEYEBİLMEK, DENETLEYİVERMEK, KENETLENEBİLMEK
MEYMENETSİZLİK, BAŞDENETMENLİK, DENETLENEBİLME, DENETLETEBİLME, DENETLETTİRMEK, DENETLEYEBİLME, DENETLEYİVERME, FARMAKOGENETİK, KENETLENEBİLME
DENETİMSİZLİK, BAŞDENETÇİLİK, DENETLETTİRME, MEYMENETSİZCE, SİYANOGENETİK
DENETİMCİLİK, ABİYOGENETİK, AGAMOGENETİK, DENETİMLİLİK, HİSTOGENETİK, NEFROJENETİK
DENETLENMEK, KENETLENMEK, MEYMENETSİZ, SENETLEŞMEK, BAŞDENETMEN, BİYOGENETİK, CİCİNENENET, DENETLETMEK, DENETLEYİCİ, DENETMENLİK, DENETTİRMEK, ELDENETİMLİ, FİLOGENETİK, FİTOGENETİK, GAMOGENETİK, ISILDENETİR, KENETDEMİRİ, MONOGENETİK, ÖNDENETLEME, ÖZDENETLEME, PENETRASYON, SIKIDENETİM, SİTOGENETİK
DENETÇİLİK, DENETİLMEK, DENETİMSİZ, DENETLEMEK, KENETLEMEK, MEYMENETLİ, NEMDENETİR, BAŞDENETÇİ, ISIDENETİR, DENETLENME, DENETLETME, DENETLEYİŞ, DENETTİRME, EPİGENETİK, HEYRESENET, KENETLENİŞ, KENETLENME, ÖNDENETLİK, SENETLEŞME, SENETMEKÇE
DENETİLME, DENETİMCİ, DENETİMLİ, DENETLEME, KENETLEME, MUKARENET, MÜBAYENET, İÇDENETİR, DİGENETİK, ENETLEMEK, İÇDENETİM, KESENETLİ, ÖZDENETİM, PENETRANS
DENETİCİ, MENETMEK, MESKENET, MEYMENET, MUAVENET, SENETSİZ, DENETLEÇ, DENETLİK, DENETMEK, DENETMEN, ÖLENETEN, SENETGER, TENETMEK
ÇENETLİ, DENETÇİ, DENETİM, GENETİK, KENETLİ, MENETME, SENETLİ, ALVENET, AYVENET, DENETME, ENETMEK, ERGENET, ERKENET, HESENET, İSKENET, KESENET, METENET, RENETTE
ANENET, EMENET, ENETME
ÇENET, DENET, KENET, SENET, JENET, MENET, RENET, TENET
ENET
ENET
İğdiş edilmiş hayvan. Kayık ve gemilerin denize indikleri eğik yer. Enginde akan suya ve pınara gidebilmek için açılan yol. Kara sığır gerdanı. İnat.
BAŞDENETMENLİK
Başdenetmen olma durumu, başmüfettişlik. Başdenetmenin yaptığı iş, başmüfettişlik.
DENETLETEBİLMEK
Denetletme imkânı veya olasılığı bulunmak.
DENETLETEBİLME
Denetletebilmek işi.
DENETLEYEBİLME
Denetleyebilmek işi.
DENETLEYEBİLMEK
Denetleme imkânı veya olasılığı bulunmak.
KENETLENEBİLMEK
Kenetlenme imkânı veya olasılığı bulunmak.
DENETLEYİVERME
Denetleyivermek işi.
DENETİMSİZLİK
Denetimsiz olma durumu.
DENETLENEBİLMEK
Denetlenme imkânı veya olasılığı bulunmak.
KENETLENEBİLME
Kenetlenebilmek işi.
DENETLEYİVERMEK
Çabucak veya ansızın denetlemek.
DENETLENEBİLME
Denetlenebilmek işi.
FARMAKOGENETİK
İlaç etkinliği ve kinetiğinin etnik gruplar arası farkını inceleyen bilim dalı.
DENETLETTİRMEK
Denetletme işini yaptırmak.
MEYMENETSİZLİK
Uğursuzluk.
Bu bölümde tanımı içerisinde ENET geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BAŞMÜFETTİŞ
Başdenetmen.
BAŞSIZLIK
Başı ya da başkanı bulunmama durumu. Siyasi ve idari kurumlardaki çözülme sonucunda devlet denetiminin kalmaması durumu, erksizlik.
BONO
Belirli bir sürenin sonunda, belirli bir paranın, belirli bir kimseye ödeneceğini belirten senet, emre muharrer senet.
ARALIK
Ara. Borsada hisse senetlerinin alım satım emirlerinin verildiği süre. Yarı açık, tam kapanmamış. Uygun, elverişli durum, fırsat. Yılın on ikinci ayı, ilk kânun, kânunuevvel. İki nota arasındaki perde uzaklığı. Basımcılıkta harfler veya satırlar arasındaki açıklık, espas. Tuvalet. Evin iki bölümü veya iki oda arasındaki dar geçit, geçenek, koridor. Iğdır iline bağlı ilçelerden biri. Toplu beden eğitiminde art arda dizilenleri ayıran açıklık. Portenin paralel çizgileri arasındaki boşluk. Bir sesi bir başka sesten, kalına veya inceye doğru ayıran uzaklık.
BAKI
Özellikle dağlık yörelerde bir yamacın güneş ışınlarına, güneye veya kuzeye karşı konumunu belirleyen, bunun sonucu olarak da doğal şartlarını tespit eden durumu. Denetleme. Fal.
BAŞMURAKIPLIK
Başdenetçilik.
ÇAKIŞMAK
Birbirine geçip kenetlenmek, takılmak. Doğru, açı, yüzey vb. geometrik biçimler üst üste konulduklarında birbirini bütünüyle örterek eşit olmak. Aynı zaman dilimine denk gelmek. Söz yarışı etmek.
BAŞHEMŞİRE
Sağlık kuruluşlarında hemşirelik hizmetlerinin en üst düzeyde sunulması için hizmetlerin düzenlenmesinden, yürütülmesinden, denetlenmesinden sorumlu yönetici hemşire.
BORSA
Bazı tüccarların ve özellikle sarraflarla değerli kâğıt ve tahvil alışverişiyle uğraşanların alım satım ve değişim amacıyla devlet denetimi altında iş yaptıkları yer.
BAŞMURAKIP
Başdenetçi.
BELLETMEN
Eğitim kurumlarında etütleri denetleyen kimse, belletici.
AYRILIK
Ayrı olma durumu. Evlilik birliğinin yargıç kararı ile geçici bir süre için kaldırılması. Düşünce, görüş veya duygu arasındaki uymazlık, mübayenet. Birinden uzak düşme, firak, firkat.
BELEDİYE
İl, ilçe, kasaba, belde vb. yerleşim merkezlerinde temizlik, aydınlatma, su, toplu taşıma ve esnafın denetimi gibi kamu hizmetlerine bakan, başkanı ve üyeleri halk tarafından seçilen, tüzel kişiliği olan örgüt, şehremaneti. Bu örgütün bulunduğu bina.
BANDROL
Denetim pulu. Bayrak direğinin tepesine süs olarak konulan uzun, kumaş şerit.
AVAL
Ticari senetlerde, ödemeden sorumlu olanların ödememesi durumunda üçüncü bir kişinin alacaklılara senet bedelini ödeyeceğine ilişkin verdiği güvence. Saflığı sersemlik derecesine varan (kimse).
AYARCI
Esnafın kullandığı ölçü aletlerini denetleyen görevli.
BAŞMÜFETTİŞLİK
Başdenetmenlik.
BAŞIBOŞ
Bir şeye veya kimseye bağlı olmayan. (başı'boş) Kendi isteğine göre, hiçbir etki altında kalmadan. (başı'boş) Yönetimsiz, baskısız, denetimsiz bir biçimde. Bağlanmamış, serbest bırakılmış.
BELGİT
Senet. Bir önermeyi tanıtlamak için gösterilen ve daha önce doğru diye kabul edilen başka önerme, hüccet, burhan.
ACYO
Herhangi bir paranın gerçek değeriyle sürüm değeri arasında veya bir ticaret senedinin üzerinde yazılı miktar ile indirimden sonraki tutarı arasında doğan fark. Bankaların senetli kredi işlemlerinde yaptıkları tahsilat. Bir ticaret senedinin yenilenmesinde alınan komisyon.