Kelimeler arşivi içinde; sonunda "engi" olan, toplam 60 adet kelime bulunmaktadır. Sonu engi ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında engi olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde engi olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ATATÜRKÇELENGİ
KESTANERENGİ
KAHVERENGİ
TEKÖZENGİ, HEDERENGİ, DELİSENGİ
BESLENGİ, ZİVLENGİ, TÖRSENGİ, LALRENGİ, KÜPLENGİ, KÜLRENGİ, KÖSTENGİ, ETİRENGİ, DİVRENGİ
LALENGİ, İSTENGİ, İŞLENGİ, KEFENGİ, KELENGİ, KEPENGİ, ÇELENGİ, KOSENGİ, KÖSENGİ, DİRENGİ, NİRENGİ, LELENGİ, ÖZLENGİ, PESENGİ, PÜSENGİ, ŞİTENGİ, TOBENGİ, DİŞENGİ, DÖNENGİ, DÖŞENGİ, DÜŞENGİ, ÇİŞENGİ, FIRENGİ, FİRENGİ, GELENGİ, GERENGİ, GEZENGİ, GİRENGİ, ÇİSENGİ, HEPENGİ
ÜZENGİ, EYENGİ, ÖZENGİ, FRENGİ
ÇENGİ, BENGİ, ZENGİ, TENGİ, ŞENGİ, SENGİ, YENGİ, CENGİ, KENGİ, HENGİ
ENGİ
ENGİ
Nezle. Bademcik iltihabı. Sancı, ağrı. Felç. O (kişi adılı). İşte, yanındaki, çevresindeki. Çene. Çocuk. Ateşli hastalıkta gelen bunalma, nöbet. Halk dilinde Su sakağısı.
TÖRSENGİ
Ters, inatçı. İnatçı.
ZİVLENGİ
İnce uzun, narin.
KÜPLENGİ
Küreğin, baltanın sap takılan yeri.
TEKÖZENGİ
Atın dört nal yürüyüşü.
ATATÜRKÇELENGİ
Yastık oyası. (Yalvaç Isparta).
KAHVERENGİ
Kavrulmuş kahvenin rengi. Bu renkte olan.
LALRENGİ
(Resim) Koyu vişne renginin mora çalan çeşidi; fırfırı rengi.
DİVRENGİ
Çevik, canlı, kıvrak kişi.
KESTANERENGİ
(Resim) Kestanenin dış kabuklarının rengi; bu renkteki boya.
HEDERENGİ
Demircilikte ocaktaki ateşi karıştırmakta kullanılan ucu bükük, ince uzun saplı demir araç. (Bor Niğde).
DELİSENGİ
Hastalık, yorgunluk ve başka nedenlerle kafanın sersem olması.
KÜLRENGİ
(Resim) Kara ve ak rengin karışmasından meydana gelen renk. Kurşun rengi.
KÖSTENGİ
Bal peteğini kovana eğik olarak yerleştiren arı : Köstengi uslu olur.
BESLENGİ
Hizmetçi, evlatlık, besleme.
ETİRENGİ
Ten rengi: Etirengi çorap aldım. Açık pembe.
Bu bölümde tanımı içerisinde ENGİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ALACA
Birkaç rengin karışımından oluşan renk, ala. Birkaç renkli iplikten yapılmış dokuma. Meyvelere, genellikle üzüme düşen ben. Keklik, bıldırcın vb. kuşları avlamak için kullanılan iki renkli bez. Ağaçta ilk olgunlaşan meyve. İki ya da daha çok renkli. Çorum iline bağlı ilçelerden biri.
AÇIKLAŞTIRMAK
Açık duruma getirmek. Rengini açtırmak.
AKSEDİR
Kaplaması mobilyacılıkta kullanılan, açık kahverengi öz odunlu olan bir ağaç (Thuya occidentalist).
AĞARMAK
Beyazlaşmak. Rengi solmak. Aydınlanmak.
ABRAŞ
Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).
AL
Kanın rengi, kızıl, kırmızı. Dorunun açığı, kızıla çalan at donu. Aldatma, düzen, tuzak, hile. Yüze sürülen pembe düzgün, allık. Bu renkte olan (at). Alüminyum elementinin simgesi. Bu renkte olan.
ABANİ
Genellikle sarık, bohça, kundak ve yorgan yüzü yapımında kullanılan, zemini beyaz, üzerinde safran renginde nakışlar bulunan ipek kumaş. Bu kumaştan yapılmış.
AKÇIL
Rengi atmış, ağarmış. İçinde ak renk bulunan.
AKAMBER
Özellikle amber balığının bağırsaklarından çıkarılan, kül renginde, yapışkan, bükülgen ve misk gibi kokusu olan bir taş. Sıcak ülkelerde yetişen bir ağaçtan elde edilen katı, güzel kokulu reçine.
AÇMAK
Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.
ABADİ
Açık saman renginde, ipekten yapılan, yarı mat, kalınca bir yazı kâğıdı türü.
AĞBENEK
Ağ görünüşünde olan, arpa yapraklarına yerleşerek oldukça önemli zararlara yol açan, açık veya koyu kahverengi asklı mantar. Bu mantarın yol açtığı ekin hastalığı.
AÇIKLAŞMAK
Açık duruma gelmek. Rengi açılmak.
ALA
Karışık renkli, çok renkli, alaca. Alabalık. Kekliğin boynundaki siyah halka. Açık kestane renginde olan, ela (göz).
AK
Kar, süt vb.nin rengi, beyaz, kara ve siyah karşıtı. Bu renkte olan. Sıkıntısız, rahat. Dürüst. Beyaz leke. Temiz.
AKAJU
Maun. Maun renginde olan. Maundan yapılmış.
AKAĞAÇ
Gürgengillerin, kerestesinden yararlanılan beyaz kabuklu bir türü (Zelkova carpinifolia).
AĞARIK
Beyazlaşmış. Rengi solmuş.
AÇIK
Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.
AKÇILLANMAK
Akçıl duruma gelmek, rengi atmak veya atmış gibi olmak.