ENES ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "enes" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. enes ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu enes ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde enes olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

ENES

Soylu Arap atı, küheylan.

ENESİ

Atlarda üst dudağın şişmesiyle beliren bir hastalık.

  -   -   -  

Anlamında ENES bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ENES geçen kelimeler listesi verilmiştir.

FERMENELİ

Fermenesi olan.

RADYOSKOPİ

Bir organ veya cismin her türlü açıdan biçiminin ve hareketlerinin ışınlar altında incelenmesini sağlayan muayenesi.

DENGESİZ

Dengesi olmayan, muvazenesiz. Tutum ve davranışlarında uyum olmayan (kimse), istikrarsız, kararsız.

ÇENEBAZ

Çok konuşan, çenesi kuvvetli, çeneli.

ÇENELİ

Çenesi olan. Çenebaz.

MUAYENE

Bir kimsenin hasta olup olmadığını veya hastalığın ne olduğunu araştırma, sağlık muayenesi. Gözden geçirme, araştırma, yoklama, kontrol.

ÇALÇENE

Durup dinlenmeden konuşan, çenesi düşük (kimse), geveze.

ETENESİZ

Etenesi olmayan.

ÇENESİZ

Çenesi olmayan. Yerinde ve düzgün konuşmasını bilmeyen. Çok konuşan.

ETENESİZLER

Etenesi bulunmayan basit yapılı memeli hayvanlar.

SEDİMANTASYON

Tortu oluşması, çökelme. Tortulaşma. Pıhtılaşması önlenmiş kanda, alyuvarların dibe çökme hızının ölçülmesiyle yapılmış olan bir tür kan muayenesi.

DENİZİBİĞİ

Deniz rezenesi.

KLİNİK

Hastanın bakıldığı, muayene edildiği yer. Vücut muayenesinde görülen (hastalık belirtisi). Hekim olacak öğrencilerin hasta başında uygulamalı olarak ders gördükleri hasta koğuşu.

BULDOK

Köpekgillerden, burnu basık, alt çenesi üsttekinden uzun, iri ve güçlü bir tür köpek (Canis familiaris molosus hibernicus).

ENDOSKOPİ

İnsan vücudunda, organ veya kovuk içlerinin endoskopla muayenesi, iç görüm.

OTURAK

Oturulacak yer ya da şey. Bacaklarında veya başka bir yerinde, gezmesine engel olacak bir özrü olduğundan hep evde oturan (kimse), kötürüm. Bir şeyin yere gelen tarafı, taban. İçkili, çalgılı ve kadınlı eğlenti. Kürekli teknelerde kürekçilerin oturduğu enli tahta. Alçak iskemle. Boru mengenesinin tezgâha oturduğu ve vidalandığı bölüm. Ördek.

KİLİT

Anahtar, düğme gibi takılıp çıkarılabilen bir parça yardımıyla çalışan kapatma aleti. Bir yanı değirmi, öbür yanına demir çubuk geçirilmiş olan yarım halka. Atların alnından alt çenesine uzanan beyazlık.

KÖPEKKUYRUĞU

Yağlı güreşte rakibinin sırtını yere getirmek için onu çenesinden, alnından veya gırtlağından elle çekip sırtını yere getirmeye çalışma.

ETENELİ

Etenesi olan.

GEVEZE

Çok konuşan, çenesi düşük, gevşek ağızlı, lafçı, lafazan, zevzek, lakırtı ebesi, ağız kavafı, lakırtı kavafı, çene kavafı, cır cır, çaçaron. Sır saklamayan, boşboğaz, ayran ağızlı.