Kelimeler arşivi içinde; başında "alat" olan, toplam 38 adet kelime bulunmaktadır. alat ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu alat ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde alat olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ALATURKALAŞTIRMAK
ALATURKALAŞTIRMA
ALATURKALAŞMAK
ALATURKALAŞMA, ALATURKACILIK
ALATURKALIK, ALATENGİREK
ALATURKACI
ALATATAVU, ALATİRİYH, ALATSAMAK, ALATOPRAK, ALATLAMAK
ALATİRİK, ALATÜRÜK, ALATOSUN, ALATURKA, ALATURKİ, ALATIRİK, ALATAKAÇ, ALATARAS, ALATARLA, ALATAVLI, ALATAVUK
ALATEPE, ALATURA, ALATÇIK, ALATMAK, ALATLAR, ALATENE
ALATAY, ALATEN, ALATAV, ALATAŞ, ALATAN
ALATU, ALATA
ALAT
ALAT
Acele, ivedi, çabuk. İpek böceklerinin koza yapmalarından bir hafta, on gün önce, çok yaprak yeme devresi. Bez dokuma tezgâhı. Sarıya veya kırmızıya boyanmış yün iplik. Elbise. Azgın, tehlikeli köpek. Bir çeşit çam ağacı. Karanfil, zencefil, tarçın gibi baharların karışımı. Düğünlerde pilâvın üzerine konulan söğüş et. Bulaşık. Uykudan uyanan ipek böceğinin yaprağa saldırması, evecen yemesi. Acele, çabuk. Bir tür çam ağacı.
ALATİRİYH
Fransızca kökenli electrique: elektirik, parlak ışık.
ALATURKALAŞMA
Alaturkalaşmak durumu.
ALATİRİK
El feneri.
ALATURKALIK
Alaturka olma durumu.
ALATÜRÜK
Elektrik.
ALATATAVU
İyice pişmemiş yemek.
ALATURKACILIK
Alaturkacı olma durumu.
ALATSAMAK
Acele ettirmek, acele etmeyi istemek.
ALATURKACI
Alaturka yanlısı kimse. Alaturka müziği seven kimse. Alaturka müziği seslendiren veya çalan kimse.
ALATENGİREK
Kısa boylu, benekli ve zehirli bir yılan.
ALATURKALAŞMAK
Alaturka olmak.
ALATLAMAK
Acele etmek. Yeni doğmuş bebekleri, al denilen görüntünün kötü etkisinden korumak için alcı denilen kimselere atlatmak.
ALATURKALAŞTIRMAK
Alaturkalaşmasını sağlamak.
ALATURKALAŞTIRMA
Alaturkalaştırmak işi.
ALATOPRAK
Bitlis şehri, Mutki belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
Bu bölümde tanımı içerisinde ALAT geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ASTAR
Giyecek, perde, çanta, ayakkabı vb. şeylerde, kumaşın veya derinin iç tarafına geçirilen ince kat. Sıvanacak, boyanacak yerlere boyadan önce sürülen kat. Gemicilikte bir şeyi sağlamlaştırmak için kullanılan bez, halat, ağaç vb.
BADANALATMA
Badanalatmak işi.
BENDİR
Alaturka müzikte vurmalı çalgı aleti.
ABAŞO
Gemiyi baştan veya kıçtan halatla karaya bağlama. Altta, aşağıda bulunan, alttaki.
BATTALGAZİ
Malatya iline bağlı ilçelerden biri.
BIÇAKLATMAK
Bıçakla saldırıyı tahrik etmek, bıçakla saldırtmak ve yaralatmak.
ARMA
Bir devletin, bir hanedanın veya bir şehrin simgesi olarak kabul edilmiş resim, harf veya şekil, ongun (II). Geminin yürümesine hizmet eden direk, seren, ip, halat ve yelken takımı.
ALATURKA
Eski Türk gelenek, görenek, töre ve hayatına uygun, Doğuluca, alafranga karşıtı. Düzensiz, yöntemsiz. Alaturka saat. Bu töre ve hayatı benimsemiş (kimse).
ARMADURA
Gemide direklere takılı halatları bağlamak için küpeştenin iç tarafında bulunan delikli ve çubuklu levha.
ARAPGİR
Malatya iline bağlı ilçelerden biri.
BATIRIK
Köftelik bulgur, dövülmemiş ceviz içi, soğan, domates, nane, maydanoz, tahin ve limon suyu kullanılarak yapılan, taze asma yaprağı veya lahanaya sarılarak yenilen bir salata türü.
ARGUVAN
Malatya iline bağlı ilçelerden biri.
ABLİ
Yatay serenlerin ucuna bağlı bulunan ve bunları sağa, sola veya ortaya çevirmek için yararlanılan halat veya palanga.
BAĞ
Bir şeyi başka bir şeye veya birçok şeyi topluca birbirine tutturmak için kullanılan ip, sicim, şerit, tel vb. düğümlenebilir nesne. Meyve bahçesi. Üzüm kütüklerinin dikili bulunduğu toprak parçası. Bir halat üzerine atılan sağlam, düzgün ve istendiğinde kolayca çözülebilen her türlü düğüm. Kemikleri birbirine bağlamaya, iç organları yerinde tutmaya yarayan lif demeti. Nota yazarken yan yana gelen aynı veya farklı değerdeki notaların birbirine bağlanarak çalınacağını belirtmek için yapılmış olan yay biçimindeki işaret. İlgi, ilişki, rabıta. Bağlam, deste, demet. Sargı.
BADERNA
Halatın aşınabilecek yerine sarılan bez, halat sargısı.
ALAFRANGA
Frenklerin töre, âdet ve hayatına uygun, Frenklerle ilgili, Batılıca, alaturka karşıtı. Avrupa kültürüne özgü olan. Avrupa uygarlığını benimsemiş, Avrupa eğitimiyle yetişmiş (kimse).
AGANTA
Yısa veya laçka edilmekte olan bir halatın ve zincirin kısa bir süre elde tutulup bırakılmaması için verilen emir.
BABA
Çocuğu olan erkek, peder. Kazılarda çıkarılan toprağın miktarını hesaplayabilmek için yer yer bırakılan toprak dikme. Çok kaliteli, üstün nitelikli. Tarikatların bazısında tekke büyüğü. Çocuğun dünyaya gelmesinde etken olan erkek. Koruyucu, babalık duyguları ile dolu kimse. Çatı merteği. Bir ülkeye veya bir topluluğa yararlı olmuş kimse. Gemi veya iskelede halatın takıldığı yuvarlak başlı iri demir, ağaç veya beton dikme. Anlayışlı, iyi huylu erkek. Silah kaçakçılığı, kara para aklama ve uyuşturucu madde ticareti vb. kirli ve gizli işler yapan çetenin başı. Ata. Bir merdivende, tırabzanın sahanlıkla birleştiği yerde bulunan dikey öge. Bu gibi kimselere verilen unvan.
AKÇADAĞ
Malatya iline bağlı ilçelerden biri.
ARALATMA
Aralatmak işi.