Kelimeler arşivi içinde; başında "alav" olan, toplam 22 adet kelime bulunmaktadır. alav ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu alav ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde alav olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ALAVERECİLİK
ALAVİRESİYE
ALAVARTACI
ALAVALMAK, ALAVERECİ, ALAVATLIK
ALAVERDİ, ALAVIRLI, ALAVANTI, ALAVANDA
ALAVÇAN, ALAVÇUK, ALAVERE, ALAVGAZ, ALAVIRT
ALAVAZ, ALAVAT, ALAVIR, ALAVIŞ, ALAVAÇ
ALAVİ
ALAV
ALAV
Alev. Hayret bildirir ünlem: Alav, bu nasıl iş?. Alev, ateş.
ALAVÇUK
Üzeri dal veya hasırla örtülen çoban evi, tarla, bostan, bağ kulübesi, çardak.
ALAVERECİ
Vurguncu.
ALAVGAZ
Az tavlı, yarı kuru, yarı yaş toprak.
ALAVIRLI
Çeşitli, karışık.
ALAVATLIK
Şiddetli rüzgâr, fırtına: Alavatlıklı bir günde tarlaya gittim.
ALAVÇAN
Sert mizaçlı.
ALAVANDA
Gürültü, patırtı, şamata. Şiddetli paylama, haşlama, tekdir. Kibir, gösteriş. Fındık bahçelerinde, ağaç sıralarının arası: Bu alavanda genişmiş.
ALAVALMAK
Aşırı kıskançlık ve arzu duymak.
ALAVERDİ
Toprak içinde uzunluğuna yayılmış çok kuvvetli ağaç kökü.
ALAVIRT
Su kabı olarak kullanılan bir çeşit kabak. Az tavlı, yarı kuru, yarı yaş toprak.
ALAVİRESİYE
Boşuna, boş yere: Çocukla alaviresiye uğraşıyor.
ALAVARTACI
Palavracı, mübalâğacı.
ALAVANTI
Telâş ve hiddet: Bir alavantı ile geldi.
ALAVERECİLİK
Vurgunculuk.
ALAVERE
Bir şeyin elden ele geçmesi. Vapurlarda bu biçimde taşıma işi için bordalarda kurulan basamaklı iskele. Kargaşalık. Bir şeyi elden ele vererek aktarma.
Bu bölümde tanımı içerisinde ALAV geçen kelimeler listesi verilmiştir.
MAVRA
Gevezelik. Palavra.
MARTAVALCI
Yalan söyleyen, palavracı.
HİLE
Birini aldatmak, yanıltmak için yapılmış olan düzen, dolap, oyun, ayak oyunu, alavere dalavere, desise, entrika. Çıkar sağlamak için bir şeye değersiz bir şey katma.
MARTAVAL
Yalan, uydurma söz, palavra.
MAVRACI
Geveze. Palavracı.
DALAVERECİLİK
Dalavereci olma durumu, taklacılık, kolpoculuk.
GALİ
Alçak ve altı düz gemi. Gemilerin üst güvertelerinde ve palavralarında bulunan mutfak.
DÜMENCİ
Gemilerde dümeni kullanan kimse. En tembel. Dalavereci, hileci, düzenbaz.
BALONCU
Balon satan kimse. Palavracı.
DOLMA
Dolmak işi. Üç sigara kâğıdına bolca sarılmış esrar. Yalan, hile, dalavere. Tavuk, kuzu gibi hayvanların veya biber, domates vb. sebzelerin içine pirinç ve başka şeyler doldurularak pişirilen yemek. Doldurularak yapılan.
KOLPO
Bilardo oyununda vuruş. Dalavere.
BALON
Isıtılmış hava veya havadan daha hafif bir gazla doldurulan, atmosferde uçabilen, küre biçiminde araç. Aslı olmayan, palavra şey. Karikatürde içi sözle doldurulan yuvarlak. Karnı yuvarlak ve şişkin, boynu dar cam kap. Hava veya gazla doldurulmuş, kauçuktan yapılmış olan çocuk oyuncağı. Geriden gelen rüzgârdan yararlanmak amacıyla yatın ana direği üzerine çekilen üç köşeli, hafif yelken.
KOLPOCU
Dalavereci.
ENTRİKA
Bir işi sağlamak veya bozmak için girişilen gizli çalışma, oyun, dolap, düzen, dalavere, desise, hile, dek (II).
AFERİST
Dalavereci.
ÇİRKİN
Göze veya kulağa hoş gelmeyen, güzel karşıtı. Karanlık, dalavereli, şüpheli. Hoş olmayan, yakışık almayan (davranış veya söz).
DALGA
Deniz veya göl gibi geniş su yüzeylerinde genel olarak rüzgâr, deprem vb.nin etkisiyle oluşan kıvrımlı hareket. Bir yüzeydeki kıvrım. Geçici sevgili. Arka arkaya gelen kriz vb. olayların her biri. Sıcak, soğuk, moda için belli bir süre etkili olan dönem. Gizli iş, dalavere. Titreşimin bir ortam içinde yayılma hareketi. Geçici aşk ilişkisi. Saçların kıvrım genişliği. Dalgınlık. Esrar, eroin vb. uyuşturucu maddelerin verdiği keyif durumu.
DÜMEN
Hava ve deniz taşıtlarında, taşıta istenilen yönü vermeye ve belirli bir doğrultuda götürmeye yarayan hareketli parça. Yönetim, idare. Dalavere, hile.
KARGAŞALIK
Kargaşa durumu, alavere.
FİLMCİ
Sinemacı. Dalavereci, oyuncu.