Kelimeler arşivinde; içinde "alav" olan, toplam 67 tane kelime bulunuyor. İçerisinde alav bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu alav ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında alav olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
DALAVERECİLİK
SALAVATLAMAK, PALAVRACILIK, ALAVERECİLİK
KALAVRAHANE, ALAVİRESİYE
YALAVAÇLIK, DALAVERECİ, DALAVİRACI, CALAVLAMAK, ALAVARTACI
ALAVERECİ, SALAVATLI, SADALAVIK, ALAVATLIK, ALAVALMAK, AKYALAVUŞ, PALAVRACI
ALAVANDA, TALAVART, DALAVERE, PALAVARA, HALAVURT, DALAVURA, DALAVİRA, ALAVIRLI, ACALAVAN, ALAVERDİ, ALAVANTI
YALAVIÇ, LALAVUÇ, SALAVAN, SALAVAT, HALAVET, TALAVUZ, ALAVERE, KALAVRA, YALAVIŞ, YALAVIZ, YALAVUÇ, YALAVUN, YALAVUŞ, YALAVUZ, YALAVÜZ, DALAVAR, ALAVGAZ, ALAVIRT, YALAVAÇ, ALAVÇUK, LALAVER, ALAVÇAN, PALAVRA
SALAVI, ALAVIR, KALAVA, ALAVIŞ, YALAVU, ALAVAT, ALAVAZ, ALAVAÇ, SALAVU
CALAV, DALAV, YALAV, ALAVİ, TALAV
ALAV
ALAV
Alev. Hayret bildirir ünlem: Alav, bu nasıl iş?. Alev, ateş.
ALAVATLIK
Şiddetli rüzgâr, fırtına: Alavatlıklı bir günde tarlaya gittim.
CALAVLAMAK
Tarlalardan, kısa zamanda çok ot toplamak.
ALAVERECİLİK
Vurgunculuk.
PALAVRACILIK
Palavracı olma durumu, uydurmacılık.
YALAVAÇLIK
Elçilik.
ALAVARTACI
Palavracı, mübalâğacı.
SALAVATLAMAK
Uğurlamak.
DALAVERECİ
Çıkarı için hileye başvuran kimse, taklacı, kolpocu, aferist.
ALAVERECİ
Vurguncu.
SADALAVIK
Uyumsuz, ters.
DALAVERECİLİK
Dalavereci olma durumu, taklacılık, kolpoculuk.
DALAVİRACI
Hileci, oyunla başkalarını aldatan.
SALAVATLI
Aydın kenti, Sultanhisar belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
KALAVRAHANE
Kundura atölyesi.
ALAVİRESİYE
Boşuna, boş yere: Çocukla alaviresiye uğraşıyor.
Bu bölümde tanımı içerisinde ALAV geçen kelimeler listesi verilmiştir.
MAVRACI
Geveze. Palavracı.
FİLMCİ
Sinemacı. Dalavereci, oyuncu.
KARGAŞALIK
Kargaşa durumu, alavere.
NUMARA
Bir şeyin bir dizi içindeki yerini gösteren sayı, rakam. Benzer şeyleri ayırt etmek için her birinin üzerine işaret olarak yazılan sayı. Eğlendirici oyunlardan her biri. Öğrenciye verilen not. Ölçü. Okullarda öğrencileri birbirinden ayırt etmek için her birine verilen sayı. Hile, düzen, dalavere, yalan.
KOLPOCU
Dalavereci.
HİLE
Birini aldatmak, yanıltmak için yapılmış olan düzen, dolap, oyun, ayak oyunu, alavere dalavere, desise, entrika. Çıkar sağlamak için bir şeye değersiz bir şey katma.
DALGA
Deniz veya göl gibi geniş su yüzeylerinde genel olarak rüzgâr, deprem vb.nin etkisiyle oluşan kıvrımlı hareket. Bir yüzeydeki kıvrım. Geçici sevgili. Arka arkaya gelen kriz vb. olayların her biri. Sıcak, soğuk, moda için belli bir süre etkili olan dönem. Gizli iş, dalavere. Titreşimin bir ortam içinde yayılma hareketi. Geçici aşk ilişkisi. Saçların kıvrım genişliği. Dalgınlık. Esrar, eroin vb. uyuşturucu maddelerin verdiği keyif durumu.
DOLMA
Dolmak işi. Üç sigara kâğıdına bolca sarılmış esrar. Yalan, hile, dalavere. Tavuk, kuzu gibi hayvanların veya biber, domates vb. sebzelerin içine pirinç ve başka şeyler doldurularak pişirilen yemek. Doldurularak yapılan.
AFERİST
Dalavereci.
KOLPO
Bilardo oyununda vuruş. Dalavere.
GALİ
Alçak ve altı düz gemi. Gemilerin üst güvertelerinde ve palavralarında bulunan mutfak.
BALONCU
Balon satan kimse. Palavracı.
MARTAVALCI
Yalan söyleyen, palavracı.
ENTRİKA
Bir işi sağlamak veya bozmak için girişilen gizli çalışma, oyun, dolap, düzen, dalavere, desise, hile, dek (II).
MARTAVAL
Yalan, uydurma söz, palavra.
DÜMENCİ
Gemilerde dümeni kullanan kimse. En tembel. Dalavereci, hileci, düzenbaz.
ÇİRKİN
Göze veya kulağa hoş gelmeyen, güzel karşıtı. Karanlık, dalavereli, şüpheli. Hoş olmayan, yakışık almayan (davranış veya söz).
MAVRA
Gevezelik. Palavra.
BALON
Isıtılmış hava veya havadan daha hafif bir gazla doldurulan, atmosferde uçabilen, küre biçiminde araç. Aslı olmayan, palavra şey. Karikatürde içi sözle doldurulan yuvarlak. Karnı yuvarlak ve şişkin, boynu dar cam kap. Hava veya gazla doldurulmuş, kauçuktan yapılmış olan çocuk oyuncağı. Geriden gelen rüzgârdan yararlanmak amacıyla yatın ana direği üzerine çekilen üç köşeli, hafif yelken.
DÜMEN
Hava ve deniz taşıtlarında, taşıta istenilen yönü vermeye ve belirli bir doğrultuda götürmeye yarayan hareketli parça. Yönetim, idare. Dalavere, hile.