Sonu ALAY ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "alay" olan, toplam 16 adet kelime bulunmaktadır. Sonu alay ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında alay olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde alay olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

ENGİNTALAY

8 harfli kelimeler

GÖKTALAY, KANDALAY, MANGALAY

7 harfli kelimeler

MİRALAY, AKTALAY, NİGALAY

6 harfli kelimeler

ATALAY

5 harfli kelimeler

HALAY, KALAY, CALAY, DALAY, MALAY, SALAY, TALAY

4 harfli kelimeler

ALAY

Bazı kelimelerin anlamları

ALAY

Herhangi bir törende veya gösteride yer alan topluluk. Bayram, cenaze vb. törenlerde sıralı olarak giden insan topluluğu, kortej. Bir kimsenin, bir şeyin, bir durumun, gülünç, kusurlu, eksik vb. yönlerini küçümseyerek eğlence konusu yapma. Hayvan topluluğu. Genellikle üç tabur ve bunlara bağlı birliklerden oluşan asker topluluğu.

MALAY

Buğday ya da mısır ununu kaynar suya dökerek yapılan ve pekmezle yenilen bir çeşit yiyecek,kaçamak. Mısır ekmeği.

ATALAY

Ünlü, namlı, şöhretli kimse. Siirt ili, Bağlıca nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

KANDALAY

Tahtakurusu.

TALAY

Deniz, büyük nehir. Çok, fazla.

GÖKTALAY

Mavi deniz.

MİRALAY

Albay.

KALAY

Atom numarası 50, atom ağırlığı 118,7, yoğunluğu 7,29 olan, 232 °C'de eriyen, gümüş beyazlığında, kolay işlenebilen, yumuşak bir element (simgesi Sn). Aldatıcı görünüş. Sövme, küfür. Kalaylanmış bir kabın üzerindeki alaşım tabakası.

AKTALAY

Beyaz deniz, ak deniz.

CALAY

Dilsiz, kekeme, peltek konuşan kişi.

MANGALAY

Alın. Binici, süvari.

HALAY

Anadolu'nun çeşitli bölgelerinde genellikle davul ve zurna eşliğinde toplu olarak oynanan bir halk oyunu.

ENGİNTALAY

Büyük deniz, okyanus.

NİGALAY

Rusça kökenli Nikolay: Nikola (metinlerimizde geçtiği için buraya alınmıştır.). Nikola.

SALAY

Yorgan dikişi.

DALAY

Deniz.

  -   -   -  

Anlamında ALAY bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ALAY geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ALAYLILIK

Alaylı olma durumu.

AHMAKLAŞMAK

Aptallaşmak. Bir an için şaşalayıp bocalamak.

ÇERİBAŞI

Alay beyi. Çingene topluluklarının başı.

BİRLİK

Tek, bir olma durumu, vahdaniyet. Bir taneden oluşmuş, bir tane alabilen. Konunun bir ana düşünce çevresinde toplanması. Bölük, tabur, alay vb. bir bütün sayılan topluluk. Bağlılık, benzerlik, bağlantı, vahdet. Bir arada olma durumu, vahdet. Bölünmezliği içeren yalın bütün. En büyük değerdeki nota, dört dörtlük. Belli bir topluluğun yararlarını korumak için kurulmuş dernek.

BÖNCE

Budala, saf. (bö'nce) Budalaya yakışır bir biçimde, böncesine, safça, angutça.

ÇİVİYUKARI

Yağlı güreşte hasmı ayaklarından yakalayıp tepesi üstü diktikten sonra sırtını yere getirerek yenme biçimi.

DALGACI

İşine gereken önem ve dikkati göstermeyen (kimse). Alay eden (kimse).

ALAYSI

Alayı andıran, alaya benzeyen, alay gibi, alayımsı.

ÇENEK

Tohumda embriyoyu kaplayan etli bölüm. Böceklerde ağzın iki yanında bulunan parçalayıcı sert organ. Kuşların gagasını oluşturan alt ve üst bölümlerden her biri.

AMİLAZ

Nişastayı parçalayarak şekere çeviren bir enzim.

BİNİŞ

Binme işi. Üniversite öğretim üyelerinin giydikleri cübbe. Atlı alay. Yüksek aşamalı bilginlerin ve yeniçeri subaylarının giydikleri cübbe. Atlı alayda giyilen giysi.

BUDALACA

Budalaya yakışan. (budala'ca) Budalaya yakışır bir biçimde, budalacasına.

ALBAY

Rütbesi yarbay ile tuğgeneral arasında bulunan ve asıl görevi alay komutanlığı olan üstsubay, miralay.

ALBAYLIK

Albay olma durumu, miralaylık. Albayın rütbesi. Albayın görevi.

ALAYCI

Alay etme huyu olan (kimse), müstehzi. Alay eden, küçümseyen (tutum).

DALKAVUK

Kendisine çıkar sağlayacak olanlara aşırı bir saygı ve hayranlık göstererek yaranmak isteyen kimse, huluskâr, yağcı, yalaka, yağdanlık, yalpak, yaltak, yaltakçı, kemik yalayıcı, çanak yalayıcı. Saraylarda devlet büyüklerini nükteli sözlerle eğlendiren kimse.

CANHIRAŞ

Yürek paralayan, iç tırmalayan.

ALAYCILIK

Alaycı olma durumu, müstehzilik.

ALAYLI

Erlikten yetişmiş, askerî okullarda okumadan başarı gösterip rütbe alan ve yükselen subay. Gerekli okul eğitimini görmeden kendini yetiştirmiş olan (kimse), mektepli karşıtı. Gösterişli, görkemli, debdebeli. Alay edici, küçümseyici, müstehzi.

CARİYE

Yabancı ülkelerden kaçırılıp özgürlükten yoksun bırakılan, alınıp satılabilen, her konuda efendisinin isteklerine bağlı bulunan genç kadın, halayık.