Kelimeler arşivi içinde; başında "özel" olan, toplam 21 adet kelime bulunmaktadır. özel ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu özel ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde özel olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ÖZELLEŞTİREBİLMEK
ÖZELLEŞTİREBİLME
ÖZELLEŞTİRİLMEK
ÖZELLEŞTİRİLME
ÖZELLEŞTİRMEK
ÖZELLEŞTİRME
ÖZELLİKSİZ, ÖZELEŞTİRİ, ÖZELLEŞMEK
ÖZELÇAĞRI, ÖZELLİKLİ, ÖZELLİKLE, ÖZELLEŞME, ÖZELENMEK
ÖZELEMEK
ÖZELLİK
ÖZELİK, ÖZELGE, ÖZELTİ
ÖZELE
ÖZEL
ÖZEL
Yalnız bir kişiye, bir şeye ait veya ilişkin olan, spesiyal. Bir kişiyi ilgilendiren, hususi, zatî. Her zaman görülenden, olağandan farklı. Devlete değil, kişiye ait olan, hususi, resmî karşıtı. Dikkate değer. Ayırt edici bir niteliği olan. Benzerlerinden ayrılmasını sağlayan bir özelliği olan, spesiyal.
ÖZELLİKLİ
Bir türün, bir olayın karakteristik yönünü veren, spesifik.
ÖZELLİKLE
Özel olarak, her şeyden önce, başta, hele, bilhassa, hassaten, hususuyla, bahusus, mahsus, mahsusen.
ÖZELLEŞTİREBİLME
Özelleştirebilmek işi.
ÖZELLEŞME
Özelleşmek işi.
ÖZELLEŞTİRİLMEK
Özelleştirme işi yapılmak.
ÖZELLEŞTİRİLME
Özelleştirilmek işi.
ÖZELLEŞTİRMEK
Bir şeyi özel duruma getirmek veya özel olarak kullanmak, kamulaştırmak karşıtı. Kamu malını satarak özel duruma getirmek.
ÖZELLEŞTİRME
Özelleştirmek işi. Devlete ait taşınır, taşınmaz malların teklif alma veya ihale yoluyla satışını yapma.
ÖZELEMEK
Özlem duymak, özlemek. Ezip çalkalamak, karıştırmak (yoğurt ve benzerleri yiyecekler için).
ÖZELLEŞTİREBİLMEK
Özelleştirme imkânı veya olasılığı bulunmak.
ÖZELENMEK
Çabalamak. Sabırsızlık etmek.
ÖZELLEŞMEK
Özel bir duruma gelmek.
ÖZELLİKSİZ
Kendine özgü özelliği bulunmayan.
ÖZELÇAĞRI
Sadece bir kısım askerin savaşa sürülmesi.
ÖZELEŞTİRİ
Örnekolay incelemesinde örnek birimlerin yaşam öykülerini saptamada yararlanılan, kendilerine ilişkin değerlendirme ve özçözümlemelerini içeren bilgi kaynağı.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÖZEL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AKITMA
Akıtmak işi, isale. Enli bilezik. Un, süt, yağ, yumurta, şeker veya pekmezle yoğrularak cıvık bir duruma getirilen hamurun kızgın sac üzerinde pişirilmesiyle yapılmış olan bir tatlı türü. Hayvanların, özellikle atların alınlarında bulunan ve burunlarına doğru uzanan beyaz leke.
AKIŞKAN
Akış özellikleri gözlenebilen (sıvı veya gaz), seyyal.
ADİ
Değersiz, kötü, sıradan, hiçbir özelliği olmayan. Bayağı. Aşağılık, alçak.
AKSAN
Bir ülkenin insanlarına veya bir çevreye özgü söyleyiş özelliği. Vurgu.
AKIŞMALI
Akışma özelliği olan.
AKICI
Akma özelliği olan. Kesintisiz. Kolay anlaşılabilen, okunabilen, anlamca açık (anlatım), selis.
AHALİ
Aralarında aynı yerde bulunmaktan başka hiçbir ortak özellik bulunmayan kişilerden oluşan topluluk, halk. Bir yerde toplanan kalabalık.
AÇIKLIK
Açık olma durumu, aleniyet. Uzaklık, mesafe. Bitki örtüsü olmayan, çıplak yer. Gerçeği olduğu gibi yansıtma durumu. Boş ve geniş yer, meydanlık. Bir söz veya yazıda maksadın açık olması özelliği, duruluk, vuzuh. Dürbün, fotoğraf makinesi vb. optik araçlarda ağız çapı, ışığın girebildiği delik.
ALELHUSUS
Hele, özellikle.
AKIŞKANLIK
Akışkan olma durumu. Para ve ticaretle ilgili işlemlerde kullanılabilecek durumda olan satın alma gücü, likidite. Kolaylıkla paraya çevrilebilme özelliği fazla olan varlıklar, likidite.
AKAMBER
Özellikle amber balığının bağırsaklarından çıkarılan, kül renginde, yapışkan, bükülgen ve misk gibi kokusu olan bir taş. Sıcak ülkelerde yetişen bir ağaçtan elde edilen katı, güzel kokulu reçine.
AKIŞMASIZ
Akışma özelliği olmayan.
ALAMETİFARİKA
Ayırıcı nitelik, ayırıcı özellik.
AKPAS
Lahana, turp, şalgam, karnabahar vb. bitkilerin kök dışındaki bütün bölgelerine yerleşebilen, özellikle semizotugillerde karşılaşılan yosunumsu mantar (Albugo candida).
AKASMA
Düğün çiçeğigillerden, beyaz çiçek veren, bahçelerde süs çiçeği olarak yetiştirilen, sarmaşık özelliği gösteren bir bitki, yaban asması, orman sarmaşığı, meryemana asması (Clematis vitalba).
AÇINSAMAK
Bir yerin özelliklerini ortaya çıkarmak için araştırma ve inceleme yapmak, istikşaf etmek.
ALBÜMİN
Bitkilerin, hayvanların doku ve sıvılarında bulunan, birleşimi karbon, oksijen, azot, hidrojen ve kükürt olan, suda eriyen, beyaza yakın renkte, yapışkan özellikte bir protein.
AHAR
Hattatların kâğıt cilalamak için kullandıkları nişasta ve yumurta akından yapılmış olan özel bir karışım.
AĞIZ
Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.
AKICILIK
Akıcı olma durumu. Söz, yazı ve anlatımın akıcı olma özelliği, selaset.