İçinde ÖZER geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "özer" olan, toplam 44 tane kelime bulunuyor. İçerisinde özer bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu özer ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında özer olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

ÖZERKLEŞTİRMEK

13 harfli kelimeler

ÖZERKLEŞTİRME

11 harfli kelimeler

GÖZERLENMEK, ÖZERKLEŞMEK

10 harfli kelimeler

YENİÖZERLİ, GÖZERLEMEK, ÖZERKLEŞME

9 harfli kelimeler

ARIGÖZERİ, TAŞGÖZERİ, GÖZERTEPE

8 harfli kelimeler

ÖZERKLİK, ÖZERDİNÇ, BUZÇÖZER, ÖZERKMEN, GÖZERMEK, GÖZERİMİ, TAŞGÖZER, DAŞGÖZER

7 harfli kelimeler

ÖZERDAL, TEKÖZER, ÖZERTEM, ÖZERTAN, ÖZERMAN, ÖZERKİN, ÖZERİNE, ÖZERİNÇ, ÖZERHAN, GÖZEREK, ÖZERDİM, ÖZERDEM, ÖZERCAN, GÜLÖZER

6 harfli kelimeler

ÖZEREK, SÖZERİ, ÖZEROL, KÖZERE, ÖZEREN

5 harfli kelimeler

KÖZER, SÖZER, ÖZERİ, ÇÖZER, ÖZERK, GÖZER

4 harfli kelimeler

ÖZER

Bazı kelimelerin anlamları

ÖZER

Yiğit, doğru kimse. Yozgat şehrinde, Akdağmadeni belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

ÖZERKLEŞME

Özerkleşmek durumu.

ÖZERKLEŞTİRME

Özerkleştirmek işi.

GÖZERMEK

Buğday toprak ve benzerleri şeyleri iri gözlü kalburdan elemek. Görünmek.

ÖZERDİNÇ

Özünden canlı, dinç olan erkek.

YENİÖZERLİ

Diyarbakır şehri, Pirinçlik bucağına bağlı bir bölge.

ÖZERKLİK

Bir topluluğun, bir kuruluşun ayrı bir yasaya bağlı olarak kendi kendini yönetme hakkı, muhtariyet, otonomi, otonomluk. Bir kişinin, bir topluluğun kendi uyacağı yasayı kendisinin koyması, yad erklik karşıtı.

ÖZERKLEŞTİRMEK

Özerk duruma getirmek, özerklik vermek.

TAŞGÖZERİ

Tahılın taşını ayıklamaya yarayan büyük delikli kalbur.

GÖZERLENMEK

İri gözlü kalburdan geçirilmek.

ÖZERKLEŞMEK

Özerk duruma gelmek.

ARIGÖZERİ

Kovan yanında çalışırken, arı sokmaması için, başa geçirilen ince gözekli tel başlık. (Kemalpaşa izmir.).

BUZÇÖZER

Buzu çözen, donmayı önleyen alet.

GÖZERLEMEK

Buğday toprak ve benzerleri şeyleri iri gözlü kalburdan elemek. İri gözlü kalburdan geçirmek.

GÖZERTEPE

Bingöl şehri, Servi bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

ÖZERKMEN

Özünden güçlü olan kimse.

  -   -   -  

Anlamında ÖZER bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ÖZER geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DOĞMA

Doğmak işi. Doğmuş. Ortaya çıkan, kaynaklanan, meydana gelen. Güneş, Ay ve yıldızların gözerimi üstüne çıkması.

KÜZER

Gözer; kûze; boduç.

BAŞUCU

ve gök b. Yeryüzünde bir noktada çekülün gösterdiği doğrultunun gökyüzüne doğru olan yönü. Yeryüzünün herhangi bir noktasında, çekül doğrultusunda kalan yön. Yeryüzünde ayakta duran bir insanın tepesi doğrultusunda sonsuz uzakta bulunan nokta. anlamdaş başüstü. Yeryüzündeki bir gözlem noktasından geçen düşey doğrultusunun gökyüzünü deldiği iki noktadan gözeriminin üstünde olanı.

MUHTAR

Köy ve mahallenin yasalarla belirtilmiş işlerini yürütmek için o köy veya mahallede oturanların seçtikleri kimse, köy muhtarı, mahalle muhtarı. Özerk. Her işe burnunu sokan.

BASBAŞI

Gözerin üstüne gelen tohumluk iri buğday.

LARVİVOR

Larvalar özerinden beslenen.

DÜNYACILIK

Bireysel katılımı önemli gören, dinin devletten ayrı ve özerk olmasını savunan öğreti, sekülarizm.

BAĞIMLI

Başka bir şeyin istemine, gücüne veya yardımına bağlı olan, özgürlüğü, özerkliği olmayan, tabi. Bir kimseye veya şeye maddi veya manevi yönden aşırı bağlı olan. Sigara, uyuşturucu madde vb. kötü alışkanlıklara aşırı derecede düşkün, müptela.

SİNCAN

Ankara iline bağlı ilçelerden biri. Gülgillerden, Doğu Anadolu Bölgesinde yetişen, kırmızı veya kan kırmızısı renkte çiçekleri olan çok yıllık kokulu bir bitki. Uygur Özerk Bölgesinin Çince'deki adı. Ağrı ili, Tutak ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer. Çorum şehrinde, Alaca ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Hatay şehri, Yakacık nahiyesine bağlı bir bölge. Sivas şehri, Sincan nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

ŞEŞEDURURKEN

Çözmekte iken, çözerken.

DEFROSTER

buzçözer.

HİYALÜRONİDAZ

Hiyalüronik asiti eritici enzim, hücreler arasındaki hiyalüronik asiti eritmek suretiyle hücre bağlantısını çözerek dokunun geçirgenliğini arttıran madde.

SAVURKAÇ

Akşamüstü çıkan sert yel : Savurkaç çıkmadan buğdayı gözerledik.

ÜNİVERSİTE

Bilimsel özerkliğe ve kamu tüzel kişiliğine sahip, yüksek düzeyde eğitim, öğretim, bilimsel araştırma ve yayın yapan fakülte, enstitü, yüksekokul vb. kuruluş ve birimlerden oluşan öğretim kurumu, darülfünun.

OTONOMİ

Özerklik.

ÖZEKÇİLİK

Denetimin gittikçe daha az sayıda ve güç yapısının özek noktasında yer alan kişilerin eline geçmesi, ast küme ya da kişilerin karar bağımsızlığıyla yerel özerkliğinin gittikçe azalması süreci. Bu özelliği gösteren yönetim biçimi.

TİBET

Çin'in batısında özerk bir bölge.

OTONOM

Özerk.

MUHTARİYET

Özerklik.

DAŞGÖZER

Arpa ve buğdayı samandan ayırmaya yarayan büyük delikli kalbur: Bizim arpa daşgözeri sizdedi, getisen.