Kelimeler arşivi içinde; sonunda "özge" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu özge ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında özge olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde özge olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ÖZGE
Başka.
GÖZGE
Çeşme.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÖZGE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BAŞKA
Bilinenden ayrı, değişik, farklı, özge. Nitelik yönünden alışılmışın dışında bir üstünlüğü olan. "Ayrıca, üstelik, bir yana" anlamlarında -den başka biçiminde kullanılan bir söz.
ÖZGECİLİK
Özgeci olma durumu, diğerkâmlık.
ÖSKE
Ucu yanmış odun parçası. Başka, özge: Allah'tan öske kimsem yok.
ÇÖZÜNMEZ
Bir çözgen içinde çözünme özelliği göstermeyen. Bir çözücü içinde hiç çözünmeyen ya da çok az çözünen özdek. Bir çözen içinde, çözünme özelliği göstermiyen.
ÇÖZÜNEN
Çözelti oluşturan özdek. Bir çözgende çözünüme uğrayan özdek. Kendi bileşimini değiştirmeden, çözücü içinde, atom, molekül ya da yükünler olarak tekdüze dağılmış özdek. Tektürel bir karışımda nicelikçe az olan. Çözücü içinde bileşimi bozulmadan dağılmış ve genellikle çözeltide miktarca az olan madde.Katı-sıvı homojen karışımlarında katı daima çözünendir. Ör. %80'lik şeker çözeltisinde çözünen şeker, çözücü sudur. Bir çözende çözünerek, çözelti oluşturan özdek.
DİĞERKAMLIK
Özgecilik.
MEDE
Mide. Çocuk oyunlarında kale. Başka, özge. Manda yavrusu, malak.
YABANCI
Başka bir milletten olan, başka devlet uyruğunda olan (kimse), bigâne, ecnebi. Aynı türden, aynı çeşitten olmayan. Belli bir yere veya kimseye özgü olmayan. Bir konuda bilgisi, deneyimi olmayan. Aileden, çevreden olmayan (kimse veya şey), özge. Başka bir milletle ilgili olan. Tanınmayan, bilinmeyen, yad.
ÖZGÜLEYİŞ
Bir nesneyi başka bir nesneye özgü kılma. Ör./ Ne yanar kimse bana ateş-i dilden özge / Ne açar kimse kapım bad-ı sabadan gayri (Fuzuli).
ÇÖZÜNÜR
Bir çözgen içinde çözünme özelliği gösteren. Bir çözücü içinde az ya da çok çözünebilir özdek. Bir çözen içinde çözünme özelliği gösteren.
DİĞERKAM
Özgeci, özgecil.
KIVILKESİLGEN
Çözgen içinde yükünlerine tümüyle ayrılan özdek.
ÖZGELEME
Yanyana olmamak şartıyla yakın yerlerde tekrarlanan aynı veya benzer seslerden birinin başka bir değer alması: Kehrüba'dari gelen Kehribarın Kehlibar olması gibi. Burada r sesine ÖZGELİYEN (Dissimilateur) l'ye de ÖZGELENEN (Dissimilé) denir.
ÖZGEMEK
Değişmek : Beni görünce yüzü özger.
ÖZGENLİ
Özgenlerle hızı değiştirilen tepkimeye, sürece ilişkin.
ÖZGECİL
Özgeci tutumu olan.
ÇÖZÜLKESİM
Çözgenin kimyasal etkisiyle, çözünmüş özdeciklerin parçalanması olayı.
DİĞER
Başka, özge, öteki, öbür.
ÇÖZÜNÜRLÜK
Bir maddenin başka bir madde içinde çözünme özelliği, resolüsyon. Ekrandaki görüntünün veya yazıcı tarafından basılan şekillerin netliği. Birim nicelikte çözelti ya da çözgen içinde, belli sıcaklık ve basınçla çözülebilen özdek niceliği. Belirli oylum ya da tutardaki bir özgende çözünebilen özdek niceliği. Katı, sıvı ya da gaz çözünenin, belirli koşullarda çözücüsü ile tektürel bir çözelti oluşturabilmesinin sınırı. Bir maddenin belirli bir sıcaklıktaki doygun çözeltisindeki derişimi. Bir çözünenin, bir çözendeki çözünme kertesi. (Genellikle, belirli bir sıcaklıkta yüzde olarak belirtilir.). Bir maddenin çözelti oluşturma kapasitesi. Birbirine komşu iki noktanın ayırt edilebilme gücü. Mikroskobik olarak birbirine komşu iki farklı görüntünün ayırt edilebilme duyarlılığı, rezolüsyon.
İŞLENME
İşlenmek işi. Bir yapıtın biçiminin değiştirilerek başka bir türden yapıt durumuna getirilmesi, sözgelişi romandan tiyatro yapıtı yapılması ya da başka bir düzene konulması.