Kelimeler arşivi içinde; başında "özer" olan, toplam 24 adet kelime bulunmaktadır. özer ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu özer ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde özer olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ÖZERKLEŞTİRMEK
ÖZERKLEŞTİRME
ÖZERKLEŞMEK
ÖZERKLEŞME
ÖZERKMEN, ÖZERDİNÇ, ÖZERKLİK
ÖZERCAN, ÖZERTEM, ÖZERTAN, ÖZERMAN, ÖZERKİN, ÖZERİNE, ÖZERİNÇ, ÖZERHAN, ÖZERDİM, ÖZERDEM, ÖZERDAL
ÖZEREN, ÖZEREK, ÖZEROL
ÖZERK, ÖZERİ
ÖZER
ÖZER
Yiğit, doğru kimse. Yozgat şehrinde, Akdağmadeni belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
ÖZERKMEN
Özünden güçlü olan kimse.
ÖZERKLEŞTİRME
Özerkleştirmek işi.
ÖZERKLEŞMEK
Özerk duruma gelmek.
ÖZERKLEŞME
Özerkleşmek durumu.
ÖZERİNÇ
Gerçek huzura kavuşmuş kimse.
ÖZERKLEŞTİRMEK
Özerk duruma getirmek, özerklik vermek.
ÖZERKLİK
Bir topluluğun, bir kuruluşun ayrı bir yasaya bağlı olarak kendi kendini yönetme hakkı, muhtariyet, otonomi, otonomluk. Bir kişinin, bir topluluğun kendi uyacağı yasayı kendisinin koyması, yad erklik karşıtı.
ÖZERDİNÇ
Özünden canlı, dinç olan erkek.
ÖZERTEM
Gerçekten erdemli olan kimse.
ÖZERCAN
Yiğit, doğru kimse.
ÖZERİNE
Üzerine.
ÖZERMAN
Gerçekten yiğit, kahraman, yürekli kimse.
ÖZERTAN
Gerçekten erdemli olan kimse.
ÖZERHAN
Grçekten yiğit olan hükümdar.
ÖZERKİN
Gerçek özgür kimse.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÖZER geçen kelimeler listesi verilmiştir.
LARVİVOR
Larvalar özerinden beslenen.
BAŞUCU
ve gök b. Yeryüzünde bir noktada çekülün gösterdiği doğrultunun gökyüzüne doğru olan yönü. Yeryüzünün herhangi bir noktasında, çekül doğrultusunda kalan yön. Yeryüzünde ayakta duran bir insanın tepesi doğrultusunda sonsuz uzakta bulunan nokta. anlamdaş başüstü. Yeryüzündeki bir gözlem noktasından geçen düşey doğrultusunun gökyüzünü deldiği iki noktadan gözeriminin üstünde olanı.
SAVURKAÇ
Akşamüstü çıkan sert yel : Savurkaç çıkmadan buğdayı gözerledik.
OTONOM
Özerk.
HİYALÜRONİDAZ
Hiyalüronik asiti eritici enzim, hücreler arasındaki hiyalüronik asiti eritmek suretiyle hücre bağlantısını çözerek dokunun geçirgenliğini arttıran madde.
MUHTAR
Köy ve mahallenin yasalarla belirtilmiş işlerini yürütmek için o köy veya mahallede oturanların seçtikleri kimse, köy muhtarı, mahalle muhtarı. Özerk. Her işe burnunu sokan.
TİBET
Çin'in batısında özerk bir bölge.
DEFROSTER
buzçözer.
BASBAŞI
Gözerin üstüne gelen tohumluk iri buğday.
DÜNYACILIK
Bireysel katılımı önemli gören, dinin devletten ayrı ve özerk olmasını savunan öğreti, sekülarizm.
ŞEŞEDURURKEN
Çözmekte iken, çözerken.
MUHTARİYET
Özerklik.
SİNCAN
Ankara iline bağlı ilçelerden biri. Gülgillerden, Doğu Anadolu Bölgesinde yetişen, kırmızı veya kan kırmızısı renkte çiçekleri olan çok yıllık kokulu bir bitki. Uygur Özerk Bölgesinin Çince'deki adı. Ağrı ili, Tutak ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer. Çorum şehrinde, Alaca ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Hatay şehri, Yakacık nahiyesine bağlı bir bölge. Sivas şehri, Sincan nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
ÖZEKÇİLİK
Denetimin gittikçe daha az sayıda ve güç yapısının özek noktasında yer alan kişilerin eline geçmesi, ast küme ya da kişilerin karar bağımsızlığıyla yerel özerkliğinin gittikçe azalması süreci. Bu özelliği gösteren yönetim biçimi.
ÜNİVERSİTE
Bilimsel özerkliğe ve kamu tüzel kişiliğine sahip, yüksek düzeyde eğitim, öğretim, bilimsel araştırma ve yayın yapan fakülte, enstitü, yüksekokul vb. kuruluş ve birimlerden oluşan öğretim kurumu, darülfünun.
BAĞIMLI
Başka bir şeyin istemine, gücüne veya yardımına bağlı olan, özgürlüğü, özerkliği olmayan, tabi. Bir kimseye veya şeye maddi veya manevi yönden aşırı bağlı olan. Sigara, uyuşturucu madde vb. kötü alışkanlıklara aşırı derecede düşkün, müptela.
KÜZER
Gözer; kûze; boduç.
DAŞGÖZER
Arpa ve buğdayı samandan ayırmaya yarayan büyük delikli kalbur: Bizim arpa daşgözeri sizdedi, getisen.
DOĞMA
Doğmak işi. Doğmuş. Ortaya çıkan, kaynaklanan, meydana gelen. Güneş, Ay ve yıldızların gözerimi üstüne çıkması.
OTONOMİ
Özerklik.