Kelimeler arşivi içinde; sonunda "özer" olan, toplam 10 adet kelime bulunmaktadır. Sonu özer ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında özer olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde özer olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
BUZÇÖZER, DAŞGÖZER, TAŞGÖZER
GÜLÖZER, TEKÖZER
GÖZER, ÇÖZER, KÖZER, SÖZER
ÖZER
ÖZER
Yiğit, doğru kimse. Yozgat şehrinde, Akdağmadeni belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
BUZÇÖZER
Buzu çözen, donmayı önleyen alet.
TAŞGÖZER
Tahılın taşını ayıklamaya yarayan büyük delikli kalbur.
ÇÖZER
Büyük kalbur. (Güllüce Gümüşhacıköy Amasya).
KÖZER
Dövülmüş buğday ve saman elemeye yarayan iri gözlü kalbur. İyice dövülerek kabuğundan ayrılmamış buğday başakları, harman altı. Gören kimse.
TEKÖZER
Özü benzersiz nitelikler taşıyan erkek.
SÖZER
Sözünde duran kimse.
GÜLÖZER
Gül gibi özü doğru ve dürüst olan.
DAŞGÖZER
Arpa ve buğdayı samandan ayırmaya yarayan büyük delikli kalbur: Bizim arpa daşgözeri sizdedi, getisen.
GÖZER
Buğday, toprak vb.nin elendiği iri gözlü kalbur.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÖZER geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÖZERKLEŞTİRME
Özerkleştirmek işi.
DOĞMA
Doğmak işi. Doğmuş. Ortaya çıkan, kaynaklanan, meydana gelen. Güneş, Ay ve yıldızların gözerimi üstüne çıkması.
DEFROSTER
buzçözer.
BAĞIMLI
Başka bir şeyin istemine, gücüne veya yardımına bağlı olan, özgürlüğü, özerkliği olmayan, tabi. Bir kimseye veya şeye maddi veya manevi yönden aşırı bağlı olan. Sigara, uyuşturucu madde vb. kötü alışkanlıklara aşırı derecede düşkün, müptela.
ÖZERKLEŞME
Özerkleşmek durumu.
BASBAŞI
Gözerin üstüne gelen tohumluk iri buğday.
BAŞUCU
ve gök b. Yeryüzünde bir noktada çekülün gösterdiği doğrultunun gökyüzüne doğru olan yönü. Yeryüzünün herhangi bir noktasında, çekül doğrultusunda kalan yön. Yeryüzünde ayakta duran bir insanın tepesi doğrultusunda sonsuz uzakta bulunan nokta. anlamdaş başüstü. Yeryüzündeki bir gözlem noktasından geçen düşey doğrultusunun gökyüzünü deldiği iki noktadan gözeriminin üstünde olanı.
ÖZEKÇİLİK
Denetimin gittikçe daha az sayıda ve güç yapısının özek noktasında yer alan kişilerin eline geçmesi, ast küme ya da kişilerin karar bağımsızlığıyla yerel özerkliğinin gittikçe azalması süreci. Bu özelliği gösteren yönetim biçimi.
ÖZERKLEŞMEK
Özerk duruma gelmek.
LARVİVOR
Larvalar özerinden beslenen.
ÜNİVERSİTE
Bilimsel özerkliğe ve kamu tüzel kişiliğine sahip, yüksek düzeyde eğitim, öğretim, bilimsel araştırma ve yayın yapan fakülte, enstitü, yüksekokul vb. kuruluş ve birimlerden oluşan öğretim kurumu, darülfünun.
ÖZERKLEŞTİRMEK
Özerk duruma getirmek, özerklik vermek.
OTONOMİ
Özerklik.
MUHTARİYET
Özerklik.
HİYALÜRONİDAZ
Hiyalüronik asiti eritici enzim, hücreler arasındaki hiyalüronik asiti eritmek suretiyle hücre bağlantısını çözerek dokunun geçirgenliğini arttıran madde.
SAVURKAÇ
Akşamüstü çıkan sert yel : Savurkaç çıkmadan buğdayı gözerledik.
MUHTAR
Köy ve mahallenin yasalarla belirtilmiş işlerini yürütmek için o köy veya mahallede oturanların seçtikleri kimse, köy muhtarı, mahalle muhtarı. Özerk. Her işe burnunu sokan.
OTONOM
Özerk.
DÜNYACILIK
Bireysel katılımı önemli gören, dinin devletten ayrı ve özerk olmasını savunan öğreti, sekülarizm.
KÜZER
Gözer; kûze; boduç.