Sonu ÖRME ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "örme" olan, toplam 6 adet kelime bulunmaktadır. Sonu örme ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında örme olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde örme olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

7 harfli kelimeler

ÖNGÖRME, BAŞÖRME

5 harfli kelimeler

GÖRME, KÖRME, YÖRME

4 harfli kelimeler

ÖRME

Bazı kelimelerin anlamları

ÖRME

Örmek işi. Örülerek yapılan.

ÖNGÖRME

Öngörmek işi.

GÖRME

Görmek işi, rüyet.

BAŞÖRME

Kına gecesinde gelinin ve güveyin eline kına yakma işi.

YÖRME

Sofa.

KÖRME

Malatya kenti, Tepehan nahiyesine bağlı bir bölge.

  -   -   -  

Anlamında ÖRME bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ÖRME geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AYRIMSAMAK

Bir şeyi anlamak, bir şeyi görmek, fark etmek.

ALÇALTI

Yüksekliği az olan alan. Küçük düşürme, hor görme.

CİHANNÜMA

Her yanı görmeye elverişli, camlı çatı katı veya taraça, kule. Dünya haritası.

BEZGİN

Yaşama veya iş görme isteğini yitirmiş. Solgun, cansız. Yaşama veya iş görme isteğini yitirmiş bir biçimde.

BULDUMCUK

Sonradan görme.

BASAR

Göz. Merdivenin ayakla basılan yüzeyi. İleriyi görme, algılama yetisi.

ANLAYIŞ

Anlama işi, telakki. Anlama yeteneği, feraset, izan, zekâ. Benzerlerinden ayıran özellik, konsept. Hoş görme, hâlden anlama. Bir toplum veya topluluktaki bireylerde görüş ve inanış etmenlerinin etkisiyle beliren düşünme yolu, düşünüş biçimi, zihniyet, mantalite.

AFFETMEK

Bağışlamak. Hoşgörü ile karşılamak, mazur görmek. Birinin sorumluluğundaki bir görevden veya işten çıkmasına izin vermek.

CAHİL

Öğrenim görmemiş, okumamış. Deneysiz, genç, toy (delikanlı veya kız). Belli bir konuda yeterli bilgisi olmayan.

BENLİK

Bir kimsenin öz varlığı, kişiliği, onu kendisi yapan şey, kendilik, şahsiyet. Kendi kişiliğine önem verme, kişiliğini üstün görme, kibir, gurur.

BASARİ

Görme ile ilgili.

BİLİSİZ

Öğrenim görmemiş, cahil.

ASTİGMAT

Net görmeyen, astigmatizme tutulmuş (göz).

BELİKLEMEK

Saçları örmek.

AYILMAK

Sarhoşluk, baygınlık vb. bir durumdan kurtulmak, kendine gelmek. Aklı başına gelip gerçeği görmek.

ALAYLI

Erlikten yetişmiş, askerî okullarda okumadan başarı gösterip rütbe alan ve yükselen subay. Gerekli okul eğitimini görmeden kendini yetiştirmiş olan (kimse), mektepli karşıtı. Gösterişli, görkemli, debdebeli. Alay edici, küçümseyici, müstehzi.

BAĞIŞLAMAK

Bir mal veya hakkı karşılık beklemeden birine vermek, teberru etmek. Hoşgörmek. Herhangi bir kötü davranış için ceza vermekten vazgeçmek, affetmek. Görevden çekmek, almak.

AŞAĞILAMAK

Değerinden düşük göstermek. Küçültücü davranışlarda bulunmak, hor görmek.

ANLAMA

Anlamak işi, anlamaklık, derk, fehim, intikal, tefehhüm, vukuf. Bir olay veya önermenin daha önce bilinen bir kanunun veya formülün sonucu olduğunu görme.

AZIMSAMAK

Bir şeyin umulduğundan az olduğu yargısına varmak, az görmek, az bulmak.