Kelimeler arşivi içinde; başında "örme" olan, toplam 11 adet kelime bulunmaktadır. örme ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu örme ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde örme olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ÖRMELEMEK, ÖRMEPINAR
ÖRMEGÖZE, ÖRMEKUYU
ÖRMETAŞ
ÖRMECE, ÖRMECİ, ÖRMELİ
ÖRMEÇ, ÖRMEK
ÖRME
ÖRME
Örmek işi. Örülerek yapılan.
ÖRMETAŞ
Gaziantep şehrinde, Karkamış belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Zonguldak şehrinde, Devrek belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
ÖRMEGÖZE
Batman şehrinde, Beşiri ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
ÖRMELEMEK
Çocuk emeklemek. Aşmaya, atlamaya çalışmak.
ÖRMEPINAR
Aydın şehri, Bozdoğan ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
ÖRMECE
Kırmızı ve küçük taneli kılçıklı buğday.
ÖRMECİ
Zonguldak şehri, Gökçebey ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
ÖRMEKUYU
Afyon şehrinde, Sandıklı ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
ÖRMEÇ
Ufalanmış ekmek ya da mısır ekmeğini yağda kızartıp üstüne toz şeker dökerek yapılan bir çeşit yiyecek.
ÖRMEK
İplik, yün, tel, saz vb.ni birbirine dolayarak ya da geçirerek işlemek veya tezgâhta dokumak. Kumaşlardaki delikleri elde iplikle besleyerek kapatmak. Estetik kaygıyla, duygulu biçimde bir güzelliği ortaya koymak. Duvar yapmak veya onarmak. Saç, yele vb. şeylerin tellerini birkaç bölüme ayırıp birbirine geçirmek yolu ile dağınıklıktan kurtarmak. Müzik, edebiyat vb.nde bir özelliği oluşturmak, ortaya koymak.
ÖRMELİ
Örülerek yapılmış. Ağrı ilinde, Suluçem nahiyesine bağlı bir yer. Malatya kenti, Pütürge ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Van şehrinde, Kırkgeçit bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÖRME geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AYILMAK
Sarhoşluk, baygınlık vb. bir durumdan kurtulmak, kendine gelmek. Aklı başına gelip gerçeği görmek.
BELİKLEMEK
Saçları örmek.
BİLİSİZ
Öğrenim görmemiş, cahil.
CAHİL
Öğrenim görmemiş, okumamış. Deneysiz, genç, toy (delikanlı veya kız). Belli bir konuda yeterli bilgisi olmayan.
BASARİ
Görme ile ilgili.
CİHANNÜMA
Her yanı görmeye elverişli, camlı çatı katı veya taraça, kule. Dünya haritası.
AZIMSAMAK
Bir şeyin umulduğundan az olduğu yargısına varmak, az görmek, az bulmak.
BEZGİN
Yaşama veya iş görme isteğini yitirmiş. Solgun, cansız. Yaşama veya iş görme isteğini yitirmiş bir biçimde.
AFFETMEK
Bağışlamak. Hoşgörü ile karşılamak, mazur görmek. Birinin sorumluluğundaki bir görevden veya işten çıkmasına izin vermek.
ALÇALTI
Yüksekliği az olan alan. Küçük düşürme, hor görme.
BULDUMCUK
Sonradan görme.
ALAYLI
Erlikten yetişmiş, askerî okullarda okumadan başarı gösterip rütbe alan ve yükselen subay. Gerekli okul eğitimini görmeden kendini yetiştirmiş olan (kimse), mektepli karşıtı. Gösterişli, görkemli, debdebeli. Alay edici, küçümseyici, müstehzi.
BENLİK
Bir kimsenin öz varlığı, kişiliği, onu kendisi yapan şey, kendilik, şahsiyet. Kendi kişiliğine önem verme, kişiliğini üstün görme, kibir, gurur.
BAĞIŞLAMAK
Bir mal veya hakkı karşılık beklemeden birine vermek, teberru etmek. Hoşgörmek. Herhangi bir kötü davranış için ceza vermekten vazgeçmek, affetmek. Görevden çekmek, almak.
ASTİGMAT
Net görmeyen, astigmatizme tutulmuş (göz).
AYRIMSAMAK
Bir şeyi anlamak, bir şeyi görmek, fark etmek.
BASAR
Göz. Merdivenin ayakla basılan yüzeyi. İleriyi görme, algılama yetisi.
AŞAĞILAMAK
Değerinden düşük göstermek. Küçültücü davranışlarda bulunmak, hor görmek.
ANLAYIŞ
Anlama işi, telakki. Anlama yeteneği, feraset, izan, zekâ. Benzerlerinden ayıran özellik, konsept. Hoş görme, hâlden anlama. Bir toplum veya topluluktaki bireylerde görüş ve inanış etmenlerinin etkisiyle beliren düşünme yolu, düşünüş biçimi, zihniyet, mantalite.
ANLAMA
Anlamak işi, anlamaklık, derk, fehim, intikal, tefehhüm, vukuf. Bir olay veya önermenin daha önce bilinen bir kanunun veya formülün sonucu olduğunu görme.