Kelimeler arşivi içinde; başında "zan" olan, toplam 77 adet kelime bulunmaktadır. zan ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu zan ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde zan olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ZANNİCHELLİA, ZANAATKARLIK, ZANGIRDATMAK
ZANNEYLEMEK, ZANAATÇILIK, ZANGIRDAMAK, ZANKIRDAMAK, ZANGURDAMAK, ZANGIRDATMA, ZANNOLUNMAK, ZANNEDİLMEK
ZANGIRDAMA, ZANNEYLEME, ZANGADANAK, ZANNOLUNMA, ZANIRLAMAK, ZANNEDİLME, ZANGARAKÇI
ZANNETMEK, ZANNITMAK, ZANGOÇLUK, ZANDEDMEK, ZANAATLAR, ZANAATKAR, ZANKAZANK
ZANGALAK, ZANGIRTI, ZANĞIDAK, ZANNETME, ZANITMAK, ZANKIDAK, ZANGADAN, ZANGADAK, ZANGABAK, ZANETMEK, ZANAATÇI, ZANGIDAK, ZANBIRTİ, ZANZALAK
ZANZURA, ZANTACI, ZANEYİR, ZANAGIR, ZANAYIR
ZANTUR, ZANKUR, ZANMAK, ZANZUR, ZANZUN, ZANTOR, ZANTIR, ZANGRA, ZANKAL, ZANAAT, ZANAKA, ZANBAK, ZANBIK, ZANDAK, ZANDOS, ZANGAÇ, ZANGAL, ZANGIR, ZANGOÇ, ZANGOŞ, ZANGUŞ, ZANKAÇ, ZANKIR
ZANNİ, ZANIM, ZANGA, ZANET, ZANIR, ZANKA, ZANLI
ZANT, ZANK
ZAN
ZAN
Sanı.
ZANAATKARLIK
Zanaatçılık.
ZANNEYLEMEK
Sanmak.
ZANNEDİLMEK
Sanılmak.
ZANNİCHELLİA
Boynuzlu su sümbülleri.
ZANGIRDAMAK
Güçlü bir ses çıkararak titremek veya sallanmak, zıngırdamak.
ZANAATÇILIK
Zanaatçı olma durumu, zanaatkârlık.
ZANGIRDATMAK
Zangırdamasına yol açmak.
ZANGURDAMAK
Çıkışmak, azarlamak.
ZANGIRDATMA
Zangırdatmak işi.
ZANNOLUNMAK
Sanılmak.
ZANNOLUNMA
Sanılma.
ZANNEYLEME
Sanma.
ZANGADANAK
Birdenbire.
ZANKIRDAMAK
Ses çıkararak sarsılmak, titremek.
ZANGIRDAMA
Zangırdamak işi, zıngırdama.
Bu bölümde tanımı içerisinde ZAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ALIŞMAK
Bir işi tekrarlayarak kolaylıkla yapabilmek. Sürekli ister olmak, bağımlılık kazanmak. Uyar duruma gelmek, intibak etmek. Evcilleşmek, ehlîleşmek. Yadırgamaz duruma gelmek. Tutuşmak, yanmaya başlamak. Bağlanmak, ısınmak.
AKSON
Sinir uyarmalarını sinir hücresinin gövdesinden diğer sinir hücrelerine taşıyan uzantı.
ALDATMAK
Beklenmedik bir davranışla yanıltmak. Oyalamak, avutmak. Ayartmak, kötü yola sürüklemek, baştan çıkarmak, iğfal etmek. Karşısındakinin dikkatsizliğinden, ilgisizliğinden yararlanarak onun üzerinden kazanç sağlamak. Karı ve kocadan biri eşine sadakatsizlik etmek, ihanet etmek. Yalan söylemek. Bir şeyin görünürdeki durumu, o şeyin niteliği bakımından yanlış bir kanı vermek. Birine verilen sözü tutmamak.
ACENTE
Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş. Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse. Banka şubesi. Vapur ortaklığı.
ALEV
Yanan maddelerin veya gazların türlü biçimlerdeki ışıklı uzantısı, yalım, yalaz, alaz, şule. Kıvılcım. Aşk ateşi. Sıcaklık. Mızrak uçlarına takılan küçük bayrak, flama.
ADLANMAK
Kendisine ad verilmek, isimlenmek. Kötü ün kazanmak, isimlenmek.
AKITMA
Akıtmak işi, isale. Enli bilezik. Un, süt, yağ, yumurta, şeker veya pekmezle yoğrularak cıvık bir duruma getirilen hamurun kızgın sac üzerinde pişirilmesiyle yapılmış olan bir tatlı türü. Hayvanların, özellikle atların alınlarında bulunan ve burunlarına doğru uzanan beyaz leke.
ALGI
Bir şeye dikkati yönelterek o şeyin bilincine varma, idrak. Kazanç, alacak. Rüşvet. Vergi. Haşhaş sütünü toplamakta kullanılan kaşık.
AHİLİK
Cömertlik. Kökleri eski Türk törelerine dayanan ve Anadolu'da yüksek bir gelişim gösteren esnaf, zanaatçı, çiftçi vb. bütün çalışma kollarını içine alan ocak.
ALMANLAŞTIRMAK
Almanlara özgü yaşayış tarzı kazandırmak.
ALIŞTIRMA
Alıştırmak işi. Vücudun gücünü ve dayanıklılığını artırmak için yapılmış olan uygulama, hazırlık çalışması, idman, egzersiz, antrenman. Bir beceriyi, bilgiyi kazanmak için yapılmış olan tekrar, temrin, talim, egzersiz. Bir araç motorundan tam verim elde edilebilmesi için ilk dönemlerinde yüksek devirde düşük hızda çalıştırılması, rodaj.
AGAMİ
Borazan kuşu.
ABAZANLIK
Abazan olma durumu.
AÇIKÇI
Borsada fiyat dalgalanmalarından yararlanarak açıktan para kazanan kimse.
AKLİYAT
Akıl yolu ile kazanılan bilgiler.
AKBALIK
Sazangillerden, eti kılçıklı, yumurtası ile tarama yapılmış olan bir balık (Leuciscus). Akya balığı.
ALMAK
Bir şeyi elle ya da başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. Satın almak. Erkek, kadınla evlenmek. Göreve, işe başlatmak. Örtmek, koymak. Yolmak, koparmak. Bürümek, sarmak, kaplamak. İçine sığmak. İçecek veya sigara içmek. Görevden, işten çekmek. Kazanç sağlamak. Gidermek, yok etmek. Kazanmak, elde etmek. Çalmak. Kısaltmak, eksiltmek. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. İçeri sızmak, içine çekmek. Yol gitmek, mesafe katetmek. Kabul etmek. İçeri girmesini sağlamak. Birlikte götürmek. Soldurmak. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. Temizlemek. Sürükleyip götürmek. Yer değiştirmek. Yutmak, kullanmak. Tat veya koku duymak. Başlamak. Ele geçirmek, fethetmek.
AFYON
Olgunlaşmamış haşhaş kapsüllerine yapılmış olan çiziklerden sızan, güçlü bir zehir olmakla birlikte içinde morfin, kodein vb. uyuşturucular bulunan madde.
AKKEFAL
Sazangillerden bir cins tatlı su balığı (Alburnus).
ADSIZ
Adı olmayan, isimsiz. Tanınmayan, bilinmeyen, isimsiz. Türklerde, ailesinden ayrıldığı için artık onun adını taşımak, onun adıyla anılmak hakkını yitirmiş olan, bir yararlık gösterdiğinde ancak ad kazanabilen delikanlı, isimsiz.