İçinde ZAP geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "zap" olan, toplam 37 tane kelime bulunuyor. İçerisinde zap bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu zap ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında zap olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

GAZAPLANDIRMAK

13 harfli kelimeler

GAZAPLANDIRMA

11 harfli kelimeler

GAZAPLANMAK, AŞAĞIAZAPLI

10 harfli kelimeler

KLONEZAPAM, OKZAPROSİN, GAZAPLANMA, ZAPIRDAMAK

9 harfli kelimeler

ZAPTURAPT, ZAPLANMAK

8 harfli kelimeler

RIZAPAŞA, ZAPIRDAK, GAZAPSIZ, ZAPRAMAK, HEKZAPOD, KLOZAPİN

7 harfli kelimeler

ZAPUSUZ, ZAPBİYH, ZAPUSGA, GAZAPLI, İNCİZAP, ZAPTİYE

6 harfli kelimeler

GİRZAP, ZAPPİK, KEZZAP, ZAPIRA, ZAPÇUK

5 harfli kelimeler

ZAPAN, ZAPİT, ZAPLI, BIZAP, KAZAP, ZAPUR, GAZAP

Bazı kelimelerin anlamları

ZAP

Küçük toprak küp, güveç. Küp.

GAZAPSIZ

Öfkeli, kızgın, hiddetli olmayan.

GAZAPLANMA

Gazaplanmak işi.

KLONEZAPAM

Diazepamdan daha güçlü etkinliğe sahip, antiepileptik olarak kullanılan benzodiazepin türevi bir ilaç.

ZAPIRDAMAK

Ayaklar tak tak ses çıkararak koşmak. Aşırı saygı göstermek.

GAZAPLANMAK

Öfkelenmek, kızmak.

RIZAPAŞA

Bilecik şehrinde, Söğüt ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

GAZAPLANDIRMAK

Öfkelendirmek, kızdırmak.

ZAPTURAPT

Disiplin.

ZAPLANMAK

Alay etmek, eğlenmek.

GAZAPLANDIRMA

Gazaplandırmak işi.

ZAPIRDAK

Birdenbire.

HEKZAPOD

Altı bacağı olan.

OKZAPROSİN

Ağrı kesici, ateş düşürücü ve yangı giderici veya önleyici etkileri olan propiyonik asit türevi bir ilaç.

ZAPRAMAK

Fırlamak, koşmak.

AŞAĞIAZAPLI

Adıyaman şehri, Gölbaşı ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

  -   -   -  

Anlamında ZAP bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ZAP geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ACIK

Dağlarda yetişen bir çeşit yabani elma. Biraz, azıcık, pekaz. Öç, intikam, kin, garaz. İnat, zıddiyet, nisbet. Keder, ıstırap, elem. Merhamet, şefkat. Hiddet, gazap, öfke. Sıkıntı, eziyet: Şu işi görürken bana acık etme. Yaban armudu, ahlat. Sumak yaprağı, nar, ceviz, palamut kabuğu, şap gibi şeylerden yapılan ve içine boyanacak bez atılan sıvı. Azıcık, biraz. Acı, dert, ıstırap.

DİSİPLİN

Bir topluluğun, yasalarına ve düzenle ilgili yazılı veya yazısız kurallarına titizlik ve özenle uyması durumu, sıkı düzen, düzence, düzen bağı, zapturapt. Kişilerin içinde yaşadıkları topluluğun genel düşünce ve davranışlarına uymalarını sağlamak amacıyla alınan önlemlerin bütünü. Öğretim konusu olan veya olabilecek bilgilerin bütünü, bilim dalı.

VAHŞİLEŞMEK

Yabanileşmek. Durdurulamamak, zapt edilememek.

BENZODİAZEPİNLER

Veteriner pratikte genellikle trankilizan, kas gevşetici, preanestezik ve nörolept ağrı kesilmesi gibi amaçlarla kullanılan ve içerisinde diazepam, zolezapam, okzazepam ve tilezepam gibi etken maddeleri bulunduran bir ilaç grubu.

DUTMAK

Tutmak (bk. tutmak). Bekletmek, bakmak. Tutmak, yakalamak. Bir iş yapmak için para karşılığında anlaşmak. Rahatsız etmek, zehirlemek. Tutmak. Sabit kılmak. Farzetmek. Yapmak, amel etmek. Saklamak, muhafaza etmek, gizlemek. İstilâ etmek, zaptetmek, kaplamak. Bir hayvan çiftleştiği erkekten yavruya yüklü kalmak. Kapamak, seddetmek. Elde etmek, iltizam etmek, ihtiyar etmek. Alıkoymak, gitmeğe bırakmamak; mâni olmak. 1. Kullanmak. 1. Saymak, addetmek, kabul etmek. 1. Karşısına koymak.

ÖFKE

Engelleme, incinme veya gözdağı karşısında gösterilen saldırganlık tepkisi, kızgınlık, hışım, hiddet, gazap.

ZAPTİYE

Osmanlı Devleti'nde toplum güvenliğini sağlamakla görevli askerî polis kuruluşu. Bu kuruluştan olan er, zaptiye memuru.

DİSİPLİNE

"Sıkı düzen ve denetim altına alınmak, zapturapt altına alınmak, denetim altında tutulmak" anlamlarında disipline edilmek, "sıkı düzen ve denetim altına almak, zapturapt altına almak" anlamlarında disipline etmek, "kendi kendine veya dış etkilerle düzen ve denetim altına girmek" anlamında disipline olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz.

ACIH

Dağlarda yetişen bir çeşit yabani elma. Biraz, azıcık, pekaz. Öç, intikam, kin, garaz. İnat, zıddiyet, nisbet. Yerelması. Hiddet, gazap, öfke.

ASKARLAMAK

İpleri, boyamadan önce -boyanın tutması için- bağ otları, yaprak veya kezzapla kaynatmak.

AÇUV

Hiddet, gazap, öfke.

EZİNÇ

Organik veya ruhsal büyük sıkıntı, azap.

MUAZZEP

Acı, sıkıntı, azap çeken.

İŞKENCE

Bir kimseye maddi veya manevi olarak yapılmış olan aşırı eziyet. Vidalı bir tür sıkıştırma aracı. Düşüncelerini öğrenmek amacıyla birine uygulanan eziyet. Aşırı gerginlik, sıkıntılı durum, azap.

KANTARMA

Azılı atları zapt etmek için dillerini bastıracak biçimde yapılmış demir araç.

AMİTRAZ

Triazapentadiene grubunda yer alan amidin yapısında, insektisit ve akarisit olarak kullanılan böcek öldürücü zehirli madde.

MAZBUT

Ele geçirilmiş, zapt edilmiş. Düzenli, düzgün, beğenilen. Unutulmamış, hatırda kalmış. Doğa olaylarından etkilenmeyecek biçimde korunmuş olan (yapı). Bir yere yazılmış, deftere geçirilmiş.

DERİMEK

Gelmek: Seferberlikte zaptiyeden bir dayak yedim, aklım başıma derimedi.

AVRAMAK

Kollamak, korumak, zaptetmek: Ali ağanın kızını aldın ama bakalım avrayabilecek misin?. Kavramak, alışmak.

TESHİR

Ele geçirme, zapt etme. Büyüleme, kendine bağlama. Büyü yapma.