İçinde ZAR geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "zar" olan, toplam 403 tane kelime bulunuyor. İçerisinde zar bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu zar ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında zar olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

16 harfli kelimeler

MASLAHATGÜZARLIK, HIZARBAŞIKUMARLI

15 harfli kelimeler

DEZARTİKÜLASYON, HIZARBAŞIGÜNLÜK, PAZARLAYABİLMEK

14 harfli kelimeler

PAZARLAMACILIK, PAZARLAYABİLME

13 harfli kelimeler

MASLAHATGÜZAR, DESCEMENTZARI, ELVANPAZARCIK, KIZARTABİLMEK, MANZARASIZLIK, NAZARİYECİLİK, YUKARIAKPAZAR, ZARKANATLILAR

12 harfli kelimeler

DERNEKPAZARI, NAZARIDİKKAT, NAZARIİTİBAR, OKURYAZARLIK, FAKRUZARURET, ZARARLIKIRAN, AŞAĞIAKPAZAR, BOZARABİLMEK, KIZARTABİLME, YORTANPAZARI

11 harfli kelimeler

BAŞYAZARLIK, DEPREMYAZAR, KIZARTILMAK, MÜSTAHZARAT, NAZARİYATÇI, NEZARETHANE, NOKTAİNAZAR, PAZARLAMACI, PAZARLANMAK, PAZARLAŞMAK, PAZARLIKSIZ, ZARARSIZLIK, BASINÇYAZAR, BOZARABİLME, DOKUZARLAMA, DOMUZARŞAĞI, KARGAPAZARI, KATMANYAZAR, MADENMEZARI, MAHZENMEZAR, PAZARBELENİ, PAZARÇAYIRI, PAZARLIOĞLU, TABAHPAZARI, TABAKPAZARI, TOSYAPAZARI, YAYLAPAZARI, YÜRÜKMEZARI, ZARGILANMAK, ZARINCITMAK, Devamını Oku »»

10 harfli kelimeler

AZARLANMAK, AZARLATMAK, BİLGİYAZAR, DEREPAZARI, EMPREZARYO, İŞGÜZARLIK, KIZARIKLIK, MANZARASIZ, MEZARCILIK, MEZARİSTAN, MUTAZARRIR, NAZARİYECİ, NEZARETSİZ, PAZARCILIK, PAZARLAMAK, PAZARLANMA, PAZARLAŞMA, PAZARLIKÇI, PAZARLIKLI, SALIPAZARI, SARFINAZAR, SEZARYENLİ, YAZARÇİZER, ABIZARTLAK, CUMAPAZARI, DELİBAZARI, DOĞANPAZAR, EZİNEPAZAR, GIBGIZARIH, HIZARCILIK, Devamını Oku »»

9 harfli kelimeler

ADAPAZARI, AZARLAMAK, AZARLANMA, AZARLATMA, BEYPAZARI, BİTPAZARI, ESKİPAZAR, GÖLPAZARI, İŞGÜZARCA, İVMEYAZAR, KAZARATAR, KIZARTILI, KIZARTMAK, MANZARALI, MÜSTAHZAR, NAZARİYAT, NEZARETLİ, OKURYAZAR, PAZARBAŞI, PAZARLAMA, PAZARTESİ, PAZARYOLU, SÜREYAZAR, ŞALPAZARI, YENİPAZAR, BOZARANTI, BOZARINTI, BOZARTMAK, CAZARAKLI, DİZARŞAĞI, Devamını Oku »»

8 harfli kelimeler

ALİZARİN, AZARLAMA, BAŞYAZAR, BERGÜZAR, BOZARMAK, İSTİHZAR, KIZARMAK, KIZARTMA, MAZARRAT, MEZARLIK, MÜNAZARA, NAZARİYE, NAZARLIK, PAZARCIK, PAZARLAR, PAZARLIK, PEMBEZAR, SESYAZAR, SEZARYEN, ŞENPAZAR, TOZARMAK, YAZARLIK, ZARARINA, ZARARSIZ, ZARFINDA, ZARİFANE, ZARİFLİK, BELGİZAR, BELGÜZAR, BOZARMAĞ, Devamını Oku »»

7 harfli kelimeler

ANZAROT, BOZARIK, BOZARMA, DOKUZAR, HAZARCA, HEZAREN, HIZARCI, İNTİZAR, İŞGÜZAR, KIZARIK, KIZARIŞ, KIZARMA, KIZARTI, LALEZAR, MANZARA, MEZARCI, NAZARAN, NEZARET, PAZARCI, TAMZARA, TAZARRU, TOZARMA, VEZARET, ZARAFET, ZARARLI, ZARGANA, ZARURET, AKMEZAR, AKPAZAR, ALKAZAR, Devamını Oku »»

6 harfli kelimeler

HAZARİ, İHZARİ, İTİZAR, KAZARA, MAHZAR, NAZARİ, OTUZAR, ZARURİ, DÜZARA, GEZARA, GULZAR, GÜLZAR, HANZAR, HIZARK, MAZARA, MİZARA, MUZARİ, ÖZARDA, VIZARI, ZARAKA, ZARBLI, ZARDAK, ZARFÇI, ZARFLI, ZARİFE, ZARLAK, ZARLIK, ZARNAK, ZARPIN, ZARPLI, Devamını Oku »»

5 harfli kelimeler

BİZAR, HAZAR, HIZAR, İHZAR, LEZAR, MEZAR, NAZAR, PAZAR, YAZAR, ZARAR, ZARİF, ZARSI, ZARTA, AZZAR, BOZAR, GÖZAR, HEZAR, LİZAR, MAZAR, MİZAR, NİZAR, ÖZARI, ÖZARK, PIZAR, TAZAR, TİZAR, TUZAR, YEZAR, ZARAK, ZARAL, Devamını Oku »»

4 harfli kelimeler

AZAR, ZARA, ZARF, IZAR, UZAR, ZARB, ZARI, ZARP, ZART

3 harfli kelimeler

ZAR

Bazı kelimelerin anlamları

ZAR

İnce perde ya da örtü. Birbirine sımsıkı yapışık hücre veya moleküllerden oluşan ve bitkilerin çeşitli bölümlerini bir kın gibi saran ince tabaka, cidar, çeper. Car (II). Tavla ve başka oyunlarda kullanılan kemik, fil dişi, plastik vb. maddelerden küp olarak yapılmış olan ve altı yüzünde, birden altıya kadar benekler bulunan oyun aracı. İnce ve yumuşak yaprak biçimindeki organlar veya organ bölümleri, çeper.

PAZARLAYABİLMEK

Pazarlama imkânı veya olasılığı bulunmak.

MANZARASIZLIK

Manzarasız olma durumu.

ZARKANATLILAR

Birbirine eşit ve zarsı iki çift kanadı olan, tambaşkalaşma gösteren ve arılarla karıncaları da içine alan, ağız yapıları ısırıcı ya da yalayıcı böcekler dizisi. (Otuz bini aşkın türü kapsar.). (Eş anlamlısı: arılar ve karıncalar Hymenoptera), Eklembacaklı hayvanlardan gerçek-eklembacaklılar (Euarthropoda) alt-dalının böcekler (İnsecta) sınıfının kanatlılar (Pterygota) alt-sınıfına giren bir takımı. Vücut bölgeleri belirli olarak ayrılmıştır. Ağız parçaları ısırıcı ve emici tiptedir. Kanatları zar gibi saydam ve az damarlıdır. Gelişmelerinde tüm-başkalaşma vardır. Sıcak severler. Gündüz böcekleridir. Badem arısı (Cimbex quadrimaculatus), bal arısı (Apis mellifica), eşek arısı (Vespa crabro), incir eşek arısı (Blastophaga psenes), toprak yaban arısı (Bombus terrestris), buğday karıncası (Messor semirufus), kırmızı orman karıncası (Formica rufa) iyi bilinen türleridir.

DEZARTİKÜLASYON

Kol ve bacakların eklemden kesilmesi işlemi, disartikülasyon.

HIZARBAŞIGÜNLÜK

Ordu ili, Ünye ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

KIZARTABİLMEK

Kızartma imkânı veya olasılığı bulunmak.

PAZARLAMACILIK

Pazarlamacının işi.

MASLAHATGÜZAR

Bir büyükelçinin temsilci olarak bulunduğu ülke dışına çıkması durumunda veya o ülkeye gelmesinden önce ona vekâlet eden diplomat, işgüder.

MASLAHATGÜZARLIK

Maslahatgüzar olma durumu, maslahatgüzarın mesleği. Maslahatgüzarın makamı, işgüderlik.

YUKARIAKPAZAR

Ağrı şehri, Diyadin belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

HIZARBAŞIKUMARLI

Ordu ilinde, Ünye ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

DESCEMENTZARI

Gözde korneanın endotel tabakası altında yer alan arka sınır laminasının zarı.

PAZARLAYABİLME

Pazarlayabilmek işi.

NAZARİYECİLİK

Kuralcılık.

ELVANPAZARCIK

Zonguldak ilinde, merkez ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

  -   -   -  

Anlamında ZAR bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ZAR geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AHU

Ceylan. Güzel, ince, zarif (kadın).

ALINTI

Bir yazıya başka bir yazarın yazısından alınmış parça, aktarma, iktibas. Başka bir dilden alınmış kelime.

AĞBENEK

Ağ görünüşünde olan, arpa yapraklarına yerleşerek oldukça önemli zararlara yol açan, açık veya koyu kahverengi asklı mantar. Bu mantarın yol açtığı ekin hastalığı.

ALMAK

Bir şeyi elle ya da başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. Satın almak. Erkek, kadınla evlenmek. Göreve, işe başlatmak. Örtmek, koymak. Yolmak, koparmak. Bürümek, sarmak, kaplamak. İçine sığmak. İçecek veya sigara içmek. Görevden, işten çekmek. Kazanç sağlamak. Gidermek, yok etmek. Kazanmak, elde etmek. Çalmak. Kısaltmak, eksiltmek. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. İçeri sızmak, içine çekmek. Yol gitmek, mesafe katetmek. Kabul etmek. İçeri girmesini sağlamak. Birlikte götürmek. Soldurmak. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. Temizlemek. Sürükleyip götürmek. Yer değiştirmek. Yutmak, kullanmak. Tat veya koku duymak. Başlamak. Ele geçirmek, fethetmek.

AĞA

Geniş toprakları olan, sözü geçen, varlıklı kimse. Halk arasında sayılan ve sözü geçen erkeklere verilen unvan. Osmanlı Devleti'nde bazı kuruluşların başında bulunanlara verilen resmî san. Ağabey. Cömert, eli açık. Okuryazar olmayan yaşlı kimselerin adlarıyla birlikte kullanılan san. Koca.

AKSIRIK

Herhangi bir sebeple burun zarının gıcıklanması sonucu solunum kaslarının birdenbire kasılmasıyla ağız ve burundan hızlı, gürültülü soluk boşalması olayı, aksırma, hapşırma, hapşırık.

AKKARINCA

Düz kanatlılardan, sıcak veya ılıman ülkelerde yaşayan, bitkilere çok zarar veren bir böcek cinsi, termit, divik (Termes).

ALINTILAMAK

Bir yazıya başka bir yazarın yazısından cümle veya cümleler almak, alıntı yapmak, aktarmak, iktibas etmek.

AĞIZLIK

Bir ucuna sigara takılan, öbür ucundan nefes çekilen çubuk biçimindeki araç. Hayvanın ısırmasına, zararlı bir şey yemesine engel olmak için ağzına takılan tel, deri vb. kafes. Nefesli çalgılarda ağza gelen yer. Kuyu bileziği. Su tesisatında su alıp vermeye yarayan vanalı uç. Yemiş küfelerinin üzerine yapraklı dallarla yapılmış olan kapak. Telefon vb. cihazlarda ağza yaklaştırılan bölüm. Huni. Bir şeyin başladığı yer. Dokumacılıkta çözgünün açılıp kapandığı ve içinde mekiğin geçtiği yer.

AKTAR

Baharat veya güzel kokular satan kimse veya dükkân. İğne, iplik, baharat, zarf, kâğıt, tütün vb. satılan dükkân.

AFYONLAMAK

Afyon vererek uyuşturmak, uyutmak. Birini telkin yoluyla doğru düşünmesini önleyerek zararlı bir yola sürüklemek.

ALARMAK

Kızarmak. Ala renkli duruma gelmek.

AKADEMİ

Yüksekokul. Çıplak modelden yapılmış insan resmi. Bilginler, yazarlar, sanatçılar kurulu.

AÇMAK

Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.

AĞAÇKESEN

Zar kanatlılardan, kurtçukları en çok gül fidanları üzerinde yaşayarak yapraklara zarar veren, kara renkli bir böcek (Hylotoma).

ALACALANMAK

Alaca bir duruma gelmek. Herhangi bir heyecan dolayısıyla benzi kızarıp bozarmak, renkten renge girmek. Eriyen karlar arasından yer yer toprak görünmek.

AKSIRMAK

Burun zarlarının gıcıklanması ile solunum kaslarının birdenbire kasılması üzerine, ağız ve burundan hızlı, gürültülü soluk boşaltmak, hapşırmak.

AHTAPOT

Kafadan bacaklılardan, dokunaçlı bir tür mürekkep balığı (Octopus). Genellikle burun zarı üzerinde çıkan bir ur türü, polip.

AKSELEROGRAF

İvmeyazar.

ALIŞVERİŞ

Satın alma ve satma işi, alım satım, iş, muamele, ahzüita, aksata, pazar. İlişki, münasebet.