Sonu ZAY ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "zay" olan, toplam 21 adet kelime bulunmaktadır. Sonu zay ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında zay olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde zay olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

9 harfli kelimeler

ÖRNEKUZAY

8 harfli kelimeler

YARIUZAY, SÖNMEZAY

7 harfli kelimeler

ALTUZAY, YAVUZAY, YALAZAY, GİZUZAY

5 harfli kelimeler

KOZAY, TEZAY, SEZAY, KUZAY, HUZAY, GÜZAY, GUZAY, GÖZAY, GİZAY, BOZAY

4 harfli kelimeler

UZAY, ÖZAY, AZAY

3 harfli kelimeler

ZAY

Bazı kelimelerin anlamları

ZAY

Neden, sebep.

YARIUZAY

Uzayda bir düzlemin bir yanında kalan parça.

YALAZAY

Alev gibi parlak olan.

KOZAY

Güneş görmeyen, gölgelik yer.

KUZAY

Güneş görmeyen, gölgelik yer. Nemli, ıslak yer. Güneş görmeyen gölgelik yer.

ÖRNEKUZAY

Belli bir denemede belirebilecek tüm olanaklı sonuç ya da biçimlerin oluşturduğu küme.

HUZAY

Issız, boş yer.

YAVUZAY

Cesur, güçlü kimse.

GUZAY

Gölgelik, güneş almayan yer.

SEZAY

"Güzeli sez, tanı" anlamında kullanılan bir isim".

ALTUZAY

Matematik bir uzayın kimi nesnelerinden oluşan daha az boyutlu uzay.

GÖZAY

Gözleri parlayan kimse.

TEZAY

Hızlı, çabuk kimse.

GİZUZAY

T doğrusal dönüşümünün belirli bir gizdeğeri için, eşitliğini sağlayan bütün x öğelerinin oluşturduğu altuzay.

SÖNMEZAY

Parlaklığını, ışığını hiç yitirmez, her zaman canlı olan kimse.

GÜZAY

Sonbahar ayı.

  -   -   -  

Anlamında ZAY bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ZAY geçen kelimeler listesi verilmiştir.

CILIZ

Çok zayıf ve güçsüz, eneze, nahif. Güçsüz bir biçimde. Güçsüz, sönük (ışık). Basit, değersiz, önemsiz. İnce.

BOZULMAK

Bozma işine konu olmak. Dağılmak, bozguna uğramak. İyi ve değerli niteliğini yitirmek. Bir şeye kızmak, içerlemek. Taşıt arızalanmak. Yiyecek kokmak, yenilemeyecek duruma gelmek, ekşimek. Sağlığını yitirip zayıflamak.

BİTMEK

Tükenmek. Bitki, tüy, saç vb. şeyler çıkıp yetişmek. Güçsüz kalmak, çok zayıflamak. Çok sevmek, bayılmak, beğenmek. Beklenmedik zamanda ortaya çıkmak. Çok yorulmak. Sona ermek.

CEZAİ

Ceza ile ilgili, cezaya ilişkin, cezaya dayanan.

BULMAK

Arayarak veya aramadan bir şeyle, bir kimse ile karşılaşmak. Cezaya uğramak. Kaybedilen bir şeyi yeniden ele geçirmek. Bir şeyi elde etmek. İstenilen şeye kavuşmak, nail olmak. Varlığı bilinmeyen bir şeyi ortaya çıkarmak, keşfetmek. Bir yere, bir noktaya erişmek, ulaşmak. İlk kez yeni bir şey yaratmak, icat etmek. Hatırlamak. Sağlamak, temin etmek. Seçmek. Herhangi bir görüşe, bir yargıya varmak.

ASTRONOTLUK

Uzay adamı olma durumu. Uzay adamının görevi.

CEZASIZ

Cezaya çarptırılmamış, cezalandırılmamış.

ALAN

Düz, açık ve geniş yer, meydan, saha. Eski Roma'da açık hava gösterisi yapılmış olan geniş yer. Yarışmaların, karşılaşmaların ve oyunların yapıldığı yer, saha. Orman içinde düz ve ağaçsız yer, düzlük, kayran. Yüz ölçümü. Bir çalışma çevresi. Bir alıcı merceğinin net bir görüntü sağlayabildiği derinlik ve genişliğin bütünü. İçinde birtakım kuvvet çizgilerinin yayılmış bulunduğu varsayılan uzay parçası.

ASTRONOT

Uzay adamı.

BERBERİ

Kuzey Afrika'daki Cezayir bölgesinde Berberistan halkından veya bu halkın soyundan olan kimse.

ARGIN

Bitkin. Beceriksiz. Zayıf.

CEZAYİRLİ

Cezayir halkından veya bu halkın soyundan olan kimse.

CEZALANDIRILMAK

Cezaya çarptırılmak, ceza verilmek, tecziye edilmek.

CEZALANMAK

Cezaya çarpılmak.

ARTIRIM

Bir şeyi idareli harcayarak onun bir bölümünü artırma işi, tasarruf. Müzayedede artırma.

ALGIN

Cılız, zayıf, hastalıklı. Birine gönül vermiş, tutkun, vurgun.

ARIK

Ark. Fide ya da fidan dikilen yer. Zayıf, cılız, kuru, sıska.

BULUTSU

Uzayda gaz ve toz bulutu, nebülöz.

AVANS

Öndelik. Oyunda zayıf tarafa önceden verilen geçici üstünlük.

ARIKLIK

Zayıflık, sıskalık.