İçinde ZAY geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "zay" olan, toplam 95 tane kelime bulunuyor. İçerisinde zay bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu zay ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında zay olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

ZAYIFLAYABİLMEK, ZAYIFLATABİLMEK

14 harfli kelimeler

KAZAYAĞIGİLLER, ZAYIFLAYABİLME, ZAYIFLATABİLME

11 harfli kelimeler

UZAYABİLMEK, DENİZAYGIRI, ZAYIFLATMAK, DİZAYNCILIK

10 harfli kelimeler

ZAYIFLAYIŞ, ZAYIFLATMA, ZAYIFLAMAK, DENİZAYISI, HOROZAYAĞI, DOMUZAYAĞI, UZAYABİLME

9 harfli kelimeler

AZAYINSIZ, DİZAYNSIZ, KUZAYYURT, ÖRNEKUZAY, UZAYCILIK, CEZAYİRLİ, MÜTEZAYİT, ZAYIFLAMA

8 harfli kelimeler

MÜZAYEDE, YARIUZAY, KOZAYAĞI, GÖZAYDIN, KAZAYAĞI, GAZAYAĞİ, GAZAYAĞI, MÜZAYAKA, DİZAYNLI, UZAYLAMA, SÖNMEZAY, ZAYINLIK, ALZAYMIR, DİZAYNCI, ABUZAYIK, ZAYIFLIK

7 harfli kelimeler

ÖZAYDIN, DÜZAYAK, ZAYAKIL, ÖZAYHAN, ÖZAYTAN, MOZAYIH, KUZAYIR, KUZAYCA, YALAZAY, YAVUZAY, ZAYAHIL, ZAYIFSI, KAZAYAK, GİZUZAY, ZAYGALA, GAZAYAK, CEZAYİR, TEZAYÜT, AZAYSIZ, ALTUZAY, AZAYLAK

6 harfli kelimeler

ZAYPAK, BOZAYI, UZAYIŞ, ZAYLAK, ZAYNAK, UZAYSI, ZAYBAK, DİZAYN, UZAYLI, ZAYİAT, ZAYİÇE, AZAYLI, UZAYCI

5 harfli kelimeler

ZAYER, ZAYLI, ZAYİİ, ZAYIF, BOZAY, GİZAY, GÖZAY, ZAYAT, GUZAY, GÜZAY, HUZAY, KOZAY, KUZAY, SEZAY, TEZAY

4 harfli kelimeler

ZAYA, AZAY, ZAYİ, ÖZAY, UZAY

3 harfli kelimeler

ZAY

Bazı kelimelerin anlamları

ZAY

Neden, sebep.

ZAYIFLATABİLMEK

Zayıflatma imkânı veya olasılığı bulunmak.

ZAYIFLAYABİLMEK

Zayıflama imkânı veya olasılığı bulunmak.

ZAYIFLAYIŞ

Zayıflama işi.

DOMUZAYAĞI

Tüfek namlusundan sıkıyı çıkarmaya yarar çengelli çubuk.

DİZAYNCILIK

Tasarımcılık.

UZAYABİLMEK

Uzama imkânı veya olasılığı bulunmak.

KAZAYAĞIGİLLER

Yaprakları almaşlı ya da karşılıklı dizilişli, çiçekleri ışınsal simetrili, taç yaprakları olmayan, ovaryumları genellikle üst nadiren alt durumlu, meyveleri etli yapı ile çevrilmiş fındıksı ya da kapsül tipte, genellikle tuzlu topraklarda yetişen, ülkemizde doğal olarak 27 cins ve 71 türle temsil edilen, bir, iki ya da çok yıllık, otsu ya da çalımsı bitkiler.

ZAYIFLATMAK

Zayıf olmasına yol açmak.

DENİZAYISI

Boyu 1,5-2 metre olan, uzun ve yumuşak tüylü postu beğenilen, bitkiyle beslenen bir deniz memelisi (Arctocephalus ursinus).

DENİZAYGIRI

Denizlerde yaşayan bir tür vahşi hayvan.

ZAYIFLAMAK

Zayıf duruma gelmek.

ZAYIFLAYABİLME

Zayıflayabilmek işi.

HOROZAYAĞI

Tüfekten boş kovanı çıkarmaya yarayan alet.

ZAYIFLATMA

Zayıflatmak işi.

ZAYIFLATABİLME

Zayıflatabilmek işi.

  -   -   -  

Anlamında ZAY bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ZAY geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ASTRONOTLUK

Uzay adamı olma durumu. Uzay adamının görevi.

BERBERİ

Kuzey Afrika'daki Cezayir bölgesinde Berberistan halkından veya bu halkın soyundan olan kimse.

CILIZ

Çok zayıf ve güçsüz, eneze, nahif. Güçsüz bir biçimde. Güçsüz, sönük (ışık). Basit, değersiz, önemsiz. İnce.

CEZAYİRLİ

Cezayir halkından veya bu halkın soyundan olan kimse.

ALAN

Düz, açık ve geniş yer, meydan, saha. Eski Roma'da açık hava gösterisi yapılmış olan geniş yer. Yarışmaların, karşılaşmaların ve oyunların yapıldığı yer, saha. Orman içinde düz ve ağaçsız yer, düzlük, kayran. Yüz ölçümü. Bir çalışma çevresi. Bir alıcı merceğinin net bir görüntü sağlayabildiği derinlik ve genişliğin bütünü. İçinde birtakım kuvvet çizgilerinin yayılmış bulunduğu varsayılan uzay parçası.

CEZALANDIRILMAK

Cezaya çarptırılmak, ceza verilmek, tecziye edilmek.

ASTRONOT

Uzay adamı.

ARGIN

Bitkin. Beceriksiz. Zayıf.

AVANS

Öndelik. Oyunda zayıf tarafa önceden verilen geçici üstünlük.

BULUTSU

Uzayda gaz ve toz bulutu, nebülöz.

CEZALANMAK

Cezaya çarpılmak.

ARTIRIM

Bir şeyi idareli harcayarak onun bir bölümünü artırma işi, tasarruf. Müzayedede artırma.

ARIK

Ark. Fide ya da fidan dikilen yer. Zayıf, cılız, kuru, sıska.

CEZAİ

Ceza ile ilgili, cezaya ilişkin, cezaya dayanan.

BOZULMAK

Bozma işine konu olmak. Dağılmak, bozguna uğramak. İyi ve değerli niteliğini yitirmek. Bir şeye kızmak, içerlemek. Taşıt arızalanmak. Yiyecek kokmak, yenilemeyecek duruma gelmek, ekşimek. Sağlığını yitirip zayıflamak.

ARIKLIK

Zayıflık, sıskalık.

CEZASIZ

Cezaya çarptırılmamış, cezalandırılmamış.

ALGIN

Cılız, zayıf, hastalıklı. Birine gönül vermiş, tutkun, vurgun.

BULMAK

Arayarak veya aramadan bir şeyle, bir kimse ile karşılaşmak. Cezaya uğramak. Kaybedilen bir şeyi yeniden ele geçirmek. Bir şeyi elde etmek. İstenilen şeye kavuşmak, nail olmak. Varlığı bilinmeyen bir şeyi ortaya çıkarmak, keşfetmek. Bir yere, bir noktaya erişmek, ulaşmak. İlk kez yeni bir şey yaratmak, icat etmek. Hatırlamak. Sağlamak, temin etmek. Seçmek. Herhangi bir görüşe, bir yargıya varmak.

BİTMEK

Tükenmek. Bitki, tüy, saç vb. şeyler çıkıp yetişmek. Güçsüz kalmak, çok zayıflamak. Çok sevmek, bayılmak, beğenmek. Beklenmedik zamanda ortaya çıkmak. Çok yorulmak. Sona ermek.