Kelimeler arşivinde; içinde "zan" olan, toplam 443 tane kelime bulunuyor. İçerisinde zan bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu zan ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında zan olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
BORAZANKUŞUGİLLER, TOPRAKKAZANGİLLER
KAZANDIRABİLMEK, TOZANLIFINDICAK
ANTİDİZANTERİK, HACIRAMAZANLAR, KAZANDIRABİLME, YUKARIKAZANLAR
BORAZANCIBAŞI, RAMAZANİYELİK, DAVZANKURTAĞI, EİKOZANOİTLER
BORAZANCILIK, HAFAZANALLAH, ORDUBOZANLIK, OYUNBOZANLIK, PREZANTASYON, ZANGIRDATMAK, ABAZANLAŞMAK, BÜYÜKKAZANLI, DÜZANLATIŞLI, KALAMANKOZAN, KARAKAZANCIK, KAZANABİLMEK, KAZANAĞARDAN, KAZANÇSIZLIK, KAZANLIPINAR, ORDUBOZANNIH, ZANAATKARLIK, ZANNİCHELLİA
ABDESTBOZAN, ARABOZANLIK, DİZANTERİLİ, KALPAZANLIK, KAZANDIRMAK, MİZANPAJSIZ, PARTİZANLIK, SAZANGİLLER, ZANAATÇILIK, ZANGIRDAMAK, ZANGIRDATMA, ZANNEDİLMEK, ZANNEYLEMEK, ZANNOLUNMAK, ABAZANLAŞMA, BURKAZANLIK, ÇALKAZANLIK, ÇOBANKAZANI, ÇÖĞÜNKAZANI, DIRZANLAMAK, IRAMAZANNIH, KAZANABİLME, KAZANÇLILIK, KAZANDIRICI, KAZANHÜYÜĞÜ, KAZANKARASI, KAZANKOCASI, KAZANTRANOL, RAMAZANKENT, RAMAZANOĞLU, Devamını Oku »»
DENİZANASI, İZANSIZLIK, KAZANILMAK, LAFAZANLIK, MİZANPAJLI, NAMAZBOZAN, PARTİZANCA, PREZANTABL, RAMAZANLIK, SEMPATİZAN, TANZANYALI, YEŞİLSAZAN, ZANGIRDAMA, ZANNEYLEME, ZANNOLUNMA, AŞAĞIBOZAN, BOZANCALIK, BOZANCILIK, CIRTABOZAN, DEMİRBOZAN, DESTEBOZAN, DÜZANLATIŞ, EPTESPOZAN, EZANSIZLIK, GIZANLAMAK, GIZANSAMAK, KAZANCILIK, KAZANÇILIG, KAZANDIRMA, KAZANILMIŞ, Devamını Oku »»
ABAZANLIK, ALAYBOZAN, BORAZANCI, DİZANTERİ, HAZANDİDE, KAZANÇSIZ, KAZANDİBİ, KAZANILMA, KAZIKAZAN, KRİZANTEM, MAYABOZAN, MİZANTROP, ORDUBOZAN, OYUNBOZAN, OZANSILIK, UZANILMAK, ZANGOÇLUK, ZANNETMEK, ARAKAZANÇ, DEVKAZANI, DIRABIZAN, GÜLKAZANI, HACIBOZAN, HAMKAZANI, HARAZANLI, İKİZANLAM, İZANSIZCA, KARAKAZAN, KARAKOZAN, KAVZANMAK, Devamını Oku »»
ARABOZAN, HÜSNÜZAN, KALPAZAN, KAZANÇLI, KAZANMAK, KIZANLIK, KUMKAZAN, MİZANPAJ, MİZANPLİ, MİZANSEN, NAÇİZANE, PARTİZAN, PREZANTE, TIRABZAN, UZANILMA, ZANAATÇI, ZANGIRTI, ZANNETME, BAĞBAZAN, BEZANMAK, BOĞAZANE, BOZANÖNÜ, CARBAZAN, CARTAZAN, CILGAZAN, ÇALGAZAN, ÇALĞAZAN, ÇALKAZAN, DALBAZAN, DIRBIZAN, Devamını Oku »»
BORAZAN, EZANSIZ, FAŞİZAN, FEYEZAN, İSTİZAN, İZANSIZ, KAZANCI, KAZANIM, KAZANIŞ, KAZANMA, LAFAZAN, LAZANYA, OZANLIK, POZANTI, RAMAZAN, UZANMAK, YAZANAK, ARZANLI, BOLZANO, BORUZAN, BOZANAĞ, BOZANAK, BOZANDA, BOZANİÇ, BOZANTI, CAZANGA, ÇIRAZAN, DOKUZAN, FERZANE, FERZANT, Devamını Oku »»
ABAZAN, ARZANİ, ECZANE, EZANCI, İZANLI, KAZANÇ, LERZAN, MİZANA, OZANCA, OZANSI, SUİZAN, UZANIM, UZANIŞ, UZANMA, UZANTI, ZANAAT, ZANGOÇ, ABEZAN, AKOZAN, BUZANA, DOKZAN, EROZAN, FERZAN, FEYZAN, FİNZAN, HAMZAN, HAVZAN, HIMZAN, HIRZAN, HİNZAN, Devamını Oku »»
EZANİ, HAZAN, HİZAN, HOZAN, KAZAN, KIZAN, KOZAN, MİZAN, SAZAN, TOZAN, ZANKA, ZANLI, ARZAN, AZZAN, BOZAN, CIZAN, DAZAN, ERZAN, EVZAN, EYZAN, FAZAN, GAZAN, GIZAN, GOZAN, HEZAN, HIZAN, KEZAN, NAZAN, ÖZANT, POZAN, Devamını Oku »»
EZAN, İZAN, OZAN, ÖZAN, UZAN, ZANK, ZANT
ZAN
ZAN
Sanı.
EİKOZANOİTLER
Araşidonik asitten türeyen prostoglandin, prostasiklin, tromboksan, lökotrien gibi yerel düzenleyici moleküller.
ORDUBOZANLIK
Ordubozan olma durumu, mızıkçılık. Arabozanlık.
TOZANLIFINDICAK
Tokat ili, Reşadiye ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
KAZANDIRABİLMEK
Kazandırma imkânı veya olasılığı bulunmak.
YUKARIKAZANLAR
Elâzığ kenti, Çaybağı nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
HACIRAMAZANLAR
Sakarya şehrinde, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
TOPRAKKAZANGİLLER
Memeliler (Mammalia) sınıfının, kemiriciler (Rodentia) takımının, yalın dişliler (Simplicidentata) alt takımının, sıçanımsılar (Myomorpha) bölümünden, yapılan tıknaz ve kuyrukları küt, gözleri ve kulakları küçük, yaşayışları köstebeğe benzeyen türlere sahip bir familya.
BORAZANCIBAŞI
Borazancıları yöneten kimse. bir topluluğun söyleyemediği sözleri söyleyen kimsesi.
KAZANDIRABİLME
Kazandırabilmek işi.
DAVZANKURTAĞI
Karafatma denilen böcek.
ANTİDİZANTERİK
Dizanteriyi iyi eden.
RAMAZANİYELİK
Ramazanda iftar ve sahurda yenmek için alınan yiyecekler.
BORAZANCILIK
Borazancının yaptığı iş.
BORAZANKUŞUGİLLER
(Psophidae),iyi bilinir.
HAFAZANALLAH
Kötü bir durumdan uzak bulunmayı dilemek için "Allah bizi korusun" anlamında kullanılan bir söz.
Bu bölümde tanımı içerisinde ZAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AKSON
Sinir uyarmalarını sinir hücresinin gövdesinden diğer sinir hücrelerine taşıyan uzantı.
AFYON
Olgunlaşmamış haşhaş kapsüllerine yapılmış olan çiziklerden sızan, güçlü bir zehir olmakla birlikte içinde morfin, kodein vb. uyuşturucular bulunan madde.
AKKEFAL
Sazangillerden bir cins tatlı su balığı (Alburnus).
AKBALIK
Sazangillerden, eti kılçıklı, yumurtası ile tarama yapılmış olan bir balık (Leuciscus). Akya balığı.
ALIŞTIRMA
Alıştırmak işi. Vücudun gücünü ve dayanıklılığını artırmak için yapılmış olan uygulama, hazırlık çalışması, idman, egzersiz, antrenman. Bir beceriyi, bilgiyi kazanmak için yapılmış olan tekrar, temrin, talim, egzersiz. Bir araç motorundan tam verim elde edilebilmesi için ilk dönemlerinde yüksek devirde düşük hızda çalıştırılması, rodaj.
AHİLİK
Cömertlik. Kökleri eski Türk törelerine dayanan ve Anadolu'da yüksek bir gelişim gösteren esnaf, zanaatçı, çiftçi vb. bütün çalışma kollarını içine alan ocak.
ABAZANLIK
Abazan olma durumu.
AKLİYAT
Akıl yolu ile kazanılan bilgiler.
ALGI
Bir şeye dikkati yönelterek o şeyin bilincine varma, idrak. Kazanç, alacak. Rüşvet. Vergi. Haşhaş sütünü toplamakta kullanılan kaşık.
ALDATMAK
Beklenmedik bir davranışla yanıltmak. Oyalamak, avutmak. Ayartmak, kötü yola sürüklemek, baştan çıkarmak, iğfal etmek. Karşısındakinin dikkatsizliğinden, ilgisizliğinden yararlanarak onun üzerinden kazanç sağlamak. Karı ve kocadan biri eşine sadakatsizlik etmek, ihanet etmek. Yalan söylemek. Bir şeyin görünürdeki durumu, o şeyin niteliği bakımından yanlış bir kanı vermek. Birine verilen sözü tutmamak.
AÇIKÇI
Borsada fiyat dalgalanmalarından yararlanarak açıktan para kazanan kimse.
AKITMA
Akıtmak işi, isale. Enli bilezik. Un, süt, yağ, yumurta, şeker veya pekmezle yoğrularak cıvık bir duruma getirilen hamurun kızgın sac üzerinde pişirilmesiyle yapılmış olan bir tatlı türü. Hayvanların, özellikle atların alınlarında bulunan ve burunlarına doğru uzanan beyaz leke.
ADLANMAK
Kendisine ad verilmek, isimlenmek. Kötü ün kazanmak, isimlenmek.
ALMAK
Bir şeyi elle ya da başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. Satın almak. Erkek, kadınla evlenmek. Göreve, işe başlatmak. Örtmek, koymak. Yolmak, koparmak. Bürümek, sarmak, kaplamak. İçine sığmak. İçecek veya sigara içmek. Görevden, işten çekmek. Kazanç sağlamak. Gidermek, yok etmek. Kazanmak, elde etmek. Çalmak. Kısaltmak, eksiltmek. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. İçeri sızmak, içine çekmek. Yol gitmek, mesafe katetmek. Kabul etmek. İçeri girmesini sağlamak. Birlikte götürmek. Soldurmak. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. Temizlemek. Sürükleyip götürmek. Yer değiştirmek. Yutmak, kullanmak. Tat veya koku duymak. Başlamak. Ele geçirmek, fethetmek.
ACENTE
Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş. Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse. Banka şubesi. Vapur ortaklığı.
ALEV
Yanan maddelerin veya gazların türlü biçimlerdeki ışıklı uzantısı, yalım, yalaz, alaz, şule. Kıvılcım. Aşk ateşi. Sıcaklık. Mızrak uçlarına takılan küçük bayrak, flama.
ADSIZ
Adı olmayan, isimsiz. Tanınmayan, bilinmeyen, isimsiz. Türklerde, ailesinden ayrıldığı için artık onun adını taşımak, onun adıyla anılmak hakkını yitirmiş olan, bir yararlık gösterdiğinde ancak ad kazanabilen delikanlı, isimsiz.
ALMANLAŞTIRMAK
Almanlara özgü yaşayış tarzı kazandırmak.
AGAMİ
Borazan kuşu.
ALIŞMAK
Bir işi tekrarlayarak kolaylıkla yapabilmek. Sürekli ister olmak, bağımlılık kazanmak. Uyar duruma gelmek, intibak etmek. Evcilleşmek, ehlîleşmek. Yadırgamaz duruma gelmek. Tutuşmak, yanmaya başlamak. Bağlanmak, ısınmak.