Sonu VET ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "vet" olan, toplam 72 adet kelime bulunmaktadır. Sonu vet ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında vet olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde vet olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

KİLOGRAMKUVVET

10 harfli kelimeler

GRAMKUVVET

9 harfli kelimeler

KAYABÜVET

8 harfli kelimeler

GÖKBÜVET, FÜTÜVVET, NÜBÜVVET, MÜRÜVVET

7 harfli kelimeler

PİNEVET, ŞEKAVET, TARAVET, TİLAVET, UHUVVET, SEHAVET, ZEKAVET, GEDAVET, GEDEVET, GEREVET, GİREVET, KİREVET, KEDAVET, SAHAVET, KASAVET, HALAVET, KEREVET, GABAVET, REHAVET

6 harfli kelimeler

HELVET, TEJVET, GURVET, MEVVET, FORVET, KIRVET, GEYVET, KERVET, GESVET, VELVET, HALVET, KELVET, ADAVET, KASVET, SELVET, ŞERVET, KORVET, KUVVET, RÜŞVET, ŞEHVET, SERVET, SATVET

5 harfli kelimeler

NEVET, SEVET, ŞEVET, KUVET, ŞİVET, ESVET, DEVET, BÜVET, DAVET, KÜVET, BİVET, BUVET, İZVET, DOVET, DÜVET, ECVET, GÖVET, GUVET, GÜVET

4 harfli kelimeler

ÖVET, AVET, EVET, İVET

3 harfli kelimeler

VET

Bazı kelimelerin anlamları

VET

Gerek: Vetsiz adam.

FÜTÜVVET

Dinî ve mesleki birlik, esnaf teşkilatı.

TARAVET

Tazelik.

UHUVVET

Kardeşlik.

GÖKBÜVET

Adana kenti, Yakapınar bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

PİNEVET

Mayalanmış ekmek hamurunu fırına götürmek için kullanılan sekiz, on gözlü, uzun ekmek tahtası.

KAYABÜVET

Çorum ili, Alaca belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

GEDAVET

Batıdan esen rüzgâr.

GRAMKUVVET

Bir gram kütleye 45° enlemindeki deniz yüzeyinde yerin uyguladığı kuvvet, gramağırlık.

MÜRÜVVET

Bir ailede çocukların doğumu, sünneti, evliliği, iyi bir göreve geçmeleri vb. olaylardan duyulan mutluluk, sevinç. Yiğitlik, mertlik. Cömertlik.

ŞEKAVET

Haydutluk.

KİLOGRAMKUVVET

Kilogramağırlık.

SEHAVET

Arapça kökenli sahâvet: sahavet; yiğitlik.

NÜBÜVVET

Peygamberlik.

TİLAVET

Kur'an'ı güzel ve yüksek sesle, usulünce okuma.

ZEKAVET

Çabuk anlama ve kavrama, zeyreklik. Zekâ, zekilik.

  -   -   -  

Anlamında VET bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde VET geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AKI

Herhangi bir kuvvet alanında, belli bir düzlemin belli bir bölümünden geçtiği varsayılan güç çizgileri, seyelan.

BAYTARLIK

Veterinerlik.

BAHRİYELİ

Deniz Kuvvetlerine bağlı asker. Deniz Harp Okulu öğrencisi.

ARPA

Buğdaygillerden bir bitki (Hordeum vulgare). Rüşvet. Bu bitkinin ekmek ve bira yapımında kullanılan, hayvanlara yem olarak verilen taneleri.

BAŞKOMUTAN

Savaşta bir devletin bütün kara, deniz ve hava kuvvetlerini yöneten büyük komutan, başkumandan, serdar.

BELİ

Evet.

BASMAK

Vücudun ağırlığını verecek bir biçimde ayak tabanını bir yere veya bir şeyin üzerine koymak. Bir şeyi, üzerine kuvvet vererek itmek. Basınç yaparak sıvı ve gazları itmek. Sıkıştırarak yerleştirmek. Kümes hayvanları kuluçkaya yatmak. Bir kimse bir yaşa girmek. Örtmek, bürümek, kaplamak. Bir şey üzerinde kalıp, mühür vb.yle iz yapmak. Uygunsuz vaziyette yakalamak. Baskın yapmak. Bası işi yapmak, tabetmek. Küçük çocuklar ayakta durabilmek. Duman, sis vb. çevreyi kaplamak, çökmek. Bir şeyin etkisinde kalıp eziklik, üzüntü ve ağırlık duymak.

BATIRMAK

Bir şeyin sıvı veya yumuşak bir maddenin içine gömülmesine yol açmak, batmasını sağlamak. Kirletmek. Yitirmek. Mahvetmek. Bir kimseyi çekiştirip iyice kötülemek. Bir işte kazanç sağlayamaz duruma gelmek.

ALMAÇ

Bir elektrik akımını alıp başka bir kuvvete çeviren cihaz, alıcı, reseptör.

ASTSUBAY

Silahlı Kuvvetler Yasası'na göre astsubay meslek yüksekokullarında yetişerek Silahlı Kuvvetlere katılan astsubay çavuştan astsubay kıdemli başçavuşa kadar rütbesi olan asker, gedikli.

ATEŞKES

Savaşan iki kuvvetin karşılıklı olarak savaşı durdurması, bırakışma, mütareke.

ALAN

Düz, açık ve geniş yer, meydan, saha. Eski Roma'da açık hava gösterisi yapılmış olan geniş yer. Yarışmaların, karşılaşmaların ve oyunların yapıldığı yer, saha. Orman içinde düz ve ağaçsız yer, düzlük, kayran. Yüz ölçümü. Bir çalışma çevresi. Bir alıcı merceğinin net bir görüntü sağlayabildiği derinlik ve genişliğin bütünü. İçinde birtakım kuvvet çizgilerinin yayılmış bulunduğu varsayılan uzay parçası.

BANYO

Yapılarda, içinde yıkanılan bölüm. Vücudun bir bölümünü veya bütününü, fiziksel veya kimyasal bir etki altında bir süre bulundurma işlemi. Tedavi amacı ile hazırlanan ilaçlı su. Film ve fotoğraf kâğıdını bu sıvıya batırma. Fotoğrafçılıkta ve filmcilikte duyarlı yüzeylerin işlenmesinde belirli bir işlemin gerektirdiği maddeyi erimiş olarak içinde bulunduran sıvı. Banyo küvetinde yıkanma işi.

BABAYİĞİT

Yürekli kimse. Güçlü kuvvetli (kimse). Bir girişimde kendine güvenebilecek durumda olan kimse.

BİLEK

Elle kolun, ayakla bacağın birleştiği bölüm. Güç, kuvvet.

BASAMAK

Bir yere çıkarken veya bir yerden inerken basılan ve art arda gelen, birbirine belirli aralıkları olan düz yüzeylerden her biri. Bir amaca ulaşmak için yararlanılan kişi, durum veya yer. Derece, aşama, kerte, evre. Ondalık sayı sisteminde bir sayının sağdan sola doğru rakamlarının derecelerine göre her birinin bulunduğu yer, hane. Bir tam denklemde bulunan bilinmeyenin en yüksek kuvveti.

ARMATÜR

Bir aletin ana bölümünü oluşturan kısım. Bir kondansatördeki iki iletken yüzeyden her biri. Bir mıknatısın iki kutbu arasında kuvvet akımını toplu bir duruma getirmek için bu kutuplar arasına yerleştirilen demir parçası.

AKSİYON

Bir kuvvetin, maddi bir etkenin, bir düşüncenin ortaya çıkması. Bir oyuncunun sahne üzerindeki hareketi. Oyunun temasını geliştiren başlıca olay, hikâye, gelişim. Sermayenin belirli bir bölümü. Hisse senedi. Hareket, iş. İnsan etkinliğinin veya iradesinin açığa çıkması.

ALGI

Bir şeye dikkati yönelterek o şeyin bilincine varma, idrak. Kazanç, alacak. Rüşvet. Vergi. Haşhaş sütünü toplamakta kullanılan kaşık.

BAYTAR

Veteriner hekim.