Kelimeler arşivi içinde; başında "vet" olan, toplam 13 adet kelime bulunmaktadır. vet ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu vet ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde vet olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
VETERİNERLİK
VETERİNER
VETENDAŞ, VETOĞULA
VETİRE, VETSİZ, VETSÜZ, VETULA
VETAN, VETEN, VETON
VETO
VET
VET
Gerek: Vetsiz adam.
VETERİNERLİK
Veteriner olma durumu, veteriner hekimliği, baytarlık. Veterinerin yaptığı bilimsel iş, veteriner hekimliği olma durumu. Baytar.
VETSÜZ
Yersiz konuşan, patavatsız.
VETERİNER
Veteriner hekim.
VETENDAŞ
Vatandaş.
VETO
Karşı çıkma, engelleme, reddetme.
VETOĞULA
Birden, beklenmedik biçimde.
VETSİZ
Yersiz konuşan, patavatsız. Yaramaz, geveze. Çok uyuşuk (kişi).
VETULA
İki yaşına girmiş keçi.
VETAN
Arapça kökenli vatan: vatan. Vatan.
VETİRE
Süreç. Üslup, tarz. Burun deliklerini ayıran zar.
VETEN
Vatan.
VETON
Vatan.
Bu bölümde tanımı içerisinde VET geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BAHRİYELİ
Deniz Kuvvetlerine bağlı asker. Deniz Harp Okulu öğrencisi.
BASAMAK
Bir yere çıkarken veya bir yerden inerken basılan ve art arda gelen, birbirine belirli aralıkları olan düz yüzeylerden her biri. Bir amaca ulaşmak için yararlanılan kişi, durum veya yer. Derece, aşama, kerte, evre. Ondalık sayı sisteminde bir sayının sağdan sola doğru rakamlarının derecelerine göre her birinin bulunduğu yer, hane. Bir tam denklemde bulunan bilinmeyenin en yüksek kuvveti.
BİLEK
Elle kolun, ayakla bacağın birleştiği bölüm. Güç, kuvvet.
ARPA
Buğdaygillerden bir bitki (Hordeum vulgare). Rüşvet. Bu bitkinin ekmek ve bira yapımında kullanılan, hayvanlara yem olarak verilen taneleri.
BELİ
Evet.
AKSİYON
Bir kuvvetin, maddi bir etkenin, bir düşüncenin ortaya çıkması. Bir oyuncunun sahne üzerindeki hareketi. Oyunun temasını geliştiren başlıca olay, hikâye, gelişim. Sermayenin belirli bir bölümü. Hisse senedi. Hareket, iş. İnsan etkinliğinin veya iradesinin açığa çıkması.
ALMAÇ
Bir elektrik akımını alıp başka bir kuvvete çeviren cihaz, alıcı, reseptör.
BAYTAR
Veteriner hekim.
AKI
Herhangi bir kuvvet alanında, belli bir düzlemin belli bir bölümünden geçtiği varsayılan güç çizgileri, seyelan.
BABAYİĞİT
Yürekli kimse. Güçlü kuvvetli (kimse). Bir girişimde kendine güvenebilecek durumda olan kimse.
BAŞKOMUTAN
Savaşta bir devletin bütün kara, deniz ve hava kuvvetlerini yöneten büyük komutan, başkumandan, serdar.
BASMAK
Vücudun ağırlığını verecek bir biçimde ayak tabanını bir yere veya bir şeyin üzerine koymak. Bir şeyi, üzerine kuvvet vererek itmek. Basınç yaparak sıvı ve gazları itmek. Sıkıştırarak yerleştirmek. Kümes hayvanları kuluçkaya yatmak. Bir kimse bir yaşa girmek. Örtmek, bürümek, kaplamak. Bir şey üzerinde kalıp, mühür vb.yle iz yapmak. Uygunsuz vaziyette yakalamak. Baskın yapmak. Bası işi yapmak, tabetmek. Küçük çocuklar ayakta durabilmek. Duman, sis vb. çevreyi kaplamak, çökmek. Bir şeyin etkisinde kalıp eziklik, üzüntü ve ağırlık duymak.
ALGI
Bir şeye dikkati yönelterek o şeyin bilincine varma, idrak. Kazanç, alacak. Rüşvet. Vergi. Haşhaş sütünü toplamakta kullanılan kaşık.
ARMATÜR
Bir aletin ana bölümünü oluşturan kısım. Bir kondansatördeki iki iletken yüzeyden her biri. Bir mıknatısın iki kutbu arasında kuvvet akımını toplu bir duruma getirmek için bu kutuplar arasına yerleştirilen demir parçası.
BANYO
Yapılarda, içinde yıkanılan bölüm. Vücudun bir bölümünü veya bütününü, fiziksel veya kimyasal bir etki altında bir süre bulundurma işlemi. Tedavi amacı ile hazırlanan ilaçlı su. Film ve fotoğraf kâğıdını bu sıvıya batırma. Fotoğrafçılıkta ve filmcilikte duyarlı yüzeylerin işlenmesinde belirli bir işlemin gerektirdiği maddeyi erimiş olarak içinde bulunduran sıvı. Banyo küvetinde yıkanma işi.
ATEŞKES
Savaşan iki kuvvetin karşılıklı olarak savaşı durdurması, bırakışma, mütareke.
ASTSUBAY
Silahlı Kuvvetler Yasası'na göre astsubay meslek yüksekokullarında yetişerek Silahlı Kuvvetlere katılan astsubay çavuştan astsubay kıdemli başçavuşa kadar rütbesi olan asker, gedikli.
BAYTARLIK
Veterinerlik.
ALAN
Düz, açık ve geniş yer, meydan, saha. Eski Roma'da açık hava gösterisi yapılmış olan geniş yer. Yarışmaların, karşılaşmaların ve oyunların yapıldığı yer, saha. Orman içinde düz ve ağaçsız yer, düzlük, kayran. Yüz ölçümü. Bir çalışma çevresi. Bir alıcı merceğinin net bir görüntü sağlayabildiği derinlik ve genişliğin bütünü. İçinde birtakım kuvvet çizgilerinin yayılmış bulunduğu varsayılan uzay parçası.
BATIRMAK
Bir şeyin sıvı veya yumuşak bir maddenin içine gömülmesine yol açmak, batmasını sağlamak. Kirletmek. Yitirmek. Mahvetmek. Bir kimseyi çekiştirip iyice kötülemek. Bir işte kazanç sağlayamaz duruma gelmek.