Kelimeler arşivinde; içinde "vey" olan, toplam 69 tane kelime bulunuyor. İçerisinde vey bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu vey ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında vey olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ÖVEYİKBUĞDAYI
ÜVEYİKBUĞDAY
GÜVEYFENERİ, YUKARIVEYSİ
GÜVEYİLİK, VEYİSOĞLU, ÜVEYİKKIR, GÜVEYTEPE
VEYSELLİ, ÜVEYİKLİ, TATAVEYA, ŞİVEYDİZ, ÖVEYKKIR, ZIVEYLİK, EVEYİKLİ, DEVEYÖZÜ, DEVEYELİ, KONVEYÖR, SÜRVEYAN, KUVEYTLİ
EBEVEYN, RİVEYET, RÜVEYDA, ÖVEYANA, RÜVEYHA, ÜVEYMEK, GÜVEYİN, GÜVEYGİ, GÜVEYEN, SÜVEYDA, GÖVEYEN, VAVEYLA, VEYAHUT, HÜVEYDA
ÜVEYÜK, VEYAUT, VEYSAL, VEYSEL, TÜVEYÇ, VEYYİK, GÜVEYİ, AVEYET, PETVEY, ÜVEYİK, AVEYİT, DİVEYH, EVEYİK, İVEYİK, KAVEYA, ÜVEYME, ÖVEYİK
AVEYD, ÖVEYŞ, AVEYT, VEYSİ, AZVEY, BUVEY, VEYİS, VEYİK, ÜVEYS, ÜVEYK, EVEYK, GUVEY, GÜVEY, TEVEY
EVEY, VEYA, ÜVEY
VEY
VEY
Çobanların güttükleri keçiler için kullandıkları ünlem. Vey!. Korku ifade eden bir ünlem.
VEYSELLİ
İçel şehri, Güzeloluk nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
ÖVEYİKBUĞDAYI
Açık sarı renkli, iri taneli, sert bir çeşit buğday.
ÜVEYİKLİ
Zonguldak şehrinde, Ormanlı nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
TATAVEYA
Boşuna, rasgele : Tabancasını tataveya attı.
EVEYİKLİ
Zonguldak ilinde, Eğerci bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
GÜVEYFENERİ
Patlıcangillerden, kırmızı ve ekşimsi meyvesi idrar söktürücü olarak kullanılan, çok yıllık ve otsu bir bitki, gelin otu (Physalis alkekengi).
GÜVEYTEPE
Bolu şehri, Mudurnu ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
ÜVEYİKKIR
Üveyik kuşu renginde at.
ŞİVEYDİZ
Taze soğan ve etle yapılan bir çeşit yemek.
ÜVEYİKBUĞDAY
Ekmeği lezzetli, sert buğday.
YUKARIVEYSİ
Diyarbakır ili, Silvan belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
VEYİSOĞLU
Zonguldak kenti, Gökçebey ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
GÜVEYİLİK
Damatlık.
ZIVEYLİK
Tahterevalli.
ÖVEYKKIR
Kır renk.
Bu bölümde tanımı içerisinde VEY geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ACIMA
Acımak durumu. Başka bir kimsenin veya canlının mutsuzluğuna karşı duyulan üzüntü, merhamet.
ABONMAN
Bir satıcı veya kamu kuruluşu ile alıcılar arasında yapılmış olan anlaşma, sürdürüm. Abone olma durumunu gösteren belge. Kent içinde ulaşımı sağlayan otobüslerde para yerine geçen bilet veya kart.
ABAJURCU
Abajur yapan veya satan kimse.
ABANMAK
Eğilerek bir şeyin, bir kimsenin üzerine kapanmak. Bir yere veya bir kimseye yaslanmak, dayanmak. Bir şeyin veya bir kimsenin üzerine çöküp çullanmak. Birine yük olarak onun sırtından geçinmeye çalışmak. Boksta karşılaşma sırasında rakibine yaslanmak. Futbolda topa olanca gücüyle vurmak.
ACABA
Şüphe, kuşku. (a'caba:) Merak, kararsızlık veya kuşku anlatan bir söz, acep.
ABARTMAK
Bir nesneyi veya durumu olduğundan daha önemli, daha büyük veya daha çok göstermek, mübalağa etmek. Bir iş, bir davranış vb.nde gereğinden fazlasına kaçmak, aşırıya kaçmak.
ABANDIRMAK
Bir kimsenin bir yere veya bir kimseye yaslanmasını sağlamak. Bir hayvanı yere çöktürmek.
ABACI
Aba yapan ya da satan kimse. Asalak. Bedavacı. Abadan giyecek yapan veya satan kimse.
ABAJUR
Işığı bir yere toplamak, doğrudan doğruya gözlere vurmasını önlemek için kullanılan, kâğıt, kumaş, maden veya renkli camdan yapılmış lamba siperi. Genellikle üzeri siperli masa lambası veya ayaklı lamba.
ACEMLEŞMEK
Kültür ve medeniyet bakımından İran halkını örnek almak veya etkisi altında kalmak.
ABLİ
Yatay serenlerin ucuna bağlı bulunan ve bunları sağa, sola veya ortaya çevirmek için yararlanılan halat veya palanga.
ABBAS
"Yola çıkacak veya ölümü yaklaşan kimse" anlamlarındaki Abbas yolcu deyiminde geçen bir söz.
ACENTE
Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş. Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse. Banka şubesi. Vapur ortaklığı.
ACİBE
Görülmemiş, alışılmamış, şaşılacak veya yadırganacak şey.
ABORDA
Bir deniz teknesinin başka bir tekneye, bir iskeleye veya bir rıhtıma yanını vererek yanaşması.
ABAŞO
Gemiyi baştan veya kıçtan halatla karaya bağlama. Altta, aşağıda bulunan, alttaki.
ACIMAK
Tadı acı duruma gelmek, acılaşmak. Başkasının uğradığı veya uğrayacağı kötü bir duruma üzülmek. Merhamet etmek. Acılı, ağrılı olmak.
ACILAŞTIRMA
Acılaştırmak işi veya durumu.
ABLA
Bir kimsenin kendisinden büyük olan kız kardeşi. Erkeklerin kız veya kadınlara seslenirken söyledikleri söz. Büyük kız kardeş gibi saygı ve sevgi gösterilen kız veya kadın. Genelev veya randevuevi işletmecisi kadın, çaça, mama (II).
ABARTI
Bir şeyi, bir olayı olduğundan büyük veya çok gösterme, mübalağa.