VAH ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "vah" olan, toplam 50 adet kelime bulunmaktadır. vah ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu vah ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde vah olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

VAHŞİLEŞTİRMEK

13 harfli kelimeler

VAHŞİLEŞTİRME

12 harfli kelimeler

VAHVAHLANMAK, VAHDETİVÜCUT

11 harfli kelimeler

VAHLKAMPFİA, VAHVAHLANMA, VAHİMLEŞMEK, VAHŞİLEŞMEK, VAHYOLUNMAK, VAHŞİCESİNE

10 harfli kelimeler

VAHDANİYET, VAHYOLUNMA, VAHŞİLEŞME, VAHIRDAMAK, VAHİMLEŞME

9 harfli kelimeler

VAHŞİYANE, VAHSINMAK, VAHVETMEK, VAHDETTİN, VAHAMETLİ

8 harfli kelimeler

VAHŞİLİK, VAHITSIZ, VAHİMLİK, VAHİTTİN

7 harfli kelimeler

VAHİLİK, VAHITLI, VAHİTLU, VAHAMET, VAHŞİCE

6 harfli kelimeler

VAHİBE, VAHRAT, VAHŞET, VAHİDE, VAHDET

5 harfli kelimeler

VAHİP, VAHZE, VAHŞİ, VAHLI, VAHİY, VAHİT, VAHİM, VAHİB, VAHIT, VAHIN, VAHIF, VAHID, VAHAP

4 harfli kelimeler

VAHİ, VAHA

3 harfli kelimeler

VAH

Bazı kelimelerin anlamları

VAH

"Yazık" anlamında söylenen bir söz.

VAHIRDAMAK

Kaynamak: Kazan vahırdıy.

VAHLKAMPFİA

Gymnamoeba alt sınıfında Schizopyrenida takımında bulunan, geniş bir yalancı ayağa sahip tatlı sularda serbest olarak yaşayan veya parazitik yaşamlı ameboyit protozoon cinsi.

VAHŞİCESİNE

Vahşice.

VAHDANİYET

Tanrı'nın birliği, bir olması.

VAHİMLEŞMEK

Vahim duruma gelmek.

VAHYOLUNMA

Vahyolunmak işi.

VAHVAHLANMAK

Acınmak, yakınmak.

VAHDETİVÜCUT

Varlık birliği.

VAHŞİLEŞMEK

Yabanileşmek. Durdurulamamak, zapt edilememek.

VAHŞİLEŞTİRME

Yabanileştirme.

VAHİMLEŞME

Vahimleşmek durumu.

VAHŞİLEŞME

Yabanileşme.

VAHYOLUNMAK

Vahiy gelmek.

VAHVAHLANMA

Vahvahlanmak işi.

VAHŞİLEŞTİRMEK

Yabanileştirmek.

  -   -   -  

Anlamında VAH bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde VAH geçen kelimeler listesi verilmiştir.

GÖRÜNÜŞ

Görünme işi. Bulunulan bir yerden görülebilen alan, görünüm, manzara. Gözün ilk bakışta veya zihnin dolaysız olarak algıladığı şey. Fiillerin belirttiği oluşların süresi, gelişmesi ve bitmesiyle ilgili bütün biçimleri kapsayan dil bilgisi kategorisi. Gerçeğe uymayan dış görüntü, zevahir.

TANRICILIK

Evreni yaratan ve yöneten, vahiy yoluyla insanlara buyruklar veren bir Tanrı'nın varlığına inanma, teizm.

BİRLİK

Tek, bir olma durumu, vahdaniyet. Bir taneden oluşmuş, bir tane alabilen. Konunun bir ana düşünce çevresinde toplanması. Bölük, tabur, alay vb. bir bütün sayılan topluluk. Bağlılık, benzerlik, bağlantı, vahdet. Bir arada olma durumu, vahdet. Bölünmezliği içeren yalın bütün. En büyük değerdeki nota, dört dörtlük. Belli bir topluluğun yararlarını korumak için kurulmuş dernek.

KUYUMCU

Değerli metal ve taşlardan bilezik, küpe vb. süs eşyası yapan veya satan kimse, sarraf, mücevherci, cevahirci.

TUH

"Yazıklar olsun, vah vah" anlamlarında aşağılama amacıyla söylenen bir söz, tu.

SAFARİ

Afrika'nın doğusunda toplu olarak yapılmış olan vahşi hayvan avı. Genellikle ketenden yapılmış olan kısa pantolon, büyük cepli uzun ceket ve geniş kenarlı mantar şapkadan oluşan av kıyafeti. Katılımcıların vahşi hayatı yerinde görmelerini sağlayan turistik gezi. Toplu olarak ava çıkma.

CEBRAİL

Allah tarafından peygamberlere vahiy getirmekle görevlendirilen dört büyük melekten biri.

KESMEK

Bıçak, makas vb. bir araçla bir şeyi ikiye ayırmak, parçalamak, doğramak. Karşı cinsten birisini sürekli olarak süzmek, dikkatli bir biçimde bakmak. Belirtmek, kararlaştırmak. Yazıyı, filmi kısaltmak. Rüzgâr, soğuk vb. çok etkili olmak. Birini yermek, kötülemek. Oyuncuyu takım kadrosuna almamak. Akımı durdurmak. Hasta organı ameliyatla almak. Bir şeyden yoksun bırakmak, vermemek. Vahşice öldürmek. Kesici bir araçla yaralamak. Azaltmak, güçleştirmek. Hayvanın başını gövdesinden ayırmak, boğazlamak. Ara vermek. Son vermek, gidermek. Geçişi önlemek. Para basmak. İskambil kâğıtlarında destenin üzerinden bir bölümünü kaldırıp öte yana koymak. Susmak. Verilecek şeyin bir bölümünü alıkoyup vermemek. Ucunu almak. Dibinden ayırmak. Bölmek, ayırmak. Düzgün parçalara ayırmak. Uydurmak, yalan söylemek.

AHUVAH

Ah vah.

ÜRKME

Ürkmek işi, tevahhuş.

DEİZM

Tanrı'yı yalnızca ilk sebep olarak kabul eden, evreni bir Tanrı'nın yarattığına inanmakla beraber yaratıcının evrene hiçbir müdahalesi olmadığını ve olmayacağını savunan, vahyi reddeden görüş.

EFSUS

Yazık, eyvah.

KARAKULAK

Kedigillerden, çakala benzer vahşi bir hayvan (Caracal melanotis). Osmanlı Devleti'nde emir çavuşu, haberci.

HAYFA

"Eyvah, yazık, heyhat" anlamlarında kullanılan bir söz.

KAFES

Hayvanlar için aralıklı tel, metal veya ağaç çubuklardan yapılmış taşınabilir bölme. Çapraz çubuklarla ve aralıklı olarak yapılmış, pencerelere takılan siper. Şimşirlik. Vahşi hayvanlar için demir çubuklarla yapılmış taşınabilir bölme. Hapishane. Cami, tekke vb. yerlerde kadınlara ayrılan yer. Ahşap yapıların direk ve çatmalardan oluşan kaplama tahtaları dışında kalan iskeleti.

CİDDİ

Şaka olmayan, gerçek. Güvenilir bir biçimde. Önem vererek, gerçek olarak. Ağırbaşlı. Eğlendirme amacı gütmeyen. Güvenilir, sağlam, önemli. Gülmeyen. Tehlikeli, endişe veren, ağır, vahim, kritik. Titizlik gösterilen, önem verilen.

BİRİM

Bir kümenin her elemanı. Dilin, oluşturduğu yapı içinde, belli bir düzlemde yer alan öbür ögelerle kurduğu bağıntılarla tanımlanan ayrı nitelikli öge, ünite. Herhangi bir kuruluştaki alt bölümlerden her biri. Bir çokluğu oluşturan varlıkların her biri, ünite. Bir niceliği ölçmek için kendi cinsinden örnek seçilen değişmez parça, vahit.

GÖRÜNÜM

Bir şeyin dıştan bakıldığında görünen biçimi, görünme durumu, görünüş, manzara, zevahir, vizyon.

HAYIF

Haksızlık, insafsızlık. Acınma, üzülme. "Vah, heyhat, yazık" anlamlarında kullanılan bir söz.

KUYUMCULUK

Kuyumcunun işi ve zanaatı, mücevhercilik, cevahircilik.