VAR ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "var" olan, toplam 186 adet kelime bulunmaktadır. var ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu var ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde var olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

VARSILLAŞTIRMAK

14 harfli kelimeler

VARLIKLAŞTIRMA, VARSILLAŞTIRMA

13 harfli kelimeler

VARDIRABİLMEK, VARİKOZİTELER, VARSAYABİLMEK

12 harfli kelimeler

VARDABANDIRA, VARDIRABİLME, VARDİYACILIK, VARDİYANBAŞI, VARILABİLMEK, VAROLUŞÇULUK, VARSAYABİLME, VARSILLAŞMAK, VARYETECİLİK

11 harfli kelimeler

VARAKLANMAK, VARDUĞUNDAN, VARILABİLME, VARİSEKTOMİ, VARKALLAMAK, VARLIKÇILIK, VARLIKLILIK, VARROATOZİS, VARSAYILMAK, VARSAYIMSAL, VARSILLAŞMA, VARYEMEZLİK

10 harfli kelimeler

VARABİLMEK, VARAGELMEK, VARAKLAMAK, VARAKLANMA, VARANGELEN, VARAVANASI, VARAVARASI, VARDACILIK, VARDAKOSTA, VARDIĞINCA, VARDUĞUNCA, VARIGÖRMEK, VARILDAMAK, VARITURMAK, VARIVERMEK, VARİKOSİTE, VAROLUŞSAL, VARSAYILMA, VARSAYIMLI, VARSILERKİ

9 harfli kelimeler

VARABİLME, VARAGELME, VARAKLAMA, VARAKPARE, VARAMORPH, VARAŞATLI, VARCALARI, VARDIRMAK, VARDİYACI, VARINCASI, VARİDATÇI, VARİDATLİ, VARİKOSEL, VARİKÖZİS, VARİMİSSE, VARİYETLİ, VARLIALAN, VARLIKLAR, VARLIKSIZ, VAROLUŞÇU, VARSAYMAK, VARSILLIK, VARVARACI, VARVARASI, VARVARLIK, VARYASYON, VARYETECİ

8 harfli kelimeler

VARADURA, VARAGELE, VARAKULA, VARANGEL, VARDABAŞ, VARDIRMA, VARDIYAN, VARDİMIZ, VARDİYAN, VARIHANA, VARILMAK, VARIŞMAK, VARİKOİT, VARİSSİZ, VARİYETE, VARLIKLI, VARMISSA, VARSAYIM, VARSAYMA, VARTİVOR, VARTUVUR, VARYEMEZ, VARYETLİ

7 harfli kelimeler

VARAGEL, VARAKÇI, VARAKLI, VARCASI, VARDACI, VARDALA, VARDELA, VARDİYA, VARDOLA, VARDUĞU, VARESTE, VARIKIN, VARILMA, VARIMLI, VARINCA, VARIŞLI, VARİDAT, VARİKÖZ, VARİSLİ, VARİYET, VARMALU, VAROLUŞ, VARSAĞI, VARSANI, VARURAK, VARVARA, VARYANT, VARYETE

6 harfli kelimeler

VARAKA, VARAZA, VARCIK, VARDAR, VARGEL, VARGIN, VARIKE, VARINI, VARISI, VARİDE, VARİKS, VARKAN, VARLIG, VARLIH, VARLIK, VARMAK, VARRIH, VARRIM, VARSAK, VARSAM, VARSIL, VARTIN, VARYOS, VARYOZ

5 harfli kelimeler

VARAK, VARAL, VARAN, VARAŞ, VARCA, VARDA, VARDİ, VAREL, VARGI, VARIH, VARIK, VARIL, VARIM, VARIN, VARIŞ, VARİK, VARİL, VARİS, VARİT, VARLI, VARLU, VARMA, VARNA, VAROL, VAROŞ, VARRI, VARSA, VARTA, VARTO, VARUS, Devamını Oku »»

4 harfli kelimeler

VARA, VARE, VARI, VARİ, VART

3 harfli kelimeler

VAR

Bazı kelimelerin anlamları

VAR

Mevcut, evrende veya düşüncede yer alan, yok karşıtı. Sahiplik bildiren olumlu ad cümleleri kuran bir söz. Elde bulunan her şey. Varlıklı: Var evi kerem evi yok evi verem evi. Çekil, yıkıl, savul: Var, git gözümün önünden!. Kale. Mevcut, var// var mal: mal mülk// var yoh: bütün mülk. Varlığı, mevcudiyeti. Hepsi, olancası, mevcudu. Olanca, hep. Servet, mal, varlık. Haydi, durma. (Olumlu fiillerle birlikte gelince teşvik pekitmesi oluyor.). Sakın! (Olumsuz fiillerle birlikte gelince sakındırma pekitmesi oluyor.).

VARSAYABİLME

Varsayabilmek işi.

VARSILLAŞTIRMA

Varsıllaştırmak işi.

VARSILLAŞMAK

Zengin duruma gelmek.

VARİKOZİTELER

Postgangliyonik miyelinsiz sinir liflerinin efektör hücrelerle kavşak yapan uç kısımlarında tespih dizisine benzer biçimde sıralanmış düğümler.

VARSILLAŞTIRMAK

Varsıllaşma işini yaptırmak.

VARDABANDIRA

Özellikle savaş gemilerinde işaret alıp vermekte usta er.

VARLIKLAŞTIRMA

Tecimsel bir işletmenin çıkardığı pay ve borçlanma belgitleri toplam değeri. Bir nesneyi anamala çevirme işlemi ya da kâr getiren bir nesneye bir değerin yatırılması. Girişimin arıtılmasında pay iyelerine ve uzun önelli alacaklılara ödenecek tutar.

VARYETECİLİK

Varyetecinin yaptığı iş.

VARDIRABİLME

Vardırabilmek işi.

VARDİYANBAŞI

Gemi süvarisi olan, azap askerinin komutanı.

VARILABİLMEK

Varılma imkânı veya olasılığı bulunmak.

VARSAYABİLMEK

Varsayma imkânı veya olasılığı bulunmak.

VAROLUŞÇULUK

Varoluşun özden önce geldiğini ve özü sürekli olarak yarattığını ileri süren öğreti, egzistansiyalizm.

VARDİYACILIK

Vardiyacı olma durumu.

VARDIRABİLMEK

Vardırma imkânı veya olasılığı bulunmak.

  -   -   -  

Anlamında VAR bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde VAR geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ADIMSAYAR

Yürüme sırasında gerçek sonuçlara varabilmek için geçilen yerin uzunluğunu anlayabilmek amacıyla ayağa veya bele takılan alet, pedometre.

AKVARYUMCU

Akvaryum işiyle uğraşan kimse, akvarist. Bilim ve sanatı kullanarak akvaryum ortamında balık vb.ni besleyen kimse, akvarist.

AKILCILIK

Akla dayanan, doğruluğun ölçütünü duyularda değil, düşünmede ve tümdengelimli çıkarmalarda bulan öğretilerin genel adı, usçuluk, akliye, rasyonalizm, deneycilik karşıtı. Akla ve akıl yolu ile varılan yargıya inanma, akla aykırı veya akıl dışı hiçbir şeyi tanımama davranışı ve tutumu, akliye, rasyonalizm. Bilginin evrensellik ve zorunluluğunun deneyden ve deneye dayanan genellemeden değil, yalnızca akıldan çıkartılabileceğini savunan öğreti, rasyonalizm.

AĞDALAŞMAK

Ağda durumuna gelmek, ağdalanmak. Sohbet tam tadına varılır durum almak, koyulaşmak.

ALAN

Düz, açık ve geniş yer, meydan, saha. Eski Roma'da açık hava gösterisi yapılmış olan geniş yer. Yarışmaların, karşılaşmaların ve oyunların yapıldığı yer, saha. Orman içinde düz ve ağaçsız yer, düzlük, kayran. Yüz ölçümü. Bir çalışma çevresi. Bir alıcı merceğinin net bir görüntü sağlayabildiği derinlik ve genişliğin bütünü. İçinde birtakım kuvvet çizgilerinin yayılmış bulunduğu varsayılan uzay parçası.

AKI

Herhangi bir kuvvet alanında, belli bir düzlemin belli bir bölümünden geçtiği varsayılan güç çizgileri, seyelan.

AKKOR

Işık saçacak beyazlığa varıncaya kadar ısıtılmış olan.

AKİK

Kalseduan kuvarsının bir türü olan, yüzük taşı, mühür vb. yapmakta kullanılan, türlü renklerde, yarı saydam, parlak ve değerli bir taş.

AĞA

Geniş toprakları olan, sözü geçen, varlıklı kimse. Halk arasında sayılan ve sözü geçen erkeklere verilen unvan. Osmanlı Devleti'nde bazı kuruluşların başında bulunanlara verilen resmî san. Ağabey. Cömert, eli açık. Okuryazar olmayan yaşlı kimselerin adlarıyla birlikte kullanılan san. Koca.

AKIŞKANLIK

Akışkan olma durumu. Para ve ticaretle ilgili işlemlerde kullanılabilecek durumda olan satın alma gücü, likidite. Kolaylıkla paraya çevrilebilme özelliği fazla olan varlıklar, likidite.

AKVARYUMCULUK

Akvaryumcunun yaptığı iş.

AKYUVAR

Kan, lenf vb. vücut sıvılarında bulunan çekirdekli, yuvarlak hücre, lökosit.

AKLAMAK

Suçsuz veya borçsuz olduğu yargısına vararak birini temize çıkarmak, tebriye etmek, ibra etmek.

AÇIT

Bir duvarda kapı, pencere, kemerleme vb. bölümler için bırakılmış açıklık.

AĞIRCANLI

Çok yavaş iş yapan, çevik olmayan. Varlığı sıkıntı veren, sevimsiz. Tembel. Gebe (kadın).

AD

Bir kimseyi, bir şeyi anlatmaya, tanımlamaya, açıklamaya, bildirmeye yarayan söz, isim, nam. Canlı ve cansız varlıkları, duygu ve düşünceleri, çeşitli durumları bildiren kelime, isim. Sayma. Sayılma. Herkesçe tanınmış veya işitilmiş olma durumu.

ADCILIK

Kavramların gerçek varlıklar olduğunu kabul eden, kavram gerçekliğine karşıt olarak tümel kavramların yalnızca nesnelerin adları olduğunu ileri süren görüş, isimcilik, nominalizm.

AĞINMAK

Hayvan yere yatıp yuvarlanmak.

AĞNAMAK

Hayvan, yere yatıp yuvarlanmak.

AĞIL

Evcil küçükbaş hayvanların barındığı çit veya duvarla çevrili yer, arkaç. Hale. Bazı görüntülerdeki çok ışıklı cisimleri çevreleyen ışıklı teker.