Kelimeler arşivi içinde; başında "ufu" olan, toplam 18 adet kelime bulunmaktadır. ufu ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu ufu ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ufu olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
UFUNETLENDİRMEK
UFUNETLENDİRME
UFUNETLENMEK
UFUNETLENME
UFUİSÇİLİK
UFUNETSİZ, UFULDAMAK, UFUKDENİZ
UFULAMAK, UFUNETLİ
UFUKTAN, UFUKSUZ
UFUNET, UFUKLU, UFUKAY
UFUL, UFUK
UFU
UFU
Yara (çocuk dilinde).
UFUNETLİ
İçinde irin, cerahat olan.
UFUNETSİZ
İçinde irin, cerahat olmayan.
UFUKTAN
Ufuk ve tan.
UFULAMAK
Üşüyen elleri nefesle ısıtmak, hohlamak. Ufalamak.
UFUKLU
Ufku olan.
UFULDAMAK
Uf uf diye söylenmek: Mehmet Ağa ufuldayıp duruyor.
UFUNET
Pis koku. İrin, cerahat.
UFUNETLENMEK
Yara irinlenmek.
UFUNETLENDİRME
Ufunetlendirmek işi.
UFUNETLENDİRMEK
İrinlenmesine neden olmak. Düzenini bozmak, illetli hâle getirmek.
UFUNETLENME
Ufunetlenmek işi.
UFUKAY
Ufuk ve ay.
UFUİSÇİLİK
Onaltıncı yüzyıl sonlarında Euphues adındaki İngiliz romanında kullanılmış olan bir çeşit özenticilik.
UFUKSUZ
Ufku olmayan.
UFUKDENİZ
Ufuk ve deniz.
Bu bölümde tanımı içerisinde UFU geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KAŞ
Gözlerin üzerinde kemerli birer çizgi oluşturan kısa kıllar. Kemerli ve çıkıntılı şey veya yer. Sarp kayalık, uçurum. Eyerin ön ve arkasındaki çıkıntılı bölüm. Duvar, bağ ve bahçelerde toprak yığarak yapılan sınır, set. Antalya iline bağlı ilçelerden biri. Sarp kayalıklar, uçurum. Tepe, dağ. Bağ ve bahçelerde toprak yığarak yapılan sınır, set. Yokuşun düzlüğe çıkılacak yeri, yokuşun başı. Patika, ince yol. Suyun, toprağın bir yanını oyup diğer yanını yükselttiği kısmı. Duvar, duvarın üstü. Çatı saçağı. Dam. Balkon. Semerin iki yanındaki ağaçlar. Ufuk. Mısır kırması. Mısır kırması ile yapılan çorba. Ocağın kemeri : Ocağa kaş çevirmek her ustanın işi değildir. Köprünün kemeri. Kemençede telleri yüksekçe tutmaya yarayan, eşiğin yanında bulunan, kaş biçimindeki delikler. Su kaynağı. Ev, oda, ahır ve benzerleri yapılarda dama uzunlamasına atılan atmaların altına, iki yana, yapı uzunsa ortaya gelecek biçimde enlemesine yerleştirilen ağaçlar. Dağlık, kayalık yolun dönemeci. Sergen, raf. Semerin üst, ön tarafında binenlerin tutunması veya yüke ait ipin bağlanmasına yarayan iki, ağaç çıkıntı. Yokuş, uçurum. Boylu boyunca uzanmış büyük kısmı toprağa gömülü kaya. Taraf, geçe. Uçurum, set, duvar. Kaç?. Kaş// kaş goz: kaş ve göz gibi çehreye ait uzuvlar// kaş kiprik: bk. kaş kirpik// kaş kirpik: kaş ve kirpik, bk. kaş kiprik// kaş yihmak: melul olmak, mahzun olmak Artvin Yusufeli Uşhum köyü. Gözün üzerinde bulunan çıkıntı ve bu çıkıntı üzerinde büyüyen kısa yumuşak tüyler. Toprak damlarda duvarı taşan kısım. (Senirköyü Sincanlı Afyonkarahisar; Alçılı Delice Ankara). Alçak duvar. (Senirköyü Sincanlı Afyonkarahisar). Semerin ön ve arkasında ip geçirmeye yarayan çatal ağaçlar. Eğer ve semerin önündeki sivri kısım. Tepelerde su ayırımı çizgisi. (Kadıköy Buldan Denizli). Gözün üzerinde bulunan çıkıntı ve bu çıkıntı üzerinde büyüyen kısa, yumuşak tüyler. Eyerin ve semerin önünde ve ardında olan yükseklikler. Kavun ve karpuz dilimi. Damın saçağı. 4.Ufuk. Gümüşhane kenti, Kelkit ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
GÖRCEK
Ufuk.
ÖLME
Ölmek durumu, fevt, kabız, uful.
GÖRCEĞİZ
Ufuk: Görceğizde bir gemi gözüktü.
MÜRİT
Bir tarikat şeyhine bağlanarak ondan tasavvufun yollarını öğrenen, onun doğrultusunda ilerleyen kimse.
GÖĞEZ
Koyu mor (renk). Ufuk. Açgözlü, obur. Lâciverde yakın mavi renk.
YÜKSEKLİK
Yüksek olma durumu. Geometrik biçimlerde, tabandan tepeye olan uzaklık. Yükselti. Bir yıldızdan gelen ışın ile ufuk düzlemi arasındaki açı.
KAVŞIT
İki yolun, iki suyun, iki dağın birleştiği yer, kavşak. Ufuk. Ek, bitişik yer. İki suyun, iki yolun birleştiği yer, kavşak. Aydın şehrinde, Çine belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Sivas şehrinde, Suşehri ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
ILKIM
Göz erimi, ufuk. Belli belirsiz. Serap. Parça, bölüm.
GÖZCEĞEN
Ufuk.
ÇAMURYILANIGİLLER
(İlysiidae), Omurgalı hayvanlardan sürüngenler (Reptilia) sınıfının pullu-sürüngenler (Squamata) takımının yılanlar (Ophidia) alt-takımının boalar (Boaeformia) bölümüne giren bir familyası. Başları ve kuyrukları çok kısadır. Pulları düzdür. Güney Amerikada yaşayan zehirsiz yılanları içine alır. Çamur yılanı (İlysia scytale) kızıl yılan (Cylindrophis rufus) en iyi bilinen türleridir.
MÜRŞİT
Doğru yolu gösteren kimse, kılavuz. Müritlerine tasavvufu öğreten, sırları ve gerçekleri gösteren tarikat şeyhi.
GÖZALAN
Gök çizgisi, ufuk. Gösterişli, ilgi çekici. Diyarbakır kenti, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Erzurum kenti, Kömürlü nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Kastamonu ili, Doğanyurt belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Trabzon şehri, Çağlayan bucağına bağlı bir yer.
AFAK
Ufuklar.
GENGEZ
Ufuk.
ÇEVREN
Anlayış, kavrayış, görüş, düşünce gücü. Ufuk, göz erimi.
ELDİREN
Ocaktaki kömür curufunu arıtmağa yarayan ucu kancalı demir. (Ulucak Eşme Uşak).
DANLIK
Ufuk.
DOĞMAK
Dünyaya gelmek. Düşünce, hayal vb. zihinde birdenbire oluşmak. Ortaya çıkmak, sonucu olmak. Güneş, ay, yıldız ufuktan yükselerek görünmek.
ALATAN
Güneş doğmadan önce ufukta beliren karışık renkler.