UFU ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "ufu" olan, toplam 18 adet kelime bulunmaktadır. ufu ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu ufu ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ufu olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

UFUNETLENDİRMEK

14 harfli kelimeler

UFUNETLENDİRME

12 harfli kelimeler

UFUNETLENMEK

11 harfli kelimeler

UFUNETLENME

10 harfli kelimeler

UFUİSÇİLİK

9 harfli kelimeler

UFUNETSİZ, UFULDAMAK, UFUKDENİZ

8 harfli kelimeler

UFULAMAK, UFUNETLİ

7 harfli kelimeler

UFUKTAN, UFUKSUZ

6 harfli kelimeler

UFUNET, UFUKLU, UFUKAY

4 harfli kelimeler

UFUL, UFUK

3 harfli kelimeler

UFU

Bazı kelimelerin anlamları

UFU

Yara (çocuk dilinde).

UFUNETLİ

İçinde irin, cerahat olan.

UFUNETSİZ

İçinde irin, cerahat olmayan.

UFUKTAN

Ufuk ve tan.

UFULAMAK

Üşüyen elleri nefesle ısıtmak, hohlamak. Ufalamak.

UFUKLU

Ufku olan.

UFULDAMAK

Uf uf diye söylenmek: Mehmet Ağa ufuldayıp duruyor.

UFUNET

Pis koku. İrin, cerahat.

UFUNETLENMEK

Yara irinlenmek.

UFUNETLENDİRME

Ufunetlendirmek işi.

UFUNETLENDİRMEK

İrinlenmesine neden olmak. Düzenini bozmak, illetli hâle getirmek.

UFUNETLENME

Ufunetlenmek işi.

UFUKAY

Ufuk ve ay.

UFUİSÇİLİK

Onaltıncı yüzyıl sonlarında Euphues adındaki İngiliz romanında kullanılmış olan bir çeşit özenticilik.

UFUKSUZ

Ufku olmayan.

UFUKDENİZ

Ufuk ve deniz.

  -   -   -  

Anlamında UFU bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde UFU geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KAŞ

Gözlerin üzerinde kemerli birer çizgi oluşturan kısa kıllar. Kemerli ve çıkıntılı şey veya yer. Sarp kayalık, uçurum. Eyerin ön ve arkasındaki çıkıntılı bölüm. Duvar, bağ ve bahçelerde toprak yığarak yapılan sınır, set. Antalya iline bağlı ilçelerden biri. Sarp kayalıklar, uçurum. Tepe, dağ. Bağ ve bahçelerde toprak yığarak yapılan sınır, set. Yokuşun düzlüğe çıkılacak yeri, yokuşun başı. Patika, ince yol. Suyun, toprağın bir yanını oyup diğer yanını yükselttiği kısmı. Duvar, duvarın üstü. Çatı saçağı. Dam. Balkon. Semerin iki yanındaki ağaçlar. Ufuk. Mısır kırması. Mısır kırması ile yapılan çorba. Ocağın kemeri : Ocağa kaş çevirmek her ustanın işi değildir. Köprünün kemeri. Kemençede telleri yüksekçe tutmaya yarayan, eşiğin yanında bulunan, kaş biçimindeki delikler. Su kaynağı. Ev, oda, ahır ve benzerleri yapılarda dama uzunlamasına atılan atmaların altına, iki yana, yapı uzunsa ortaya gelecek biçimde enlemesine yerleştirilen ağaçlar. Dağlık, kayalık yolun dönemeci. Sergen, raf. Semerin üst, ön tarafında binenlerin tutunması veya yüke ait ipin bağlanmasına yarayan iki, ağaç çıkıntı. Yokuş, uçurum. Boylu boyunca uzanmış büyük kısmı toprağa gömülü kaya. Taraf, geçe. Uçurum, set, duvar. Kaç?. Kaş// kaş goz: kaş ve göz gibi çehreye ait uzuvlar// kaş kiprik: bk. kaş kirpik// kaş kirpik: kaş ve kirpik, bk. kaş kiprik// kaş yihmak: melul olmak, mahzun olmak Artvin Yusufeli Uşhum köyü. Gözün üzerinde bulunan çıkıntı ve bu çıkıntı üzerinde büyüyen kısa yumuşak tüyler. Toprak damlarda duvarı taşan kısım. (Senirköyü Sincanlı Afyonkarahisar; Alçılı Delice Ankara). Alçak duvar. (Senirköyü Sincanlı Afyonkarahisar). Semerin ön ve arkasında ip geçirmeye yarayan çatal ağaçlar. Eğer ve semerin önündeki sivri kısım. Tepelerde su ayırımı çizgisi. (Kadıköy Buldan Denizli). Gözün üzerinde bulunan çıkıntı ve bu çıkıntı üzerinde büyüyen kısa, yumuşak tüyler. Eyerin ve semerin önünde ve ardında olan yükseklikler. Kavun ve karpuz dilimi. Damın saçağı. 4.Ufuk. Gümüşhane kenti, Kelkit ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

GÖRCEK

Ufuk.

ÖLME

Ölmek durumu, fevt, kabız, uful.

GÖRCEĞİZ

Ufuk: Görceğizde bir gemi gözüktü.

MÜRİT

Bir tarikat şeyhine bağlanarak ondan tasavvufun yollarını öğrenen, onun doğrultusunda ilerleyen kimse.

GÖĞEZ

Koyu mor (renk). Ufuk. Açgözlü, obur. Lâciverde yakın mavi renk.

YÜKSEKLİK

Yüksek olma durumu. Geometrik biçimlerde, tabandan tepeye olan uzaklık. Yükselti. Bir yıldızdan gelen ışın ile ufuk düzlemi arasındaki açı.

KAVŞIT

İki yolun, iki suyun, iki dağın birleştiği yer, kavşak. Ufuk. Ek, bitişik yer. İki suyun, iki yolun birleştiği yer, kavşak. Aydın şehrinde, Çine belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Sivas şehrinde, Suşehri ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

ILKIM

Göz erimi, ufuk. Belli belirsiz. Serap. Parça, bölüm.

GÖZCEĞEN

Ufuk.

ÇAMURYILANIGİLLER

(İlysiidae), Omurgalı hayvanlardan sürüngenler (Reptilia) sınıfının pullu-sürüngenler (Squamata) takımının yılanlar (Ophidia) alt-takımının boalar (Boaeformia) bölümüne giren bir familyası. Başları ve kuyrukları çok kısadır. Pulları düzdür. Güney Amerikada yaşayan zehirsiz yılanları içine alır. Çamur yılanı (İlysia scytale) kızıl yılan (Cylindrophis rufus) en iyi bilinen türleridir.

MÜRŞİT

Doğru yolu gösteren kimse, kılavuz. Müritlerine tasavvufu öğreten, sırları ve gerçekleri gösteren tarikat şeyhi.

GÖZALAN

Gök çizgisi, ufuk. Gösterişli, ilgi çekici. Diyarbakır kenti, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Erzurum kenti, Kömürlü nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Kastamonu ili, Doğanyurt belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Trabzon şehri, Çağlayan bucağına bağlı bir yer.

AFAK

Ufuklar.

GENGEZ

Ufuk.

ÇEVREN

Anlayış, kavrayış, görüş, düşünce gücü. Ufuk, göz erimi.

ELDİREN

Ocaktaki kömür curufunu arıtmağa yarayan ucu kancalı demir. (Ulucak Eşme Uşak).

DANLIK

Ufuk.

DOĞMAK

Dünyaya gelmek. Düşünce, hayal vb. zihinde birdenbire oluşmak. Ortaya çıkmak, sonucu olmak. Güneş, ay, yıldız ufuktan yükselerek görünmek.

ALATAN

Güneş doğmadan önce ufukta beliren karışık renkler.